close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 129. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Rabbenâ veb’aś fîhim rasûlen minhum yetlû ‘aleyhim âyâtike veyu’allimuhumu-lkitâbe velhikmete veyuzekkîhim(c) inneke ente-l’azîzu-lhakîm(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Rabbimiz, onların içinden bir peygamber gönder de onlara, senin ayetlerini okusun, kitabı, hikmeti öğretsin, onları tertemiz bir hale getirsin. Şüphe yok ki sen, yücelik, hüküm ve hikmet sahibisin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Rabbimiz; (gelecek nesillerimize de) kendi içlerinden onlara bir elçi gönder, (ki) onlara Senin ayetlerini okusun, Kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları arındırsın. Şüphesiz, Sen Güçlü ve Üstün olansın, Hüküm ve Hikmet sahibisin."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey Rabbimiz! Soyumuzdan, onlara senin mesajlarını okuyacak, kitabı ve onun hayata nasıl hakim kılınabileceğini öğretecek ve onları arındırıp tertemiz kılacak bir elçi gönder. Her zaman üstün gelen, herşeyi yerli yerince yapan sensin sen.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Ey Rabbimiz, onlardan, onların içinde tek başlarına özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere rasuller, peygamberler görevlendir. Onlara, Senin âyetlerini okusunlar. Okuma-yazmayı, kitaplarına vukufu, kitaplarını, Kur'ân'ı, ilmi, hikmeti, sağlıklı ve ahlâklı yaşama bilgisini, sünnetlerini öğretsinler. Onları pisliklerden arındırıp, vicdanlarını tertemiz yapsınlar. Sen, sadece Sen, kudretli, hikmet sahibi ve hükümransın." diye yalvardılar.
bk. Kur’an-ı Kerim, 4/113, Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri, 1/369.  
Ahmet Varol
swap_vert close
"Ey Rabbimiz! Onların içinden kendilerine senin ayetlerini okuyacak, onlara Kitab'ı ve hikmeti öğretecek ve onları arındıracak bir peygamber gönder. Şüphesiz sen pek yüce ve hikmet sahibisin."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Rabbimiz, içlerinden onlara bir elçi gönder, onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları arındırsın. Şüphesiz, Sen güçlü ve üstün olansın, hüküm ve hikmet sahibisin.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Rabbimiz, soyumuzdan gelen müslüman ümmet içinden bir peygamber gönder ki, onlara (Kur'an) âyetlerini okusun, kitabı (Kur'an'ı) ve hükümlerini öğretsin, onları günahlardan temizlesin. Muhakkak ki sen azîz olan Hakîmsin (her şeye üstün gelen hikmet sahibisin).”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Ey Rabbimiz! O zürriyetimizden, onlara ayetlerini okuyan (kâinatı açıklayan,) onlara kitap (yasa) ve hikmeti (ilmi) öğreten, onları (manevi kirlerden) temizleyen bir elçi gönder. Hiç şüphesiz Sen, izzet (kudret) ve hikmet sahibisin. (İzzet ve hikmetin, onların başıboş bırakılmalarına fırsat vermez.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Ey Rabbimiz! Onlara, içlerinden senin âyetlerini okuyacak, kitap ve hikmet öğretecek, onların ruhlarını arındıracak bir peygamber gönder. Çünkü üstün gelen, her şeyi yerli yerince yapan sensin.”
Besim Atalay
swap_vert close
Tanrımız, sen onlara yine kendi içlerinden, âyetlerini okuyup, hem kitabı, hem hikmeti öğreten, içlerini temizliyen bir peygamber gönderesin, aziz serisin, bilge sensin»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Rabbimiz! İçlerinden onlara bir Resûl gönder, onlara âyetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları (günahlardan) arındırsın. Çünkü üstün gelen, her şeyi yerli yerince yapan yalnız Sensin.” 
