“Siz kadınları bırakıp, erkeklere şehvetle yaklaşıyorsunuz. Gerçekten siz haddini iyice aşmış bir kavimsiniz.”(14)
(14) Eşcinselliği iğrenç ve insanlık dışı bir fiil olarak reddeden ve bir kavmin helâkine sebep olarak gösteren bu ve benzeri âyetlerin ifadeleri son derece nettir ve ürkütücüdür. Peygamberimiz de eşcinsel ilişkide bulunanların lânetlendiklerini haber vermiş, “Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey, Lût kavminin yaptığı iştir” buyurmak suretiyle, bu iğrençliğin İslâm ümmeti için taşıdığı tehlikeye işarette bulunmuştur. (Tirmizî, Hudud: 24; İbni Mâce, Hudud: 12.) Batı toplumlarında yaygınlaştıktan sonra İslâm toplumları içinde de yayılmak ve yerleştirilmek istenen anlayış ise, bu fiili iğrençliğinden soyutlayarak normal bir davranış biçimi olarak benimsetmeyi amaçlamakta ve, ne yazık ki, bu yönde belirli bir mesafe de almış bulunmaktadır. Bunda, sadece ahlâksızlığı yaymak isteyenlerin değil, onları hoşgörmek, doğal karşılamak, benimsemek veya tehlikeyi küçümsemek suretiyle buna çanak tutanların da payının bulunduğu dikkatten uzak tutulmamalıdır. 4:140 ve 6:108 gibi âyetler, günahı hoşgörmenin veya günaha sebep olmanın da onu işlemek gibi vebal teşkil ettiğini bildirmektedir.