close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Duhâ Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Mâ vedde’ake rabbuke vemâ kalâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Rabbin, seni ne terketti, ne de darıldı sana.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim!) Rabbin (asla) Seni terk edip unutmamış (sahipsiz bırakmamış) ve Sana darılmamıştır!
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Rabbin seni ne terketti ne de darıldı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Rabbin seni terketmedi ve sana gücenmedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Rabbin seni bırakmadı ve (sana) darılmadı da.
3.Said bin Mansur`un ve Feryabi`nin Cundeb (r.a.)`den rivayet ettiklerine göre Cibril (a.s.) bir ara vahiy getirmedi, yani bir süre vahiy kesildi. Bunun üzerine müşrikler: "Muhammed`i artık bıraktılar" demeye başladılar. Onların bu sözleri üzerine bu ayeti kerime indirildi.Buhari ve Müslim`in Cundeb`den rivayetlerine göre de Resulullah (a.s.)`ın bir ara rahatsızlanması üzerine bir süre vahiy kesildi. Bu sırada bir müşrik kadın Resulullah (a.s.)`a gelerek: "Görüyorum ki şeytanın seni bıraktı" dedi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.Hakim`in Zeyd bin Erkam (r.a.)`dan rivayet ettiğine göre de bir kaç gün Resulullah (a.s.)`tan vahiy kesildi. Bu durum karşısında Ebu Leheb`in karısı Ummu Cemil, Resulullah (a.s.)`a: "Görüyorum ki arkadaşın seni bıraktı ve sana darıldı" dedi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.Görüldüğü üzere farklı tarıklarla nakledilmiş olan bu rivayetler birbirini desteklemekte ve birbirlerini açıklamaktadırlar. Bu konuda daha başka rivayetler de nakledilmiştir. Ancak diğerlernin senedleri yukarıda vermiş olduklarımızın senedleri kadar kuvvetli değildir.Bununla birlikte İbnu Hacer el-Askalani, Resulullah (a.s.)`tan bir ara vahyin kesilmesinin bilinen bir hadise olduğunu ancak bunun bu ayeti kerimenin iniş sebebi olduğu iddiasının şazz (tutarsız, sahih olan rivayete ters) bir iddia olduğunu ileri sürmüştür.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Rabbin seni terketmedi ve darılmadı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Rabbin seni terk etmedi (Ey Rasûlüm), darılmadı da...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sahibin olan Allah, ne seni terk etmiştir ne de (sana) kızmıştır.
[Her şey şiddetlendikten sonra durgunlaştığı gibi, vahiyde de durgunluk dönemi olabilir. Onun için sen üzülme!]  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Rabbin seni terketmedi ve sana darılmadı.
Besim Atalay
swap_vert close
Tanrın seni bırakmadı, darılarak atmadı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı.
Bir müddet vahiy kesilince bunu duyan inkârcılar inananların itikadını bozmak için seferber oldular ve inananlarla alay ederek: “Göklerin ve yerin Rabbi, Muhammed’i ortada bıraktı!” şeklinde sözler yaymaya başladılar. Bunun üzerine bu ayetler nazil oldu.  
Cemil Said
swap_vert close
Senin rabbin seni unutmadı ve senden nefret itmedi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Rabbin seni ne bıraktı ve ne de sana darıldı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da.[585]
Hz. Peygamber’e vahyin gelişi bir süre için kesilince müşrikler, “Rabbi onu terk etti” dediler. Bunun üzerine bu âyetler indi.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3. Kuşluk vaktine ve sükûna erdiğinde geceye yemin ederim ki Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı.  
 Bir ara vahyin gelişi gecikti. Müşrikler: «Rabbi onu terketti, ona darıldı!» dediler. Bu konuşmalar ve sataşmalar Efendimize ağır geliyordu. İşte bu husus âyetlerle izah edildi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Rabbin seni ne bıraktı ne de sana darıldı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Rabbin seni bırakmadı ve darılmadı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
veda' etmedi rabbın sana ve darılmadı
Emrah Demiryent
swap_vert close
1-2-3. Kuşluk vaktine ve (insanların) sükûna erdiği geceye kasem olsun ki, Rabbin seni (asla) bırakmadı ve sana (asla) gazaplanmadı da.
Resûlullah [aleyhissalâtu vesselâm] efendimize bir süre vahiy gelmeyince müşrikler, “Allah, onu bıraktı ve ona gazablandı” dediler. Bunun üzerine bu âyet-i kerîmeler nâzil oldu.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Rabb'in seni bırakmadı ve sana darılmadı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Habîbim) Rabbin seni terketmedi. (Sana) darılmadı da.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Habîbim, yâ Muhammed! Vahiy bir müddet gecikmekle) Rabbin seni ne terk etti, ne de (sana) darıldı!
İhsan Aktaş
swap_vert close
1,2, 3. Duhaya (gün boyu yayılan güneş ışığına) ve (yerkürenin kendi ekseni etrafındaki dönüşü ve güneş etrafındaki yörüngesindeki hareketi esnasında bir yarısının üzerinde) karanlığı çöküp sakinleştiği zaman geceye kasem ederim ki, (Resulüm!) Rabbin seni ne terk etmiş (vahyi kesmiş) ne de ilişiğini kesmiştir. *
(*) Not: Ayette geçen ‘’duha’’ gün boyu güneşten yayılan ışık demektir. Kaynak: 1. Şems sûresi-1. ayet (وَالشَّمْسِ وَضُحَاهَا). İşte burada ‘’duha’’ güneş ışığı demektir. Kaynak-23: (تعريف و معنى الضُّحَى في قاموس الكل. قاموس عربي الضُّحَى : ضَوُءُ الشمس) Arapça Kamuslar! İşte bütün buralarda ‘’duha’’ yayılan güneş ışığı demektir. Ayrıca 2. ayette gecenin tümüne yemin edildiği gibi, 1. ayette de ona uygun olarak gündüzün sadece kuşluk vaktine değil, günboyu yayılan güneş ışığına yemin edilmiştir. İşte bu şekilde her iki ayet birbiriyle uyumlu olur. Ayrıca vahyin inişi sırasında bir fetret döneminin yaşandığına dair ileri sürülen iddialar dayanaksızdır. Furkan sûresinin 32. ve 33. ayetlerinde Kur’an’ın toptan değil, parça parça, azar azar, yeri geldiği zaman indirileceği açıkça bildirilmektedir. Dolayısıyla iki vahiy arasındaki boşluk dönemini fetret olarak değerlendirmek Kur’an’a ters düşmektedir. Yine o zamanda çalar saat vs. alarm cihazları olmadığından Müzzemmil- 2-5. ayetlerle belirtilen gece ibadetini Allah Resulü bazen uykuda kaldığından kaçırıyordu. Ama sabah kalkınca geceyi ibadetsiz geçirdiğinden dolayı çok üzülüyor ve Rabbime asi oldum diye ‘’Acaba beni yalnız ve yardımsız mı bırakacak? Veya beni terk mi edecek?’’ diye düşünmeye başlıyordu. İşte bunun üzerine yüce Allah elçisini teselli etmek ve bunun böyle olmadığını bildirmek üzere bu sûreyi indirmiştir. (الله اعلم) {والضحى} أقسم سبحانه بنور النهار كله من قولهم ضحى فلان للشمس إذ ظهر لها ويدل عليه قوله في مقابلته أي سكن واستقر ظلامه (مجمع البيان في تفسير القرآن) وقيل: المراد به هنا النهار كله،كما في سورة (الأعراف: 97-98) (أضواء البيان في تفسير القرآن) عن ابن عباس في قوله تعالى {وَٱلضُّحَىٰ} يقول أقسم الله بالنهار كله: (تفسير القرآن) الرابع: هو ضوء النهار في اليوم كله، (النكت والعيون) قال بعضهم: الضحى: هو ضوء النهار، كقوله: { وَضُحَاهَا } [الشمس: 1]، أي: ضوءها.( تأويلات أهل السنة) «وليس فى نسق السورة ما يشير إلى أن المشركين أو غير هم بغرض من الخطاب.. ومن أين كان للمشركين أن يعلموا فترة الوحى، فيقولوا أو يطعنوا، ولكن ذلك كان شوق النبي- صلى الله عليه وسلم إلى مثل ما رأى وما فهم عن الله، وما ذاق من حلاوة الاتصال بوحيه.. وكل شوق يصحبه قلق، وكل قلق يشوبه خوف - وهذا ما نقول به، ونرضى عنه.. وقد ورد أن النبي صلى الله عليه وسلم سأل جبريل، لم لا يداوم الاتصال به ويكثر من الوحى إليه، فنزل قوله تعالى:وَما نَتَنَزَّلُ إِلَّا بِأَمْرِ رَبِّكَ (64: مريم (التفسير القرآني للقرآن ).  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Rabbin seni terk etmedi ve darılmadı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Çalabın seni bırakmadı, sana darılmadı da.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Rabbin seni bırakmadı, düşman da tutmadı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Rabbin seni terk etmedi darılmadı da.¹
