close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 23. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-in kuntum fî raybin mimmâ nezzelnâ ‘alâ ‘abdinâ fe/tû bisûratin min miślihi ved’û şuhedâekum min dûni(A)llâhi in kuntum sâdikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kulumuza indiregeldiğimiz Kur'an'da şüpheniz varsa ona benzer bir sure getirin, doğrucuysanız Allah'tan başka tanıklarınızı da çağırın.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Eğer kulumuza (Muhammed’e parça parça) indirdiğimizden (Kur’an-ı Kerim’den) şüphe ediyorsanız ve (bu iddianızda) sadıklardan (samimi ve tutarlı olanlardan)sanız; haydi Allah’tan başka şahitliğine (bilgisine ve belgesine güvendiğiniz) tüm tanıklarınızı (ve tanıdıklarınızı yardıma) çağırın ve Onun (Kur’an’ın) surelerine benzeyen bir sure (meydana) getirin (bakalım)!
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Eğer kulumuz Muhammed (s.a.v)'e ayet ayet, sûre sûre indirdiğimiz vahiyden şüphe ediyorsanız, o zaman aynı değerde “Bir sûre getirin de görelim ve eğer dediğiniz doğruysa, Allah'tan başka güvendiklerinizi de size şahitlik etmek üzere çağırın.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer kulumuz Muhammed'e sorumluluklarını tevdi etmek üzere bölüm bölüm indirdiğimizden, Kur'an'dan şüpheniz varsa, onun sûrelerine benzer bir sûre de siz ortaya koyun. Eğer söylediklerinizde haklı olduğunuz iddiasında iseniz de, ispat etmek için, Allah'ın dışında, kulları durumundaki önderlerinizi, bilginlerinizi, şahitlerinizi getirin.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 10/37-38; 11/13-14; 17/88; 28/49; 52/33-34.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Kulumuza (Hz. Muhammed a.s.'e) indirdiğimizin üzerinde bir şüpheniz varsa ona bir benzeri sureyi siz getirin. Eğer doğru sözlü iseniz, bu konuda, Allah'tan başka bütün şahitlerinizi de yardıma çağırın.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur'an)'den şüphe içindeyseniz, o zaman, siz de bunun benzeri bir sûre getirin. Ve eğer doğru sözlüyseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi (kendilerine güvendiğiniz yardımcılarınızı) çağırın.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer kulumuza (Hz. Muhammed aleyhisselâma) indirdiğimiz Kur'an'dan şüphede iseniz, haydi siz de onun benzerinden (fesahat ve belâgatta ona eş) bir sûre getirin ve Allah'dan başka şâhidlerinizi (putlarınızı, şair ve âlimlerinizi) de yardıma çağırın; şâyed (Bu beşer kelâmıdır) sözünde sadık (doğru söyleyen) kimseler iseniz...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer kulumuz üzerine peyderpey indirdiğimiz bu mesajlarda bir şüpheniz varsa, onun benzeri bir sure getirin. Allah’tan başka diğer yardımcılarınızı da çağırın. Eğer biz de böyle şeyler söyleyebiliriz, sözünüzde doğruysanız!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer kulumuza indirdiğimiz Kur'ân'dan şüphe ediyorsanız, siz de onun bir sûresinin benzerini getiriniz ve eğer sözünüzün eri iseniz Allah'tan başka tapındıklarınızı da yardıma çağırınız.
Besim Atalay
swap_vert close
Kulumuz Muhammede indirdiğimiz şeyden, şüpheniz varsa, onculayın siz de bir sûre getirin, gerçekseniz Allahtan başka, tanıklarınızı çağırınız da
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında kuşkunuz varsa o zaman aynı değerde bir sûre getirin ve Allah'tan başkalarını da size tanıklık etmeleri için çağırın; eğer doğru sözlü kişilerseniz… 
Bkz. 10/38, 11/13, 17/88  
Cemil Said
swap_vert close
Kavîmlere indirdiğimiz kitâb hakkında şübheleriniz var ise bir sûresine benzer bir şey meydâna getiriniz ve eğer iddi’ânızda sâdık iseniz Allâh’ın yanına koydığınız şâhidleri de [1] çağırınız.
