close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 90. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekâle-lmeleu-lleżîne keferû min kavmihi le-ini-tteba’tum şu’ayben innekum iżen leḣâsirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kavminin ileri gelenlerinden kafir olanlar, Şuayb'e uyduğunuz takdirde andolsun ki dediler, zarara uğrarsınız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kavminin önde gelenlerinden (bile bile inkâr eden) kâfirler: "Andolsun, eğer Şuayb’a uyarsanız, mutlaka kayba uğrayanlardan olacaksınız!" diye (halkı tehdit etmeye başladılar).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ne var ki, toplumun arasından Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin elebaşıları, Şuayb'a iman edenlere: “Doğrusu eğer Şuayb'a uyarsanız, bilin ki kaybedenlerden olacaksınız” dediler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kavminden kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kodamanlar, halka: “Şuayb'e tâbi olursanız, o takdirde siz de zarara uğrarsınız" dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kavminin inkar eden ileri gelenleri dediler ki: "Eğer Şu'ayb'a uyarsanız o zaman zarara uğrayanlardan olursunuz."
Ali Bulaç
swap_vert close
Kavminin önde gelenlerinden inkâr edenler, dediler ki: 'Andolsun, Şuayb'a uyacak olursanız, kuşkusuz kayba uğrayanlardan olursunuz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kavminin öncü kâfirleri, diğerlerine şöyle dediler: “- Dininizi bırakıp Şuayb'a uyarsanız, yemin ederiz ki, bu takdirde çok büyük ziyan görenlerden olacaksınız.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Milletinin kâfir olan o ileri gelenleri dediler ki: “Eğer Şuayb’a uyarsanız, şüphesiz zararlı çıkarsınız.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kavminden ileri gelen inkârcılar: “Eğer Şu‘ayb'a uyarsanız, muhakkak siz ziyana uğrarsınız!” dediler.
Besim Atalay
swap_vert close
Ulusundan kâfir olan uluları dediler ki: «Siz Şuayb'a uyarsanız ziyan etmiş olursunuz!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kavminden inkârcıların ileri gelenleri dediler ki: “Şuayb'e uyarsanız; kesinlikle zarara uğrar, perişan olursunuz.”
Cemil Said
swap_vert close
Küfür idenlerin ruesâsı kavimlerine didiler ki: "Eğer Şu’ayb’e teb’ıyet ider iseniz mahv olursunuz."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Milletinin inkar eden ileri gelenleri, "Şuayb'a uyarsanız, and olsun ki siz kaybedersiniz" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şu’ayb’ın kavminden inkâr eden ileri gelenler dediler ki: “(Ey ahali!) Andolsun ki eğer Şu’ayb’a uyarsanız, o takdirde mutlaka siz zarar edenler olursunuz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kavminin inkârcı ileri gelenleri, “Eğer Şuayb’a uyarsanız o takdirde siz mutlaka hüsrana uğrarsınız!” dediler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: Eğer Şuayb'e uyarsanız o takdirde siz mutlaka ziyana uğrarsınız.
Edip Yüksel
swap_vert close
Halkının ileri gelen inkarcıları, "Şuayb'a uyarsanız kaybedenlerden olursunuz," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: "Eğer Şu'ayb'a uyarsanız o takdirde siz mutlaka ziyana uğrarsınız."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Kavminden küfreden cumhur cemaat da yemin ederiz, dediler: eğer Şuaybe uyarsanız hiç şüphe yok o takdirde siz kat'î husrâne düşeceksiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Şuayb’ın) kavminden ileri gelen kâfirler: “(Ey ahâlî!) Eğer Şuayb’a uyarsanız o takdirde siz mutlaka ziyana uğrarsınız.” dediler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Halkından gerçeği yalanlayan nankör meleler:¹ “Eğer Şu'ayb'e uyarsanız kaybedenlerden olursunuz.” dediler.
1- Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onun kavminden kâfir olan ileri gelenler: «(Dîninizi terk ile) Şuaybe uyarsanız, andolsun ki, o takdirde muhakkak en büyük zarara uğramış kimseler olacaksınız» dedi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kavminden inkâr eden ileri gelenler ise dedi ki: “Yemîn olsun ki, eğer Şuayb'a tâbi' olursanız, o takdirde doğrusu siz elbette hüsrâna uğramış kimseler olursunuz.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve kavminden inkâr etmiş olan ileri gelenler (halkı ezip sömüren elebaşları) dediler ki: ’’(Ey ahali!) Eğer Şuayb’a uyarsanız, o takdirde mutlaka hüsrana uğrayanlar olursunuz"
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kavminden hakkı kabul etmeyen önde gelenleri “Eğer Şuayb’a tabi olursanız, o zaman kaybedenlerden olursunuz” diye halkı tehdit ettiler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ulusunun Allah’ı tanımıyan ileri gelenleri dediler: "Eğer Şuayb’a uyacak olursanız bilesiniz ki kendinize yazık etmiş olursunuz. "
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kavminden kâfir olanların ileri gelenleri dediler ki: «— * Eğer Şuayb/e tâbi olursanız işte o zaman ziyan görürsünüz».
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kavminin inkâr eden ileri gelenleri dediler ki: “Eğer Şuayb’a tabi olursanız, muhakkak ki siz zarara uğrayanlardan olursunuz!”
Kadri Çelik
swap_vert close
Kavminden küfre sapanların elebaşları, “Şuayb'a uyacak olursanız, şüphesiz hüsrana uğrayanlardan olursunuz” dediler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Halkının inkâr eden ileri gelenleri, müminleri iknâ yoluyla bu yoldan çeviremeyeceklerini görünce, bu kez kaba kuvvete başvurarak —ki küfrün değişmez mantığıdır bu— iman edenlere, “Eğer Şuayb’a itaat edecek olursanız, kesinlikle hüsrana uğrayacaksınız!” dediler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kavminden, küfreden Mele’ / İleri Gelen Takım dedi ki: “And olsun ki Şuayb’e uyduysanız, siz, o zaman hüsrana düşenlersiniz / zarar edenlersiniz!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kavminin inkarcı kodamanları: " Şayet Şuayb'e uyarsanız işiniz bitti demektir. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kavminden ileri gelenler dediler ki: “Şuayb’e uyarsanız mutlaka ziyana uğrarsınız.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kavminin kâfir olan yöneticileri “Şuayb’a uyarsanız bu durumda siz kaybedersiniz!” demişlerdi.
Mehmet Türk
swap_vert close
Toplumunun ileri gelen kâfirleri: “Eğer siz Şuayb’a uyarsanız işte esas o zaman perişan olursunuz.” dediler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ne var ki, kavimleri arasından, hakkı inkara şartlanmış olan elebaşları, [Şuayb’ın yandaşlarına:] “Doğrusu, eğer Şuayb’a uyarsanız, bilin ki, kaybedenlerden olacaksınız!” dediler.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Toplumundan ileri gelen kâfirleri dediler ki: – Eğer siz Şuayb’e uyarsanız işte o zaman tamamen kaybedersiniz! 11/89
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve kavminden inkârda direnen seçkinler, “Eğer Şuayb’a uyacak olursanız, kesinlikle kaybeden siz olacaksınız!” diye tehdit ettiler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Zor kullanmakla iman edenleri küfre döndüremeyeceklerini anlayan) Kavminin elebaşları olan kafirler, (bu kez iman edenleri doğru yoldan alıkoymaya yeltendiler ve) "Eğer siz Şuayb'a tabi olursanız, andolsun ki o zaman siz çok büyük zarara uğrayanlardan olursunuz." (Atalarınızın dinini terk etmiş, o şereften ve dünya kazancından mahrum kalmış olursunuz) dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve kavminden inkâr eden ileri gelenler dediler ki: "Eğer Şu’ayb’e uyarsanız muhakkak siz ziyana uğrarsınız!