close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 137. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fe-in âmenû bimiśli mâ âmentum bihi fekadi-htedev(s) ve-in tevellev fe-innemâ hum fî şikâk(in)(s) feseyekfîkehumu(A)llâh(u)(c) vehuve-ssemî’u-l’alîm(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse mutlaka doğru yolu buldular demektir. Fakat yüz çevirdiler mi onlar, ancak ayrılık, aykırılık içindedir. Onlara karşı koymak için sana, Allah yeter ve o, her şeyi duyandır, bilendir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şayet onlar (Yahudi ve Hristiyanlar) da, sizin inandığınız gibi inanırlarsa, (ancak o durumda) kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar; yok eğer (Hakk’tan ve Kur’an’dan) yüz çevirirlerse, onlar elbette bir (çelişki ve) aykırılık içindedirler. Onlara karşı Sana Allah yeterlidir. O, İşitendir, Bilendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Eğer o Hıristiyan ve Yahudiler de, sizin inandığınız gibi inanırlarsa şüphesiz doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse de derin bir çıkmaza saplanmış olurlar. Bu takdirde de Allah onlara karşı, sana yeter. Zira yalnız O'dur herşeyi işiten ve herşeyi bilen.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer ehl-i kitap ve diğerleri de, sizin iman ettiğiniz esasların tamamına hakkıyla iman ederlerse, hak yola girmiş, doğru yolu bulmuş olurlar. Eğer imandan yüz çevirirler, güç ve iktidarlarını kullanarak halkı yönlendirirlerse onlar gerçekten hakka muhalefet ve düşmanlık içindedirler. Onların şerrine karşı Allah sana yeter. O her şeyi işitir, her şeyi bilir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse doğru yolu bulmuş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse de, öyle anlaşmazlık içinde kalırlar. Onlara karşı Allah sana yetecektir. O duyandır, bilendir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şayet onlar da, sizin inandığınız gibi inanırlarsa, kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar; yok eğer yüz çevirirlerse, onlar elbette bir (çelişki ve) aykırılık içindedirler. Sana onlara karşı Allah yeter. O, işitendir, bilendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Artık Yahûdi ve Hristiyanlar, sizin bu imanınız gibi iman ederlerse, muhakkak hidayet bulmuşlardır. Eğer yüz çevirirlerse, size karşı ayrılık ve düşmanlık üzeredirler. Ey Habibim, sen onların düşmanlığından endişe etme, Allah sana kâfidir (Yakında onların şerrini senden def edecektir). Allah hakkıyle işiten ve bilendir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer sizin inandığınız gibi inanırlarsa, doğru yolu bulmuş olurlar. Eğer sırt çevirirlerse, onlar bölücülük ve düşmanlık içindedirler. Allah seni onlardan koruyacaktır. O çok iyi işiten ve çok iyi bilendir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa, doğru yolu bulmuş olurlar; dönerlerse mutlaka ayrılık içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O işitendir; bilendir.
Besim Atalay
swap_vert close
Sizin gibi onlar da inansalardı, herhalde doğru yolu bulmuş olacaklardı; yüz dönerlerse ayrılığa düşerler, Allah yeter sana onlara karşı, o işitir, o bilir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer onlar (Yahudiler ve Hıristiyanlar) sizin iman ettiğiniz gibi (Allah'ın kitapları ve elçileri arasında hiçbir fark gözetmeden ilahi mesajın tümüne) iman ederlerse işte o zaman doğru yolu bulmuş olurlar. Yok, eğer yüz çevirirlerse mutlaka onlar (bir çelişki ve) ayrılık içindedirler. (Ama sen üzülme!) Onlara karşı Allah sana yeter. O, (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
Cemil Said
swap_vert close
Eğer sizin dîninizi kabûl iderler ise tarîk-i hidâyetdedirler, eğer inhirâf iderler ise beyninizde nifâk hâsıl olur, lâkin Allâh sizinledir, o her şeyi işidir ve bilür.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sizin inandığınız gibi inanmış olsalar, doğru yolu bulmuş olurlar. Yüz çevirirlerse, şüphesiz onlar çıkmazdadırlar. Onlara karşı sana Allah yetecektir. O, işitir ve bilir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa düşmüş olurlar. Allah, onlara karşı seni koruyacaktır. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa kesinlikle doğru yolu bulmuş olurlar; fakat eğer yüz çevirirlerse bilesin ki bir ayrılıkçılığın içindedirler. O takdirde artık onlara karşı Allah sana yeter; O, işitendir, bilendir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar; dönerlerse mutlaka anlaşmazlık içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O işitendir, bilendir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sizin inandığınız gibi inansalar doğru yolu bulmuş olurlar. Yüz çevirirlerse, karşıt olmuş olurlar. Onlara karşı ALLAH sana yeter. O İşitendir, Bilendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse doğru yola girmiş, hidayeti bulmuş olurlar. Yok eğer yüz çevirirlerse onlar sadece ve sadece didişmenin içindedirler. Allah onlara karşı sana yeter. Ve O, işitendir, bilendir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
eğer böyle sizin iyman ettiğiniz gibi iyman ederlerse muhakkak doğru yolu buldular, yok yüz çevirirlerse onlar sırf bir şikak içindedirler, Allah da sana onların haklarından geliverecektir, ve o, o işiden, o bilendir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Eğer onlar (yahûdî ve hıristiyanlar) sizin îmân ettiğiniz gibi (İslâm dinine) îmân ederlerse gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar. Şâyet (İslâm dinine îmân etmekten) yüz çevirirlerse, onlar (size karşı) elbette ayrılık (düşmanlık) içindedirler. Onlara karşı Allah sana yeter. O, her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla bilendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, derin bir ayrılık ve çıkmaza düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Artık, eğer onlar da sizin bu îman etdiğiniz gibi îman ederlerse muhakkak doğru yolu bulmuşlardır. Şâyed yüz çevirirlerse onlar (size karşı) ancak muhaalefetdedirler. (Habîbim) o suretde onlara karşı Allah (sana) yeter (Allah seni sıyânet edecekdir). O, hakkıyle işiden hakkıyla bilendir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte (onlar da) böyle sizin kendisine îmân ettiğiniz gibi îmân ederlerse, o takdirde gerçekten hidâyete ermiş olurlar.(2) Eğer yüz çevirirlerse, o takdirde onlar, sırf (size karşı bir düşmanlık ve) bir muhâlefet içindedirler. Artık onlara karşı Allah sana yeter! Çünki O, Semî'(herşeyi hakkıyla işiten)dir, Alîm (herşeyi hakkıyla bilen)dir.
(2)“Îman, yalnız icmâlî ve taklîdî bir tasdîka münhasır (taklîde dayalı bir tasdikle sınırlı) değildir. Bir çekirdekten tut, tâ büyük bir hurma ağacına kadar ve eldeki âyinede görünen misâlî güneşten tut, tâ deniz yüzündeki aksine kadar, tâ güneşe kadar mertebeleri ve inkişafları (açılmaları) olduğu gibi, îmânın o derece kesretli (pek çok) hakīkatleri var ki, binbir esmâ-i İlâhiyenin (Allah’ın isimlerinin) ve sâir erkân-ı îmâniyenin(îman esaslarının) kâinât hakīkatleriyle alâkadar çok hakīkatleri var ki: ‘Bütün ilimlerin ve ma‘rifetlerin ve kemâlât-ı insâniyenin (insana âid fazîletlerin) en büyüğü îmandır ve îmân-ı tahkīkīden (delillere dayalı kuvvetli îmandan) gelen tafsilli (teferruâtlı) ve bürhanlı (delilli) ma‘rifet-i kudsiyedir (Allah’ı tanımaktır)’ diye ehl-i hakīkat (hakīkat âlimleri) ittifâk etmişler.” (Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî, 213)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey mü’minler!) Eğer onlar (Yahudi ve Hıristiyanlar) da sizin inandığınız gibi inanırlarsa şüphesiz (onlar da sizin gibi) doğru yolu bulmuş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse de derin bir çıkmaza (ayrılığa) saplanmış olurlar. (Resulüm!) Bu takdirde de (zatım olan) Allah onlara karşı, sana yeter. Zira yalnız O’ dur her şeyi (hakkıyla) işiten ve her şeyi (hakkıyla) bilen.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer onlar, sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, doğru yola girmiş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, o zaman onlar ayrılık içerisindedirler. Onlara karşı Allah sana yeter. Allah her şeyi işiten ve en iyi bilendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer onlar sizin inandığınıza inanırlarsa gerçekten doğru yolu tutmuş olurlar. Yok eğer ondan yüz çevirecek olurlarsa işte artık sizden ayrılmış olurlar. Onun için Allah size yeter. İşitici, bilici olan Odur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Artık onlar sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse mutlak hidayeti bulurlar. Eğer yüz çevirirlerse ancak onlar ayrı düşmüş olurlar [⁴]. Allah sana elverecektir [⁵]. O semi/dir, hakkiyle âlimdir.
