close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 11. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ kîle lehum lâ tufsidû fi-l-ardi kâlû innemâ nahnu muslihûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlara, yeryüzünde fesat çıkarmayın dendi mi, derler ki: Biz ıslah edicileriz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kendilerine: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde (tam bir pişkinlikle): "Biz sadece (halkın ahlâkını ve toplum nizamını düzeltip iyileştirmek isteyen) ıslah edicileriz" demekte (ve fesatlıklarına ıslah kılıfı geçirilmekte)dir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlara “Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın” dendiği zaman: “Biz sadece düzelticileriz” diye cevap verirler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlara: "-Yeryüzünde, ülkede nifak çıkararak, kâfirlerle işbirliği yaparak, mü'minleri bölerek fesat çıkarmayın, bozgunculuk yapmayın" denildiği zaman; "- Biz düzen sağlayıcılarız, ıslah edicileriz, barış taraftarıyız, din ve dünya işlerini, sosyal ilişkileri düzgün yaşayanlarız" derler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bu kimselere: "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın" denildiği zaman: "Biz yalnızca düzeltenleriz" derler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlara: 'Yeryüzünde fesat çıkarmayın' denildiğinde: 'Biz sadece ıslah edicileriz' derler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlara: Yeryüzünde (küfür ve günah işleyerek, müminleri aldatarak) fesad çıkarmayın, denildiği zaman: “-Bizim işimiz, ıslâh etmektir.” derler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlara “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın” denildiğinde “Biz ancak ıslah ediciyiz” derler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlara, “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın!” denildiğinde, “Biz ancak ıslah edici kimseleriz” derler.
Besim Atalay
swap_vert close
Bu kimselere: «Yer yüzünde fesat etmeyiniz» denildiğinde: «Bizler ancak yararlı kimseleriz» demektedirler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlara: “Yeryüzünde yozlaşmaya ve bozgunculuğa yol açmayın.” denildiğinde: “Biz sadece ıslah edicileriz.” derler.
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara kürre-i arzı fesâda virmeyiniz dinildiği zamân hayır biz ıslâh idiyoruz dirler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kendilerine: "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın" dendiği zaman, "Bizler sadece ıslah edicileriz" derler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bunlara, “Yeryüzünde fesat çıkarmayın” denildiğinde, “Biz ancak ıslah edicileriz!” derler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlara “Yeryüzünde düzeni bozmayın” denildiğinde, “Hayır, biz yalnızca ıslah edenleriz” derler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, «Biz ancak ıslah edicileriz» derler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendilerine, "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın," denildiğinde "Bizler sadece düzeltenleriz," derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hem onlara: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın." denildiğinde: "Biz ancak ıslah edicileriz." derler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem bunlara yer yüzünü fesada vermeyin denildiği zaman biz ancak ıslahcılarız derler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlara, (munâfıklara) “Yeryüzünde fesat çıkarmayın!” denildiğinde, “Biz sadece ıslah edicileriz!” derler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlara, “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.” denildiğinde, “Biz ancak düzelticileriz.” derler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kendilerine «Yer (yüzün) de fesâd yapmayın» denildiği zaman «Biz ancak islâh edicileriz» derler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlara: “Yeryüzünde fesad çıkarmayın!” denildiği zaman ise: “Biz ancak ıslâh edici kimseleriz” derler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlara, yeryüzünde fesat (bozgunculuk) çıkarmayın, denildiği zaman, biz yalnızca ıslah edenleriz” derler. *
(*) Her insan kendi aklını beğenir ve tuttuğu yolun doğru olduğunu iddia eder. Sıra iddianın deliline gelince müminle kâfirin farkı ortaya çıkar. Müminin delili, aklının yanında, hatta önünde bulunan ve doğru bilginin kaynağı olan vahiydir. İnanmayanlar ise yalnızca beşerî bilgi kaynaklarıyla yetinmek durumundadırlar. Beşerî bilgi kaynakları birçok konuda, tek başına doğruyu bulmaya, bilmeye yeterli olmadığından bununla yetinenler hataya düşerler, yanlış yollara saparlar; ancak gerçeği bilmedikleri için kendi bildikleri ve yaptıklarının doğru olduğunu savunmakta ısrar ederler. Hak dine inanmayanlar, akıl üstü konularda yanıldıklarını ancak çıkmaza saplandıkları, sistemleri tıkandığı, bunalımlar baş gösterdiği zaman kısmen anlarlar, çoğu defa yine anlamaz, yanlış yorumlara girişirler, gerçeğin bilgisi âhirette kalır ki bunun da artık dünyada onlara faydası olmaz. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 80-81)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın denilince “Biz sadece ıslah edicileriz” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kendilerine: «Sakın ortalığı karıştırmayın» denilince, onlar: «Yok, biz yalnız düzeltiyoruz» derler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara «yer yüzünde fesatta bulunmayın» denildiği zaman onlar «biz ancak muslih kimseleriz» derler
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlara “Yeryüzünde bozgunculuk [fesat] yapmayın denildiğinde, onlar “Biz sadece ıslah edicileriz” derler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kendilerine, “Yeryüzünde fesat çıkarmayın” denildiği zaman, “Bizler sadece ıslah edicileriz” derler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlara “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın, bireysel ve toplumsal hayatınızı menfaat ve kazanç ölçülerine göre değil, Kur’an’ın belirlediği adâlet, doğruluk ve erdemlilik esaslarına göre düzenleyin!”denildiği zaman, —ellerindeki değer ölçüleri, kriterler bozuk olduğundan— “Hayır, biz ancak düzeltici, ıslah edici kimseleriz, iyilikten ve güzellikten başka bir amacımız yoktur!” derler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara: “Yeryüzü’nde bozgunculuk yapmayın!” denildiği zaman: “Doğrusu biz, islah edicileriz / arabulucularız” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bu gibilere: “ Yer yüzünde fesat çıkarmayın “ dendikçe, “ Bizler, sadece ! Islahatçıyız “ diyorlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Yeryüzünde fesat çıkarmayın!" denildiğinde, "Biz ancak yanlışları düzelterek ıslah edenleriz!" derler. Yaptıkları kötülüğü süslü laflarla, akıl oyunlarıyla topluma yayarlar. Fırsatını buldukça insanların zaaflarını çıkarlarına kullanırlar. Müminlerin saflığını, arılığını, duruluğunu, inançlı davranışlarını çıkarlarına suiistimal ederek dünyalık peşinde koşarlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlara “Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın!” dendiği zaman, “Biz ancak ıslah edicileriz.” derler.
