close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 88. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle-lmeleu-lleżîne-stekberû min kavmihi lenuḣricenneke yâ şu’aybu velleżîne âmenû me’ake min karyetinâ ev lete’ûdunne fî milletinâ(c) kâle eve lev kunnâ kârihîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kavminin ileri gelenlerinden olup iman etmeyi kibirlerine yediremeyenler, ey Şuayb dediler, mutlaka seni de, sana inananları da hep beraber ya şehrimizden çıkaracağız, yahut da bizim dinimize dönersiniz. O da dedi ki: Biz istemesek de zorla mı yapacaksınız bunu?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler) dediler ki: "Ey Şuayb, seni ve seninle birlikte iman edenleri; ya ülkemizden sürüp-çıkaracağız veya mutlaka bizim (geleneklerimize ve) dinimize (yerleşik düzenimize) geri döneceksiniz." (Şuayb:) "Biz bundan asla hoşlanmayıp istemesek de mi? (dayatacaksınız…)" dedi. (Hayır, bizi zorla küfre ve kötülüğe sokamazsınız.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kavmi içinde kendini beğenmiş kodamanlar şöyle dediler: “Ey Şuayb! Seni ve beraberindeki iman edenleri ülkemizden sürgün edeceğiz veya sizler mutlaka bizim dinimize döneceksiniz.” Şuayb da “İstemesek de mi?” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kavminin büyüklük taslayan serkeş zorba kodamanları: “Yâ Şuayb, ya seni ve seninle beraber iman edenleri memleketimizden kesinlikle çıkaracağız, ya da geleneksel düzenimize döneceksin, bizim yaşadığımız hayatı benimseyeceksin" dediler. Şuayb: “İstemesek de mi, baskıyla, zorla bunları yaptıracaksınız?" dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri dediler ki: "Ey Şu'ayb! Ya seni ve seninle birlikte iman edenleri kasabamızdan çıkaracağız, ya da dinimize döneceksiniz." O da şöyle dedi: "İstemesek de mi?
Ali Bulaç
swap_vert close
Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler) dediler ki: 'Ey Şuayb, seni ve seninle birlikte iman edenleri ya ülkemizden sürüp-çıkaracağız veya mutlaka bizim dinimize geri döneceksiniz.' (Şuayb:) 'Biz istemesek de mi?' dedi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şuayb'ın kavminden iman etmeyi kibirlerine yediremiyen ileri gelenler: “- Yâ Şuayb; Seni ve beraberindeki iman edenleri muhakkak memleketimizden çıkaracağız, veyahut bizim dinimize döneceksiniz.” dediler. Şuayb şöyle dedi: “- dininizi, istemediğimiz ve hoşlanmadığımız halde mi, (bizi geri çevireceksiniz?).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Milletin ileri gelenleri olup inanmayı kibirlerine yediremeyenler. “Ey Şuayb! Biz seni ve seninler beraber inananları şehrimizden çıkartacağız. Veya siz, milliyetimize dönersiniz” dediler. Şuayb: “İstemesek de mi?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: “Ey Şu‘ayb, ya mutlaka seni ve seninle beraber inananları şehrimizden çıkartırız, ya da dinimize dönersiniz!” Şu'ayb dedi ki: “İstemesek de mi?”
Besim Atalay
swap_vert close
Şuayb'ın ulusundan, büyüklenen ulular dediler ki: «Ey Şuayb! Ya dönersin dinimize, ya da sana uyanlarla, seni burdan dışarı çıkaracağız», Şuayb dedi ki: «İstememiş olsak da mı?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Şuayb'ın sözlerine karşılık) kavmi içinde ileri gelen, kendini beğenmiş kimseler dediler ki: “Ey Şuayb! Hiç şüphen olmasın ki, ya seni ve inanan yoldaşlarını ülkemizden sürgün edeceğiz yahut kesin bir biçimde bizim yolumuza döneceksiniz!” O da: “Peki, ya bunu (sürgünü ya da yolunuza dönmeyi) istemiyorsak ne olacak?” dedi.
