close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Duhâ Sûresi 1. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-dduhâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun kuşluğa.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Gündüz, ortalık aydınlandığı zamanki) Kuşluk vaktine,
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kuşluk vaktine,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun, kuşluk vaktine!
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun kuşluk vaktine,
Ali Bulaç
swap_vert close
Kuşluk vaktine andolsun,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
And olsun kuşluk vaktine,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Gündüzün şiddetli olduğu zamana,
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
1,2. Kuşluk vaktine ve sakinleşen geceye yemin olsun ki, [770]
[770] Duhâ sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 187.  
Besim Atalay
swap_vert close
Kuşluğa ant
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kuşluk vaktine,
Cemil Said
swap_vert close
1,2. Sabah vakti, zulmetleri kesb-i kesâfet iden gice hakkı içün yemîn iderim.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kuşluk vaktine and olsun;
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kuşluk vaktine andolsun,
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yemin olsun, kuşluk vaktine;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3. Kuşluk vaktine ve sükûna erdiğinde geceye yemin ederim ki Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı.  
 Bir ara vahyin gelişi gecikti. Müşrikler: «Rabbi onu terketti, ona darıldı!» dediler. Bu konuşmalar ve sataşmalar Efendimize ağır geliyordu. İşte bu husus âyetlerle izah edildi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Andolsun kuşluk vaktine,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun kuşluk vaktine.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O duhâya
Emrah Demiryent
swap_vert close
1-2-3. Kuşluk vaktine ve (insanların) sükûna erdiği geceye kasem olsun ki, Rabbin seni (asla) bırakmadı ve sana (asla) gazaplanmadı da.
Resûlullah [aleyhissalâtu vesselâm] efendimize bir süre vahiy gelmeyince müşrikler, “Allah, onu bıraktı ve ona gazablandı” dediler. Bunun üzerine bu âyet-i kerîmeler nâzil oldu.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Duhâ¹ vaktine ant olsun.
1- Kuşluk.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun kuşluk vaktına,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yemîn olsun duhâ'ya (kuşluk vaktine)!
İhsan Aktaş
swap_vert close
1,2, 3. Duhaya (gün boyu yayılan güneş ışığına) ve (yerkürenin kendi ekseni etrafındaki dönüşü ve güneş etrafındaki yörüngesindeki hareketi esnasında bir yarısının üzerinde) karanlığı çöküp sakinleştiği zaman geceye kasem ederim ki, (Resulüm!) Rabbin seni ne terk etmiş (vahyi kesmiş) ne de ilişiğini kesmiştir. *
(*) Not: Ayette geçen ‘’duha’’ gün boyu güneşten yayılan ışık demektir. Kaynak: 1. Şems sûresi-1. ayet (وَالشَّمْسِ وَضُحَاهَا). İşte burada ‘’duha’’ güneş ışığı demektir. Kaynak-23: (تعريف و معنى الضُّحَى في قاموس الكل. قاموس عربي الضُّحَى : ضَوُءُ الشمس) Arapça Kamuslar! İşte bütün buralarda ‘’duha’’ yayılan güneş ışığı demektir. Ayrıca 2. ayette gecenin tümüne yemin edildiği gibi, 1. ayette de ona uygun olarak gündüzün sadece kuşluk vaktine değil, günboyu yayılan güneş ışığına yemin edilmiştir. İşte bu şekilde her iki ayet birbiriyle uyumlu olur. Ayrıca vahyin inişi sırasında bir fetret döneminin yaşandığına dair ileri sürülen iddialar dayanaksızdır. Furkan sûresinin 32. ve 33. ayetlerinde Kur’an’ın toptan değil, parça parça, azar azar, yeri geldiği zaman indirileceği açıkça bildirilmektedir. Dolayısıyla iki vahiy arasındaki boşluk dönemini fetret olarak değerlendirmek Kur’an’a ters düşmektedir. Yine o zamanda çalar saat vs. alarm cihazları olmadığından Müzzemmil- 2-5. ayetlerle belirtilen gece ibadetini Allah Resulü bazen uykuda kaldığından kaçırıyordu. Ama sabah kalkınca geceyi ibadetsiz geçirdiğinden dolayı çok üzülüyor ve Rabbime asi oldum diye ‘’Acaba beni yalnız ve yardımsız mı bırakacak? Veya beni terk mi edecek?’’ diye düşünmeye başlıyordu. İşte bunun üzerine yüce Allah elçisini teselli etmek ve bunun böyle olmadığını bildirmek üzere bu sûreyi indirmiştir. (الله اعلم) {والضحى} أقسم سبحانه بنور النهار كله من قولهم ضحى فلان للشمس إذ ظهر لها ويدل عليه قوله في مقابلته أي سكن واستقر ظلامه (مجمع البيان في تفسير القرآن) وقيل: المراد به هنا النهار كله،كما في سورة (الأعراف: 97-98) (أضواء البيان في تفسير القرآن) عن ابن عباس في قوله تعالى {وَٱلضُّحَىٰ} يقول أقسم الله بالنهار كله: (تفسير القرآن) الرابع: هو ضوء النهار في اليوم كله، (النكت والعيون) قال بعضهم: الضحى: هو ضوء النهار، كقوله: { وَضُحَاهَا } [الشمس: 1]، أي: ضوءها.( تأويلات أهل السنة) « (*) Not: Ayette geçen ‘’duha’’ gün boyu güneşten yayılan ışık demektir. Kaynak: 1. Şems sûresi-1. ayet (وَالشَّمْسِ وَضُحَاهَا). İşte burada ‘’duha’’ güneş ışığı demektir. Kaynak-23: (تعريف و معنى الضُّحَى في قاموس الكل. قاموس عربي الضُّحَى : ضَوُءُ الشمس) Arapça Kamuslar! İşte bütün buralarda ‘’duha’’ yayılan güneş ışığı demektir. Ayrıca 2. ayette gecenin tümüne yemin edildiği gibi, 1. ayette de ona uygun olarak gündüzün sadece kuşluk vaktine değil, günboyu yayılan güneş ışığına yemin edilmiştir. İşte bu şekilde her iki ayet birbiriyle uyumlu olur. Ayrıca vahyin inişi sırasında bir fetret döneminin yaşandığına dair ileri sürülen iddialar dayanaksızdır. Furkan sûresinin 32. ve 33. ayetlerinde Kur’an’ın toptan değil, parça parça, azar azar, yeri geldiği zaman indirileceği açıkça bildirilmektedir. Dolayısıyla iki vahiy arasındaki boşluk dönemini fetret olarak değerlendirmek Kur’an’a ters düşmektedir. Yine o zamanda çalar saat vs. alarm cihazları olmadığından Müzzemmil- 2-5. ayetlerle belirtilen gece ibadetini Allah Resulü bazen uykuda kaldığından kaçırıyordu. Ama sabah kalkınca geceyi ibadetsiz geçirdiğinden dolayı çok üzülüyor ve Rabbime asi oldum diye ‘’Acaba beni yalnız ve yardımsız mı bırakacak? Veya beni terk mi edecek?’’ diye düşünmeye başlıyordu. İşte bunun üzerine yüce Allah elçisini teselli etmek ve bunun böyle olmadığını bildirmek üzere bu sûreyi indirmiştir. (الله اعلم) {والضحى} أقسم سبحانه بنور النهار كله من قولهم ضحى فلان للشمس إذ ظهر لها ويدل عليه قوله في مقابلته أي سكن واستقر ظلامه (مجمع البيان في تفسير القرآن) وقيل: المراد به هنا النهار كله،كما في سورة (الأعراف: 97-98) (أضواء البيان في تفسير القرآن) عن ابن عباس في قوله تعالى {وَٱلضُّحَىٰ} يقول أقسم الله بالنهار كله: (تفسير القرآن) الرابع: هو ضوء النهار في اليوم كله، (النكت والعيون) قال بعضهم: الضحى: هو ضوء النهار، كقوله: { وَضُحَاهَا } [الشمس: 1]، أي: ضوءها.( تأويلات أهل السنة) «وليس فى نسق السورة ما يشير إلى أن المشركين أو غير هم بغرض من الخطاب.. ومن أين كان للمشركين أن يعلموا فترة الوحى، فيقولوا أو يطعنوا، ولكن ذلك كان شوق النبي- صلى الله عليه وسلم إلى مثل ما رأى وما فهم عن الله، وما ذاق من حلاوة الاتصال بوحيه.. وكل شوق يصحبه قلق، وكل قلق يشوبه خوف - وهذا ما نقول به، ونرضى عنه.. وقد ورد أن النبي صلى الله عليه وسلم سأل جبريل، لم لا يداوم الاتصال به ويكثر من الوحى إليه، فنزل قوله تعالى:وَما نَتَنَزَّلُ إِلَّا بِأَمْرِ رَبِّكَ (64: مريم (التفسير القرآني للقرآن ).  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sabahın aydınlığına ve
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kuşluk vakti hakkı için,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kuşluk vakti hakkı için,
[1] Mekke'de nazil olmuş (11) âyettir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun kuşluk vaktine,
Kadri Çelik
swap_vert close
Andolsun kuşluk vaktine.