[1] Ya’ni Allâh’ın yanında bulundığını tahayyül itdiğiniz putları.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kulumuza indirdiğimiz Kuran'dan şüphe ediyorsanız, siz de onun benzeri bir sure meydana getirin; eğer doğru sözlü iseniz, Allah'tan başka, güvendiklerinizi de yardıma çağırın.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Eğer kulumuza (Muhammed’e) indirdiğimiz (Kur’an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sûre getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah’tan başka şahitlerinizi çağırın (ve bunu ispat edin).
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kulumuza indirdiğimiz kitaptan dolayı bir şüphe içinde iseniz onun benzeri bir sûre de siz getirin, Allah’tan başka taptıklarınızı da yardıma çağırın; eğer iddianızda samimi iseniz!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer kulumuza indirdiklerimizden herhangi bir şüpheye düşüyorsanız, haydi onun benzeri bir sûre getirin, eğer iddianızda doğru iseniz Allah'tan gayri şahitlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kulumuza indirdiğimizden kuşku içinde iseniz, buna benzer bir sure getirin. ALLAH'tan başka tüm tanıklarınızı da yardıma çağırın, doğru sözlü iseniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer kulumuz (Muhammed)a indirdiğimiz (Kur'ân)den şüphe içinde iseniz, haydi onun gibi bir sûre getirin, Allah'tan başka güvendiklerinizin hepsini çağırın; eğer doğru iseniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
ve eğer kulumuza ceste ceste indirdiğimiz kur'andan şüphede iseniz haydi onun ayarından bir sure meydana getirin ve Allahdan başka güvendiklerinizin hepsini çağırın, eğer sadıksanız bunu yapın
Emrah Demiryent
swap_vert close
Eğer kulumuza (resûlümüz Muhammed’e peyderpey) vahyetmiş olduğumuzdan (Kur’ân’dan) herhangi bir şüphe içindeyseniz, haydi onun benzeri bir sûre getirin. Eğer bu iddiânızda doğru iseniz Allah’tan gayrı bütün şahitlerinizi (kendilerine güvendiğiniz yardımcılarınızı da) çağırın.
Bazı âyet-i kerîmelerdeki bu tür ifadeler, bâtıl iddiâları hususunda kâfirleri âciz bırakmak ve susturmak için bir meydan okumadır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer kulumuza indirdiğimizden kuşku duyuyorsanız, o zaman ona denk bir sure getirin. Allah'tan başka bütün tanıklarınızı da çağırın. Eğer doğru söyleyen kimselerseniz!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer kulumuz (Muhammed) in üzerine parça parça (sûre sûre, âyet âyet) indirdiğimiz (Kur'ânın Allah katından geldiğin) den şübhe ediyorsanız haydi onun benzerinden siz de (meydana) bir sûre getirin. Allahdan başka sahitlerinizi (tapdığınız putları ve bilginlerinizi) de (yardıma) çağırın, eğer (iddianızda) doğru (insan) lar iseniz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur'ân)dan şübhe içindeyseniz, haydi onun benzerinden bir sûre getirin; eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, Allah'dan başka şâhidlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer kulumuza (Muhammed’e) indirdiğimizde şüphede iseniz, haydi onun (Kur’an’ın) benzeri bir sûre getirin! Eğer iddianızda doğru iseniz Allah’tan gayri (insanlardan, Kur’an’ın bütün özelliklerini içinde barındıran benzeri bir süre getirdiğinize dair) şahitlerinizi (yardımcı ve konunun uzmanlarını)da çağırın.*