Bkz. 3/164, 9/128  
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara bir rasûl gönder, senin âyetlerini tefhîm itsün ve senin kitâbını ve hikmetini ta’lîm ve kendilerini tenzîh iylesün didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Rabbimiz! İçlerinden onlara Senin ayetlerini okuyan, Kitabı ve hikmeti öğreten, onları her kötülükten arıtan bir peygamber gönder. Doğrusu güçlü ve Hakim olan ancak Sensin".*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara âyetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın. Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Soyumuzdan, onlara senin âyetlerini okuyacak, kitabı ve hikmeti öğretecek, onları arındıracak bir elçi çıkar rabbimiz! Çünkü yalnız sensin kudret ve hikmet sahibi.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey Rabbimiz! Onlara, içlerinden senin âyetlerini kendilerine okuyacak, onlara kitap ve hikmeti öğretecek, onları temizleyecek bir peygamber gönder. Çünkü üstün gelen, her şeyi yerli yerince yapan yalnız sensin.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Rabbimiz, onların arasından, ayetlerini onlara okuyacak, onlara kitabı ve bilgeliği öğretecek ve onları temizleyecek bir elçi gönder. Sen Yücesin, Bilgesin."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey bizim Rabbimiz, bir de onlara içlerinden öyle bir peygamber gönder ki, onlara senin âyetlerini tilavet eylesin, kendilerine kitabı ve hikmeti öğretsin, içlerini ve dışlarını tertemiz yapıp onları pâk eylesin. Hiç şüphesiz Azîz sensin, hikmet sahibi Sensin.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey bizim Rabbımız hem de onlara içlerinden öyle bir peygamber gönder ki üzerlerine ayatını tilâvet eylesin ve kendilerine kitabı ve hikmeti ta'lim etsin ve içlerini dışlarını temiz paklesin, öyle azîz öyle hakîm sensin ancak sen
Emrah Demiryent
swap_vert close
Rabbimiz! (Soyumuzdan gelenlerin) içinden onlara bir peygamber gönder. Onlara âyetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları (her türlü şirkten, günahtan) arındırsın. Şüphesiz sen her işinde mutlak galip olansın, hüküm ve hikmet sahibisin.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey Rabb'imiz! İçlerinden onlara Sen'in ayetlerini okuyacak, Kitap'ı ve Hikmeti¹ öğretecek ve onları arındıracak bir elçi gönder. Kuşkusuz Sen, Mutlak Üstün Olan'sın, En İyi Hüküm Veren'sin.
1- Bu terkipteki kitap sözcüğü, Kur'an'ın Allah tarafından ileri sürülen, kanıtlayıcı, yol gösterici, aydınlatıcı bilgi olmasını ifade etmektedir. Hikmet sözcüğü Kur'an'ın niteliklerinden biridir. Tıpkı Kur'an ve Zikir, Kur'an ve Furkan terkipleri gibi. Hikmet, Kur'an'ın baskı, zulüm ve fesadı engellemek için konulmuş kanun, kural ve ilkeler ile ilgili yönünü öne çıkaran bir nitelemedir. Hikmet sözcüğüne, sünnet veya bilgelik gibi anlamların verilmesi doğru değildir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Ey Rabbimiz, onların (müslim olan o soyumuzun) içinden onlara Senin âyetlerini okuyacak, onlara Kitabı (Kur'anı), hikmeti (ondan hükümleri) öğretecek, onları (şirkden) iyice temizleyecek bir peygamber gönder. Şübhesiz yegâne gaalib, (sun'unda) tam hikmet saahibi Sensin Sen».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Rabbimiz! Onlara (neslimize) de içlerinden bir peygamber gönder ki, kendilerine senin âyetlerini okusun ve kendilerine Kitâb'ı ve hikmeti (Kitabdaki hükümleri) öğretsin ve onları (günahlardan) temizlesin! Muhakkak ki Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen), Hakîm (her işi hikmetli olan) ancak sensin!”(1)
