close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 37. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Femen azlemu mimmeni-fterâ ‘ala(A)llâhi keżiben ev keżżebe bi-âyâtih(i)(c) ulâ-ike yenâluhum nasîbuhum mine-lkitâb(i)(s) hattâ iżâ câet-hum rusulunâ yeteveffevnehum kâlû eyne mâ kuntum ted’ûne min dûni(A)llâh(i)(s) kâlû dallû ‘annâ veşehidû ‘alâ enfusihim ennehum kânû kâfirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yalan yere Allah'a iftira edenden, yahut onun ayetlerini inkar eyleyenden daha zalim kimdir ki? Kitaptan nasipleri neyse erişecek onlara; sonunda canlarını almak için elçilerimiz, onlara gelip çatınca Allah'ı bırakıp da kulluk ettiğiniz, kendilerini çağırıp durduğunuz putlar Nerede diyecekler. Onlar da kaybolup gittiler diyecekler ve kafir olduklarına dair kendileri, kendilerinin aleyhinde tanıklık edecekler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O halde, Allah’a karşı yalan uydurup asılsız iftira ve iddialar ortaya atanlardan, veya (O’nun) ayetlerini yalanlayanlardan daha zalim kimdir? (Azıcık ilimleriyle) Kitaptan kendilerine bir pay erişenler (ve bilgiç geçinip dini hükümleri dejenere edenler) de bunlardır. Nihayet elçilerimiz (ölüm meleklerimiz), hayatlarına son vermek üzere kendilerine gittiklerinde onlara: "Allah’tan başka taptıklarınız (menfaat umarak ve zararından korkarak kendilerine sığınıp uşaklık yaptıklarınız, hani) nerede?" diye soracaklardır. (Bu soruyu bin pişmanlıkla:) "Onlar bizi (yüzüstü) bırakıp-kayboldular" diye yanıtlayacaklardır. (Böylelikle) Bunlar, gerçekten nankör kâfirler olduklarına dair kendi aleyhlerinde şahitlik yapacaklardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kendi asılsız uydurmalarını, Allah'a yakıştıran ya da Allah'ın ayetlerini yalanlamaya kalkışan kimselerden daha zalim kim olabilir? Onlara hayatta nasib olarak her ne yazılmışsa, kendilerini bulacaktır. Sonunda canlarını almak için elçilerimiz geldiklerinde onlara: “Hani nerede Allah'tan başka çağırıp durduğunuz varlıklar?” diyecekler. Ve o günahkarlar: “Bizi yüzüstü bıraktılar” diye karşılık verecekler. Böylece Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden kimseler olduklarına, kendileri kendi aleyhlerine tanıklık etmiş olacaklar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah adına yalan uydurandan, Allah'ın âyetlerini, Kur'ân'ını, ilkelerini yalanlayanlardan daha zâlim kimler olabilir? Can alarak ölümü gerçekleştiren elçilerimiz, melekler kendilerine gelinceye kadar kitapta, Levh-i Mahfuz'da yazılı olan kısmetleri, payları, onlara, işte onlara verilmiş olur. Melekler, onların ruhlarını alarak ölümlerini gerçekleştirirken: “Allah'ın dışında kulu durumundaki, yalvarmakta olduğunuz tanrılar nerede?" derler. Onlar da: “Onlar bizi ortada bırakıp, kayboldular" derler. Kendilerinin, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfir olduklarına, kendi aleyhlerine birbirlerinin aleyhine bizzat şâhitlik ederler
bk. Kur’ân-ı Kerim, 10/69-70; 31/23-24.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'a karşı yalan uydurandan yahut O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Onlara Kitap'tan nasipleri ulaşır. Elçilerimiz canlarını almak üzere geldiklerinde onlara: "Allah'tan başka taptıklarınız nerede?" derler. Onlar da: "Bizim yanımızdan kayboldular" derler ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Öyleyse, Allah'a karşı yalan uydurup iftira düzenden veya ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir? Kitap'tan kendilerine bir pay erişecek olanlar bunlardır. Nihayet elçilerimiz, hayatlarına son vermek üzere kendilerine gittiklerinde onlara diyecekler ki: 'Allah'tan başka taptıklarınız nerede?' 'Onlar bizi (yüzüstü) bırakıp-kayboldular' diyecekler. (Böylelikle) Bunlar, gerçekten kâfirler olduklarına kendi aleyhlerinde şehadet ettiler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Çünkü Allah'a bir yalan uydurup atan veya onun âyetlerine yalan diyen kimseden daha zalim kim olabilir? Onlara kitabdan (kaderden) nasibleri erişecektir. Nihayet elçilerimiz (göndereceğimiz melekler), canlarını almak üzere, onlara geldikleri zaman, şöyle diyecekler: “- Allah'ı bırakıp da tapındığınız putlarınız nerede? “ Onlar şöyle cevap verecekler: “- O putlar, bizi bırakıp kayboldular.” Onlar, kendi aleyhlerine, kâfir olduklarına şahidlik edeceklerdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah’ın ayetlerini yalanlayan ve yalan yere Allah’a iftira edenden daha zalim kim olabilir? Kader kitabından nasipleri ne varsa, onlara ulaşacaktır. Ta ki ölüm elçileri gelip onların canlarını alıncaya kadar.. Onlara: “Allah’tan başka ibadet ettikleriniz şeyler nerede?” diye sorarlar. Onlar: “Bizden kayboldular,” diye cevap verirler. Ve kendilerinin gerçeği inkâr ettiklerine dair aleyhlerine şahitlik yaparlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'a iftira eden ya da O'nun âyetlerini yalanlayandan daha zâlim kim vardır? Onlara kitaptaki nasipleri erişecektir. Nihayet elçilerimiz gelip canlarını alırken, “Hani, Allah'tan başka yalvardıklarınız nerede?” dediklerinde, “Bizden kayboldular” dediler ve kendi aleyhlerine kendilerinin kâfir olduklarına şâhitlik ettiler.
Besim Atalay
swap_vert close
Yalan yere Allaha iftiracıdan, ya da onun âyetlerin yalanlayandan daha zalim kim olur? Onlar defterdeki paylarını bulurlar, bizim elçilerimiz gelip de, canlarını aldıkları sırada: «Nerde Allahtan özge tapmış olduklarınız?» diye sorduklarında, «Onlar bizden uzaklaştı» diyeceklerdir, onlar, kendilerinin kâfir olduklarına tanıklık edecektir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Uydurduğu hükümleri Allah'a nispet ederek) Allah adına yalan uyduran veya O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? (Onların) kaderden nasipleri (ne ise) kendilerine ulaşacaktır. Melekler gelip canlarını alırken onlara: “Hani, nerde Allah'tan başka yalvarıp durduğunuz varlıklar?” dediklerinde: “Onlar bizi bırakıp kayboldular!” diye karşılık verecekler ve (böylece) hakkı inkâr eden kimseler oldukları konusunda kendi aleyhlerine tanıklık etmiş olacaklar.
Bkz. 18/49, 48/28Yani, diğer bütün insanlar gibi onlar da yaşadıkları sürece, Allah’ın ezelî takdirinde kendileri için bilinen iyi ya da kötü, nasipleri neyse, onunla karşılaşacaklar. Allah katında bir insanın nasıl yaşayacağının bilinmesi, onun yaşadıklarının daha önceden yazıldığı ve onun da bunları hayata geçirme mecburiyetinde olduğu anlamına gelmez. Yani Allah takdir etti diye insan iyi ya da kötü yaşamaz. Ancak insanın kendi özgür iradesiyle yapacaklarını Allah daha önceden bilir. İşte “kader” bu yaşanacakların Allah tarafından bilinmesidir. Yani bir anlamda yaptıklarımızın sonuçlarıdır.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’a iftirâ idenden ve âyâtını tekzîb iyliyenden daha zâlim kim vardır? Bu âdemlere ezelî kitâba tevfîkan dünyâ emvâlinden bir kısmı virilecekdir o vakte kadar ki bizim rasûllerimiz ruhlarını kabz itdikleri vakit kendilerine "Allâh’dan gayrı tapdığınız şeyler nerededir?" diyu soracaklardır. Ânlar da gâib oldı diyecekler. Ve bu vechile kâfir olduklarını kendileri de ikrâr ideceklerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'a karşı yalan uyduran veya ayetlerini yalan sayandan daha zalim kimdir? Kitap'daki payları kendilerine erişecek olanlar onlardır. Elçilerimiz canlarını almak üzere geldiklerinde onlara, "Allah'tan başka taptıklarınız nerede?" deyince, "Bizi koyup kaçtılar" derler, böylece inkarcı olduklarına