Cemil Said
swap_vert close
Kibir iden kavmin ekâbiri didiler ki: "Yâ Şu’ayb yâ bizim dinimize ’avdet it yâhud seni ve seninle berâber îmân idenleri şehrimizden ihrâc ideceğiz." Şu’ayb "Biz nefret itdiğimiz dîne nasıl ’avdet ideriz"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
88,89. Milletinin büyüklük taslayan ileri gelenleri, "Ey Şuayb! Ya dinimize dönersiniz ya da, and olsun ki seni ve inananları seninle beraber kentimizden çıkarırız" dediler. Şuayb, onlara: "İstemezsek de mi? Allah bizi dininizden kurtardıktan sonra ona dönecek olursak, doğrusu Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimizin dilemesi bir yana, dininize dönmek bize yakışmaz. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz yalnız Allah'a güvendik. Rabbimiz! Bizimle milletimiz arasında hak ile Sen hüküm ver, Sen hükmedenlerin en hayırlısısın" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şu’ayb’ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: “Ey Şu’ayb! Andolsun, ya kesinlikle bizim dinimize dönersiniz ya da mutlaka seni ve seninle birlikte inananları memleketimizden çıkarırız.” Şu’ayb, “İstemesek de mi?” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kavminden büyüklük taslayan önderler kesimi şöyle dediler: “Ey Şuayb! Ya seni ve seninle beraber inananları kesinlikle şehrimizden çıkaracağız veya mutlaka dinimize döneceksiniz!” Şuayb dedi ki: “İstemesek de mi?”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kavminden ileri gelen kibirliler dediler ki: «Ey Şuayb! Seni ve seninle beraber inananları memleketimizden kesinlikle çıkaracağız veya dinimize döneceksiniz» (Şuayb): İstemesek de mi? dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Halkının büyüklük taslayan ileri gelenleri, "Şuayb, ya seni ve seninle beraber inananları kentimizden süreceğiz ya da dinimize geri dönersin!," dediler. O da şöyle dedi: "Biz istemesek de mi?"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kavminden ileri gelen kibirliler dediler ki: "Ey Şu'ayb! Ya mutlaka seni ve seninle beraber inananları kentimizden çıkarırız, ya da dinimize dönersiniz!" Dedi ki; "İstemesek de mi (bizi yurdumuzdan çıkaracak veya dinimizden döndüreceksiniz?)"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Kavminden büyüklenmek isteyen cumhur cemaat, ya Şuayb! kat'iyyen, dediler: Seni de seninle beraber iyman edenleri de memleketimizden çıkarırız, yâhud ki sureti kat'iyede milletimize dönersiniz; ya, dedi, istemezsek de mi?
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kavminden (îmân etmeyip) büyüklük taslayan ileri gelenler, “Ey Şuayb! Seni ve seninle beraber îmân edenleri ya kesinlikle memleketimizden çıkaracağız ya da bizim inancımıza dönersiniz.” dediler. O da, “Biz istemesek de mi?” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Halkının büyüklük taslayan meleleri¹ dediler ki: “Ey Şu'ayb! Seni ve seninle birlikte iman edenleri ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da bizim milletimize² döneceksiniz.” O da: “Kerih³ görsek de mi?” dedi.
1- Halkın ileri gelen imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı. 2- Bizim yaşam sistemimize, yaşam tarzımıza, uygarlığımıza. 3- Yanlış ve kötü.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onun kavminden (îman etmeyi) kibirlerine yediremeyen kodamanlar şöyle dedi: «Ey Şuayb, seni ve beraberindeki îman edenleri ya muhakkak memleketimizden çıkaracağız, yahud mutlaka bizim dînimize döneceksiniz». O: «Ya istemesek de mi?» dedi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dedi ki: “Ey Şuayb! (Ya) mutlaka seni ve berâberindeki îmân edenleri memleketimizden çıkaracağız veya kesinlikle dînimizedönersiniz!” (Şuayb) dedi ki: “(Biz bu teklîfinizi) çirkin bulan kimseler olsak da mı?”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Kavminin ileri gelenlerinden (üstünlük taslayarak) kibirlenmiş olanlar (halkı ezip sömüren, kurdukları kölelik sisteminin yıkılacağından korkan zorba ve diktatörler) dediler ki: "Ey Şuayb! Seni ve seninle beraber inanmış olanları hiç şüphen olmasın ki memleketimizden sürer çıkarırız, ya da dinimize (düzenimize, yaşam tarzımıza) dönersiniz". (Şuayb):’’Biz istemesek de mi? (bizi bu yurdumuzdan zorla çıkaracak veya dinimizden döndüreceksiniz)’’ dedi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kavminden kendilerini büyük gören seçkinleri “Seni ve sana inananları kasabamızdan çıkaracağız veyahut bizim inançlarımıza geri dönersiniz” dediler. Şuayb “Biz istemesekte mi? (zorla çıkaracaksınız)” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ulusunun büyüklük taslıyan ileri gelenleri dediler: "Ey Şuayb! Seni de, seninle birlikte inananları da ilimizden ne olursa olsun çıkaracağız. Ya da siz ne olursa olsun bizim dinimize dönmelisiniz." Dedi: "Ya biz bu dinden tiksiniyorsak?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kavminden imanı kibrine yediremeyen ileri gelenleri «— Şuayb! * Seni ve senin ile beraber iman getirenleri kasabamızdan çıkaracağız.. Yahut milletimize döneceksiniz» dediler. Şuayb dedi ki: «— İstemesek de mi milletinize döneceğiz?
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri dediler ki: “Ey Şuayb! Ya kesinlikle bizim dinimize [millet] dönersin veyahut mutlaka seni ve seninle birlikte inananları beldemizden sürer çıkarırız.” Şuayb da: “Biz istemesek de mi?”
Kadri Çelik
swap_vert close
Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, “Ey Şuayb! Ya dinimize dönersiniz, ya da şüphesiz seni ve iman edenleri, seninle beraber kasabamızdan çıkarırız” dediler. Şuayb, “(Dininizi) İstemesek de mi?” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Şuayb’ın bu güzel sözlerine karşılık, halkının büyüklük taslayan ileri gelenleri, “Ey Şuayb!” dediler, “Ya bizim hayat tarzımıza tamamen uyup dinimize dönersiniz, ya da seni ve seninle birlikte iman edenleri yurdumuzdan sürüp çıkarırız! Ya bunu böylece kabul eder, bizi sever, bizimle birlikte bizim gibi aynı hayatı yaşarsınız, ya da çeker gider, ülkemizi terk edersiniz!” Bunun üzerine Şuayb, “Peki, biz istemesek de bizi zorla dinimizden döndürecek misiniz? Zorla, baskıyla kalplerimize hükmedebileceğinizi mi sanıyorsunuz?” diye cevap verdi. Ve ekledi:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kavminden, büyüklenmiş Mele’ / İleri Gelen Takım dedi ki: “Ey Şuayb! Seni de, seninle birlikte inanmış olanları da, ya şehrimizden çıkarırız ya da milletimize (dinimize) geri dönersiniz”. “Şayet istemeyenler idiysek de mi?” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şuayb Kavminin, kibirli kodamanları: " A Şuayb! Ya seni ve arkadaşlarını kasabamızdan sürüp atacağız. ya da siz, dinimize geri döneceksiniz. " Şuayb: " İstemesek de öyle mi ?
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kavminden ileri gelen kibirliler dediler ki: “Ey Şuayp! Seni ve seninle beraber inananları ülkemizden kesinlikle çıkaracağız. Ancak bizim düzenimize inanırsanız, yasalarımıza uyarırsanız ülkemizde kalırsınız.” Şuayp “İstemesek de mi çıkaracaksınız? Burası bizim de ülkemiz, bizi zorla mı çıkaracaksınız?”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Şuayb’ın) kavminden kibirli yöneticiler demişti ki: “Ey Şuayb! Ya mutlaka seni ve seninle birlikte inananları şehrimizden çıkaracağız [*] ya da dinimize döneceksiniz!” [*] (Şuayb şu) cevabı vermişti: “İstememiş olsak da mı?
Medyenliler Hz. Şuayb’ı ve müminleri iki seçenekle baş başa bırakmışlardı. Seçeneklerden ilki tehdit idi. Buna göre, müminleri şehirden, yani ülkeden çıkarmakla tehdit etmişlerdi. Ülkeden sürülme tehdidi başka peygamberlerin kavimlerinde de görülen bir durumdu. Nitekim A‘râf 7:82, Şu‘arâ 26:167 ve Neml 27:56’da “Hz. Lut’un”; Şu‘arâ 26:116’da “Hz. Nuh’un”; Meryem 19:46’da “Hz. İbrahim’in” ve İbrâhîm 14:13 ve Yâsîn 36:18’de “bütün peygamberlerin” sürgünle tehdit edildikleri ifade edilmektedir Benzer mesaj: İbrâhîm 14:13.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri: “Ey Şuayb! Ya bizim dinimize dönersiniz ya da seni ve seninle beraber îman edenleri, ülkemizden kesinlikle çıkaracağız.” dediler. (Şuayb): “Biz, istemezsek de mi?” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Kavmi içinde ileri gelen, kendini beğenmiş o kurumlu kimseler: “Ey Şuayb!” dediler, “Hiç şüphen olmasın ki, seni ve inanan yoldaşlarını ülkemizden sürgün edeceğiz, meğer ki, kesin bir biçimde bizim yolumuza dönesiniz!” [Şuayb]: “Peki, ya bunu yürekten istemiyorsak?” dedi,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kavminden büyüklük taslayanlarının ileri gelenleri dediler ki: - Ey Şuayb! Ya seni ve seninle birlikte iman edenleri ülkemizden sürüp çıkarırız, ya da bizim inanç sistemimize geri dönersiniz! Şuayb: - Biz bunu istemesek de mi? dedi ve devam etti: 11/87, 26/185...187
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kavminin büyüklük taslayan seçkinleri “Ey Şuayb!” dediler, “Ya seni ve beraberindeki mü’minleri yurdumuzdan sürüp çıkarırız ya da bizim inancımıza geri dönersiniz!”[¹²²²] (Şuayb) dedi ki: “Peki, ya razı olmazsak?
[1222] Zımnen: Kötüyü rahatsız etmeyen iyi pasif iyidir. Pasif iyi aktif kötünün teşvikçisidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bu uyarıları hiçe sayan ve iman etmeyi) Kibirlerine yediremeyen kavminin elebaşları ise: "Ey Şuayb, seni ve seninle beraber, iman edenleri dinimize dönmediğiniz takdirde- elbette yurdumuzdan çıkaracağız" dediler, (böylece onu tehdit etmekten de çekinmediler) Bunun üzerine Şuayb: "İstemesek de mi? (dininize dönmeyi istemesek zor mu kullanacaksınız? Haberiniz olsun ki, ne kadar zorlasanız buna muvaffak olamazsınız.)
Osman Fırat
swap_vert close
Şu’ayb’ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu’ayb! ya kesinlikle bizim dinimize dönersiniz ya da mutlaka seni ve seninle birlikte iman edenleri memleketimizden çıkarırız. " Şu’ayb, "Biz istemesek de mi?" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onun kavminden tekebbürde bulunmuş olan bir cemaat demişti ki: «Ey Şuayb! Seni ve seninle beraber imân edenleri elbette yurdumuzdan çıkarırız veyahut kat'i sûrette bizim milletimize dönüverirsiniz.» O da demişti ki: «Ya biz onu kerih görenler olduğumuz halde de mi?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Halkından kibirlenen eşraf grubu: “Bak Şuayb! ” dediler, “yeminle söylüyoruz: Ya tekrar dinimize dönersiniz. Ya da seni de, sana inanan taraftarlarını da ülkemizden süreriz! ”Şuayb şöyle cevap verdi: “Peki, istemesek de mi dinimizden döndürüp süreceksiniz (Ya istemezsek ne olacakmış! )
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb, mutlaka seni ve seninle beraber inananları kentimizden çıkarırız, ya da dinimize dönersiniz!" Dedi ki: "İstemesek de mi (bizi yurdumuzdan çıkaracak veya dinimizden döndüreceksiniz)?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kavminden îmândan kibir ile kendilerini büyük gören bir cemâ'at: "Ey Şu'ayb! Seni ve seninle berâber îmân idenleri memleketimizden çıkaracağız yâhud bizim milletimize ve dînimize dönersiniz" didiler. Şu'ayb da: "Biz ondan (sizin dîninizden) ikrâh idiyor isek nasıl ona döneriz?"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Halkı içinden büyüklük taslayan itibarlı kişiler şöyle dediler: “Bak Şuayb! Ne pahasına olursa olsun seni bu ülkeden çıkaracağız, seninle birlikte inananları da öyle. Tek çare bizim düzenimize dönmenizdir.” Şuayb dedi ki “Biz istemesek de mi?”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey Şuayb! Elbette seni ve seninle birlikte iman edenleri ülkemizden çıkaracağız. Ya da siz bizim yolumuza geri döneceksiniz!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, “Ey Şuayb,” dediler, “ya bizim dinimize dönersin, ya da seni ve beraberindeki iman edenleri ülkeden çıkarırız.” Şuayb dedi ki: “Biz istemesek de mi?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Toplumunun büyüklük taslayan kodamanları dediler ki: "Ey Şuayb! Ya kesinlikle milletinize dönersiniz yahut da seni ve seninle birlikte inananları kentimizden mutlaka çıkarırız." Dedi ki: "Ya istemiyorsak; zor ve baskıyla mı?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti bir bölük serverler anlar kim boyun virmediler ķavmından “çıķaravuz seni iy şu'ayb daħı anları kim įmān getürdiler senüñ-ile göyümüzden yā girü dönesiz dįnümüz içine. eyitti: “daħı olduġ-ise daġı mı duşħar göriciler?”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdi ol kişiler ki büyüklendiler ḳavminden: İy Şu‘ayb seni çıḳarur‐biz, senüñle īmān getürenleri daḫı bizüm şehrümüzden yā dönüp bizümdīnümüze giresiz. Şu‘ayb eyitdi: Biz anı sevmezsevüz daḫı [mı]?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Şüeyb) tayfasının (iman gətirməyi) özlərinə sığışdırmayan təkəbbürlü ə’yanları: “Ey Şüeyb! Ya səni və səninlə birlikdə iman gətirənləri məmləkətimizdən mütləq qovacağıq, ya da siz bizim dinimizə dönəcəksiniz!” – dedilər. (Şüeyb) belə cavab verdi: “(Dininizə) nifrət etdiyim halda beləmi (bizi bu işə məcbur edəcəksiniz)?