(1)Allah-ü Teâlâ, yaptıkları bu duâyı kabûl ederek Hz. İsmâîl (as)’ın neslinden Peygamber Efendimiz(Aleyhissalâtü Vesselâm)’ı göndermiştir. Bu hususta Resûl-i Ekrem Efendimiz (Aleyhissalâtü Vesselâm) da bir hadîs-i şerîflerinde meâlen: “Ben, babam İbrâhîm’in duâsı, kardeşim Îsâ’nın müjdesi ve annemin rüyâsıyım” buyurmuşlardır. (Nesefî, c. 1, 126)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
“Rabbimiz, onların (o ümmetin) içinde bizzat kendilerinden (onların dilini konuşup, hallerini anlayan) bir resul gönder ki, onlara senin (kendisine vahyedeceğin) âyetlerini (ve kâinatta seni gösteren apaçık delilleri) okusun (ve açıklasın); onlara (Sen’in kendisine göndereceğin) kitabı (ve o kitabı anlama ve tatbik etme yoluyla ondaki emir ve yasakların mana ve maksadını, ayrıca eşya ve hadiselerin anlamını) ve hikmeti (problemleri çözüme kavuşturma bilimini) öğretsin ve (zihinlerini yanlış inanç ve kötü düşüncelerden, hayatlarını her türlü maddi ve manevi kirden temizleyerek) onları arındırsın. Hiç kuşkusuz galip/üstün olan, doğru hüküm veren sensin"(diye dua ettiler.) *
(*) Ayrıca gelenekselciler, hikmet yani bilgelik ile kastedilenin Kitap dışında bir kaynak olduğunu ve bu kaynağın elçiye indirilen başka tür bir vahiy olduğunu iddia etmektedirler. Onlara göre hikmet olarak tanımlanan, okunmayan, bu gizli vahiy Kur’an’da yer almaz. Bu kişilerin iddiasına göre hikmet olarak tanımlanan vahiy ancak onların mezhepleri tarafından onaylanmış geleneksel kaynaklarda hadis veya sünnet adı altında yer alır. Ne var ki geleneksel kaynakları hikmet yani bilgelik olarak tanımlamak çok hatalıdır. Zira, aşağıda da şahit olacağımız gibi Kur’an kendisinden hikmet olarak bahsetmektedir. Kur’an’daki kutsal değerleri sıraladıktan sonra Allah şöyle buyurmaktadır: “İşte bunlar, Rabbinin sana vahiy ettiği hikmetlerdir. Allah ile birlikte başka ilah edinme; sonra kınanmış ve uzaklaştırılmış olarak cehenneme atılırsın.”(17 İsra Suresi 39. Ayet) Bu ayet Kur’an’ın kendisinin hikmet olduğunu göstermektedir. Hikmet, yani bilgelik, Allah’ın Kitap’ının niteliklerinden birisidir. Kamer Suresi 4-5 ayetlerinde de bu gerçek tekrar edilmiştir: İşte ayetlerin de gösterdiği gibi, hikmet Kur’an’ın dışında, okunmayan bir vahiy türü değildir. Tersine hikmet, Allah’ın Kitap’ının bir sıfatıdır ve kutsal yasaların arkasındaki akıl ve mantığa karşılık gelir. Hikmet kavramı ile kastedilenin mezheplerin geleneksel kitapları olduğunu iddia edenlere şu sorulmalıdır: Allah, Kur’an boyunca Davut Peygamber’e (2:215), İsa Peygambere (3:48), İbrahim Peygamberin takipçilerine (4:54) ve Hz. Lokman’a da (31:12) hikmet verdiğini söylemektedir. Eğer Allah gerçekten de hikmet ile geleneksel mezhep kitaplarını veya hadisleri kastediyorsa, bu peygamberlere de geleneksel mezhep kitapları veya Hz. Peygamberin sünneti mi verilmiştir? “İşte bunlar, Rabbinin sana vahiy ettiği hikmetlerdir. Allah ile birlikte başka ilah edinme; sonra kınanmış ve uzaklaştırılmış olarak cehenneme atılırsın.” (17 İsra Suresi 39. Ayet) Bu ayet Kur’an’ın kendisinin hikmet olduğunu göstermektedir. Hikmet, yani bilgelik, Allah’ın Kitap’ının niteliklerinden birisidir… Son olarak, hikmetin Kur’an dışında, okunmayan bir