Mehmet Türk
swap_vert close
O (münâfıklara): “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.” denilince onlar: “Hayır, (yeryüzüne) barışı, ancak biz getiririz”¹ derler.
1 Yani kendilerini, yeryüzünün ve orada yaşayanların tek hâkimi ve kanun koyucuları olarak görürler. Fakat kanunlarının, bir işe yaramayıp, yeryüzünde fesada sebep olduğunun farkına varmazlar.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlara “Yeryüzünde fesat yaymayın!” denildiğinde “Biz sadece ıslah edicileriz!” diye cevap verirler.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlara “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.” Denildiğinde “Bizler sadece düzelticiyiz.” derler. 9/37, 16/88, 47/14
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kendilerine “Yeryüzünde fesat çıkarmayın!” denildiğinde, “Biz[²⁸] sadece ıslahatçılarız” derler.
[28] Suçüstü edilen ikiyüzlülerin savunmaya geçerken “biz” diye söze başlamaları, bir tür parmak izi bırakmaları anlamına gelir. “Biz”li bir söylemle sadece kendileri gibi düşünen bir grubu değil, sanki bir bedende taşıdıkları birden çok yüzü, bir yürekte taşıdıkları birden çok kişiliği ifşa etmektedirler.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlara: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın!" denildiği zaman (suçlarını kabul etmezler de), "Biz ancak (bozulan düzeni) islah edicileriz" derler.
Osman Fırat
swap_vert close
Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlara, «Yeryüzünde fesatta bulunmayınız,» denilince onlar, «Biz ancak ıslah edici kimseleriz,» derler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ne zaman onlara: “Yeryüzüne fesat saçmayın! ” denilse “Biz sadece barışçıyız, ortalığı düzeltmekten başka işimiz yok! ” derler. [8, 73; 47, 11; 2, 205]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlara: "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın," dendiği zaman: "Biz sadece düzelticileriz," derler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara yeryüzinde (nifâk ile ve halkı îmândan alıkoymakla) fesâd itmeyiniz denilse biz müfsid (bozıcı) değil ancak ıslâh idici (düzeldici)yiz dirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlara: “Tabii düzeni bozmayın!” [*] denince, “Biz sadece düzeni sağlayan kimseleriz.” derler.
[*] Her varlık Allah'ın âyetidir. Şu âyette yer alan din tanımı, yaratılan âyetlere göredir: "Sen yüzünü dosdoğru bu dine, Allah'ın fıtratına çevir. 0, insanları ona göre yaratmıştır. Allah'ın yarattığının yerini tutacak bir şey yoktur. İşte sağlam din bu dindir. Ama insanların çoğu bunu bilmezler. " (Rum 30/30). Fıtrat, tabiatta geçerli kanun ve kurallar bütünüdür.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara:-Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın, dendiği zaman:-Bizler sadece ıslah edicileriz, derler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlara “Yeryüzünde bozgunculuk etmeyin” dendiğinde, “Biz ancak düzeltiyoruz” derler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlara, "Yeryüzünde bozgun çıkarmayın" dendiğinde, "Tam tersine, bizler barış ve esenlik getirenleriz!" demişlerdir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan eyidildi anlara “fesād eylemeñ yirde” eyittiler “degülüz illā biz eyü işleyiciler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Onlara dinildigi vaḳtda onlar yir yüzinde küfr ve ma‘ṣiyet ve mü’minlerialdatmaḳ ile fesād itmeyiñ dinildikde anlar bizim kārımız […]
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlara: “Yer üzündə (küfr və günah işlədərək, mö’minləri aldadaraq) fəsad törətməyin!”-dedikdə: “Bizim işimiz ancaq yaxşılıq etməkdir”, -deyə cavab verirlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when it is said unto them: Make not mischief in the earth, they say: We are peacemakers only.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When it is said to them: "Make not mischief on the earth," they say: "Why, we only Want to make peace!"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَا
ve o zaman ki
ق۪يلَ
denildi
لَهُمْ
onlara
لَا تُفْسِدُوا
fesad çıkarmayın
فِي الْاَرْضِۙ
yeryüzünde
قَالُٓوا
dediler
اِنَّمَا
ancak
نَحْنُ
biz
مُصْلِحُونَ
ıslah edici kimseleriz
Onlara, "(böyle yaparak) yeryüzünde fesad çıkarmayın" denildiği zaman, "biz ancak ıslah edicileriz" derler.
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَفْسَدَ
Fiil-IV
ف س د
Fesad çıkardı, bozgunculuk yaptı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
نَحْنُ
Zamir
نَحْنُ
Biz
مُصْلِح
Etken fiil-IV
ص ل ح
Islah edici, ıslah eden