kendi aleyhlerine şahidlik ederler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kim, Allah’a karşı yalan uyduran veya O’nun âyetlerini yalanlayanlardan daha zalimdir? İşte onlara kitaptan (kendileri için yazılmış ömür ve rızıklardan) payları erişir. Sonunda kendilerine melek elçilerimiz, canlarını almak için geldiğinde, “Hani Allah’ı bırakıp tapınmakta olduğunuz şeyler nerede?” derler. Onlar da, “Bizi yüzüstü bırakıp kayboldular” derler ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’a iftira eden veya O’nun âyetlerini asılsız sayandan daha zalim kim vardır! Onlar kendileri için yazılmış nasiplerini elde ederler. Sonunda elçilerimiz gelip canlarını alırken, “Allah’ı bırakıp da tapmakta olduğunuz tanrılarınız nerede?” derler. “Bizden sıvışıp gittiler” diye cevap verirler. Ve (dünyadayken) kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerinde şahitlik ederler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah'a iftira eden ya da O'nun âyetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir! Onların kitaptaki nasipleri kendilerine erişecektir. Sonunda elçilerimiz (melekler) gelip canlarını alırken «Allah'ı bırakıp da tapmakta olduğunuz tanrılar nerede?» derler. (Onlar da) «Bizden sıvışıp gittiler» derler. Ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'a yalan iftira edenden veya ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Onların kitapta anlatılan payları kendilerine erişecektir. Elçilerimiz kendilerine gelip canlarını alırken: "ALLAH'ın dışında taptıklarınız nerede," dediklerinde, "Bizi terkettiler," derler. İnkarcı olduklarına dair kendi aleyhlerinde tanıklık ederler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'a karşı yalan uyduran yahut âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Onlara Kitap'tan nasipleri erişir. Canlarını alacak elçilerimiz gelince onlara: "Allah'tan başka taptıklarınız nerede?" derler. Onlar: "O taptıklarımız bizden sapıp ayrıldılar." derler. Böylece kendilerinin kâfir olduklarına bizzat şahitlik ederler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Zira bir yalanı Allaha iftirâ eden veya onun âyetlerine yalan diyen kimseden daha zâlim kim olabilir? Bunlara kitâbdan nasîbları irirşir, nihayet kendilerine göndereceğimiz Melekler gelib canlarını alırlarken, hani o, Allahı bırakıb da taptıklarınız nerede? Dediklerinde «onlar bizi bıraktılar da gaib oldular» derler ve kâfir idiklerine kendi aleylerinde şâhidlik ederler
Emrah Demiryent
swap_vert close
*Allah adına yalan uydurandan yahut O’nun âyetlerini yalanlayandan daha zâlim kim olabilir? Onlara kitaptan (levh-i mahfûzda yazılı bulunan) nasipleri (rızıkları, ecelleri muhakkak) ulaşacaktır. Nihâyet elçilerimiz (vazifeli meleklerimiz) canlarını alırken onlara, “Allah’tan başka yalvardığınız (taptığınız) şeyler hani neredeler?” (diye soracaklar,) onlar da, “Bizi bırakıp kayboldular!” diyecekler ve böylece kendilerinin kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik edecekler.
* “Allah adına yalan uydurandan yahut O’nun âyetlerini yalanlayandan daha zâlim kim olabilir?”; Âyet-i kerîmedeki soru, esasında kâfirleri kınama ve azarlama ifadesi olmakla birlikte, Allah adına yalan uydurandan yahut O’nun âyet-i kerîmelerini yalanlayandan daha zâlim hiç kimse yoktur, manasındadır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah'a iftira eden veya O'nun ayetlerini yalanlayandan daha haksız kim olabilir? Kitaptaki nasipleri onlara erişecektir.¹ Nihayet resullerimiz², canlarını almak için onlara geldiğinde, “Allah'tan başka yakardığınız ilahlar nerede.” Dediklerinde; onlar da: “Onlar bizden uzaklaşıp gittiler.” dediler. Ayetlerimizi yalanlayan nankörler olduklarına dair kendi aleyhlerinde tanıklık ettiler.
1- Onlar için belirlenen süre tamamlanacaktır. 2- Elçilerimiz.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O halde Allaha karşı (demediğini söyledi diye) yalan uydurub atandan, yahud Onun âyetlerini yalan sayandan daha zaalim kimdir? Onların kitabdan nasıybleri (ne ise) kendilerine erişecekdir. Nihayet elçi (melek) lerimiz, canlarını almak üzere onlara geldikleri vakit diyecekler ki: «Allâhı bırakıb da tapa geldiğiniz (tanrılarınız) nerede»? (Cevaben şöyle) diyecekler: «Onlar bizi bırakıb gaaib oldular». Kendileri kendi aleyhlerine, muhakkak küfredenler olduklarına, şâhidlik edeceklerdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O hâlde Allah'a bir yalan iftirâ eden veya âyetlerini yalanlayandan daha zâlim kim olabilir? İşte onlar yok mu, kendilerine kitabdan (mukadderâtlarından) olan nasibleri erişecektir. Nihâyet canlarını almak üzere elçilerimiz (ölüm melekleri) onlara geldikleri zaman derler ki: “Allah'ı bırakıp da tapmakta olduğunuz şeyler nerede?” (Onlar ise:)“Bizden kaybolup gittiler!” derler ve gerçekten kendilerinin kâfir kimseler olduklarına dâir kendi aleyhlerine şâhidlik ederler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah’a yalan uydurup iftira etmiş veya O’nun âyetlerini yalanlamış olandan daha zalim (yani yanlış yolda olup hak ve doğruluktan daha uzak,) kim olabilir? İşte onlara kitaptan (kendileri için yazılmış ömür ve rızıklardan) payları erişir. Ta ki ölüm elçilerimiz gelip onların canlarını alıncaya kadar. (Ahiret gününde ise görevli melekler:) Onlara: “Allah’ın yanı sıra yakarıp yalvardıklarınız nerede?”diyecekler. Onlar (da bugün bize hiçbir faydaları olmadan) bizden (bizim ümidimiz olmaktan çıkıp) kayboldular (artık onlardan bir beklentimiz de yok) diyecekler ve gerçekten de onlar (o gün) kendi aleyhlerine, kendilerinin inkârcı olduklarını ikrar (itiraf) ederler. *
(*) Not: Ölen insanların sorgusu öldüğü an değil, Kur’an’a göre ahirette olacaktır. Ayrıca nice insanların canları bir anda çıkıp ölmektedirler: Örneğin: Ağır bir cismin altında bir anda ezilip paramparça olanlar vardır. Peki, böylece bir anda ölenler ile melekler arasında böyle bir diyalog gerçekleşebilir mi? Demek ki, bu sorgu ve diyalog ahirettedir. Yine 38. ayetin de, bu diyalogun ahirette olduğunu göstermektedir. تَعَالَى: {حَتَّىٰ إِذَا جَآءَتْهُمْ رُسُلُنَا يَتَوَفَّوْنَهُمْ}؛ يعني إذا جاءَتْهم ملائكةُ العذاب يذيقونَهم عذاباً في الآخرةِ كما قالَ تعالى: { وَيَأْتِيهِ ٱلْمَوْتُ مِن كُلِّ مَكَانٍ وَمَا هُوَ بِمَيِّتٍ } [إبراهيم: 17]. {قَالُوۤاْ}؛ أي فتقولُ لَهم الملائكةُ - وهم خَزَنَةُ جهنَّم: {أَيْنَ مَا كُنتُمْ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ}؛ (التفسير الكبير - الطبراني) والقول الثاني: وهو قول الحسن، وأحد قولي الزجاج أن هذا لا يكون الا في الآخرة ومعنى قوله: {حَتَّىٰ إِذَا جَاءتْهُمْ رُسُلُنَا } أي: ملائكة العذاب {يَتَوَفَّوْنَهُمْ } أي يتوفون مدتهم عند حشرهم إلى النار على معنى أنهم يستكملون عدتهم، حتى لا ينفلت منهم أحد(مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير) ({قَالُواْ ضَلُّواْ عَنَّا} أي بطلوا وذهبوا. قيل: يكون هذا في الآخرة (الجامع لاحكام القرآن) والثاني: أنها وفاة الحشر إلى النار يوم القيامة، قاله الحسن (النكت والعيون) وقيل إن هذا يكون في الآخرة والمعنى حتى إذا جاءتهم رسلنا يعني ملائكة العذاب يتوفونهم يعني يستوفون عددهم عند حشرهم إلى النار قالوا أينما كنتم تدعون يعني شركاء وأولياء تعبدونهم من دون الله فادعوهم ليدفعوا عنكم ما جاءكم من أمر الله {قالوا} يعني الكفار مجيبين للرسل {ضلوا عنا الخ (لباب التأويل في معاني التنزيل - الخازن)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah adına yalan uyduran ve ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim vardır? İşte böyleleri, kitapta onlar için belirlenen payların onlara kavuştuğu kimselerdir. Canlarını almaya geldiklerinde elçilerimiz onlara “Allah’dan başka yalvardıklarınız şimdi nerede ?” diye sorduklarında, onlarda “Bizden uzaklaşıp kayboldular” diyecekler. İşte o anda inkârcı olduklarına kendi nefisleri üzerine şahit olacaklar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Öyleyse, Allah’a karşı yalan uyduran, belgelerimizi yalan sayandan daha kıyıcı kim olabilir? Onlar Kütük’te yazılı olan paylarını alacaklardır. Elçilerimiz onların canlarını almaya gelince: "Hani, Allah’tan başka taptığınız putlar nerede?" diyecekler. Onlar da: "bizi bırakıp gittiler" diyecekler. Allah’ı tanımaz olduklarına yine kendileri tanıklık etmiş olacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah/a kendiliklerinden yalan uyduranlardan veya âyetlerini yalan sayanlardan daha zalim kim olabilir? Onlar yazılıp mukarrer olan [⁶] nasiplerine nâil olurlar. Nihayet onlara canlarını alacak [⁷] elçilerimiz gelince «— Tanrıdan başka taptıklarınız nerededir» diyecekler. Onlar «— O taptıklarımız bizlerden kaybolup gittiler [⁸]» derler; kendilerinin kâfir olduklarına şehadet ederler.
[6] Veya Levh-i Mahfuz'da sabit olan.[7] Veya yevm-i kıyamette onları Cehenneme ilka için hesaplarını tamamlayacak.[8] Böyle bir zamanda onları göremiyoruz.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah’a karşı yalan uydurandan veya O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim vardır? Kitap’taki nasipleri/ payları kendilerine erişecek olanlar işte onlardır. Elçilerimiz canlarını almak üzere yanlarına geldiklerinde onlara, “Allah’ın dışında çağırıp/yalvarıp durduklarınız nerede?” deyince onlar, “Onlar bizi terk edip gittiler/sapıp kayboldular [dallû]” derler. Böylece onlar, kendilerinin şüphesiz kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah'a karşı yalan uyduran veya ayetlerini yalan sayandan daha zalim kimdir? Yazılmış (takdir edilmiş) payları kendilerine erişir. Sonunda elçilerimiz canlarını almak üzere geldiklerinde onlara, “Allah'tan başka taptıklarınız nerede?” diye sorarlar. Onlar ise “bizi (yüzüstü) bırakıp kayboldular” derler. Böylece kâfir olduklarına kendi aleyhlerine şahitlik ederler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öyle ya, uydurduğu hükümleri Allah’a nispet ederek Allah adına yalan uyduran yâhut O’nun ayetlerini inkâr edenlerden daha zâlim kim olabilir? Bunlar, tüm canlılar için takdir edilmiş ilâhî yazgıdan paylarına düşeni alacak ve dünyanın gelip geçici nîmetlerinden azıcık faydalanacaklardır. Nihâyet ölüm melekleri olan elçilerimiz, canlarını almak üzere yanlarına gelince, onlara, “Hani nerede, Allah’ı bırakıp da kendilerine yalvarıp yakardığınız varlıklar?” diye soracaklar. Buna karşılık onlar, pişmanlık ve çaresizlik içinde “Bizi yüzüstü bırakıp kayboldular!” diyecek ve hakîkati inkâr etmiş olduklarına, son nefeslerinde bizzat kendileri şâhitlik edecekler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah’a yalan uydurmuş veya O’nun âyetlerini yalanlamış kimseden daha zâlim kimdir? Kitap’tan nasipleri / payları onlara ulaşır. Sonunda bizim vefat ettiren elçilerimiz onlara geldiği zaman: “Allah’tan başka yalvarıyor olduğunuz şeyler nerede?” dediler. “Bizden saptılar” dediler; onların kâfir olduklarına kendi nefisleri aleyhinde şahidlik ettiler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Uydurduğu yalanı Allah'a mal ederek Allah kelâmını ayaklar altına alandan daha zalim kim olabilir? Bir gün yazılı belgeler kendilerine sunulacak: Bir gün meleklerimiz onların canlarını almaya gelecekler ve: " Allah’a rağmen yalvardığınız öteki tanrılarınız nerede? " diye soracaklar. " Bizi ekip gittiler " diyecekler ve inkarcı olduklarını dilleriyle itiraf edecekler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’a iftira eden ya da Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan daha zalim kimdir! Onlara kitapta hangi cezalar verileceği söylenmişse aynen verilecektir. Onların cezamızdan kurtuluşu yoktur. Onların ölüm vakitleri gelince elçilerimiz canlarını alırken “Allah’ı bırakıp taptıklarınız nerede?” diye sorulur. Onlar cevaben: “Bizden uzaklaşıp gitti!” derler. Verdikleri cevapla Allah’ın yasalarına uymadıklarına, Allah’ın yasalarını inkâr ettiklerine şahitlik ederler. Onlar dünyada yaşarken Allah’ın yasalarına karşılık kendi liderlerinin, kendi meclislerinden çıkan yasaların üstünlüğüne inanırlar. Allah’ın yasalarını bırakıp insanların yasalarına uyarlar. Zannederler ki Allah’ın yasalarına uymazlarsa ölümden kurtulacaklar. Hâlbuki hiç biri ölümden kurtulamaz. Dünyada uydukları yasalar onları ölümden kurtaramaz. Hesap günü yasalarına uyarak taptıkları insanlar ortadan kaybolur. Dünyada alkış tufanına tuttukları liderleri ortadan kaybolur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah’a yalan uyduran veya O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir ki! [*] Onlara, kitapta (yazılı olan azaptan) payları ulaşacaktır. Sonunda onları vefat ettirecek elçilerimiz (melekler) [*] kendilerine geldiğinde “Allah’ın peşi sıra yalvardıklarınız nerede?” diyeceklerdir. Onlar da kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederek “Bizden kaybolup gitmişler!” diyeceklerdir. [*]
Yüce Allah’a yalan yakıştıranlarla ilgili benzer kullanımlar: Âl-i İmrân 3:94; En‘âm 6:21, 93, 144, 157; Yûnus 10:17; Hûd 11:18; Kehf 18:15; ‘Ankebût 29:68; Zümer 39:32; Saff 61:7.,Ölüm melekleriyle ilgili benzer kullanımlar için bkz. Nisâ 4:97; En‘âm 6:61, 93; Enfâl 8:50; Nahl 16:28, 32; Muhammed 47:27.,Benzer mesajlar: En‘âm 6:94; Hûd 11:21; Nahl 16:87; Kasas 28:75; Mü’min 40:74; Fussilet 41:48.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yalanlarını Allah’a yakıştırandan¹ veya Onun âyetlerini yalanlayandan² daha zâlim kim olabilir? Onlara kendileri için takdir edilen nasipleri mutlaka ulaşır. Sonunda meleklerimiz canlarını almaya gelince onlara: “Allah’tan başka o, kendilerine yalvardıklarınız nerede?” derler. Onlar da: “Onlar bizden (uzaklaşıp) kayboldular.” derler ve kendi aleyhlerine, kendilerinin kâfir olduklarına şâhitlik ederler.
1 Allah’ın âyetlerini bozan, keyfine göre anlayan, Allah demediği halde dedi diyen beyinsizlerden…2 Allah’ın âyetlerini saklayan, beğenmeyen, alternatif âyetler ve tanrılar arayandan…  
Muhammed Esed
swap_vert close
Kendi asılsız uydurmalarını Allah’a yakıştıran ya da Allah’ın ayetlerini yalanlamaya kalkışan kimselerden daha zalim kim olabilir? Onlara [hayatta] nasip olarak her ne ki yazılmışsa kendilerini bulacaktır; ²⁷ tâ ki, canlarını almak için elçilerimiz gelip [de] onlara: “Hani, nerde Allah’tan başka çağırıp durduğunuz varlıklar?” deyinceye kadar. Ve [günahkarlar]: “Bizi yüzüstü bıraktılar!” diye karşılık verecekler; ve [böylece], hakkı inkar eden kimseler oldukları konusunda kendi aleyhlerine tanıklık etmiş olacaklar.
27 Lafzen, “[İlahî] kitaptaki (el-kitâb) payları onlara ulaşacaktır.”: Yani, diğer bütün insanlar gibi onlar da ömürleri içinde, Allah’ın ezelî takdirinde kendileri için tayin edilmiş olan iyi ya da kötü, nasipleri neyse, onunla karşılaşacaklar. Sonraki cümlede geçen “elçiler” (rusul) tabiriyle ölüm meleklerinin kasdedildiği aşikardır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kendi uydurduğunu Allah’a isnat ederek iftira eden ve ayetlerimiz karşısında yalana sarılandan daha zalim kim vardır? Onların kitaptan/yasadan nasipleri kendilerine ulaşacaktır. İşte o zaman elçilerimiz onların canlarını almaya gelince: – Nerede Allah ile aranıza koyup dua ile yalvarıp yakardıklarınız? Diye soracaklar. Onlar da: – Bizi yüz üstü bırakıp uzaklaştılar, diyerek kâfir oldukları hakkında kendi aleyhlerine şahitlik etmiş olacaklar. 6/93, 10/17, 11/18- 19, 29/69, 4/97, 8/50, 23/99…101, 47/27
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kendi uydurduklarını Allah’a isnat eden ya da O’nun âyetlerini yalanlayandan daha zalim biri olabilir mi? Bu tipler için yazılan (ceza)lardan onların payına düşen gelip onları bulacak: En sonunda canlarını almak için elçilerimiz geldiğinde, onlara “Nerede Allah’ı bırakıp da kendilerine yalvarıp yakardıklarınız?” diye soracak. Onlar (ise) “Bizi yüzüstü bıraktılar!” cevabını vererek, hakikati ısrarla inkâr etmeleri konusunda yine kendi aleyhlerine tanıklık edecek.[¹¹⁸³]
[1183] Küfür fıtrata yabancılaşmaktır. Fıtratına yabancılaşan kendisiyle tanışamaz, kendisiyle tanışmayan ise kendisine tanık olamaz.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah'a karşı yalan uyduran ve O'nun ayetlerini yalan sayanlardan daha zalim kim olabilir? Onlara kitaptan (Levlı-i Mahfuz’dan) nasipleri erişir. ("İnkar edeni az bir süre geçindiririm"- Bakara /126- ayeti uyarınca, dünya nimetlerinden kısmetlerini alırlar ama) Sonunda canlarını alacak elçi meleklerimiz geldiğinde onlara: "Hani, Allah'ı bırakıp da tapınıp durduğunuz nesneler (o ilahlar) nerede? (Gelsinler de sizi bu ölümden ve ahirette başınıza gelen azaptan kurtarsınlar bakalım)” diyecekler, (bunun üzerine onlar da) "Taptıklarımız bizi bırakıp gittiler, (bize yardım etmediler)" diye cevap verecekler ve (böylece) onlar gerçekten kafir olduklarını itiraf ederek -kendi aleyhlerine- şahitlik edeceklerdir.
Osman Fırat
swap_vert close
Allah’a karşı yalan uyduran veya O’nun âyetlerini yalanlayanlardan daha zalim kimdir? İşte onlara kayıt altına alınmış payları erişir. Taki (melek) elçilerimiz canlarını almak için geldiğinde, "Hani Allah’ı bırakıp yalvarmakta olduklarınız nerede?" derler. Onlar da, "Bizi yüzüstü bırakıp kayboldular" ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık daha zalim kimdir o kimseden ki, yalan yere Allah Teâlâ'ya iftirada bulunmuş veya O'nun âyetlerini tekzîp etmiş olur. Onlar yok mu, onlara kitaptan nâsipler erişecektir. Nihâyet onlara elçi meleklerimiz gelip onların canlarını alırlarken derler ki: «Allah'tan başka kendilerine tapındıklarınız nerede?» Onlar da diyeceklerdir ki: «Taptıklarımız bizi bırakıp kayboldular». Ve onlar kendi nefisleri aleyhine kendilerinin şüphesiz kâfirler bulunmuş olduklarını itiraf ve şehâdette bulunacaklardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İftira ederek, Allah'ın söylemediği bir sözü O'na mal eden, yahut Allah'ın âyetlerini yalan sayan kimseden daha zalim biri olabilir mi? Kaderden nasipleri ne ise, onlara erişecektir. Nihayet elçilerimiz (ölüm melekleri) gelip canlarını alırken: “Hani nerede o Allah'tan başka taptıklarınız? ” dediklerinde “Onlar bizden uzaklaşıp ortadan kayboldular. ” derler. Böylece kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerinde şahitlik ederler. [10, 69-70; 