[4] Yahut düşman olmuş, kavga etmiş, şekavette kalmış demektir.[5] Sen onların düşmanlığından, muhalefetinden, ayrı düşmelerinden endişe etme.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa, doğru yolu bulmuş olurlar. Şayet yüz çevirirlerse, onlar ancak meşakkat/ayrılık [şikâk] içinde kalırlar. Onlara karşı Allah sana yeter. Çünkü O, Semî’dir, Alîm’dir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sizin iman ettiğiniz gibi iman etmiş olsalar, şüphesiz hidayeti bulmuş olurlar. Yüz çevirirlerse, şüphesiz bir ayrılığa (düşmanlığa) düşmüş olurlar. Bu durumda onlara karşı sana Allah yeter. O, işitendir, iyi bilendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey müminler! Eğer Yahudiler, Hıristiyanlar ve diğerleri bu çağrıya olumlu cevap verir ve sizin inandığınız gibi Allah’ın kitapları ve elçileri arasında hiçbir ayrım gözetmeden, ilâhî mesaja tümüyle inanırlarsa, işte o zaman doğru yolu bulmuş olurlar. Fakat yüz çevirirlerse, derin bir çıkmaza saplanmışlar ve sırf kıskançlık ve inatçılıkları yüzünden size karşı koyuyorlar demektir. Ama sen üzülme; onlara karşı Allah sana yeter! Unutma ki O, her şeyi işitendir, bilendir.Ey müminler! Âdem Peygamberin işlediği günah yüzünden, onun soyundan gelen tüm insanların günahkâr doğduğunu iddia eden, bu yüzden çocuklarını “kutsanmış” suya batırıp vaftiz ederek onları “temizlediklerini” öne süren Hıristiyanlar başta olmak üzere, “fıtrat dini”ni değiştirip yozlaştıran tüm insanlara seslenerek deyin ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Eğer O’na inandığınız gibi inandılarsa, gerçekten doğru yolu bulmuşlardır. Yok, yüz çevirdilerse, doğrusu onlar şikâk (bölünme) içindedirler. Allah onlara karşı sana yetecektir. O Bilen İşiten’dir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şayet onlar da, sizin gibi yürekten inanırlarsa doğru yaparlar. Ama burun kıvırırlarsa, işte o zaman sıkıntıya düşerler. Bu durumda her şeyi duyup bilen Allah, onlara karşı senden yana olacaktır...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Eğer onlar sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar. Yüz çevirirlerse elbette derin bir ayrılığa düşmüşlerdir. Rabbin onlara karşı seni koruyacaktır. Rabbin hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla bilendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar. [*] Dönerlerse, yalnızca anlaşmazlık içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. [*] O, duyandır, bilendir.
Yüce Allah Bakara 2:104. ayetinden itibaren ele aldığı konular bağlamında Medine ve civarındaki kitap ehlinin kendi yanlış inanışları ve müslümanlara karşı olumsuz tutumlarını ele aldıktan sonra, kurtuluşun onların dediği ve inandığı gibi değil de müslümanlarınki gibi olması gerektiğini işte bu ayette hükme bağlamaktadır. Onların inançlarında dönüştürdükleri türden milli veya ırkî bir kabulün değil, evrensel anlamda bütün peygamberlerin tebliğ ettiği ilahi öğretilere inanmanın gerekliliği ortaya konulmakta, son peygamber Hz. Muhammed’in tebliğ ettiği esasları benimsemenin kurtuluş için vazgeçilmez olduğu özellikle ifade edilmektedir Benzer mesaj: Hicr 15:95.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey îman edenler!) Eğer onlar, sizin inandığınız gibi inanırlarsa (ancak o zaman) doğru yolu bulmuş olurlar.¹ Yok, eğer onlar, (bundan) yüz çevirirlerse, (o zaman haktan) çok uzak bir ayrılık içerisine düşerler. Onlara karşı sana sadece Allah yeter. Çünkü O, en iyi işiten ve eksiksiz bilendir.
