“Rabbimiz, onların (o ümmetin) içinde bizzat kendilerinden (onların dilini konuşup, hallerini anlayan) bir resul gönder ki, onlara senin (kendisine vahyedeceğin) âyetlerini (ve kâinatta seni gösteren apaçık delilleri) okusun (ve açıklasın); onlara (Sen’in kendisine göndereceğin) kitabı (ve o kitabı anlama ve tatbik etme yoluyla ondaki emir ve yasakların mana ve maksadını, ayrıca eşya ve hadiselerin anlamını) ve hikmeti (problemleri çözüme kavuşturma bilimini) öğretsin ve (zihinlerini yanlış inanç ve kötü düşüncelerden, hayatlarını her türlü maddi ve manevi kirden temizleyerek) onları arındırsın. Hiç kuşkusuz galip/üstün olan, doğru hüküm veren sensin"(diye dua ettiler.) *
(*) Ayrıca gelenekselciler, hikmet yani bilgelik ile kastedilenin Kitap dışında bir kaynak olduğunu ve bu kaynağın elçiye indirilen başka tür bir vahiy olduğunu iddia etmektedirler. Onlara göre hikmet olarak tanımlanan, okunmayan, bu gizli vahiy Kur’an’da yer almaz. Bu kişilerin iddiasına göre hikmet olarak tanımlanan vahiy ancak onların mezhepleri tarafından onaylanmış geleneksel kaynaklarda hadis veya sünnet adı altında yer alır. Ne var ki geleneksel kaynakları hikmet yani bilgelik olarak tanımlamak çok hatalıdır. Zira, aşağıda da şahit olacağımız gibi Kur’an kendisinden hikmet olarak bahsetmektedir. Kur’an’daki kutsal değerleri sıraladıktan sonra Allah şöyle buyurmaktadır: “İşte bunlar, Rabbinin sana vahiy ettiği hikmetlerdir. Allah ile birlikte başka ilah edinme; sonra kınanmış ve uzaklaştırılmış olarak cehenneme atılırsın.”(17 İsra Suresi 39. Ayet) Bu ayet Kur’an’ın kendisinin hikmet olduğunu göstermektedir. Hikmet, yani bilgelik, Allah’ın Kitap’ının niteliklerinden birisidir. Kamer Suresi 4-5 ayetlerinde de bu gerçek tekrar edilmiştir: İşte ayetlerin de gösterdiği gibi, hikmet Kur’an’ın dışında, okunmayan bir vahiy türü değildir. Tersine hikmet, Allah’ın Kitap’ının bir sıfatıdır ve kutsal yasaların arkasındaki akıl ve mantığa karşılık gelir. Hikmet kavramı ile kastedilenin mezheplerin geleneksel kitapları olduğunu iddia edenlere şu sorulmalıdır: Allah, Kur’an boyunca Davut Peygamber’e (2:215), İsa Peygambere (3:48), İbrahim Peygamberin takipçilerine (4:54) ve Hz. Lokman’a da (31:12) hikmet verdiğini söylemektedir. Eğer Allah gerçekten de hikmet ile geleneksel mezhep kitaplarını veya hadisleri kastediyorsa, bu peygamberlere de geleneksel mezhep kitapları veya Hz. Peygamberin sünneti mi verilmiştir? “İşte bunlar, Rabbinin sana vahiy ettiği hikmetlerdir. Allah ile birlikte başka ilah edinme; sonra kınanmış ve uzaklaştırılmış olarak cehenneme atılırsın.” (17 İsra Suresi 39. Ayet) Bu ayet Kur’an’ın kendisinin hikmet olduğunu göstermektedir. Hikmet, yani bilgelik, Allah’ın Kitap’ının niteliklerinden birisidir… Son olarak, hikmetin Kur’an dışında, okunmayan bir vahye karşılık geldiğini iddia edenlerin yanıldıklarını aşağıdaki ayet de göstermektedir. Ayet, hikmetin okunan bir vahiy olduğunu anlatıyor” (Ahzap 34. Ayet). (Kitap ve Hikmet Ne Demektir? Sorgulayan Müslüman)