Oysa gerçekten biz onlara bir kitap getirmiş ve onu (o kitabı, bütün insanlara) doğru yolu gösteren bir rehber, inanacak bir topluluk için de bir rahmet kaynağı olarak, tam bir ilim üzere onu çeşitli biçimlerde açıklamıştık. *
(*) “Tam bir ilim üzere onu çeşitli biçimlerde açıklamıştık”cümlesi, hem ayetlerin ayetler ile açıklandığı Kur’an yöntemini ifade ediyor, hem de Kur’an’ın, ilmi prensiplere ve bilimsel gerçeklere uygun olmak kaydıyla tefsir edilebilen bir kitap olduğunu gösteriyor. Zira Cenâb-ı Hak, insanların ileri sürecekleri haklı bir mazeret olmaması için itikat, ibâdet, muâmelât, mükâfât ve ceza gibi kulluğu ilgilendiren bütün hususları gerektiği şekilde açıklayan kitaplar indirmiş, bu sahada en son olarak da Kur’an-ı Kerîm’i lutfetmiştir. Kur’an, bütün insanlara doğru yolu gösteren bir rehber, iman edenler için de hidayet rehberi olmakla birlikte aynı zamanda onlara bir rahmet kaynağıdır; onlara doğru yolu gösterir ve ilâhî rahmete ermelerine vesile olur. (هُدًى وَرَحْمَةً لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ): هو هدىً للكل: للمؤمن والكافر جميعاً، ورحمة للمؤمنين خاصة (تأويلات أهل السنة )