Sonra da (bir imtihan olarak) darlığı giderip yerine bolluk, ferahlık getirdik öyle ki, çoğaldılar, (nüfus ve servetleri arttı, fakat bu uyarıdan da hiç ibret almadılar) "Muhakkak ki atalarımıza da böyle sıkıntı ve sevinç dokunmuştu. (Bunlar birer tesadüftür, bize bir ceza için değildir) dediler. (Nimet kendilerini şımarttı, evvelce çektikleri sıkıntıları unuttular zevk ve sefaya daldılar) Biz de kendilerini hiç farkında olmadıkları bir sırada, ansızın (azabımızla) tutup yakaladık,
(Nitekim En'am suresinin 44. ayetinde de "Kendilerine yapılan uyarıları unuttuklarında, onlara herşeyin kapılarını açtık, sonunda, kendilerine verilen o nimetlerle sevinip zevk ve sefaya dalınca onları azabımızla ansızın yakalayıverdik" buyurulmuştur)