close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Cinn Sûresi 13. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve ennâ lemmâ semi’nâ-lhudâ âmennâ bih(i)(s) femen yu/min birabbihi felâ yeḣâfu baḣsen velâ rahekâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve gerçekten de doğru yolu gösteren Kur'an'ı duyunca inandık ona; kim Rabbine inanırsa artık ne mükafatın azalmasından korkar, ne de zulümden ve kötülükten.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Elbette biz, o (Hakka ve hayra) hidayet edici (ve yol gösterici Kur’an’ı) işitince, Ona iman ettik. Artık kim Rabbine iman ederse, o ne (ecrinin) azalacağından ve ne de haksızlığa uğrayacağından (endişe edip) korkmayacaktır."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve gerçektende biz doğru yolu gösteren Kur'ân'ı dinleyince, O'na inandık. Artık kim Rabbine inanırsa, hiçbir zaman ziyana ve haksızlığa uğrama korkusu duymaz.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Biz hidayet rehberi olan Kur'ân'ı, peygamberi işitince ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse, amellerinin değerinin düşürülmesinden, mükâfatının eksik verilmesinden, haklarına tecavüzden, zulüm ve haksızlık edilmesinden korkmaz.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Ve biz doğruluğa ileten (Kur'an)'ı duyunca ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse (sevabının) eksik verilmesinden de, haksızlığa uğratılmaktan da korkmaz.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Elbette biz, o yol gösterici (Kur'an'ı) işitince, ona iman ettik. Artık kim Rabbine iman ederse, o ne (ecrinin) eksileceğinden korkar, ne de haksızlığa uğrayacağından.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gerçekten biz, O Kur'an'ı dinlediğimiz zaman ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse, artık ne mükâfatının azalacağından, ne de bir haksızlığa uğrıyacağından korkmaz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Ve gerçekten biz hidayet mesajını işittiğimiz zaman O’na inandık. Artık kim Rabbine inanırsa, o ne haksızlığa uğrar ne de azgınlığa.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Biz o Kur'ân'ı dinleyince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık ne bir ödül eksikliğine uğratılmasından ne de haksızlık edilmesinden korkar.”
Besim Atalay
swap_vert close
Kur'anı işitince, O'na inandık, imdi, bir kimse, Tanrısına inanırsa, ne eksiklikten, ne de zulümden korkmalıdır o
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Hiç şüphesiz biz, o yol gösterici (Kur'an'ı) işitince, ona inandık. Artık kim Rabbine inanırsa, o ne (mükâfatının) eksileceğinden korkar, ne de haksızlığa uğrayacağından.”
Cemil Said
swap_vert close
"Hidâyete sevk iden Kur’ân’ı istimâ’ ider itmez îmân iyledik. Kim Allâh’a îmân ider ise ne te’addîden ne de hakâretden korkmaz."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Şüphesiz, doğruluk rehberi olan Kuran'ı dinlediğimizde ona inandık; kim Rabbine inanırsa, o, ecrinin eksiltileceğinden ve kendisine haksızlık edileceğinden korkmaz."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Gerçekten biz hidayet rehberini (Kur’an’ı) işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık ne hakkının eksik verilmesinden, ne de haksızlığa uğramaktan korkar.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ve biz doğru yol rehberini dinler dinlemez ona iman ettik; rabbine iman eden kimse artık ne ziyandan ne de azıp sapmaktan korkar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Doğrusu biz, o hidayeti (Kur'an'ı) işitince ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse, artık ne bir (ecrinin) eksikliğe uğratılmasından ne de haksızlık edilmesinden korkar.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Biz, yol gösteren (Kuran)ı işitir işitmez ona inandık. Rabbine inanan hiçbir haksızlığa ve sıkıntıya uğramaz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Doğrusu biz o hidayet rehberini dinlediğimizde ona iman ettik. Kim Rabbine inanırsa, ne hakkının eksik verilmesinden korkar, ne de kendisine kötülük edilmesinden."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve doğrusu biz o hidayet rehberini dinlediğimizde ona iyman ettik, her kim o rabbına iyman ederse artık ne hakkı yenmek ne de istiylâ olunmak korkusu kalmaz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz biz o hidâyet rehberini (Kur’ân’ı) dinlediğimizde (derhal) ona îmân ettik. Kim Rabbine îmân ederse, ne bir (ecrinin) eksikliğe uğratılmasından ne de kendisine bir haksızlık edilmesinden korkar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Yol gösteren rehberi¹ dinlediğimizde ona inandık. Artık kim Rabb'ine iman ederse, bundan sonra hakkının verilmemesinden veya haksızlığa uğramaktan endişe etmez.”