(Duhâ, kuşluk vakti demektir. Sure, adını ilk ayette geçen bu kelimeden alır. Fecr suresinden sonra Mekke’de nazil olmuştur ve 11 ayettir. Surede ahir zaman peygamberinin hususiyetlerinden biri, yani yetim oluşu ele alınır ve kendisi teselli edilir.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Müminlere ışıl ışıl, apaydınlık bir geleceği müjdeleyen sabahın aydınlığına;
Mekke döneminin başlarında, Fecr sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, birinci ayetinde geçen “sabahın aydınlığı, kuşluk vakti” anlamına gelen “ed-Duhâ” kelimesinden almıştır. 11 ayettir.Fecr sûresinden sonra bir süre vahiy kesilmişti. İman ile küfrün mücâdele ettiği bir dönemde, gücünü Allah’tan alan Peygamber için vahyin kesilmesi, onun yapayalnız kalması demekti. Öte yandan, bunu fırsat bilerek “Rabb’i Muhammed’i terk etti!” diyen inkârcıların şamataları, onun üzüntüsünü bir kat daha artırıyordu. Peygamber, işlediği bir kusur sebebiyle Rabb’inin onu cezalandırdığını düşünerek üzüntülü bir hâlde beklerken, hem ona Rabb’inin hoşnutluğunu ve ikramlarını bildirerek yüreğine su serpen, hem de kıyâmete kadar gelecek müminleri dünya ve âhiret nîmetleriyle müjdeleyen mübarek Duhâ sûresi nazil oldu:  
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun KUŞLUK VAKTİ’ne!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kuşluk vaktine,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kuşluk vaktine Andolsun!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun: Kuşluk vaktine, [*]
[ed-Duhâ] kelimesi, hem kuşluk vaktini hem de bütünüyle gündüzü ifade etmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
1,2. O kuşluk vaktine¹ ve sakinleştiği zaman geceye² yemin olsun ki,
1 Duhâ: Güneşin parlayıp yükselmeğe başladığı, “gündüzün gençliği” diye bilinen kuşluk zamanıdır. Yahut kuşluk vakitleri içinde seçkin bir kuşluk vaktine ki, hakikat güneşinin Muhammed ufkundan doğup “âlemlere rahmet olarak” her tarafa elçilik göreviyle ışıklar saçmaya başladığı zamana işarettir.2 Yani tam tavına gelip durduğu, içindekilerin sakinleştiği vakit ki, gecenin başından bir süre geçtikten sonraki orta anlarıdır. O vakit karanlık artacağı kadar artmış, örteceğini örtmüş, kararını bulmuş, bir de ses seda kesilmiş, dinmiş olur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
AYDINLIK sabahı düşün,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Andolsun kuşluk vaktine. 79/42...46
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SABAHIN berrak aydınlığını temsil eden kuşluk vakti şahit olsun,[⁵⁷⁷⁴]
[5774] Çevirimiz Kur’an’ın duhâyı akşam’ın mukabili olarak kullanmasına dayanmaktadır (Krş. 79:46). Zımnen: Cahiliyye gecesini sona erdiren vahiy güneşinin ilk sabahı şahit olsun. Yemin vav’ı ile başlayan 16 sûreden biridir. Tümü de Mekkî olan bu sûrelerin başında gelen vav aslen bağlaçtır, yemin mânası aslî değil arızidir. Zâriyât hariç bu sûrelerin hiçbirinde Allah’ın Rab dışındaki herhangi bir sıfatı kullanılmaz. Zira bu âyetler Allah’ın eşyaya müdâhalesi hakkında tereddüt gösteren aklı reddetmektedir. Elbet uksimu bi’d-duhâ ile ve’d-duhâ arasında mâna farkı vardır. Kasem vavı ile başlayan sûrelerin genelinde yemin edilenler gözlemlenebilen ve hissedilebilen fizikî ve maddî şeyler, yeminin cevabında gelenler ise metafizik ve mânevî durumlardır. Yemin edilen şeyler maddî olandan mânevî olana zihnî intikal için bir destek noktası hükmündedir. Bununla da soyut düşünme yeteneği gelişmediği için melek ve cin gibi görünmez varlıkları somutlaştıran ilk muhatapların bu yeteneğini geliştirmek amaçlanmıştır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Andolsun kuşluk vaktine;
Osman Fırat
swap_vert close
Ve kuşluk vakti,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Kasem olsun kuşluk vaktine.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Güneşin yükselip en parlak halini aldığı kuşluk vakti hakkı için!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kuşluk vaktine andolsun,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Duhâ vakti
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Duhâyı iyi düşün.
Şaban Piriş
swap_vert close
Andolsun kuşluk vaktine.
Ümit Şimşek
swap_vert close
And olsun kuşluk vaktine,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun kuşluk vaktine,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ķuşluķ ḥaķķı-çun
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḳuşluḳ ḥaḳḳı‐çun.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
And olsun səhərə;
M. Pickthall (English)
swap_vert close
By the morning hours
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
By the Glorious Morning Light,(6175)
6175 The full morning light of the sun, when its splendour shines forth in contrast with the night which has passed. Cf. 91:1. The growing hours of morning light, from sunrise to noon, are the true type of the growth of spiritual life and work, while the stillness of the night is, to those who know, only a preparation for it. We are not to imagine that the stillness or quiescence of the night is wasted, or means stagnation in our spiritual life. The stillness may seem lonely, but we are not alone, nor forsaken by Allah. Nor is such preparation, without immediate visible results, a sign of Allah's displeasure.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالضُّحٰىۙ
Duhâ'ya andolsun
Duhâ'ya (Güneş'in Dünya'yı, âyetlerin de gönülleri aydınlatmaya başladığı an'a) andolsun,
ضُحَى
İsim
ض ح و
Aydınlık, kuşluk vakti, Duhâ