(*) Kur’an-ın daha önce Mekke’de inen sûrelerinde de inkârcılara meydan okunmuş; bu kitabın Allah’tan geldiğinde şüphesi olanların, onu Hz. Peygamber’in uydurduğu iddialarında samimi iseler benzerini yapıp getirmeleri istenmiştir… İnkârcı Araplar bütün arzularına ve teşebbüslerine rağmen bunu yapamamışlar, bir âyete benzer söz dahi söyleyememişler... Kur’ân-ı Kerîm’in bir sûresinin, hatta bir âyetinin bile benzerinin yapılamaması özelliğine i‘câz denir. Kelimenin sözlük mânası “âciz, çaresiz bırakmak”tır… Kur’an kalıcı bir mûcizedir; çünkü bu eşsiz kitap, son Peygamber’in risâletinin hak ve gerçek olduğunu ispat eden en kalıcı delil olmuştur. Bu aziz kitabın muciz ve mûcize oluşu hangi özelliklerinden gelmektedir? Burada bir fikir vermek üzere Kur’an’ın i‘câzını ortaya koyan üç özelliğinden söz etmek mümkündür: 1. Söz Sanatı. Seçilen kelimeler ve dizilişi, grameri, uygulanan edebî sanatlar, kelimelere –dilin imkânları sonuna kadar kullanılarak– yüklenen mânalar. 2. Üslûp ve şekil özelliği. Kur’ân-ı Kerîm’den önce Araplar’da, sözlü edebiyatın iki şekli vardı: Şiir ve nesir. Nesir de hitabet ile kâhinlerin kafiyeli sözlerinden ibaretti. Kur’ân-ı Kerîm şiir olmadığı gibi Araplar’ın bildiği nesirden de farklıdır… 3. Muhteva Özelliği. Kur’ân-ı Kerîm’in muhtevası iman (inanmak), inanılacak esaslar, ibadet ve çeşitleri, hükümler ve tâlimat, ahlâk bilgisi ve eğitimi, yaratılış ve oluş, (Kur’an’daki kozmik ayetlerin biliminin bulgularıyla tamamen paralel olması vs.) gayb âlemi ve buradaki varlıklar, bazı peygamberler ve kavimler tarihi, insan ve kâinatın yapısı, gelecekle ilgili bazı haber ve bilgilerden oluşmaktadır. Hz. Peygamberin çevresi ve yetişme şartları bellidir. Hem onun, hem de çevresindekilerin bu bilgilere sahip olmadıkları, bu bilgilerin bir kısmına o çağda yaşayanların da sahip bulunmadıkları bilinmektedir…(Kur’an Yolu Tefsiri) Bu nedenle Hz. Peygamberin bütün bunları kendiliğinden bilmesi mümkün değildi. Özetle: Onlar Kur’an’ın bir benzerini, onun gibi kendine has bir anlatım üslubuyla, fesahat, belağat ve bütün edebi özellikleriyle manasını anlayan ve hatta hiç anlamayan insanları etkileyebilen Kur’an gibi bir eseri yapamadıklarına göre, o bir mucizedir. Bu da gösteriyor ki, Kur’an ancak Allah’tan gelmiştir, başka bir ihtimal yoktur.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer kulumuza indirdiğimizden şüphe ediyor ve doğrulardan iseniz, Allah’dan başka şahitlerinizi çağırarak, vahyin benzerini getirin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yok, eğer sizler kulumuza bildirdiğimiz Kur’an’dan şüphe ediyorsanız, haydi ona benzer bir sû re getirin Allah’tan başka bütün bilgiçlerinizi de yardıma çağırın, eğer doğru sözlü kimselerseniz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kulumuza indirdiğimiz Kitap hakkında şüpheye tutuluyor iseniz haydi siz de O/nun gibi bir Sûre getirin, Allah/tan gayrı şahitlerinizi çağırın, eğer müddeanızda gerçek iseniz. [⁸]
[8] Yâni karşı çıkabilmek hususunda gerçek iseniz kudretine güvendiğiniz şairleri, hatipleri, âhirette size şehadet edeceklerini zu'um ettiğiniz medetkârları, mabutlarınızı çağırın da bir Sûre getirsinler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kulumuza indirdiklerimiz hususunda reybde¹² iseniz, hemen onun benzeri bir sûre getiriniz. Eğer sözünüze sadıksanız Allah’ın dışındaki kendi şahitlerinizi de çağırınız.
12 Reyb, sadece şüphe ile tercüme edilemez. Reyb; şüphe de dâhil olmak üzere şek, zan, tereddüt, endişe, çelişki, tutarsızlık vb. gibi kesinliğin dışında her türlü olumsuzluğu içeren acaba dedirten genel bir kavramdır. Onun için bütün bu anlamları içeren Türkçede bir kelime yoktur. Şüphe ve kuşku gibi kelimelerle karşılamak anlamı daralttığından reyb kelimesini aynen kullanmak zorunda kaldık. Bunun olumsuzu olan “lâ reyb” ise sûrenin başında izah ettiğimiz gibi, her türlü şüphe, zan, tereddüt, çelişki vb nin nefyedilmesi demektir ki, bu da kesin gerçeği ifade eder.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Kulumuza indirdiğimizden şüphe ediyorsanız, siz de onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru sözlü iseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi de çağırın.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Eğer kulumuza, üstelik Peygamber olmadan önce okuma yazması bile olmayan elçimiz Muhammed’e indirdiğimiz Kur’an hakkında bir şüpheniz varsa, yani “Aslında inanmak istiyoruz, ama içimizdeki kuşkulara engel olamıyoruz!” diyorsanız, haydi onun ayarında bir tek sûre meydana getirin; güzellik ve doğrulukta Kur’an’a denk, onunla boy ölçüşebilecek bir tek sûre yazın; isterseniz Allah’tan başka bütün şahitlerinizi de yardıma çağırın, becerisine güvendiğiniz bütün insanları toplayın ve aranızda yardımlaşarak, Kur’an’dakilere benzer bir tek sûre oluşturun, eğer iddianızda samîmî iseniz! Öyle ya, madem Kur’an’ın insan ürünü bir kitap olduğunu iddia ediyorsunuz, öyleyse siz de ona benzer bir kitap meydana getirin!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bizim kulumuza indirdiğimiz şeyden kuşku içindeyseniz, hadi, onun mislinden / benzer aynısından bir sûre getirin! Eğer sadık / doğru söyleyen iseniz, Allah’tan başka güvendiklerinizi de çağırın!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şayet Kulumuz Muhammed'e indirdiğimiz Kuran hakkında şüpheniz varsa, benzeri bir sûre getirin. isterseniz, Allah’tan başka güvendiklerinizi de çağırabilirsiniz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Eğer elçilikle görevlendirdiğimiz Muhammed’e gönderdiğimiz Kur’an hakkında şüphede iseniz, yapabiliyorsanız Kur’an’daki surelere benzer bir sure getirin! Emin olun yapamazsınız. Sürekli yalan söylersiniz. Desek ki doğru söyleyenlerden iseniz dediklerinizi onaylayacak Allah’tan başka şahitler getirin! Getiremezsiniz!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kulumuza indirdiklerimizden şüphe içindeyseniz, onun (Kur’an’ın) benzeri herhangi bir sure getirin! [*] Doğruysanız Allah’tan başka şahitlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın!