1- Kur'an'ı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Doğrusu, biz o hidâyeti (Kur'ânı) dinleyince ona îmân etdik. Kim de Rabbine îmân ederse o, ne bir (ecrinin) eksileceğinden, ne de bir haksızlığa uğrayacağından korkmaz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Ve gerçekten biz, o hidâyeti (Kur'ân'ı) dinleyince ona îmân ettik. O hâlde kim Rabbisine îmân ederse, artık ne (alacağı sevabda) bir noksanlıktan, ne de bir haksızlığa uğramaktan korkar!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
“Ve hiç şüphesiz biz, o yol gösterici (Kur’an’ı) işitince, ona inandık. Artık kim Rabbine inanırsa, o (ahirette) ne (mükâfatının) eksileceğinden endişe duyar ve ne de haksızlığa uğrayacağından.’’
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz her ne zaman Kur’an’ı işittiysek, şüphesiz ona iman ettik. Artık kim Rabbine iman ederse, yaptıklarının eksiltileceğinden ve haksızlığa uğramaktan korkmaz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten biz o yol gösterici Kur’an’ı dinleyince ona inandık. İşte herkim de çalabına inanırsa, artık o karşılığının eksileceğinden ne de kendisine kıyılacağından korkmasın.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Biz, rehber olan Kur/an/ı işittiğimiz zaman O/na iman ettik. Her kim Rabbine iman ederse ne ecrinin eksik olmasından, ne de gadre uğramasından korkmaz».
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Gerçekten biz, hidâyet rehberini/Kur’an’ı [hudâ] dinleyince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık o, ne ecrinin eksilmesinden korkar ne de haksızlığa uğramaktan.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Elbette biz, o hidayeti (Kur'an'ı) işitince, ona iman ettik. Artık kim Rabbine iman ederse, o ne (ecrinin) eksileceğinden korkar ve ne de haksızlığa uğrayacağından.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“İşte siz de şâhit olun; biz bu yol gösterici Kur’an’ın dâvetini işittik, onun güzelliğine hayran kaldık ve tüm kalbimizle ona iman ettik. Çünkü biliyoruz ki, Rabb’ine iman eden kişi, hiçbir şekilde haksızlığa veya kötü âkıbete uğramaktan korkmaz.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Biz, Hidayet’i işittiğimizde ona inandık. Kim rabbine inanırsa, ne hakkının yenmesinden korkar, ne istilâya uğramaktan!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bu yüzden biz, daha duyar duymaz Kuran’a inandık. Artık biz, Allah'a yürekten inanan bir kimsenin zerrece haksızlığa uğramayacağını biliyoruz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Bize yol gösteren okunan ayetleri işitince bütün saçma düşüncelerden, bütün saçma inançlardan vazgeçerek, Allah’ın sözlerine inandık. Artık iyi biliyoruz ki, kim Rabbine inanırsa hakkı tam verilir. Kendisine zulüm yapılmaz. Zira Allah daima adildir. Asla zulmedici değildir.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki artık biz o rehberi (Kur’an’ı) duyunca ona iman ettik. Rabbine güvenen kişi, kendisine herhangi bir zarar verilmesinden de haksızlığa uğratılmaktan da korkmaz.
Mehmet Türk
swap_vert close
“Doğrusu biz Peygamberi dinler dinlemez, ona îman ettik. Artık kim, Rabbine îman ederse, o hakkının yenmesinden de haksızlığa uğramasından da korkmaz.”
Muhammed Esed
swap_vert close
Bu nedenle, [Allah’ın] rehberliği[ne çağrıyı] duyar duymaz ona inanmaya başladık: Rabbine inanan kimse hiçbir zaman ziyana veya haksızlığa uğrama korkusu duymaz.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Evet biz hidayet kaynağı Kuran’ı dinledik ve iman ettik. Her kim Rabbine inanır ve mümin olursa artık o, mükâfatının eksik olmasından veya haksızlığa uğramaktan asla endişe etmez. 3/193, 68/52
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte tam da bu yüzden biz, ilâhî rehberliği işitir işitmez ona inandık; artık kim Rabbine inanırsa, o ne bir ziyana uğrar, ne de gazaba.[⁵³⁵⁷]
[5357] Bölge Yahudilerine Muhammedî davete inanmada geç kalmama îmâsı. Zımnen: Uzaktaki Yahudiler inandı da, yakındaki Yahudiler inanmayacak mı?  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şüphe yok ki biz, hidâyeti (Kur’an’ı) işittiğimizde ona iman ettik, Kim Rabbine iman ederse o, mükâfatının eksiltilmesinden ve kendisine haksızlık edilmesinden korkmaz.
