close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 84. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veemtarnâ ‘aleyhim metarâ(an)(c) fenzur keyfe kâne ‘âkibetu-lmucrimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlara yağmur gibi taş yağdırdık, bak da gör suçluların sonucu ne olmuş.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve onların üzerine (taşlardan) bir (azap) sağanağı yağdırdık ki, utanmaz günahkârların uğradıkları sona işte bir bak hele, nasıl (kahru perişan) olmuşlardı!
[Not: Bu asırda da, eşcinselliği ve başka cinsi rezaletleri meşrulaştırıp yaygınlaştıran Batı ülkelerinin ve işbirlikçi takipçilerinin aynı korkunç sonuçlara uğratılmayacağını sananlar aldanmaktaydı.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onların üzerine azaptan taş yağmuru yağdırdık. İşte görün günaha gömülüp gidenlerin sonucu nasıl oldu?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Üzerlerine yağmur gibi taş yağdırdık. İbret nazarıyla bir bak, incele, İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsilerin, suçluların sonu nasıl oldu?
Ahmet Varol
swap_vert close
Onların üzerine şiddetli bir (azap) yağmuru yağdırdık. Suçluların sonlarının nasıl olduğuna bak!
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve onların üzerine bir (azab) sağanağı yağdırdık. Suçlu-günahkarların uğradıkları sona bir bak işte.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Üzerlerine bir azab yağmuru yağdırdık. İşte bak, peygamberleri inkâr eden mücrimlerin sonu nasıl oldu!...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlara bir azap yağmurunu yağdırdık. İşte mücrimlerin (zalim ve kâfirlerin) sonunun nasıl olduğunu gör!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Üzerlerine şiddetli bir yağmur yağdırdık. Bak, günahkârların sonu nasıl oldu?
Besim Atalay
swap_vert close
Onların üzerine bir yağış yağdırdık, günaha girenlerin bak sonları nicedir?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve (geride kalanların) üzerlerine (helak edici) bir yağmur yağdırdık. İşte görün, günaha gömülüp gidenlerin (ve isyana dalanların) başına geleni!
Cemil Said
swap_vert close
81, 82. Lût’ı ve ’âilesini kurtardık, yalnız zevcesi arkada kaldı, gizli küfür itdi, ânların üzerine bir (taş) yağmurı yağdırdık: mücrimlerin ’âkıbeti ne oldığını gör!
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Geriye kalanların üzerine öyle bir yağmur yağdırdık ki! Suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bak!*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onların üstüne bir azap yağmuru yağdırdık.”[221] Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.
Hicr sûresinin 74. âyetinde de ifade edildiği gibi bu yağmur, taş yağmurudur.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ve üzerlerine dehşetli bir yağmur (taş) yağdırdık. İşte gör günahkârların sonunun ne olduğunu!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ve üzerlerine (taş) yağmuru yağdırdık. Bak ki günahkârların sonu nasıl oldu!  
 Hz. İbrahim’in kardeşinin torunu olan Hz. Lût, Humus’ta bulunan «Sodom» şehri halkına peygamber olarak gönderilmişti. Bu şehir halkı başka hiçbir milletin yapmadığı bir fuhuş (homoseksüellik) yapıyorlardı. Lût (a.s.)ın nasihatlerini dinlemediler, kötülüklerine devam ettiler. Nihayet Lût Peygamber kendine inananlarla beraber geceleyin şehri terketti. Kavmi ise zelzele, başlarına yağan müthiş taş ve yağmur ile helâk olup gittiler. İşte küfür ve fuhşun sonu böyle neticelendi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Üstlerine bir yağmur yağdırdık. Suçluların sonuna bak!
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve üzerlerine bir (azab) yağmuru yağdırdık. Bak ki günahkârların sonu nasıl oldu!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve üzerlerine bir azab yağmuru yağdırdık, işte bak mücrimlerin akıbeti nasıl oldu
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve (geride kalanların) üzerlerine (helâk edici, taştan) bir yağmur yağdırdık. Bak, suçluların (kâfirlerin) sonu nasıl oldu!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Bak, mücrimlerin¹ sonu nasıl oldu!