Bu ayet [tehaddî] denen “meydan okuma” ayetlerinin beşincisi ve sonuncusudur. Bir surenin bile benzerinin getirilemeyeceği ilan edildiğine göre bütünüyle Kur’an’ın benzerinin getirilmesi mümkün değildir. İniş sırasına göre meydan okuma ayetleri (yaklaşık 60-70 surelik meydan okuma için) İsrâ 17:88, Tûr 52:34; (on surelik meydan okuma için) Hûd 11:13; (tek surelik meydan okuma için) Yûnus 10:38 ve Bakara 2:23-24’tedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey kâfirler!) Eğer kulumuz (Muhammed’e) indirdiğimiz (Kur’an)’dan şüphe ediyorsanız, haydi siz de onunkilere benzer bir sûre getirin (de görelim.) Ve eğer doğru söylüyorsanız, Allah’tan başka güvendiğiniz yardımcılarınızı da (yardıma) çağırın.¹
1 Bu çok önemli bir meydan okumadır. Allah’tan başka hiçbir sistem koyucu, kendi sistemini bu şekilde tartışmaya açma cesaretinde bulunamaz. Bu da Kur’an’ın tam bir hikmet olduğunun, ispatıdır. Bu meydan okumaya, gerek o günkü, gerek bugünkü kâfirlerden, tarih boyunca cevap gelememiştir. Hattâ bu meydan okuma, Kur’an’ın tamamından, bir sûreye hattâ Kur’an’ın benzeri bir söze kadar indirilmesine rağmen... Bk. (Yûnus: 38, Hûd: 13, İsrâ: 88, Kasas: 49, Tûr: 34)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Eğer kulumuz [Muhammed]’e katımızdan safha safha indirdiğimiz vahyin ¹⁴ bir kısmından şüphe ediyorsanız o zaman aynı değerde bir sure getirin (de görelim) ve -eğer dediğiniz doğruysa- Allah’tan başkalarını da size şahitlik etmeleri için çağırın. ¹⁵
14 Yani, odak noktasını Allah’ın birliği ve tekliği öğretisinin oluşturduğu mesajın... Bu pasaj, “şüphe” (rayb) kelimesinin kullanılmasıyla, bu surenin başlangıç cümlesini (“Üzerinde hiçbir şüpheye yer olmayan bu ilahî kelâm”) hatırlatmayı amaçlar. Vahyin tedricîliği, nezzelnâ gramatik kalıbı ile yansıtılmıştır -ki tedricîlik, bu bağlamda büyük bir önem taşır. Çünkü Hz. Peygamber’in muhalifleri, Kur’an’ın, bir defada değil de tedrîcen nazil olmasından dolayı ilahî kaynaklı olamayacağını ileri sürmekteydiler (Zemahşerî).15 Lafzen, “ona benzer bir sure ile gelin ve Allah’tan başka şahitlerinizi de getirin” -yani, “sözde edebî gücünüzün Kur’an’ın herhangi bir parçasına eşit olabileceğini isbat etmek için...” Kur’an’ın başka iki yerinde daha aynı meydan okumayı görürüz (10:38 ve 11:13, ki bu ikinci ayette inançsızlara, aynı değerde on ayet getirmeleri çağrısında bulunulmaktadır); ayrıca bkz. 17:88.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer kulumuza indirdiğimiz Kuran’dan şüpheniz varsa ve iddianızda samimi iseniz Allah ile aranıza koyduğunuz tüm şahitlerinizi de yardıma çağırın da bunun benzeri bir sure de siz getirin. 10/37, 11/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Eğer siz kulumuza indirdiklerimize dair bir kuşku taşıyorsanız, haydi, hemen onun benzeri bir sûre getiriniz; ve eğer sözünüze sadıksanız, Allah dışındaki tanıklarınızı da yardıma çağırınız!
Orhan Kuntman
swap_vert close
Eğer kulumuza (Muhammed s.a.s.’e) indirdiğimizden (Kur'an ayetlerinden) şüphe ediyorsanız ve iddianızda sadık kimselerseniz; haydi siz de onun benzeri bir sure (meydana) getirin, Allah'tan başka şahitlerinizi de (taptığınız putları ve bilginlerinizi de yardım için) çağırın.
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer kulumuza (Muhammed’e) indirdiğimiz (Kur’an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun misli bir sûre getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah’tan başka şahitlerinizi de çağırın.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer siz kulumuza indirdiğimizden şüphede iseniz, onun mislinden bir sûre vücuda getiriniz. Ve Allah Teâlâ'dan başka şahitlerinizi dâvet ediniz, eğer siz sâdık kimseler iseniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer kulumuza indirdiğimiz Kur'ân'ın Allah'ın sözü olduğu hakkında şüpheniz varsa, haydi onun sûrelerinden birine benzer bir sûre meydana getirin ve Allah'tan başka güvendiklerinizin hepsini çağırın, iddianızda tutarlı iseniz. [10, 37; 11, 13; 17, 88; 28, 49]
Hz. Peygamber (a.s.)’ın nübüvvetinin başta gelen delili, Allah tarafından kendisine verilen Kur’ân-ı Kerîm’dir. Kur’ân’ın Allah’ın sözü olması, i’caz vasfına sahip olmasıyla tezahür etmiştir. İ’cazı da, itiraz eden kâfirlere tehaddi etmesi, yani benzerini yapmaları konusunda onlara meydan okuması ile ortaya çıkmıştır. Bu âyet, tehaddi safhalarının sonuncusudur. Şöyle ki: 1. Kur’ân ilk meydan okuduğunda, Kur’ân’a benzer bir söz istedi (Tur, 33-34). 2. Uydurma hikâyelerden de olsa on sûrenin benzerini (Hud, 13-14). 3. Hiç değilse bir sûrenin mislini getirmelerini istedi. (Yunus, 38). 4. Tam misli olmasa da kısmen olsun, Kur’ân’a benzer bir söz söylemeye dâvet etti. Ne nüzul asrında, ne de ondan sonra bir cevap çıkmadığından i’cazı sabit oldu.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer kulumuz (Muhammed)e indirdiğimizden şüphe içinde iseniz, haydi onun gibi bir sure getirin. Allah'tan başka bütün şahid (yardımcı)larınızı da çağırın; eğer doğru iseniz (bunu yapın).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Ey Müşrikler) Eğer kulumuza indirdiğimiz şeyde (Kur'ân'da) şek ve şübhede iseniz (Kur'ân'ı Muhammed uydurıyor, Allâh tarafından değildir biz de onun gibi söyleyebiliriz) didiğinizde sâdıklar iseniz onun mislinden bir sûre getiriniz ve Allâh'dan gayrı yardım umdığınız eşhâs ve eşyâyı (size mu'âvenet içün) çağırınız.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kulumuza (Muhammed’e) parça parça indirdiğimiz şeyden şüpheniz varsa Allah ile aranıza koyduğunuz[1] ulu kişilerinize[2] yalvarın da ondakine denk bir sure getirin. İddianızda haklı iseniz yaparsınız!
[1] Âyette geçen "mindûnillah = مِن دُونِ اللّهِ" daki dûn = دُون, sözü üstün zıddı, en üstten aşağıca, yakın, önce anlamlarına gelir. Müşrik, Allah'a ulaşmayı bir Kral'a ulaşmak gibi sanarak ona yakın gördüğü şeyi aracı koyar. Hristiyanların İsa'ya Allah'ın oğlu, Mekkeli müşriklerin tanrılarına Allah'ın kızları, büyüklerini aracı koyanların onları Allah'ın dostları saymaları bundandır. Böylece kendilerine şah damarından daha yakın olan Allah ile ilişkiyi keser, önce bu aracılara kulluk eder ve müşrik olurlar. [2] Ulu kişiler diye tercüme ettiğimiz kelime şuhedâ'nın tekili olan şehîd; hazır olan, bilen ve bilgilendiren anlamlarına gelir. Müşrik, Allah ile arasına koyduğu şeyin her yerde hazır olduğuna, kendini gördüğüne ve Allah'ın yanında kendine vekil olacağına inanarak ona şehid kelimesinin bütün anlamını yükler:  
Şaban Piriş
swap_vert close
Kulumuza indirdiğimiz (Kur'an) dan bir şüpheniz varsa; haydi, siz de ona benzer bir sûre getirin eğer doğru sözlüler iseniz Allah'tan başka güvendiklerinizi de yardıma çağırın.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Eğer kulumuza indirdiğimiz kitap hakkında bir kuşkunuz varsa, siz de onun benzeri bir sûre getirin. Allah'tan başka bütün yardımcılarınızı da çağırın—eğer iddianızda doğru iseniz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Eğer kulumuza indirdiğimizden kuşku içindeyseniz, hadi onun benzerinden bir sure getirin! Allah dışındaki destekçilerinizi/tanıdıklarınızı da çağırın. Eğer doğru sözlü kişilerseniz...