Osman Fırat
swap_vert close
Gerçekten biz hidayet rehberini (Kur’an’ı) işitince ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse, artık ne hakkının eksik verilmesinden, ne de haksızlığa uğramaktan korkar. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Doğrusu biz vaktâ ki, o rehber-i hidâyeti dinledik, O'na imân ettik. İmdi kim de Rabbine imân ederse artık ne noksaniyetten ve ne de bir zillete uğramadan korkmaz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz hidâyet Rehberini dinleyince onu tasdik ettik. Kim Rabbine iman ederse, ne hakkının eksik verilmesinden, ne de gadre uğramaktan asla endişesi kalmaz. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz, yol gösteren (Kur'an)ı işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa (ne hakkının) eksik verilmesinden, ne de kendisine kötülük edilmesinden korkar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ve biz rehber-i hidâyet olan Kur'ân'ı işitdiğimizde derhâl ona îmân iyledik. Rabbine îmân iden ecir ve mükâfâtından noksan idilmesinden veyâhud 'amelinin zâyi' ve hebâ olmasından korkmaz."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O Rehberi (Kur’an’ı) dinleyince biz ona inandık. Artık iyice anladık ki kim Rabbine inanıp güvenirse ne zarar etme ne de haksızlığa uğrama korkusu içine girer.
Şaban Piriş
swap_vert close
Biz, yol göstericiyi işittiğimiz zaman ona inandık. Kim Rabbine iman ederse, (ecrinin) eksilmesinden ve haksızlık edilmesinden korkmaz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Doğru yolu gösteren Kur'ân'ı işitir işitmez biz ona iman ettik. Rabbine iman eden kimse ne ecrinin eksilmesinden korkar, ne zulme uğramaktan.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Biz, doğruya ve güzele kılavuzlayanı dinleyince, ona inandık. Rabbine inanan kişi ne hakkının eksik verilmesinden korkar ne de tecavüze uğrayıp kuşatılmaktan."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı bayıķ biz ol vaķt kim işitdük ŧoġru yolı inanduķ aña. pes her kim inana çalabı’sına ķorķmaya eksmekden ne daħı žulmden.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı biz işiddügümüz vaḳt Ḳur’ānı aña inanduḳ. Pes kim ki Tañrı‐sına [inanur], eksüklikden ve ḫorluḳdan ḳorḳmaz?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Doğrusu, biz hidayət yolunu göstərəni (Qur’anı) dinlədiyimiz zaman ona iman gətirdik. Kim Rəbbinə iman gətirsə, nə (yaxşı əməllərinin mükafatını) əskilməsindən, nə də haqsızlığa mə’ruz qalmaqdan (başqasının günahlarının ona yüklənməsindən) qorxar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when we heard the guidance, we believed therein, and whoso believeth in his Lord, he feareth neither loss nor oppression.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
´And as for us, since we have listened to the Guidance, we have accepted it: and any who believes in his Lord has no fear, either(5737) of a short (account) or of any injustice.
5737 Possibly, from this world's standards, it may be that a man suffers for his Faith. He may be laughed at, persecuted, and actually hurt, "in mind, body, or estate". But he is not perturbed. he takes it all cheerfully, because he knows that when his full account is made up-real gain against apparent loss-he is a gainer rather than a loser. And his Faith tells him that Allah is ajust God, and will never allow him to suffer any injustice, or permit the account of his merit to appear one whit shorter than it is.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَنَّا
ve şüphe- siz biz
لَمَّا سَمِعْنَا
işittiğimiz vakit
الْهُدٰٓى
o hidâyeti
اٰمَنَّا
biz iman ettik
بِه۪ۜ
ona
فَمَنْ
ve kim
يُؤْمِنْ
iman ederse
بِرَبِّه۪
onun Rabbine
فَلَا يَخَافُ
artık korkmaz
بَخْساً
ne eksile-ceğinden
وَلَا رَهَقاًۙ
ne de uğraya-cağından
"Bu nedenle ne zaman ki biz, o hidâyet (kaynağı olan Kur'ân)ı işittik, hemen ona iman ettik. Kim onun Rabbine iman ederse ne (ecrinin) eksileceğinden ne de (haksızlığa) uğrayacağından korkar."
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
سَمِعَ
Fiil-I
س م ع
İşitti, dinledi, duydu
هُدَى
İsim
ه د ي
Hidâyet, yol gösterici, hidâyete erme, hidâyet rehberi, hidâyetçi
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
خَافَ
Fiil-I
خ و ف
Korktu
بَخْس
İsim
ب خ س
Değersiz, eksilen, eksitilmiş
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
رَهَق
İsim
ر ه ق
Azgınlık, taşkınlık