1 Hz. Peygamber’e vahyin gelişi kısa bir süre gecikince müşrikler, “Rabbi onu terk etti” dediler. Bunun üzerine bu ayetler indi. (Buhari, Tefsir 93/1; Müslim, Cihad, 114-115).  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ki Rabbin seni terk etmedi ve gazaplanmadı da.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Rabb’in seniterk etmedi, ey Muhammed ve sana darılmadı da! Zaten hiçbir zaman darılmamıştı; tam aksine, seni dâimâ en büyük nîmetleriyle el üstünde tutmuştu.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Senin rabbin seni ne bıraktı, ne de silip attı!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Rabb’in seni bırakmadı, darılmadı da.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey resulüm! Rabbin seni terk etmedi. Sana darılmadı. Şunu bil ki Rabbin hep senin yanındadır. Sana elçim gelmeyince Rabbinin seni terk ettiğini zannettin. Asla böyle şey olmaz olamaz. Rabbin seni sürekli takip ediyor. Senin sıkıntılarını, çalışmalarını, toplumunun sana karşı tavırlarını biliyor. Senin fedakârlıklarını takdir ediyor. Ama sen acele ediyorsun. Rabbinin senin için takdir ettiği zamanı bilmiyorsun. İstiyorsun ki her zaman her an sen istediğinde elçim sana gelsin. Seni desteklesin. Hayır! Bu senin elinde değildir. Buna Rabbin karar verir. Rabbin senin nasıl davranacağını görmek ister. Sana zaman tanır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Rabbin, seni terk etmedi ve (sana) darılmadı. [*]
Ayette herhangi bir kul kendisi istemediği sürece Yüce Allah’ın onu terk etmeyeceği müjdelenmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Rabbin seni terk etmediği¹ gibi, sana darılmadı da.²
1 Tevdî: Aslında misafirin veda etmesi yani giderken kalanlara “hoşça kalın, Allah’a ısmarladık” gibi hoşluk duasıyla bırakıp gitmesi ve böyle veda ile uğurlanması demek olup sonra mutlak şekilde terk edip bırakmak manasına da kullanılmıştır. Yüce Allah hakkında bu bildiğimiz mana ile veda ve uğurlama tasavvur edilemeyeceğinden burada da terk manasıyla tefsir edilmiştir. 2 Tebbet Sûresi nâzil olunca Ebû Leheb’in karısına, “Muhammed (s.a.v) seni hicvetti” denildi. Bunun üzerine bu karı, Peygamberimize geldi ve: “Ey Muhammed! Beni niye hicvettin?” dedi. Peygamberimiz de; “Vallahi seni ben hicvetmedim, Allah hicvetti.” buyurdu. Efendimiz bir süre bekledi, fakat vahiy inmedi. Derken o karı geldi ve “sahibini görmüyorum, her halde seni terk etmiş veya darılmış.” dedi. Bu olay üzerine bu sûre indirildi. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Rabbin seni ne unuttu ne de darıldı: ²
2 Zımnen, “oysa, düşüncesizler, azabın Allah tarafından sana verildiği sonucuna varmışlar”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Rabbin seni ne terk etti ne de darıldı. 7/203, 12/87
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ki; Rabbin seni ne terk etti, ne de darıldı.[⁵⁷⁷⁶]
[5776] Kalâda ke hitap zamirinin olduğu, fakat fasıla gereği düştüğü görüşü yaygındır (Ferrâ’dan nkl. Râzî). Fakat bu çeviride takip ettiğimiz usule aykırıdır. Zira metne lafız idhalini gerektiren bir zorlamadır. İbarenin önündeki zamir, sonu için de geçerlidir. Nesne malum olduğu için tekrarına gerek duyulmamıştır. Fasıla gözetilseydi sûrenin son kelimesi olan haddisin, habbir (haber ver) olması gerekirdi. Üzerine yemin edilen gündüz ve gecenin yeminin cevabı olan “terk etme” ve “darılma” ile ilişkisi şöyle açıklanabilir: Vahyin bazen kesilip bazen gelmesi gayet doğaldır, tıpkı gündüz ve gecenin doğal oluşu gibi.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı da! (Vahiy gecikti diye üzülme, tan yeri ağardı, beklediğin müjde geldi)