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The chieftains of his people, who were scornful, said: Surely we will drive thee out, O Shueyb, and those who believe with thee, from our township, unless ye return to our religion. He said : Even though we hate it?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The leaders, the arrogant party among his people, said:(1058) "O Shu´aib! we shall certainly drive thee out of our city - (thee) and those who believe with thee; or else ye (thou and they) shall have to return to our ways and religion." He said: "What! even though we do detest (them)?
1058 The gentle, all-persuasive arguments of Shu'ayb fell on hard hearts. Their only reply was: "Turn him out! - him and his people." When courtesy and a plea for toleration are pitted against bigotry, what room is there for logic? But bigotry and unrighteousness have their own crooked ways of pretending to be tolerant. "0 yes!" they said, "We are very tolerant and long-suffering! But we are for our country and religion. Come back to the ways of our fathers, and we shall graciously forgive you!" "Ways of their fathers!" - they meant injustice and oppression, highhandedness to the poor and the weak, fraud under cover of religion, and so on! Perhaps the righteous were the poor and the weak. Were they likely to love such ways? Perhaps there was implied a bribe as well as a threat. "If you come back and wink at our iniquities, you shall have scraps of prosperity thrown at you. If not, out you go in disgrace!"  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi ki
الْمَلَاُ
ileri gelenler
الَّذ۪ينَ
o kim-seler ki
اسْتَكْبَرُوا
kibirlendiler
مِنْ قَوْمِه۪
kavminden
لَنُخْرِجَنَّكَ
mutlaka seni çıkaracağız
يَا
ey
شُعَيْبُ
Şuayb
وَالَّذ۪ينَ
ve o kimse-leri ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
مَعَكَ
seninle beraber
مِنْ قَرْيَتِنَٓا
memleketimizden
اَوْ
ve-ya
لَتَعُودُنَّ
kesinlikle dönersiniz
ف۪ي مِلَّتِنَاۜ
dinimize
قَالَ
dedi ki
اَوَلَوْ كُنَّا
velev ki olsak da mı
كَارِه۪ينَ
çirkin bulan kimseler
Kavminden ileri gelen kibirliler (ona) dediler ki: "Ey Şuayb! Seni ve seninle beraber iman edenleri memleketimizden mutlaka çıkaracağız veya kesinlikle dinimize (geri) döneceksiniz." (Şuayb) "(Biz bu teklifinizi) Çirkin bulanlardan olsak da mı?" dedi.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَلَاٌ
İsim
م ل ا
İleri gelenler
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِسْتَكْبَرَ
Fiil-X
ك ب ر
Kibirlendi, büyüklük tasladı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
اَخْرَجَ
Fiil-IV
خ ر ج
Çıkardı
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
شُعَيْب
Özel isim
شُعَيْب
Hz. Şuayb (a.s.)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَرْيَة
İsim
ق ر ي
Her türlü yerleşim yeri (memleket, kasaba, şehir, ülke, köy, belde)
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
عَادَ
Fiil-I
ع و د
Döndü
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مِلَّة
İsim
م ل ل
Din
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
كَارِهُون
Etken fiil
ك ر ه
Çirkin bulan kimseler, hoşlanmayanlar, kerih görenler