vahye karşılık geldiğini iddia edenlerin yanıldıklarını aşağıdaki ayet de göstermektedir. Ayet, hikmetin okunan bir vahiy olduğunu anlatıyor” (Ahzap 34. Ayet). (Kitap ve Hikmet Ne Demektir? Sorgulayan Müslüman)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“İçlerinden onlara senin ayetlerini okuyan, kitabı ve içinde ki (senin emrettiğin) hükümleri öğreten, onları (şeytani düşüncelerden) temizleyen bir elçi gönder. Her şeye gücü yeten sensin ve her şeyin hükmünü verende sensin, sen” demişlerdi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey çalabımız! Sen onlara içlerinden bir elçi gönder ki Senin ayetlerini onlara okusun, Senin Kitap’ını, doğrunun bilgisini onlara öğretsin, onları arıtsın. Çünkü erkli olan, doğruyu bildirici olan yalnız Sensin.»
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey Rabbimiz! Onlara [⁷] kendilerinden bir peygamber gönder ki onlara âyetlerini okusun, onlara Kitabı, hikmeti [⁸] öğretsin, onları temizlesin [⁹]. Çünkü galib-i yekta sensin [¹⁰] hâkim sensin.
[7] Münkat olan zürriyetimize.[8] Kitabın mânâlarını, tevhit ve nübüvvete ait olan delillerini, ahkâm-ı şer'iyeyi, sünneti, hak ile bâtıl arasının tefriki; ilim ve ameli, dinî mârifeti.[9] Şirkten, sair masiyetlerden.[10] Ya Rab seni hiçbir şey âciz kılamaz, demektir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey Rabbimiz! Onlara içlerinden kendilerine Sen’in ayetlerini okuyan, onlara kitabı ve hikmeti öğreten ve onları arındıran [yuzekkîhim] bir elçi gönder. Muhakkak ki sen Azîz’sin⁸⁶, Hakîm’sin.”⁸⁷
86 El-Azîz: Yüce, yenilmeyen, yegâne galip olan, en üstün olan. 87 El-Hakîm: Hikmette muttasıf olan, hikmet sahibi, yüce bilge olan.  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Rabbimiz! İçlerinden, onlara senin ayetlerini okuyan, kitabı ve hikmeti öğreten, onları her kötülükten arındıran bir peygamber gönder. Doğrusu güçlü ve hikmet sahibi olan ancak sensin (demişlerdi).”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ey Rabb’imiz! Onlara Senin ayetlerini okuyacak, Kitabı ve Kitaptaki hükümlerin pratik hayata uygulanması olan hikmeti öğretecek ve onları her türlü şirk ve günah kirlerinden arındırıp tertemiz kılacak, kendi içlerinden bir Elçi gönder. Hiç kuşkusuz Sen, sonsuz kudret ve hikmet sahibisin.”İşte, atanız İbrahim’in dini budur! Bu durumda:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Rabbimiz! Onlara, kendilerinden bir rasûl seçip gönder! Onlara senin âyetlerini okusun, Kitab’ı ve Hikmet’i öğretsin! Onları arındırsın! Sen, gerçekten Hakîm Azîz’sin”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ya Rab!, soyuma kendi halkından birini önder eyle! senin kelâmını okuyan olsun, halkına ilim irfan olsun, egemen olsun, toplumu temiz toplum olsun! Artık, muhteşem gücünle her şeyin tek hakimi sensin!... "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir Resul gönder; onlara ayetlerini okusun! Kitabı, hikmeti öğretsin! Onları kötülüklerden arındırsın! Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin! Hüküm ve hikmet sahibisin." Diyorlardı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Rabbimiz! Onlara, içlerinden senin ayetlerini kendilerine [tilavet] edecek (okuyup aktaracak), onlara Kitap ve [hikmet]i (doğru hüküm verme yeteneğini) öğretecek, [*] onları arındıracak bir elçi gönder! [*] Şüphesiz ki yalnızca sen güçlü olansın; doğru hüküm verensin.”
Peygamberlerin görevleri bağlamında benzer mesajlar: Bakara 2:151; Âl-i İmrân 3:164; Cum‘a 62:2.,Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail’in yaptığı duada gönderilmesini istedikleri elçinin Hz. Muhammed olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü Hz. İbrahim’in, oğlu Hz. İshak soyundan gelen pek çok peygamber torunu olmasına karşılık, Hz. İsmail soyundan gelen tek peygamber Hz. Muhammed’dir. İşte onların yaptığı dua Hz. Muhammed’in risaletiyle kabul edilmiştir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“Ey Rabbimiz! İçlerinden onlara; Senin âyetlerini okuyacak, Kitap ve hikmeti öğretecek, kendilerini (bâtıl inançlardan) temizleyecek bir Peygamber¹ gönder. Şüp-hesiz Sen, çok şerefli, hüküm (ve hikmet) sahibisin.” (diye dua ediyorlardı.)
1 Bu Peygamberle kastedilenin, Hz. Muhammed (a.s) olduğu açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Çünkü İsmail (a.s)’ın zürriyeti içerisinden başka bir Peygamber, gelmemiştir. Nitekim Resulullah (s.a.v): “ben babam İbrahim’in duası ve kardeşim İsa’nın müjdesi ve annemin rüyasıyım” buyurmuştur. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Ey Rabbimiz! Soyumuz içinden ¹⁰⁶ onlara Senin mesajlarını iletecek, vahyi ve hikmeti öğretecek ve onları arındırıp tertemiz kılacak bir elçi çıkar: Çünkü yalnız Sensin kudret ve hikmet sahibi!”
106 Lafzen, “Onların içinden”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Rabbimiz içlerinden, onlara senin ayetlerini okuyan, kitap ve hikmeti öğreten ve onları şirkten arındıran elçi çıkar. Şüphesiz mutlak üstün ve yüce olan ve her hükmü doğru olan ancak sensin. 2/151, 3/164, 62/2
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Rabbimiz! Onlar arasından kendilerine senin mesajını okuyacak, ilâhî kelâmı ve hakikate mutabık hüküm vermeyi[²⁵⁶] öğretecek ve onları arındıracak[²⁵⁷] bir elçi gönder. Çünkü yalnızca Sensin her işinde mükemmel olan,[²⁵⁸] her hükmünde tam isabet kaydeden de Sen.”
[256] Hikmet için bkz: 2:269 ve 11:1, ilgili notlar. [257] Veya tezkiyenin “çoğaltma, artma” kök anlamına dayanarak: “onları çoğaltacak”. Krş: “siz azınlık iken o sizi çoğalttı” (7:86). [258] ‘Azîz isminin kök mânası “sertlik, güçlülük, dirençlilik ve üstünlük”tür. Mübalağa kipi kelimeyi anlamının zirvesine taşır ki “en üstün” demektir. Bu da çeviriye “mükemmel” olarak yansımıştır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey Rabbimiz, soyumuzdan öyle bir Peygamber gönder ki, (o Peygamber) ümmetine senin ayetlerini okusun, Kitab'ı ve hikmeti öğretsin; onları (şirkten arındırsın) tertemiz yapsın. Şüphe yok ki, herşeye gücü yeten, hüküm ve hikmet sahibi ancak Sensin.
(Burada Allah’tan istenilen Peygamberin, Resulullah s.a.s olduğu apaçık bellidir.)  
Osman Fırat
swap_vert close
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir Resul gönder; onlara âyetlerini anlatsın, onlara kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları arındırsın. Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ey Rabbimiz! Onların arasında onlardan bir resûl gönder ki, onlara âyetlerini okusun. Onlara kitap ve hikmet talim etsin. Ve onları nezih bir hale getirsin. Şüphe yok ki Sen, evet Sen azîzsin, hakîmsin.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Ey bizim Hakîm Rabbimiz! Onların içinden öyle bir resul gönder ki; Kendilerine Senin âyetlerini okusun, onlara kitabı ve hikmeti öğretsin Ve onları tertemiz kılsın. Muhakkak ki azîz Sen'sin, hakîm Sen'sin! (Üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibisin! )”
Hz. İbrâhim (a.s.)’a bu duayı yaptıran Cenab-ı Allah, Hz. Muhammed (a.s.)’ı yaratıp Peygamber yapmakla onu kabul etmiştir. Vermek isteyince, istemeyi ilham etmiştir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Rabbimiz, onlara kendi içlerinden, senin ayetlerini kendilerine okuyacak, onlara Kitabı ve hikmeti öğretecek, onları temizleyecek bir elçi gönder. Her zaman üstün gelen, her şeyi yerli yerince yapan yalnız sensin, sen!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yâ rabbî! O sana teslîm-i mevcûdiyet idecek muhlis ümmetde kendilerinden bir rasûl ba's buyur ki onlara senin âyâtını okusun ve kitâbı ve hikmeti (Kur'ân'ı ve sâir ma'ârif ve hikemi) ta'lîm itsün ve onları (şirkden, günâhdan ve nevâkısdan) temizlesün. Muhakkak sen her şeye gâlib ve kadir 'azîz ve muktezâ-yı hikmeti icrâ iyler hakîmsin[¹]
[1] İbrâhîm ve İsmâ'îl 'aleyhisselâmın bu du'âlarında ba'si istirhâm olunan rasûlün Cenâb-ı Muhammed oldığı -Mekke'de evlâd-ı İsmâ'îl'den yalnız fahr-i kâinât efendimizin ba's buyuruldığğı cihetle- gâyet sarîhdir.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Rabbimiz! Bunların içinden bir elçi çıkar da onlara senin âyetlerini okusun! Kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları geliştirsin![*] Üstün olan, doğru karar veren Sen'sin!”
[*] (Bakara 2/151)'de bu özelliklere sahip olan kişinin Muhammed aleyhisselam olduğu belirtilmektedir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Rabbimiz onlara içlerinden senin ayetlerini onlara okuyan, kitap ve hikmeti öğreten ve onları (şirkten) arındıran bir resul gönder. Şüphesiz aziz ve hakim olan ancak sensin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Rabbimiz, neslimizden bir elçi gönder de onlara Senin âyetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin, onları arındırsın. Senin kudretin herşeye üstündür; hikmetin ise herşeyi kuşatır.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Rabbimiz! İçlerinden onlara, senin ayetlerini okuyacak, kendilerine Kitap'ı ve hikmeti öğretecek, onları temizleyip arındıracak bir resul gönder. Sen, evet sen, Azîz'sin, tüm ululuk ve onurun sahibisin; Hakîm'sin, tüm hikmetlerin kaynağısın."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“iy çalabumuz! daħı viribi anlaruñ arasına [10b] yalavaç, anlardan. oķıya anlaruñ üzere āyetlerüñi; daħı ögrede anlara kitāb’ı ya'nį ķur’ān’ı daħı ḥikmeti ya'nį ķur’ān aḥkāmın; daħı arıķa anları. bayıķ senseñ beñdeşsüz ķuvvetlü dürüst işlü dürüst sözlü.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy Çalabumuz, gönder daḫı anlara bir peyġamber kendülerinden. Oḳusunanlar üstine, daḫı ögretsün anlara kitābı, daḫı dīn ‘ilmini. Daḫı arıtsun an‐ları küfr ma‘ṣiyetlerinden. Taḥḳīḳ sensin ‘izzetlü ḥükm eyleyici ḳullaruña.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Onlar yenə dedilər: ) “Ey Rəbbimiz! Onların (nəslimizin) içərisindən özlərinə elə bir peyğəmbər göndər ki, Sənin ayələrini (hökmlərini) onlara oxusun, (Sən göndərən) Kitabı (Qur’anı) və (oradakı) hikməti onlara öyrətsin, onları (günahlardan) təmizləsin! Həqiqətən, Sən yenilməz qüvvət, hikmət sahibisən”.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Our Lord! And raise up in their midst a messenger from among them who shall recite unto them Thy revelations, and shall instruct them in the Scripture and in wisdom and shall make them grow. Lo! Thou, only Thou, art the Mighty, Wise.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Our Lord! send amongst them a Messenger of their own, who shall rehearse Thy Signs to them and instruct them in scripture and wisdom, and sanctify them: For Thou art the Exalted in Might, the Wise(129)."