Osman Fırat
swap_vert close
Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı da.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Rabbin seni ne terketti ve ne de (senden) darıldı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey Resulüm! Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da.
Nübüvvetin başlangıç döneminde, çok az da olsa vahyin kesintiye uğramasına işaret edilmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Rabbin, seni bırakmadı ve sana darılmadı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Rabbin seni terk itmedi ve senden nefret de iylemedi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Rabbin seni ne bıraktı, ne de senden soğudu[*].
[*] Mekayis'l-luğa'da (s.857) kelimenin kökü olan القِلَى'ın "bir şeyden soğumak ve uzaklaşmak" (تجافٍ عن الشّيء وذَهابٌ عنه) anlamına geldiği ifade edilir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Rabbinin seni terk ettiği de yok, sana darıldığı da.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
terk eylemedi seni çalabuñ daħı düşmān dutmadı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Senüñ Tañrıñ seni terk itmedi, seni buġż daḫı eylemedi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Sənə bir neçə gün vəhy nazil etməməklə) Rəbbin səni (ya Peyğəmbər!) nə tərk etdi, nə də sənə acığı tutdu.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thy Lord hath not forsaken thee nor doth He hate thee,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thy Guardian-Lord hath not forsaken thee,(6177) nor is He displeased.(6178)
6177 As usual, there is the particular assurance to the Prophet, and the general assurance to mankind: see the Introduction to this Surah. The early years of the Prophet's ministry might well have seemed blank. After inspiration there were days and periods of waiting. A sense of loneliness might well have weighed on his mind. His own tribe of Quraysh jeered at him, taunted and threatened him, and slandered and persecuted him as well as those who believed in him. But his faith was never shaken, not even to the extent of that cry of agony of Jesus: "My God! why hast Thou forsaken me?": (Mark, 16:34). Much less did it enter the Prophet's mind to think that Allah was angry with him, as the taunts of his enemies suggested. 6178 See last note. The more general meaning is similar. To the man who prepares for spiritual work and spiritual growth the chief thing is typified by the growing hours of the morning. He should not be discouraged, nor overcome with a sense of loneliness in his early struggles or difficulties. The end will crown his work. Allah's care is always around him. If unsympathetic or hostile critics laugh at him or taunt him with being "mad" or "old-fashioned" or "ploughing his lonely furrow", his steady faith will uphold him. He will never believe that his earnest and sincere devotion to Allah, whatever be its results in this world, can be anything but pleasing to Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مَا وَدَّعَكَ
seni terk etmedi
رَبُّكَ
Rabbin
وَمَا قَلٰىۜ
ve (sana) darılmadı
(Resulüm!) Rabbin seni terk etmedi ve (sana) darılmadı.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
وَدَّعَ
Fiil-II
و د ع
Terk etti
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
قَلٰى
Fiil-I
ق ل ي
Darıldı