close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 44. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Venâdâ ashâbu-lcenneti ashâbe-nnâri en kad vecednâ mâ ve’adenâ rabbunâ hakkan fehel vecedtum mâ ve’ade rabbukum hakk(an)(s) kâlû ne’am(c) feeżżene mu-eżżinun beynehum en la’netu(A)llâhi ‘alâ-zzâlimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Cennet ehli, cehennem ehline biz, Rabbimiz bize neler vaadettiyse gerçek olarak hepsini bulduk, hepsini elde ettik, siz de Rabbinizin size vaadettiğini gerçek bir surette elde ettiniz mi diye nida eder, onlar da evet derler, derken aralarında bir münadi, Allah'ın laneti zalimlere diye bağırır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Orada) Cennet ehli, ateş (cehennem) sakinlerine (şöyle) seslenecekler: "Rabbimizin bize va’ad ettiğini (cennet nimetlerini) biz gerçek olarak bulduk. (Hepsi Hakk ve hakikatmiş.) Siz de Rabbinizin size va’ad ettiğini (cehennem dehşetini aynen) gerçek olarak buldunuz mu?" Onlar da: "Evet" derler. Bundan sonra aralarından bir münadi (müezzin): "Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun!" diye ilan edip onlara seslenmiş olacaktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve cennetlikler ateştekilere: “Rabbimiz bize ne söz verdiyse, bütünüyle gerçekleşmiş bulduk; ya siz, siz de Rabbinizin size vaad ettiği şeyi, gerçekleşmiş buldunuz mu?” diye seslenecekler. Berikiler: “Ah, evet” diye karşılık verecekler. Bunun üzerine, içlerinden bir seslenici haykıracak: “Allah'ın rahmetinden mahrum kalıp cehennemde azap görmek, siz yaratılış gayesine aykırı hareket edenleredir”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Cennet ehli cehennemliklere: “Rabbimizin bize va'dettiği mükâfatların gerçekleştiğini gördük. Siz de Rabbinizin sizi tehdit ettiği cezaların gerçekleştiğini gördünüz mü?" diye seslenirler. Cehennemlikler: “Evet" derler. Aralarında gür sesli biri: “Allah'ın lâneti baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen güç ve iktidar sahibi zâlimlerin üzerine olsun" diye bağırarak lânet okur.
Ahmet Varol
swap_vert close
Cennetlikler cehennemliklere: "Biz Rabbimizin bize vaad ettiğinin gerçek olduğunu gördük siz de Rabbinizin size vaad ettiğinin gerçek olduğunu gördünüz mü?" diye seslenirler. Onlar "Evet" derler. O sırada bir seslenici "Allah'ın laneti zalimlerin üzerinedir" diye seslenir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Cennet halkı, ateş halkına (şöyle) seslenecekler: 'Bize Rabbimizin vadettiğini gerçek [bulduk, siz de Rabbinizin size vadettiğini gerçek] buldunuz mu?' Onlar da: 'Evet' derler. Bundan sonra içlerinden seslenen biri (şöyle) seslenecektir: 'Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun.'
NOT: Baskıda parantez [ ] arası metin bulunmuyordu. Tarafımızdan ilave edildi. (ÖFK)  
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de cennetlik olanlar cehennemliklere şöyle çağırırlar; “- Gerçekten biz, Rabbimizin bize vaad buyurduğu sevabı hak bulduk. Siz de Rabbinizin vaad buyurduğu cezayı hak buldunuz mu?” Onlar da: “- Evet, hak bulduk.” derler. Bunun üzerine, iki topluluk arasında bir çağırıcı (Hz. İsrâfil Aleyhisselâm) şöyle nida eder (çağırır): “-Allah'ın lâneti zalimler üzerine olsun!”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve Cennet ehli, ateş ehline nida ederler ki: “Biz, Rabbimizin bize vaadettiklerini gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size vaadettiklerini gerçek buldunuz mu?” Onlar “Evet” derler. İşte o zaman, aralarında olan bir bildirici: “Allah’ın laneti zalimlerin üzerinedir.” diye bildirir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Cennet ehli, cehennem ehline, “Rabbimizin bize vaad ettiklerinin gerçek olduğunu gördük; siz de Rabbinizin size vaad ettiklerini gerçekleşmiş buldunuz mu?” diye seslenir. “Evet!” derler. Aralarından bir çağrıcı, “Allah'ın lâneti zâlimlerin üzerine olsun!” diye bağırır.
Besim Atalay
swap_vert close
Cennetlik olanlar, ateşlik olanlara: «Tanrımızın bize vadettiğini biz doğru bulduk, siz de Tanrınızın vadettiğini, doğru buldunuz mu?» diye çağrırlar, «Evet» derler, onların arasında bir münadi: «Allahın laneti zalimleredir» diye bağırır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Cennetlikler cehennemliklere: “Rabbimizin bize vaat ettiğini biz gerçek olarak gördük. Siz de Rabbinizin vaat ettiğini gerçek olarak gördünüz mü?” diye seslenirler. Onlar, “Evet” derler. O zaman aralarında bir davetçi: “Allah'ın lâneti zalimlere olsun!” diye seslenir.
Zulüm kavramı hem itikâdî hem de ahlakî ve sosyal boyutu itibariyle Kur’an’da en çok zikri geçen kavramlardan birisidir.Yirmi âyette sosyal ilişkilerde haksızlığa sapma anlamında doğrudan “zulüm” kelimesi, 250’den fazla yerde türevleri yer alır. Bunların çoğunda “küfür, şirk” veya “Allah’ın hükümlerine karşı çıkma” anlamında kullanılır.  
Cemil Said
swap_vert close
44, 45. Ehl-i cennet ehl-i cehenneme: "Biz rabbimizin va’adlerinin hak oldığını anladık siz de anladınız mı? dirler. Ânlar da: "Evet" cevâbını virirler ânların içinden bir münâdî "Zâlimlere Allâh la’net itsun" Allâh yolundan diğerlerini inhirâf itdirenlere, eğri yollara sevk idenlere, âhireti inkâr idenlere de bu la’net şâmil olsun" diyu bağırır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
44,45. Cennetlikler, cehennemliklere: "Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçek bulduk, Rabbinizin size de vadettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler, "Evet" derler. Aralarında bir münadi, "Allah'ın laneti Allah yolundan alıkoyan, o yolun eğriliğini isteyen ve ahireti inkar eden zalimleredir" diye seslenir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Cennetlikler cehennemliklere, “Rabbimizin bize va’dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va’dettiğini gerçek buldunuz mu?” diye seslenirler. Onlar, “Evet” derler. O zaman aralarında bir duyurucu, “Allah’ın lâneti zalimlere!” diye seslenir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Cennet ehli cehennem ehline, “Biz rabbimizin bize vaad ettiğini gerçek bulduk; siz de rabbinizin size vaad ettiğini gerçek buldunuz mu?” diye seslenir. “Evet!” derler. Ve aralarından bir duyurucu, “Allah’ın lâneti zalimlerin üzerine olsun!” diye bağırır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Cennet ehli cehennem ehline: Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçek bulduk, siz de Rabbinizin size vadettiğini gerçek buldunuz mu? diye seslenir. «Evet!» derler. Ve aralarından bir çağrıcı, Allah'ın lâneti zalimlerin üzerine olsun! diye bağırır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Cennet halkı cehennem halkına seslenir: "Rabbimizin bize söz verdiğini gerçek olarak bulduk. Rabbinizin size söz verdiğini siz de gerçek olarak buldunuz mu?" "Evet!," derler. Biri aralarında şunu ilan eder: "ALLAH'ın laneti zalimlerin üzerine olsun."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Cennet ehli, cehennem ehline: "Rabbimizin bize vaad ettiğini gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size vaad ettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler. Onlar da "evet" derler. Bunun üzerine aralarında bir çağırıcı şöyle seslenir: "Allah'ın laneti zalimler üzerine olsun!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de o eshabı Cennet eshabı nâra şöyle nida etmektedir: hakıkat biz rabbımızın bize va'd buyurduğunu hak bulduk, siz de rabbınızın va'd buyurduğunu hak buldunuz mu? Onlar evet, demektedirler, derken bir müezzin aralarında şu mealde bir ezan vermeğe başlamıştır: Allahın la'neti o zalimler üstüne
Emrah Demiryent
swap_vert close
Cennetlikler, cehennemliklere (şöyle) seslenirler: “Rabbimizin bize vadettiğini, biz gerçek olarak gördük. Siz de Rabbinizin size (azap) vaadini gerçek olarak gördünüz mü?” (Onlar da,) “Evet” derler. O sırada aralarından bir münâdî şöyle seslenir: “Allah’ın lâneti zâlimlerin/kâfirlerin üzerine olsun!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Cennet halkı, Cehennem halkına, “Rabb'imizin bize söz verdiklerinin gerçek olduğunu gördük; siz de Rabb'inizin size söylediklerinin gerçek olduğunu gördünüz mü?” diye seslenirler. “Evet.” derler. Aralarından bir çağırıcı, “Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun.” diye bağırır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Cennet yârânı, ateş yaranına (cehennemliklere): «Rabbimizin bize va'detdiğini hak bulduk. Siz de Rabbinizin (tehdîd olarak) bildirdiğini (cezayı) gerçek buldunuz mu?» diye nida eder (ler). Onlar da: «Evet (öyle bulduk)» derler. Bunun üzerine aralarında bir münâdî: «Allahın lâ'neti zaalimlerin tepesine» diye ünler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Nihâyet Cennet ehli, Cehennem ehline: “(Biz) gerçekten Rabbimizin bize va'd ettiğini hak olarak bulduk; artık (siz de) Rabbinizin size va'd ettiğini hak olarak buldunuz mu?” diye seslenirler. (Onlar da:) “Evet!” derler.(1) Bunun üzerine bir münâdî aralarında: “Allah'ın lâ'neti zâlimlerin üzerine olsun!” diye nidâ eder.
(1)“Bir sultan, itâat edenlere mükâfât ve isyân edenlere mücâzât etmezse, saltanatı inhidâma(yıkılmaya) yüz tutar. Ve kezâ (bunun gibi) bir sultânın sağında lütuf ve merhameti ve solunda kahır ve terbiyesi lâzımdır. Bu hâl, mükâfât ve merhametin iktizâsıdır (gereğidir). (...) Mükâfât ve mücâzât (cezâ)hakkında pek çok tekrâr ile pek çok va‘dleri ve tehdidleri var ve o va‘d ve tehdîd edilen şeyler aslâ kudretine ağır gelmez ve o şeyler raiyeti (halkı) için pek çok ehemmiyetlidir. Elbette söz verdiği şeylerde hilâf (zıdlık) olmayacaktır. Çünki hulfü’l-va‘d (sözünde durmamak), kudretin izzetine zıddır.” (Mesnevî-i Nûriye, Lâsiyyemâlar, 32-33)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve nihayet Cennet ehli, Cehennem ehline: ’(Biz) gerçekten Rabbimizin bize va’d ettiğini hak olarak bulduk; artık (siz de) Rabbinizin size va’d ettiğini hak olarak buldunuz mu?’ diye seslenirler. (Onlar da:)’Evet!’ derler. Derken bir (görevli) duyurucu aralarında: ’’Şüphesiz, (bugün) Allah’ın dışlaması (kınaması) zalimlerin üzerinedir" diye seslenir.*
(*) Geçmiş asırlarda cennet ile cehennem arasında çok uzun mesafe olması itibariyle sesin nasıl gideceği sorusu sorulmuştur. 20. asırdaki iletişim keşifleri on binlerce km. ötesi ile görüntülü konuşmayı çocuklar için bile günlük iş haline getirmiştir. (S. Yıldırım Meal Açıklaması) Ayrıca ‘’Zulüm’’ kavramı hem itikâdî hem de ahlakî ve sosyal boyutu itibariyle Kur’an’da en çok zikri geçen kavramlardan birisidir. Yirmi âyette sosyal ilişkilerde haksızlığa sapma anlamında doğrudan “zulüm” kelimesi, 250’den fazla yerde türevleri yer alır. Bunların çoğunda “küfür, şirk” veya “Allah’ın hükümlerine karşı çıkma” anlamında kullanılır. (C. Külünkoğlu Meali Açıklaması) Yani ‘’zalimler’’ ifadesi genel olup hem itikadi, hem de, ahlakı ve sosyal yönünü kapsamaktadır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Cennette olanlar cehennemde olanlara “Biz Rabbimizin vaat ettiklerini gerçek bulduk, sizde Rabbinizin size vaat ettiklerini gerçek buldunuz mu?” diye seslenirler. Onlarda “Evet” derler. İçlerinden birisi “Allah’ın laneti haksızlık yapanların üzerine olsun” diye bağırır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Cennetlikler de cehennemliklere şöyle ünliyecekler: "Çalabımızın bize söz verdiği karşılığın gerçek olduğunu gördük. Siz de çalabınızın size söz verdiği karşılığın gerçek olduğunu gördünüz mü?" Cehennemlikler diyecekler: "Gerçekten Allah’ın laneti kıyıcıların üzerine olsun."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
44, 45. Cennetlikler Cehennemliklere «— Rabbimizin bize vaadettiğini doğru bulduk, nasıl siz de Rabbinizin vâadını doğru buldunuz mu?» diye nida ederler [¹] onlar «— Evet doğru bulduk» derler. Bunun üzerine aralarında bir münadi «— Allah/ın lâneti nâs/ı Allah yolundan geri durduran, o yolun eğri büğrü olmasını araştıran, âhireti de tanımayan zalimlere olsun» diye nida eder.
[1] Bize vaadettiği sevabı biz bulduk. Siz de vaîdi olan ikabı buldunuz mu?  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Cennet ehli, ateş ehline şöyle seslenir: “Biz, Rabbimizin bize vaat ettiğini gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size vaat ettiğini gerçek buldunuz mu?”¹⁵ Onlar da “Evet” derler. O zaman aralarından bir çağırıcı, “Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun!” diye nida eder.
15 Bedir Savaşı’nda öldürülüp kör bir kuyuya atılan Ebu Cehil ve diğer öldürülmüş putperestlere hitaben Hz. Peygamber bu ayeti sesli olarak okumuştur. Hz. Ömer, Ya Resulallah! Bunu ölülere mi söylüyorsun? deyince Hz. Peygamber: “Allah’a yemin ederim ki, bu söylediğim sözleri siz onlardan daha iyi duymuyorsunuz. Sözlerimi onlar sizin kadar duyuyorlar ama cevap veremiyorlar” demiştir. (Buharî, Cenâiz, 86, Megazi, 8)  
Kadri Çelik
swap_vert close
Cennet ehli, ateş ehline, “Biz Rabbimizin bize vaat ettiğini gerçek bulduk, siz de Rabbinizin vaat ettiğini gerçek buldunuz mu?” diye seslenirler. (Onlar,) “Evet” derler. Aralarında bir münadi, “Allah'ın lâneti zalimlerin üzerine olsun” diye seslenir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Derkencennet halkı, cehennem halkına seslenecek: “Ey kâfirler! Biz, Rabb’imizin bize verdiği bütün sözlerin gerçek olduğunu gördük; nasıl, siz de Rabb’inizin verdiği sözlerin doğru çıktığını gördünüz mü?” Cehennemdekiler,“Evet, gördük!” diyecekler. Bunun üzerine Allah tarafından görevlendirilmiş bir çağrıcı melek, aralarında şunu ilan edecek: “Allah’ın lâneti, zâlimlerin üzerine olsun!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Cennet arkadaşları Ateş arkadaşlarına: “Gerçek olarak rabbimizin bize vaad ettiklerini biz elde ettik. Gerçek olarak rabbinizin vaad ettiklerini siz elde ettiniz mi?” diye seslendiler. “Evet!” dediler. Aralarında bir duyurucu (müezzin): “Allah’ın laneti Zâlimler’in üzerine olsun!” diye duyuru yaptı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Cennettekiler cehennemliklere seslenirler: " Bizler, Rabb'imizin bize vadettiklerini aynen bulduk. peki size söylenenler doğru çıktı mı? " Cehennemdekiler: " evet. " İçlerinden biri haykırır: " Allah kahretsin zalimleri!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Cennet ehli cehennem ehline: “Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçek bulduk siz de Rabbinizin size vadettiğini gerçek buldunuz mu?” Diye seslenir. Onlar da “Evet!” derler. Aralarından biri; “Allah’ın lâneti zalimlerin üzerine olsun!” Diye bağırır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
44,45. Cennet halkı ateş halkına “Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçekleşmiş bulduk; siz de Rabbinizin size vadettiğini gerçekleşmiş buldunuz mu?” diye seslenecekler; onlar da “Evet!” diyecekler. Aralarında bir çağrıcı “Allah’ın laneti, (insanları) Allah’ın yolundan alıkoyan, o (yol)u eğri gösteren ve ahireti de inkâr eden zalimlerin üzerine olsun!” diye seslenecektir.
Mehmet Türk
swap_vert close
44,45. Cennettekiler cehennemdekilere: “Biz Rabbimizin bize vâdettiklerini gerçek leşmiş olarak bulduk. Siz de Rabbinizin size vâdettiklerini gerçekleşmiş olarak buldunuz mu?” diye seslenecekler. Onlar da: “evet” diyecekler. Bunun üzerine aralarından birisi: “Allah’ın lâneti, âhireti inkâr etmek için Allah’ın yolundan ayrılan ve onu yamultmak isteyen zâlimlerin üzerine olsun!” diye bağıracak.¹
1 45. âyet; “İşte bu (zâlimler), âhireti inkâr ederek Allah’ın yolundan ayrılan ve onu eğriltmek isteyen, kimselerdir.” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve cennetlikler, ateştekilere, “Rabbimiz bize ne söz verdiyse, bütünüyle gerçekleşmiş bulduk; ya siz, siz de Rabbinizin size vaad ettiği şeyi gerçekleşmiş buldunuz mu?” diye seslenecekler. [Berikiler]: “Ah, evet!” diye karşılık verecekler. Bunun üzerine içlerinden bir ses ³⁵ haykıracak: “Allah’ın lâneti, zalimlere elverir,
35 Lafzen, “Duyurucu/seslenici (müezzin)”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve cennet halkı, cehennem halkına şöyle seslenir: – Biz, Rabbimizin bize vaat ettiğini gerçekleşmiş bulduk. Siz de Rabbinizin size vaat ettiğini gerçekleşmiş buldunuz mu? Onlar da: – Evet! Derler. Aralarında bir nidacı seslenir: Allah’ın laneti bu zalimlerin üzerine olsun. 7/50- 51, 37/50...59, 74/39...48
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve cennetlikler cehennemliklere: “Rabbimiz bize ne vaad ettiyse hepsini gerçekleşmiş bulduk; siz de Rabbinizin size vaad ettiklerinin hepsini gerçekleşmiş buldunuz mu?” diye seslenecekler. “Evet!..” diye cevap verecekler. Bunun üzerine içlerinden bir münâdî haykıracak: “Allah’ın laneti tüm zalimlerin üzerine olsun!..
Orhan Kuntman
swap_vert close
Cennet ehli, cehennem ehline. "Biz, Rabbimizin bize vadettiğini (cennet nimetlerini) gerçekleşmiş olarak bulduk; siz de Rabbinizin size vadettiğini (ateş azabını) hak olarak buldunuz mu?" diye seslenirler, onlar da "Evet" derler. Derken bir münâdi tarafından "Allah’ın laneti zalimlerin tepesinedir" diye nida olunur.
Osman Fırat
swap_vert close
Cennet halkı, ateş halkına seslendi: "Rabbimizin bize va’dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size va’dettiğini gerçek buldunuz mu?" (Onlar da): "Evet", dediler ve aralarından bir ünleyici: "Allâh’ın la’neti zâlimlerin üzerine olsun!" diye ünledi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Cennet ashâbı, Cehennem ehline nidâ edip: «Rabbimizin bize vaad ettiğini biz şüphe yok ki hak bulduk, siz de Rabbinizin vaad ettiğini hak buldunuz mu?» diye soracaklar. Onlar da, «Evet» diyecekler. Derken aralarında bir münâdi: «Allah Teâlâ'nın lâneti zalimlerin üzerinedir» diye nidâ etmiş olacaktır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
44, 45. Cennetlikler cehennemliklere: “Biz, Rabbimizin bize vâd ettiği şeylerin gerçek olduğunu gördük; siz de Rabbinizin size vâd ettiklerinin gerçekleştiğini gördünüz mü? ” deyince onlar: “Evet” diye cevap verirler. Derken bir görevli aralarında: “Allah'ın lâneti o zalimlere olsun ki onlar insanları Allah yolundan uzaklaştırır, onu eğri büğrü göstermek isterlerdi ve onlar âhireti de inkâr ederlerdi. ” diye nida eder. [37, 54-59; 52, 14-16]
Geçmiş asırlarda cennet ile cehennem arasında çok uzun mesafe olması itibariyle sesin nasıl gideceği sorusu sorulmuştur. 20. asırdaki iletişim keşifleri on binlerce km. ötesi ile konuşmayı çocuklar için bile günlük iş haline getirmiştir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Cennet halkı, ateş halkına seslendi: "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size va'dettiğini gerçek buldunuz mu?" (Onlar da): "Evet", dediler ve aralarından bir ünleyici: "Allah'ın la'neti zalimlerin üzerine olsun!" diye ünledi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Cennet halkı cehennem halkına nidâ idüb: "Biz, rabbimizin va'd iylediğini hak ve doğrı bulduk, siz de rabbinizin va'd iylediği şeyi hak buldınız mı?" dirler. Cehennem halkı da: "Evet!" cevâbını virirler. O vakit aralarında bir münâdî: "Âgâh olun! Allâh'ın la'neti zâlimler üzerinedir" diye nidâ iyler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Cennet ahalisi, cehennem ahalisine şöyle seslenir: “Rabbimizin bize verdiği sözün gerçek olduğunu gördük. Rabbinizin size verdiği sözün gerçek olduğunu siz de gördünüz değil mi?” (deyince) “Evet!” derler. Aralarında bir tellâl[*] şöyle haykırır: “Allah yanlış yapan o kimseleri dışlasın (lanetlesin)!
[*] Tellal: "Herhangi bir şeyi, olayı veya bir şeyin satılacağını halka duyurmak için çarşıda, pazarda yüksek sesle bağıran kimse,  
Şaban Piriş
swap_vert close
44,45. -Cennet ehli, cehennem ehline (şöyle) seslenir:-Biz, Rabbimizin bize vaad ettiğinin gerçek olduğunu gördük. Siz de Rabbinizin vaadini gerçek buldunuz mu? Onlar da:-Evet! derler. Aralarında bir münâdi:-Allah'ın laneti; ahireti inkar ederek, (insanları) Allah'ın yolundan saptıran zalimlerin üzerinedir! diye seslenir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Cennet ehli, ateş ehline seslenir: “Rabbimizin bize vaad ettiğini biz hak olarak bulduk. Siz de Rabbinizin vaad ettiğini hak olarak buldunuz mu?” Onlar “Evet” derler. Aralarındaki bir nida edici de “Allah'ın lâneti zalimlere olsun” diye seslenir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Cennet halkı ateş halkına şöyle seslenir: "Biz, Rabbimizin bize vaat ettiğini gerçek bulduk. Peki siz, Rabbinizin size vaat ettiğini gerçek buldunuz mu?" Onlar, "Evet!" derler. Aralarından bir duyurucu şunu ilan eder: "Allah'ın laneti, zalimlerin üzerine olsun!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķıġırdı uçmaķ isleri od islerine kim “bayıķ bulduķ anı kim va'de eyledi bize çalabumuz girtü bulduñuz mı siz anı kim va'de eyledi çalabuñuz girtü?” eyittiler “eved.” pes ķıġırdı ķıġırdıcı aralarında “bayıķ Tañrı la'natı žālimler üzeredür.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳıġırdı uçmaḳ ehli cehennem ehline ki biz ṭapduḳ Tañrı Ta‘ālā bizeva‘de eyledügi nesneyi ḥaḳḳ‐ı ẟābit. Siz daḫı bulduñuz mı Tañrı Ta‘ālā sizeva‘de eyledügini ḥaḳḳ‐ı ẟābit? Cehennem ehli eyideler: Ne‘am bulduḳ. Pesḳıġıra bir ḳıġırıcı aralarında ki Tañrı Ta‘ālānuñ la‘neti ẓālimler üstinedür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Cənnət əhli cəhənnəm əhlinə müraciət edib: “Biz Rəbbimizin bizə və’d etdiyini (axirət ne’mətlərini) haqq olaraq gördük. Siz də Rəbbinizin sizə və’d etdiyini (cəhənnəm əzabını) gerçək olaraq gördünüzmü?” – deyə soruşacaq. Onlar: “Bəli!” – deyə cavab verəcəklər. Elə bu zaman onların (hər iki dəstəsinin) arasında bir carçı (İsrafil və ya cənnətdəkilərdən biri): “Allah zalımlara lə’nət eləsin!” – deyə səslənəcək.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the dwellers of the Garden cry unto the dwellers of the Fire: We have found that which our Lord promised us (to be) the Truth. Have ye (too) found that which your Lord promised the Truth? They say: Yea, verily. And a crier in between them crieth: The curse of Allah is on evil doers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The Companions of the Garden will call out to the Companions of the Fire: "We have indeed found the promises of our Lord to us true: Have you also found Your Lord´s promises true?" They shall say, "Yes"; but(1023) a crier shall proclaim between them: "The curse of Allah is on the wrong-doers;-
1023 The Companions of the Fire can only answer a single word, 'Yes," such is their state of misery. Even so, their voice is drowned in the voice of the Crier, who explains their state: they are in a state of curse, that is, deprivation of the Grace and Mercy of Allah. Such deprivation is the highest misery that souls can suffer.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَنَادٰٓى
ve nidâ etti
اَصْحَابُ
ehli
الْجَنَّةِ
cennet
اَصْحَابَ
ehline
النَّارِ
ateş
اَنْ
diye
قَدْ
ger- çekten
وَجَدْنَا
bulduk
مَا
o şe-yi ki
وَعَدَنَا
bize vaad etti
رَبُّنَا
Rabb-imiz
حَقاًّ
hak olarak
فَهَلْ وَجَدْتُمْ
siz de buldunuz mu
مَا
o şe-yi ki
وَعَدَ
size vaad etti
رَبُّكُمْ
Rabbiniz
حَقاًّۜ
hak olarak
قَالُوا
dediler
نَعَمْۚ
evet
فَاَذَّنَ
ve nidâ etti
مُؤَذِّنٌ
bir münadi
بَيْنَهُمْ
aralarında
اَنْ
diye
لَعْنَةُ
laneti
اللّٰهِ
Allah'ın
عَلَى الظَّالِم۪ينَۙ
zalimlerin  üzerine olsun
Ve cennet ehli, ateş ehline, "biz gerçekten, Rabbimizin (dünyada) bize vaad ettiği (nimetleri)ni (bugün) hak olarak bulduk, siz de Rabbinizin size vaad ettiği (azabı)nı hak olarak buldunuz mu?" diye nidâ ederler. (Onlar da) "Evet!" derler. Bunun üzerine aralarından bir münadi şöyle nidâ eder: "Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun!"
نَادٰى
Fiil-III
ن د و
Nidâ etti, çağırdı, seslendi, dua etti, feryat etti
اَصْحٰب
İsim
ص ح ب
Ehil, halk, arkadaşlar, Ashâb, sahipler
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
اَصْحٰب
İsim
ص ح ب
Ehil, halk, arkadaşlar, Ashâb, sahipler
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
وَعَدَ
Fiil-I
و ع د
Telkin etti, vaad etti, tehdit etti, söz verdi, uyardı
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
هَلْ
Soru eki
هَلْ
-Mı, -mi, var mı?
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
وَعَدَ
Fiil-I
و ع د
Telkin etti, vaad etti, tehdit etti, söz verdi, uyardı
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
نَعَم
Edat
نَعَم
Evet
اَذَّنَ
Fiil-II
ا ذ ن
Nidâ etti, seslendi, ilan etti
مُؤَذِّن
Etken fiil-II
ا ذ ن
Müezzin, münadi, çağırıcı
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
لَعْنَة
İsim
ل ع ن
Lanet
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden