Ümmilere¹, kendilerinden olan; O'nun ayetlerini okuyan, onları arındıran, onlara Kitap'ı ve Hikmet'i² öğreten bir resûl görevlendiren O'dur. Onlar, bundan önce apaçık bir sapkınlık içindeydiler.
1- Ana kentlilere (Mekkelilere) veya daha önce kendilerine kitap gönderilmemiş olan topluluklara.
2- Bu terkipteki kitap sözcüğü, Kur'an'ın Allah tarafından ileri sürülen, kanıtlayıcı, yol gösterici, aydınlatıcı bilgi olmasını ifade etmektedir. Hikmet, Kur'an'ın isimlerinden biridir. Hikmet; Sözcük anlamı olarak engel olmak demektir. Kavram olarak; baskı, zulüm, fitne ve fesadı engellemek için konulan yasa, kural ve ilkeler demektir. Ayrıca sağlıklı düşünme, gerçeği kavrama, doğru hüküm verme yetisi; yargı, yargılama, karar, güçlendirme, sağlamlaştırma, bilme, bilge olma, hakem, hâkim, hüküm, hükümdar, hükümet, mahkeme, mahkûm, tahakküm, istihkâm, gibi anlamları bulunmaktadır. Hikmet sözcüğüne, sünnet anlamının verilmesi doğru değildir.