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger olursañuz gümān içinde andan kim indürdük ķulumuz üzere getürüñ bir süret anuñ gibiden daħı daħı oķın ŧanuķlaruñuz ya'nį butlar Tañrı’dan ayruķ eger olursañuz girçekler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eger şek eyleseñüz biz indürgen kitāba, bizüm ḳulumuz Muḥammedüstine. Pes getürüñ bir sūre bu Ḳur’ān gibi daḫı ḳıġıruñuz ṭanuḳlaruñuzıTañrı Ta‘ālādan özge, eger siz gir‐ çeg‐iseñüz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər bəndəmizə (Muhəmmədə) nazil etdiyimizə (Qur’ana) şəkkiniz varsa, siz də (fəsahətdə və bəlağətdə) ona bənzər bir surə gətirin və əgər (“bu, bəşər kəlamıdır” sözünü) doğru deyirsinizsə, onda Allahdan savayı (bütün) şahidlərinizi (bütlərinizi, şair və alimlərinizi bu işdə köməyə) çağırın!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And if ye are in doubt concerning that which We reveal unto Our slave (Muhammad), then produce a sura or the like thereof, and call your witnesses beside Allah if ye are truthful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And if ye are in doubt as to what We have revealed from time to time to Our servant, then produce a Sura like thereunto; and call your witnesses or helpers (If there are any) besides Allah, if your (doubts) are true(42).
42 How do we know that there is revelation, and that it is from Allah? Here is a concrete test. The Teacher of Allah's Truth has placed before you many Surahs. Can you produce one like it? If there is any one besides Allah, who can inspire spiritual truth in such noble language, produce your evidence. Or is it that your doubts are merely argumentative, refractory, against your own inner light, or conscience? All true revelation is itself a miracle, and stands on its own merits. (Cf. 10:38; 11:13 ).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِنْ
ve eğer
كُنْتُمْ
iseniz
ف۪ي
içinde
رَيْبٍ
bir
şüphe
مِمَّا
o şey- den ki
نَزَّلْنَا
indirdik
عَلٰى عَبْدِنَا
kulumuza
فَاْتُوا
haydi getirin
بِسُورَةٍ
bir sûre
مِنْ مِثْلِه۪ۖ
onun benzerinden
وَادْعُوا
ve çağırın
شُهَدَٓاءَكُمْ
şahidlerinizi
مِنْ دُونِ
başka
اللّٰهِ
Allah'
tan
اِنْ
eğer
كُنْتُمْ
iseniz
صَادِق۪ينَ
doğru kimseler
Eğer siz, kulumuz (Muhammed)e indirdiğimiz (Kur'ân) hakkında (herhangi bir) şüphe içindeyseniz ve eğer (iddianızda) doğru kimseler iseniz, haydi Allah'tan başka (yardım için) şahidlerinizi de çağırın ve (hep beraber) onun benzeri bir sûre getirin!
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
رَيْب
İsim
ر ي ب
Şüphe, felâket
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَزَّلَ
Fiil-II
ن ز ل
İndirdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
عَبْد
İsim
ع ب د
Kul, köle, âbd
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
سُورَة
İsim
س و ر
Sûre
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مِثْل
İsim
م ث ل
Benzer, misli, aynısı, gibi, dengi, kadarı
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
شَهِيد
İsim
ش ه د
Şehîd ( Allah'ın ismi, esmasıdır. Herkese ve her şeye şahid olan demektir), şahid
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
صَادِق
Etken fiil
ص د ق
Doğru söyleyen, sadakat gösteren, sadık