129 How beautiful this prayer is, and how aptly it conies in here in the argument! Such Paganism or star-worship or planet-worship as there was in Abraham's time was first cleared out of Makkah by Abraham, This is the chief meaning of "sanctification" or "purification" in 2:125, although of course physical cleanliness is (in physical conditions) a necessary element of purification in the higher sense. Abraham and his elder son Isma'il then built the Ka'bah and established the rites and usages of the sacred city. He was thus the founder of the original Islam (which is as old as mankind) in Arabia . As becomes a devout man, he offers and dedicates the work to Allah in humble supplication, addressing Him as the All- Hearing and the All-Knowing. He then asks for a blessing on himself and progeny generally, both the children of his eldest-born Ism a' il and his younger son Isaac. With prophetic vision he foresees that there will be corruption and backsliding in both branches of his family: Makkah will house 360 idols, Jerusalem will become a harlot city (Ezekiel 16:15 ), a city of abomination. But the light of Islam will shine, and reclaim the lost people in both branches and indeed in all the world. So he prays for Allah's mercy, addressing Him as the Oft-Returning, Most Merciful. And finally he foresees in Makkah a Prophet teaching the people as one "of their own." and in their own beautiful Arabic language: he asks for a blessing on Muhammad's ministry, appealing to the Power and Wisdom of Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
رَبَّنَا
Rabb- imiz
وَابْعَثْ
ve gönder
ف۪يهِمْ
içlerinde
رَسُولاً
bir resul
مِنْهُمْ
onlardan
يَتْلُوا
okuyor
عَلَيْهِمْ
kendilerine
اٰيَاتِكَ
Senin âyetlerini
وَيُعَلِّمُهُمُ
ve onlara öğretiyor
الْكِتَابَ
kitabı
وَالْحِكْمَةَ
ve hikmeti
وَيُزَكّ۪يهِمْۜ
ve onları temizliyor
اِنَّكَ
çünkü Sen
اَنْتَ
Sensin
الْعَز۪يزُ
Azîz
الْحَك۪يمُ۟
Hakîm
"Rabbimiz! O (neslimizden gelen)lere de içlerinden bir resul gönder ki Senin âyetlerini kendilerine okusun, onlara kitap ve hikmeti öğretsin ve onları(n nefislerini) temizlesin; çünkü Sen Azîz'sin, Hakîm'sin (bütün şeref ve kudretin sahibi olan, her işinde hikmet ve hayır olansın)."
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
بَعَثَ
Fiil-I
ب ع ث
Diriltti, gönderdi, ulaştırdı, kaldırdı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
تَلَى
Fiil-I
ت ل و
Okudu, tilavet etti, takip etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
عَلَّمَ
Fiil-II
ع ل م
Öğretti, talim etti
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
حِكْمَة
İsim
ح ك م
Hikmet
زَكّٰي
Fiil-II
ز ك و
Temizledi, temize çıkardı
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَنْتَ
Zamir
اَنْتَ
Sen
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli
حَكِيم
İsim
ح ك م
Hakîm (Allah'ın esması, ismidir. Her işinde hikmet ve hayr olan demektir), hikmet dolu, hikmetli