1 Bu âyetten; Yahûdî ve Hıristiyanların ancak Allah’a, Hz. Muhammed (a.s)’a ve Kur’an’a inanarak doğru yolu bulacakları çok açık bir şekilde ifâde edilmiştir. Buradan da dinler arası diyaloğun, ancak hepsinin Müslüman olmasıyla gerçekleşebileceği hükmü çıkmaktadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Eğer [ötekiler de] sizin inandığınız gibi inanırlarsa şüphesiz doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse de derin bir çıkmaza saplanmış olurlar, ama Allah seni bundan korumaktadır. Zira yalnız O’dur her şeyi işiten, her şeyi bilen.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer Yahudi ve Hıristiyanlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman etselerdi doğru yolu bulmuş olurlardı; yok eğer yüz çevirirlerse onlar ancak ayrılık içindedirler. Zira Allah onlara karşı sana yeter. Zira O, her şeyi hakkıyla işiten ve her şeyi bilendir. 2/213, 42/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Eğer onlar sizin inandığınız gibi[²⁶⁹] inanırlarsa, işte asıl o zaman doğru yola girmiş olurlar. Yok eğer bundan kaçınırlarsa, o zaman ayrımcılık çıkarıp sapan onlar olmuş olur.[²⁷⁰] Onlara karşı, (tam zamanında) Allah sana yetecektir: zira O’dur (içinizden geçen dilekleri) işiten, (niyetlerinizi) ayrıntısıyla bilen.
[269] Kitap Ehli’nin kendi değerlerine dahi aslına sadık bir biçimde inanmadıklarını îmâ eder. Onların problemi sadece eksik inanmak değil, aynı zamanda inanç esaslarını da tahrif etmekti. Bu ikinci problem sürdüğü sürece birincisinin çözümü hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Yani onlar da hiçbir ayrım gözetmeden tüm değerlere inandıklarını beyan etseler dahi, bu kez şu soru gündeme gelecektir: Gerçekten Kitab’a mı uydular, kitabına mı uydurdular? [270] Zımnen: İmanınız hakkında sizin ne dediğiniz değil, Allah’ın ne dediği önemlidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa, doğru yolu bulmuş olurlar, (hak davetten) Yüz çevirdikleri takdirde ise; (Hak dine karşı) muhalefet edip dururlar. (Ey Muhammed) Onlara (onların şerlerine) karşı Allah sana yeter. (Allah seni koruyacaktır) Her şeyi hakkıyle işiten ve hakkıyle bilendir O!
(Onlar, Cenab-ı Hakk’ın vaktiyle atalarını diğer milletlere üstün kılmasıyla böbürlenirler de, zenci kölelerin İslam’a rağbet etmelerini, sizin için bir hakaret unsuru sayarlar... Irk ayrımı yaparak size üstünlük sağlamaya çalışırlar ve atalarının bu nimete nankörlük ederek Rablerinin gazabına uğradıkları gerçeğini örteceklerini sanırlar. Oysa Allah Teala’nın indinde ırk değil, mümin ile kafir ayırımı vardır, ancak! Onun için ey iman edenler onlara:)  
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse doğru yolu bulmuş olurlar; ama dönerlerse mutlaka ayrılığın içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O, işitendir, bilendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İmdi onlar sizin imân ettiğiniz gibi imân ederlerse muhakkak hidâyete ermiş olurlar. Ve eğer iraz ederlerse şüphe yok ki onlar şikak (münazaa ve mücadele) içinde kalmış olurlar. O halde Cenâb-ı Hak onlara karşı, sana kifâyet edecektir ve O semîdir, alîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, doğru yolu bulmuş olurlar. Yok yüz çevirirlerse, mutlaka size karşı bir ayrılık ve düşmanlık içindedirler. Bu takdirde ise onların hakkından gelmek için Allah sana yeter. O hakkıyla işitir ve bilir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar; ama dönerlerse mutlaka anlaşmazlık içine düşerler. Onlara karşı Allah sana yeter. O, işitendir, bilendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer onlar (Yehûd ve Nasârâ) sizin îmân itdiğiniz gibi îmân itseler muhakkak hidâyete irerler. Eğer böyle îmândan i'râz ider ve yüz çevirirler ise bil ki onlar şekâvetdedirler. Ey mü'minler Allâh onların şerrini sizden def' idecekdir. Cenâb-ı Hak işidici ve bilicidir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar da sizin inandığınız gibi inansalar, yola gelmiş olurlar. Yüz çevirirlerse, tam bir parçalanma içine girerler. Onlara karşı Allah sana yetecektir. Dinleyen ve bilen O’dur.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Eğer Yahudi ve Hıristiyanlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse şüphesiz hidayete ererler; yok Eğer yüz çevirirlerse onlar ancak ayrılık içindedirler. Allah Onlara karşı sana yeter. O hakkıyla işiten ve bilendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Buna onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar. Yüz çevirirlerse, ayrılığa düşmüşlerdir. Onlara karşı sana Allah yeter. Çünkü O herşeyi işitir, herşeyi bilir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa, hiç kuşkusuz, iyiyi ve güzeli bulmuş olurlar; eğer sırt dönerlerse artık onlar parçalanmış olurlar. Onlara karşı sana Allah yeter. En iyi işiten, en güzel bilendir O.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes eger įmān getürürler-ise, ancılayın kim įmān getürdüñüz aña; bayıķ ŧoġru yol duttılar. daħı eger yüz döndürürler-ise, degül anlar illā düşmānlıķ içinde. ŧap ola saña anlaruñ içün Tañrı daħı ol işidicidür, bilicidür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes anlar eger īmān getürse siz īmān getürdü[gü]ñüz gibi, pes hidāyetbulalar. Daḫı eger yüz dönderseler, pes anlar degüldür illā azġunluḳ için‐de. Pes def‘ eyler senden anlaruñ şerrini Tañrı Ta‘ālā. Daḫı ol Tañrı işidicidür,bilicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey mö’minlər!) Əgər onlar da siz inandığınız kimi (Allaha) inanırlarsa, şübhəsiz ki, doğru yolu taparlar. Yox, əgər (imandan) üz döndərərlərsə, (sizə qarşı) ədavət bəsləmiş olarlar. (Ya Rəsulum! Belə olduqda sən onların düşmənçiliyindən qorxma!) Allah sənə (tezliklə sənin intiqamını) onlardan (almağa) kifayət edər. O, (hər şeyi) eşidəndir, biləndir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And if they believe in the like of that which ye believe, then are they rightly guided. But if they turn away, then are they in schism, and Allah will suffice thee (for defence) against them. He is the Hearer, the Knower.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So if they believe as ye believe, they are indeed on the right path; but if they turn back, it is they who are in schism; but Allah will suffice thee as against them(136), and He is the All-Hearing, the All- Knowing.
136 We are thus in the true line of those who follow the one and indivisible Message of the One Allah, wherever delivered. If others narrow it or corrupt it, it is they who have left the faith and created a division or schism. But Allah sees and knows all. And He will protect His own, and His support will be infinitely more precious than the support which men can give.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاِنْ
ve eğer
اٰمَنُوا
iman ederlerse
بِمِثْلِ
misli gibi
مَٓا
o şe- yin ki
اٰمَنْتُمْ
iman
ettiniz
بِه۪
kendi- sine
فَقَدِ
artık gerçekten
اهْتَدَوْاۚ
hidâyeti bulurlar
وَاِنْ
ve eğer
تَوَلَّوْا
yüz çevir- mişlerse
فَاِنَّمَا
o takdir- de ancak
هُمْ
onlar
ف۪ي
için- dedir
شِقَاقٍۚ
bir ayrılık
فَسَيَكْف۪يكَهُمُ
artık onlara karşı sana yetecek
اللّٰهُۚ
Allah
وَهُوَ
ve O
السَّم۪يعُ
Semî''dir
الْعَل۪يمُۜ
Alîm'dir
(Resulüm!) Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse hidâyeti bulmuş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse (iyi bilin ki) onlar ancak (derin) bir ayrılık içindedirler (ve sizi de ayrılığa düşürmek isterler). Onlara karşı Allah sana yeter. O, Semî''dir, Alîm'dir (her şeyi, herkesi işiten ve bilendir).
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
مِثْل
İsim
م ث ل
Benzer, misli, aynısı, gibi, dengi, kadarı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اِهْتَدٰى
Fiil-VIII
ه د ي
Hidâyete erdi, doğru yolu buldu, maksadına ulaştı, muvaffak oldu
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
تَوَلّٰى
Fiil-V
و ل ي
Yüz çevirdi, çevirdi, geri döndü, dönüp gitti, üstlendi, dost edindi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
شِقَاق
Fiilimsi-III
ش ق ق
Ayrılık
كَفٰى
Fiil-I
ك ف ي
Yetti, kâfi oldu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
سَمِيع
İsim
س م ع
Semî' (Allah'ın esması, ismidir. Her şeyi ve herkesi işiten demektir), işiten
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim