close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 42. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne âmenû ve’amilû-ssâlihâti lâ nukellifu nefsen illâ vus’ahâ ulâ-ike ashâbu-lcenne(ti)(s) hum fîhâ ḣâlidûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnananlara ve iyi işlerde bulunanlara gelince; hiç kimseye takatinden aşırı bir teklifte bulunmayız, onlardır cennet ehli ve orada ebedi kalır onlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Buna karşılık) İman edenler ve (hayırlı, yararlı) salih amellerde bulunanlar -ki Biz hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz- onlar da cennetin ashabı (halkı)dırlar. Orada sonsuz olarak kalacaklar (ve kusursuz mutluluğa ulaşacaklar)dır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama iman edip, doğru ve yararlı işler yapan kimseler ki, şüphesiz biz kimseye taşıyabileceği yükten fazlasını yüklemeyiz. İşte ebediyyen kalmak üzere cennete girecek olanlar bunlardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler, -ki biz hiç kimseyi gücünün yetmeyeceği hükümlerle mükellef tutmayız- işte onlar cennet ehlidir. Ve orada ebedî yaşayacaklar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/286.  
Ahmet Varol
swap_vert close
İman edip iyi işler işleyenler ise -ki biz hiçbir canı yapabileceğinden fazlasıyla yükümlü tutmayız- işte onlar cennete girecek olanlardır. Onlar orada sürekli kalacaklardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
İman edenler ve salih amellerde bulunanlar -ki biz hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyizonlar da cennetin ashabı (halkı)dırlar. Onda sonsuz olarak kalacaklardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İman edip salih amel işleyenler (var ya) - ki biz herkese ancak gücünün yettiğini teklif ederiz- işte onlar, cennetliktirler, onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İman edip de salih ameller yapanlar –ki Biz hiçbir nefse, kapasitesinden fazlasını yüklemeyiz- işte onlar, Cennetin ehlidirler ve onlar orada ebedidirler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hiç kimseye gücünün üstünde bir şey yapmasını önermediğimiz halde inanıp iyi işler yapanlar cennetliktirler, onlar orada süreli kalacaklardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar ki inanarak, yararlı iş görürler — yükletmeyiz kişinin gücünün yetmediğin— işte onlar cennetliktir, orda sonsuz kalırlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince -ki biz, hiç kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemeyiz- işte onlar, cennet halkıdır ki onlar orada kalacaklardır.
orada kalacaklardır  
Cemil Said
swap_vert close
Îmân idenlere ve a’mâl-i sâlihada bulunanlara vüs’atlerinin fevkinde yük tahmîl itmiyeceğiz ehl-i cennetden olacaklar ve ilelebed orada kalacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnanan ve yararlı iş işleyenler ki kişiye ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz işte cennetlikler onlardır, orada temelli kalacaklardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İman edip salih ameller işleyenlere gelince -ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz- işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalıcıdırlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlara gelince, -ki hiç kimseye gücünün üstünde bir vazife yüklemeyiz- işte onlar cennetliklerdir. Orada onlar ebedî kalıcıdırlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnanıp da iyi işler yapanlara gelince -ki hiç kimseye gücünün üstünde bir vazife yüklemeyiz- işte onlar, cennet ehlidir. Orada onlar ebedî kalacaklar.
 Âyet-i kerimede Yüce Allah’ın emir ve yasaklarının insan gücü üstünde ve yapılamayacak bir şey olmadığı açıkça ifade edilmekte ve salih amel işleyenlere cennet vadedilmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İnanıp erdemli bir hayat sürenlere gelince, biz hiç kimseye kapasitesinin üstünde sorumluluk yüklemeyiz; onlar cennet halkıdır. Onlar orada ebedi kalıcıdırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İman edenler ve iyi amellerde bulunanlarki biz hiç kimseye gücünün üstünde bir şey teklif etmeyiz işte onlar cennet ehlidir ve orada ebedî olarak kalacaklardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İyman edib iyi iyi işler yapan kimseler -ki bir nefse ancak vüs'ünü teklif ederiz- bunlar işte eshabı Cennettirler ve hep onda muhalleddirler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Îmân edip de sâlih ameller işleyenlere gelince… Ki biz hiç kimseye gücünün üstünde bir vazife yüklemeyiz, işte onlar, cennet ehlidir. Onlar orada ebedî kalacaklar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İman edip sâlihâtı¹ yapanlar- ki hiç kimseye gücünün yettiğinden başkasını yüklemeyiz- Cennet halkıdırlar. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.
1- Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, iyi olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Îman edip de güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar (a gelince:) — ki biz hiç bir kimseye gücü yeteceğinden başkasını yüklemeyiz— onlar cennetin yaranıdırlar. Onlar orada ebedî kalıcıdırlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Îmân edip sâlih ameller işleyenler, ki (biz) kimseyi gücünün yetmeyeceği (bir şey)ile mükellef tutmayız, işte onlar Cennet ehlidirler. Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar.(2)
(2)“Bu âlemin mutasarrıfının (idârecisinin) mâdem nihâyetsiz böyle bir keremi (ikrâm ediciliği), nihâyetsiz böyle bir rahmeti, nihâyetsiz öyle bir celâl (nihâyet derecede büyüklüğü) ve izzeti (şânının yüceliği) vardır. Nihâyetsiz celâl ve izzet, edebsizlerin te’dîbini (edeblendirilmesini) ister. Nihâyetsiz kerem, nihâyetsiz ikrâm ister; nihâyetsiz rahmet, kendine lâyık ihsân ister. Hâlbuki bu fânî dünyada ve kısa ömürde, denizden bir damla gibi milyonlar cüz’den ancak bir cüz’ü yerleşir ve tecellî eder (görünür). Demek o kereme lâyık ve o rahmete şâyeste (yaraşır) bir dâr-ı saâdet (saâdet yeri) olacaktır.” (Zülfikār, 10. Söz, 18)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
İman etmiş olup salih (iyi ve yararlı) ameller işlemiş (dürüst ve erdemli bir hayat sürdürmüş) olanlara gelince - ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz. İşte onlar cennet ehlidir. Onlar orada kalıcıdırlar. *
(*) 42. âyette de iman edip hayırlı işler yapanların “cennet ehli” olduğu ve orada ebedî kalacakları belirtilmektedir. Bu arada, herkesin ancak gücünün yettiği kadarıyla mükellef tutulduğu belirtilerek bir bakıma, müminlerin, istemelerine rağmen yapamadıkları hayırlı faaliyetler sebebiyle ümitsizliğe düşmelerine gerek olmadığına, insanın cennet ehlinden olabilmesi için yapabileceği kadarını yapmasının yeterli olduğuna işaret edilmiştir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 527)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İman edip, doğru işler (salih amel) yapanlar ki, biz hiçbir nefse yapamayacağı şeyleri asla teklif etmeyiz. Onlar cennete girecek olanlar olup ve orada sürekli kalacaklardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimseler ki inandılar, iyilikler işlediler, herkese ancak gücü yettiği kadar yüklenir, işte onlar cennetliktirler. Onlar hep orada kalacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar ki iman getirip iyi amelde bulunurlar. —Biz onlardan hiçbir kimseye elinden gelenden başka bir şey teklif etmeyiz. — İşte onlar Cennetliktir, orada daim kalacaklardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnanıp iyi ve yararlı işler [sâlihât] yapanlara gelince -ki Biz kimseye gücünün üstünde yük yüklemeyiz- işte onlar cennet ehlidirler, orada devamlı kalıcıdırlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
İman edip iyi amellerde bulunanlara gelince; biz hiç kimseye gücünün yeteceğinden fazla yük yüklemeyiz. İşte onlar cennet ehlidir. Orada onlar temelli kalıcılardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İman eden ve bu imanın gereği olarak güzel işler yapanlara gelince, —ki Biz hiç kimseye, gücünün yetmeyeceği bir görev yüklemeyiz— işte onlar da cennet halkıdırlar ve sonsuza dek orada kalacaklardır!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İman etmiş ve Salih Ameller’i işlemiş (İyi İşler’i yapmış) olanlara gelince; -bir kimseyi gücü (kapasitesi) dışında yükümlü tutmayız- işte onlar Cennet arkadaşlarıdır; orada sürekli kalacaklardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Tarafımızdan herhangi bir zorlamaya maruz kalmadan inancı doğrultusunda yararlı faaliyetlerde bulunanlar ise, sonsuza kadar cennette kalacaklardır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnanıp da iyi işler yapanlara gelince işte onlar cennet ehlidir. Orada ebedî kalacaklardır. Unutmayın ki siz yeryüzünde yaşarken hiç kimseye gücünün üstünde bir görev yüklemedik. Yasalarımızda belirtilenler her insanın yapabileceği şeylerdi. Onlar yasalarımızdan bir tanesi için bile biz bunu yapamayız, bu emredilen yasa gücümüzün üzerindedir diyemezler. Zaten sakatlık, hastalık, zorluk nedeniyle yasamızı uygulayamayacaklar varsa onlara ruhsat verdik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İman edip iyi işler yapanlara gelince –ki kimseye gücünün üzerinde bir görev yüklemeyiz–, [*] işte onlar da cennet halkıdır; orada [ebedî] kalacaklardır.
Benzer mesajlar: Bakara 2:233, 286; Nisâ 4:84; Mâide 5:48; En‘âm 6:152, 165; Mü’minûn 23:62; Talâk 65:7.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Allah’ın istediği gibi) îman edip, (inandığı) iyi işleri yaşayanlara gelince -ki Biz kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemeyiz- işte onlar cennetliklerdir ve onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama imana erişen, doğru ve yararlı işler yapan kimseler -[ki] şüphesiz, Biz kimseye taşıyabileceği yükten fazlasını yüklemeyiz- işte, ebediyyen kalmak üzere cennete girecek olan bunlardır;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ama İman eden iyi ve güzel işler yapanlar ise ki biz hiç kimseye gücünün üstünde bir yük yüklemeyiz, işte bunlar da cennet halkıdır ve onlar, orada kalıcıdırlar. 4/57, 18/30, 10/9, 29/7
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat kim imana erer ve imanıyla uyumlu işler yaparsa -ki Biz hiç kimseye taşıyacağından fazlasını yüklemeyiz- işte, içinde ebedî kalmak üzere cennete girecek olan da bunlardır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
İman edip salih ameller işleyenlere gelince ki, biz hiçbir kimseye gücü yeteceğinden başkasını yüklemeyiz! (Onların hepsine akıl ve hür irade verdik, onlara hem hidayet, hem de sapıklık yollarını gösterdik, indirmiş olduğumuz her kitapta -bu yola gelirseniz sonunuz cennet olur, dedik. İman edip salih ameller işleyenler bu yolu takip ettiler) İşte onlar cennetliklerdir ki, orada sonsuza dek kalacaklardır.
Osman Fırat
swap_vert close
İman edip salih ameller işleyenlere gelinceki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yüklerizişte onlar cennetliklerdir. Onlar orada sürekli kalıcıdırlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O kimseler ki imân ettiler ve iyi amellerde bulundular. Biz ise hiçbir nefsi, iktidarının fevkinde birşey ile mükellef kılmayız. İşte onlar cennet sahipleridir. Onlar orada ebedî kalıcılardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İman edip makbul ve güzel işler yapanlar ise -ki hiç kimseye Biz gücünün yetmeyeceği yük yüklemeyiz- cennetlik olup, orada ebedî kalacaklardır. [2, 286]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnanıp iyi işler yapanlar, -ki hiç kimseye gücünün üstünde bir şey yüklemeyiz- İşte onlar cennet halkıdır, onlar orada ebedi kalacaklardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Şunlar ki îmân idüb eyi işler işlediler, biz bir nefse vüs' ve tâkatinden ziyâde teklîf itmeyiz. (Tâkatleri derecesinde a'mâl-i sâliha işlediler) Onlar ehl-i cennet olub orada ebedî olarak kalırlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlara gelince ki biz kimseye gücünün üstünde bir yük yüklemeyiz; böyleleri cennet ahalisidir; onlar da orada ölümsüzdürler.
Şaban Piriş
swap_vert close
İman eden ve doğruları yapanlar ise -ki biz kimseye gücünün üstünde bir yük yüklemeyiz.- bunlar da cennetliklerdir. Onlar, orada ebedidirler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İman edip güzel işler yapanlara gelince: Biz kimseye gücünden fazla birşey yüklemeyiz. Onlar Cennet ehlidir; orada ebediyen kalacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar -ki biz, her benliğe ancak yaratılış kapasitesi ölçüsünde görev yükleriz- ise cennetin dostlarıdır. Sürekli kalacaklardır orada.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim įmān getürıdiler daħı işlediler eyü işler yükletmezüz hįç nefse illā güci yittügin şunlar uçmaķ isleridür anlar anuñ içinde ebed ķalıcılardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlar kim īmān getürdiler daḫı işlediler eyü işler. Biz buyurmazuz birnefse illā güci yitdükce. Anlardur uçmaḳ eyeleri, anlar anuñ içinde hemīşeḳalurlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
İman gətirib yaxşı işlər görənlər isə - Biz heç kəsi qüvvəsi yetdiyindən artıq yükləmərik – cənnətlikdirlər, onlar orada əbədi qalacaqlar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But (as for) those who believe and do good works We tax not any soul beyond its scope. Such are rightful owners of the Garden. They abide therein.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But those who believe and work righteousness,- no burden do We place on any soul, but that which it can bear,- they will be Companions of the Garden, therein to dwell (for ever).
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
o kimseler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
وَعَمِلُوا
ve işlediler
الصَّالِحَاتِ
sâlih ameller
لَا نُكَلِّفُ
mükellef kılmayız
نَفْساً
bir kişiyi
اِلَّا
an-cak
وُسْعَهَاۘ
gücünün yettiği ile
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
اَصْحَابُ
ehlidirler
الْجَنَّةِۚ
cennet
هُمْ
onlar
ف۪يهَا
orada
خَالِدُونَ
ebedi kalıcıdırlar
İman edip sâlih ameller işleyenlere gelince -ki Biz, kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz- işte onlar cennet ehlidirler. Onlar orada ebedi olarak kalacaklardır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
صَالِحَات
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih ameller, sâliha kadınlar
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
كَلَّفَ
Fiil-II
ك ل ف
Sorumlu tuttu, mükellef oldu, yüklendi
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
وُسْع
İsim
و س ع
Güç
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
اَصْحٰب
İsim
ص ح ب
Ehil, halk, arkadaşlar, Ashâb, sahipler
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
خَالِدٌ
Etken fiil
خ ل د
Ebedi kalıcı, devamlı kalıcı, ölümsüz