close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Câsiye Sûresi 9. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ ‘alime min âyâtinâ şey-en(i)tteḣażehâ huzuvâ(en)(c) ulâ-ike lehum ‘ażâbun muhîn(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve ayetlerimizden bir şey öğrendi mi onu alaya alır; onlar, öyle kişilerdir ki onlaradır aşağılatıcı azap.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ki, ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, (vicdanen doğru ve uygun bulduğu halde, nefsi kabardığından) alay konusu edinip (Kur’an’ın emirlerini gereksiz ve geçersiz göstermeye çalışır). İşte onlar için aşağılatıcı bir azap vardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Böyleleri ayetlerimizden bir şeyler öğrenecek olsa, onu eğlence edinir. İşte böylelerine alçaltıcı bir azap vardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Âyetlerimizden bir şey öğrendikleri zaman onu alay konusu yapıyorlar. İşte onlar için alçaltıcı, zillete düşürücü ruhi bir azap vardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, alay konusu edinir. İşte onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Kur'an) ayetlerimizden bir şey ona ulaşıb da Kur'an'dan olduğunu bilince, onu eğlenceye alır. İşte bu halde olanlar (var ya), onlar için perişan edici bir azap vardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ayetlerimizden bir şey bildiği zaman, onları alaya alıyor. İşte böyleler için alçaltıcı bir azap vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Âyetlerimizden bir şeyler öğrendiklerinde, onu alaya alırlar. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Bir şey öğrenince, bizim âyetlerimizden onunla alay eder, horlayıcı azap işte bunlara
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Onlar) ayetlerimizden bir şeyler öğrendiklerinde hemen onu hafife alıp alay konusu yaparlar. İşte böyleleri için alçaltıcı azap vardır.
Cemil Said
swap_vert close
Ba’zı âyâtı işidüb de bizim âyâtımız oldığını biliyorlar yine istihzâ idiyorlar. Bunlar müdhîş ’azâba dûçâr olacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
9,10. Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alır. İşte bunlara alçaltıcı bir azap ve ardından da cehennem vardır. Kazandıkları şeyler de, Allah'ı bırakıp edindikleri dostlar da onlara bir fayda vermez. Büyük azap onlaradır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Âyetlerimizden bir şey öğrenince onu alaya alır. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Âyetlerimiz hakkında bir parça bilgi sahibi olunca hemen onu alay konusu yapmakta. İşte bu gibiler için alçaltıcı bir azap vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(O) âyetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onlarla alay eder. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır!
Edip Yüksel
swap_vert close
Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onu alaya alır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Âyetlerimizden birşey öğrendiği zaman, onu alaya alıyor. İşte onlar için rezil ve rüsvay edici bir azap vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Âyetlerimizden bir şey, ma'lûmu olduğu vakıt da onu eğlenceye tutar, işte onlar için mühîn bir azâb var
Emrah Demiryent
swap_vert close
9-10. (Onlar) âyetlerimizden herhangi bir şey (işitip) öğrendikleri zaman, onu alay konusu edinirler. İşte onlar için (dünyada) alçaltıcı bir azap ve (ölümlerinin) ardından da (âhirette) cehennem vardır. Ne kazandıkları (mal, mülk) ne de Allah’tan başka edindikleri dostları/ma‘budları onları (azaptan) kurtaracaktır!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ayetlerimizden bir şey öğrendikleri zaman, onu alay konusu edinirler. İşte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Âyetlerimizden bir şey'e muttali' olduğu zaman o, bunu eğlenti edinir, işte onlar böyle. Onlar için zillet verici bir azâb vardır,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Çünki (o), âyetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, onları alaya alır. İşte onlar yok mu, kendileri için (pek) aşağılayıcı bir azab vardır!
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Yine o kimse) ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman (hiç düşünmeden hemen) onları alaya alır. İşte böyleleri için alçaltıcı azap vardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ayetlerimiz den herhangi birini ’öğrendiği zaman, o ayeti eğlenceye alır. Böyleleri için aşağılayıcı bir azap var.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yine belgelerimizden bir parçasını öğrenecek olsa onunla eğlenir. İşte böylesi için alçaltıcı bir azap vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O, âyetlerimizden bir şey öğrense onu eğlence edinir, işte böyleleri için hakaretli azap vardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ayetlerimizden bir şeyler öğrendiği zaman onu alaya alır. İşte onlar için alçaltıcı [muhîn] bir azap vardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, onu alay konusu edinir. İşte onlar için aşağılatıcı bir azap vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu tip inkârcı, ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, hemen onu alaya alır. İşte onların hakkı, bu dünyada alçaltıcı bir azaptır!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bizim âyetlerimizden bir şeyler bildiği zaman onları inceden inceye alaya aldı. İşte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ayetlerimiz hakkında iki kırık bilgi sahibi olunca onu eğlence konusu yapana bak! Bu gibilere de aşalayıcı cezalar verilecektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ayetlerimizden bir şey öğrenince; sanki kendisi çok bilirmiş gibi ukalalaşarak ayetlerimizi alaya alır. O kişi için alçaltıcı bir azap vardır!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onlarla alay eder. İşte onlara küçük düşürücü bir azap vardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Yine o kimse) âyetlerimizden bir şey duyduğu zaman, hemen onunla alay eder.¹ İşte böyleleri için (âhirette,) alçaltıcı bir azap vardır.
1 Bu âyet, (Duhân: 33-34.) âyetleri duyunca onunla alay eden Ebû Cehil’in durumuna işaret etmektedir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Çünkü o, mesajlarımızdan birinin farkına vardığında onu hemen küçümseyip alaya alır. Böylelerini alçaltıcı bir azap beklemektedir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yine onlar ayetlerimizden bir şeyler öğrendiklerinde hemen onu hafife alıp alay konusu yaparlar. İşte onlar için de alçaltıcı bir azap vardır. 6/93, 7/146
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Üstelik bu tipler, âyetlerimizden bir şeyler öğrendikleri zaman başlarlar onunla alay etmeye.[⁴⁴⁷⁰] İşte böylelerini aşağılayıcı bir azap beklemektedir:
[4470] Yani: ya âyetlerimizi işitmezler ya da işittiklerini alay konusu ederler. Kişi küçümsediği ve önemsiz gördüğüyle alay eder. Eğer alay edilen şey vahiy ve onun taşıdığı haberlerse, bu alayın yöneldiği makam doğrudan vahyin sahibi olan Allah’tır. Allah’la alay edecek kadar küstahlaşan biri, iflah olmaz bir hastalığa yakalanmış demektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(O kimse ki) Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onlarla alay eder, işte böylelerine alçaltıcı bir azap vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Âyetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onu alaya alır. İşte bunlar için alçaltıcı bir azap vardır!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ayetlerimizden bir şeyi bildiği zaman da onu eğlence edinmiş olur. Onlar var ya, onlar için pek zillet veren bir azab vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Âyetlerimizden öğrendiği bir şeyler olursa, onları alaya alır. İşte onlara hor ve zelil edecek bir azabın geleceğini müjdele!
Süleyman Ateş
swap_vert close
O, bizim ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onunla alay eder. İşte öyleleri için alçaltıcı bir azab vardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve bizim âyetlerimizden bir şey işidir ise onı istihzâ ider, onlara zelîl ve hakîr idici 'azâb vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde de hafife alır. Onların hak ettiği alçaltıcı bir azaptır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onu alaya alır. İşte onlar, onlar için alçaltıcı bir azap var!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Âyetlerimizden birşey öğrendiği zaman ise onu alaya alır. Onlar için hor ve hakir edici bir azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ayetlerimizden bir şeyin bilgisine ulaşınca, alaya aldı onu. İşte onlar içindir horlayıp yere batıran bir azap.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan kim bile āyetlerümüzden nesene duttı anı yañśuya. şunlar anlaruñdur 'aźāb ħor eyleyici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳaçan ki bizüm āyetlerümüzden bir nesne añılsa, anı masḫaralıġa alurlar. Anlara vardur ḫor idici ‘aẕāb.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O, ayələrimizdən bir şey öyrənib bildiyi zaman onu lağa qoyur. Məhz belələri (qiyamət günü) alçaldıcı bir əzaba düçar olacaqlar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when he knoweth aught of Our revelations he maketh it a jest. For such there is a shameful doom.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And when he learns something of Our Signs, he takes them in jest: for such there will be a humiliating Penalty.(4743)
4743 Note that in each of the verses 8-11 the Penalty is characterised by a certain description, which accords with the crime. (1) In verse 8, the man is arrogant about the Signs of Allah's love and care all around him, and his Penalty is "grievous". (2) In verse 9, he ridicules Allah's Signs, and his Penalty is "humiliating": he makes himself a ridiculous fool. (3) and (4) are described in the two following notes.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَا
ve o va- kit ki
عَلِمَ
bildi
مِنْ اٰيَاتِنَا
âyetlerimizden
شَيْـٔاًنِ
bir şey
اتَّخَذَهَا
onları edinir
هُزُواًۜ
bir alay
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
لَهُمْ
onlar için vardır
عَذَابٌ
bir azap
مُه۪ينٌۜ
aşağılayıcı
(O) Âyetlerimizden bir şey öğrendiği zaman (hemen) onları alaya alır. İşte onlar için (hesap günü) aşağılayıcı bir azap vardır!
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
اِتَّخَذَ
Fiil-VIII
ا خ ذ
Edindi, aldı, vesile saydı, tuttu
هُزُوء
İsim
ه ز ا
Alay mevzusu
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
مُهِين
Etken fiil-IV
ه و ن
Aşağılayıcı