1- “Suçlu” demek olan bu sözcük, “basit suçlu” anlamında değil; “gerçeği yalanlayan nankör, müşrik, sapkın” anlamına gelmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onların üzerine bir (azâb) yağmur (u) yağdırdık. İşte bak günahkârların sonu nice olmuşdur!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve üzerlerine (taştan) bir yağmur yağdırdık. İşte bak günahkârların âkıbeti nasıl oldu!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onların (o halkın yaşadıkları şehirlerin) üzerine (helâk edici) bir yağmur (volkanik lavlar) yağdırdık. İşte İbret nazarıyla bir bak (araştır), suçluların sonu nasıl oldu?*
(*) Hz. İbrahim’in kardeşinin torunu olan Hz. Lût, Humus’ta bulunan «Sodom» şehri halkına peygamber olarak gönderilmişti. Bu şehir halkı başka hiçbir milletin yapmadığı bir fuhuş (homoseksüellik) yapıyorlardı. Lût (a.s.) ın nasihatlerini dinlemediler, kötülüklerine devam ettiler. Nihayet Lût Peygamber kendine inananlarla beraber geceleyin şehri terketti. Kavmi ise zelzele, başlarına yağan müthiş taş ve yağmur ile helâk olup gittiler. İşte küfür ve fuhşun sonu böyle neticelendi. (Diy. Vakfı Meali Araf-84. Ayet Açıklaması) Yani onların bulundukları bölgede volkan patlaması olmuş ve lavlar yağmur gibi üzerlerine yağdığı rivayet edilir.)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onların üzerlerine şiddetli (yok edici) yağmur yağdırdık. Suç işleyen toplumların sonunun nasıl olduğuna bakın.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onların üzerine öyle bir yağmur yağdırdık ki sen de gör işte suç işleyenlerin sonu nice oldu.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Üzerlerine yağış gibi taş yağdırdık. Günahkârların sonu ne oldu? Görüyorsunuz ya.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onların üzerine öyle bir (azap) yağmuru yağdırdık ki, suçluların sonu nasıl oldu bir bak!²⁷
27 Krş. Hûd, 11/82-83; Hicr, 15/74; Şuarâ, 26/173; Zâriyât, 51/32-34.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve üzerlerine (taştan) yağmur yağdırdık! Suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bak!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve geride kalanların üzerlerine, zalimleri kırıp geçiren azap taşlarını yağmur gibi yağdırdık! İşte, bu ibret verici olaya bir bakın da, suçluların cezası nasılmış, görün!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir de üzerlerine yağmur yağdırdık. Bir bak, Mücrimler’in / Suç İşleyenler’in sonu nasıl oldu?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sonra üzerlerine felaket yağdırıp işlerini bitirdik. [2] Pis suçluların sonu n'oldu gör bak…
Mehmet Çoban
swap_vert close
Üzerlerine taş yağmuru yağdırdık. Bak günahkârların sonu nasıl oldu!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Üzerlerine büyük bir bela yağmuru yağdırmıştık. Bak ki suçluların sonu nasıl olmuştu! [*]
Neml 27:58’de de bildirildiği üzere, Yüce Allah Hicr 15:73’te bu azap kasırgasından önce Hz. Lut’un kavminin helakiyle ilgili olarak gün doğarken korkunç bir gürültüyle meydana gelen depremin kendilerini yakaladığını haber vermektedir. Lut kavminin helak başlangıcının sabaha karşı gerçekleşen bu korkunç gürültü olduğu anlaşılmaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve üzerlerine çok şiddetli bir (azap) yağmuru yağdırdık. Günâhkârların sonunun nasıl olduğuna bir bak.
Muhammed Esed
swap_vert close
Bu arada, [helak edici] bir yağmur yağdırdık berikilerin üzerine: İşte görün, günaha gömülüp gidenlerin başına geleni!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onların üzerine azap yağmuru yağdırdık. İşte bak, günaha gömülenlerin sonu nice olurmuş. 51/33- 34
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sonunda sağanak (gibi belâ) yağdırdık üzerlerine:[¹²¹⁷] Gör ki günaha gömülüp gidenlerin sonu nice olurmuş!