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onun kavminden kâfir olmuş olan ileri gelenleri demişti ki: «Eğer Şuayb'e tebâiyyet ederseniz, şüphesiz siz o zaman en büyük zarara düşmüşler olursunuz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kavminden inkâra sapan ileri gelenler “Eğer Şuayb'a uyacak olursanız kesinlikle perişan olursunuz! ” diye tehditte bulundular.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kavminden inkar eden ileri gelenler dediler ki: "Eğer Şu'ayb'e uyarsanız muhakkak siz ziyana uğrarsınız!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Şu'ayb'ın kavminden küfür iden bir cemâ'at (diğerlerine): "Eğer Şu'ayb'a tâbi' olur iseniz o zamân siz ziyân idicilerden olursunuz" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Halkının itibarlı kişilerinden ayetleri görmezden gelenler (kâfirler) şöyle dediler: “Hele Şuayb’a uyun; kesin olarak kaybedersiniz.“
Şaban Piriş
swap_vert close
Toplumun önde gelen kâfirleri dediler ki:-Şuayb'e uyarsanız o zaman mahvolursunuz!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kavminin ileri gelen kâfirleri ise, “Şuayb'a uyarsanız ziyan edersiniz” dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Toplumunun küfre sapan kodamanları dedi ki: "Eğer Şuayb'ın ardı sıra giderseniz hüsrana gömülenler olursunuz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyitti bir bölük serverler anlar kim kāfir oldılar ķavmından “eger uyasız şu'ayb'a bayıķ siz andan ziyānlulardansız.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdi uluları kāfir olanlaruñ ḳavminden: Eger uysañuz Şu‘ayba ol vaḳtda siz ḫasāret idersiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Şüeyb) tayfasının kafir ə’yanları (tabeliyində olanlara) dedilər: “Əgər (dininizi atıb) Şüeybin ardınca getsəniz, şübhəsiz ki, (çox böyük) ziyana uğramış olarsınız!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But the chieftains of his people, who were disbelieving, said: If ye follow Shueyb, then truly we shall be the losers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The leaders, the unbelievers among his people, said: "If ye follow Shu´aib, be sure then ye are ruined!"(1062)
1062 The answer of the Unbelievers is characteristic. As all their bribes and subtleties have failed, they resort to threats, which are worse than the argument of the stick. "All right," they say, "there is nothing but ruin before you!" That means that the Believers will be persecuted, held up to obloquy, ostracised, and prevented from access to all means of honorable livelihood; their families and dependants will be insulted, reviled, and tortured, if they could but be got into the enemy's power; their homes destroyed, and their names held up to ridicule and contempt even when they are gone. But, as verse 92 says, their wicked designs recoiled on themselves: it was the wicked who were ruined and blotted out.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالَ
ve dedi
الْمَلَاُ
ileri gelenler
الَّذ۪ينَ
o kim-seler ki
كَفَرُوا
kâfir oldular
مِنْ قَوْمِه۪
kavminden
لَئِنِ
kesinlik-le eğer
اتَّبَعْتُمْ
tabi olursanız
شُعَيْباً
Şuayb'a
اِنَّكُمْ
doğru-su siz
اِذاً
o tak-dirde
لَخَاسِرُونَ
elbet hüsrana uğrayanlarsınız
Kavminden ileri gelen kâfirler (Şuayb'a iman edenlere) dediler ki: "Eğer Şuayb'a tabi olursanız o takdirde siz kesinlikle hüsrana uğrayanlardan olursunuz."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَلَاٌ
İsim
م ل ا
İleri gelenler
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
شُعَيْب
Özel isim
شُعَيْب
Hz. Şuayb (a.s.)
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اِذًا
Edat
اِذًا
Bundan dolayı, bundan ötürü, bunun için, o hâlde, o taktirde
خَاسِر۪ين
Etken fiil
خ س ر
Hüsrana uğrayanlar