[1217] Matar, “yağmur” anlamına gelir. Fakat, Câhız’ın da tesbit ettiği gibi, Arap dilini konuşan halk ya da seçkin matarla ğays arasında bir fark gözetmezken, Kur’an türevleriyle 15 yerde kullandığı matarı “bela” ve “intikam” anlamını çağrıştırır biçimde kullanmıştır (el-Beyan ve’t-Tebyîn). Parantez içi açıklama Kur’an’ın bu özel kullanımını yansıtmak açısından zorunludur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve onların (geride kalanların) üzerine (ateşten) bir azap yağmuru yağdırdık. (Ey o yolda olan insan) Artık bak (da ibret al) o günahkarların sonu ne kadar feci oldu.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve onların üstüne bir azap yağdırdık. " Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onların üzerlerine bir (azap) yağmuru yağdırdık. Artık bak günahkârların akibeti nasıl oldu?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Üzerlerine bir azap yağmuru yağdırdık. İşte bak, suçlu kâfirlerin sonu nice oldu!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve üzerlerine bir (taş) yağmur(u) yağdırdık; bak, işte suçluların sonu nasıl oldu!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve üzerlerine (Kavm-i Lût'un kâfirleri üzerine) öyle bir yağmur ('azâb yağmurı) yağdırdık. Bak mücrimlerin sonı nasıl oldı? [²]
[2] Kavm-i Lût'un sûret-i helâkine dâir ileride tafsîlât vardır.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Şimdi sen o suçluların sonunun nasıl olduğunu bir düşün.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara azap yağmuru yağdırdık. İşte bak, günahkarların sonu nasıl oldu!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onların üzerine ise bir azap yağmuru yağdırdık. İşte bak, mücrimlerin sonu nasıl oldu!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Üzerlerine bir de yağmur indirdik. Bak nasıl oldu suçluların sonu!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı yıġdurduķ anlaruñ üzere yaġmur pes baķ nite oldı yavuz işleyicilerüñ śoñı
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yaġdurduḳ biz anlar üstine ṭaşları yaġmur gibi. Gör yā Muḥammed niceoldı āḫiri yaman kişilerüñ. |
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onların üstünə yağış (kibrit və atəşlə yoğrulmuş əzab yağışı) yağdırdıq. Bir gör (Allaha asi olan, peyğəmbələri inkar edən) günahkarların axırı necə oldu!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We rained a rain upon them. See now the nature of the consequence for evil doers!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And we rained down on them a shower (of brimstone):(1052) Then see what was the end of those who indulged in sin and crime!
1052 The shower is expressly stated in Q. 11:82 to have been of stones. In 15:73- 74, we are told that there was a terrible blast or noise (sayhah) in addition to the shower of stones. Taking these passages into consideration along with Gen, 19:24 . (seen. 1049 above), I think it is legitimate to translate: "a shower of brimstone."  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَمْطَرْنَا
ve yağdırdık
عَلَيْهِمْ
üzerlerine
مَطَراًۜ
bir yağmur
فَانْظُرْ
işte bak
كَيْفَ
nasıl
كَانَ
oldu
عَاقِبَةُ
âkıbeti
الْمُجْرِم۪ينَ۟
mücrimlerin
Biz onların üzerlerine bir (azap) yağmuru yağdırdık. İşte bak, (nefsinin hevâsına uyan) mücrimlerin âkıbeti nasıl oldu!
اَمْطَرَ
Fiil-IV
م ط ر
Yağdırdı, yağmura tutuldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَطَر
İsim
م ط ر
Yağmur
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti
كَيْف
İsim
ك ي ف
Nasıl
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَاقِبَة
İsim
ع ق ب
Âkıbet, son
مُجْرِم
Etken fiil-IV
ج ر م
Mücrim, suçlu