31, 23-24]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'a yalan uyduran, ya da O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Onlara Kitaptan nasipleri erişir (ezelde kendileri için ne rızık takdir edilmişse onu alır ve kendilerine yazılmış süre kadar yaşarlar); nihayet (ömürleri tükendiğizaman) melek elçilerimiz gelip canlarını alırken: "Hani Allah'tan başka yalvardıklarınız nerede?" dediklerinde: "Bizden sapıp, kayboldular" dediler ve kendi aleyhlerine, kendilerinin kafir olduklarına şahidlik ettiler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ'ya yalan yere iftirâ iden ve âyetlerini tekzîb iyleyen kimselerden daha zâlim kim vardır? (Yokdur) Onlar kitâb-ı mukadderâtında yazılı olan nasîblerine nâil olurlar. Onların ruhlarını kabz içün rasûllerimiz (meleku'l mevt) geldikde: "Allâh'dan başka kendilerine 'ibâdet iylediğiniz putlar nerededir?" dirler, onlar da: "Bizden zâyi' oldılar. (Yanımızdan gâib olub görünmez oldılar)" cevâbını virirler ve kendi 'aleyhlerine, kâfir olduklarına şehâdet iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir yalanı Allah’a atfeden veya âyetleri karşısında yalana sarılandan daha yanlış yapan kim olabilir? Defterlerinde yazılı suçlarının cezası onları bulacaktır[*]. Elçilerimiz canlarını almaya gelince: “Hani o Allah’tan önce yardıma çağırdıklarınız?” diyecekler, onlar da “Kaybolup gittiler!” diye cevap vereceklerdir. Kendilerinin kafir olduklarına bizzat şahitlik edeceklerdir.
[*] Bkz.: Kehf 18/49  
Şaban Piriş
swap_vert close
Öyleyse Allah hakkında yalan uydurandan veya O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Bunlara kitaptan nasipleri ne ise ulaşacaktır. Nihayet; elçilerimiz canlarını almaya gelince:-Nerede, Allah'ın dışında yalvardıklarınız? diye soracaklardır. Onlar da:-Bizden uzaklaşıp gittiler, diyerek kafir oldukları hakkında kendi aleyhlerine şahitlik edeceklerdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah adına yalan uyduran yahut Onun âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim var? Bu dünyada onlar için yazılmış olan nasipleri kendilerine ulaşır. Nihayet elçilerimiz onların canlarını almak üzere geldiklerinde, “Hani,” derler, “Allah'tan başka yalvardıklarınız nerede?” Onlar da “Bizi bırakıp gittiler” derler ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerinde kendileri şahitlik ederler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yalan düzerek Allah'a iftira eden yahut O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim vardır? İşte bunların Kitap'tan nasipleri kendilerine ulaşır, nihayet elçilerimiz onlara gelip canlarını alırken şöyle derler: "Allah'ın berisinden yakardıklarınız nerede?" Şu cevabı verirler: "Bizden uzaklaşıp kayboldular." Böylece, öz benlikleri aleyhine kendilerinin kâfir olduğuna tanıklık ettiler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes kimdür žālimıraķ andan kim yalan baġladı Tañrı üzere yalan 'avratı oġlanı var didi yā yalan duttı ya'nį āyetlerini şunlar ire anlara ülüsi anlaruñ kitābdan tā ol vaķt kim geldi ya'nį gele anlara yalvaçlarumuz, can alur anlardan eyittiler “ķanı ol kim olduñuz idi ŧaparsız Tañrı’dan ayruķ?” eyittiler “azdılar bizden.” daħı ŧanuķlıķ virdiler gendüzileri üzere kim bayıķ anlar oldılarıdı kāfirler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Kim ẓālimraḳdur ol kimesneden kim bühtān eyledi Tañrı Ta‘ālā ḥaḳḳında,yalanladı āyetlerini. Anlara yitişür ülüşleri rızḳdan, ecelden ol vaḳta deginkim gele anlara resūllerümüz cānların almaġ‐ıçun eyideler: Ḳanı olkim siz ṭaparduñuz Tañrı Ta‘ālādan özge. Eyideler: Azdılar bizden, bilmezüz yollarını. Daḫı ṭanuḳluḳ vireler kendüleri üstine. Taḥḳīḳ anlar kāfirlerdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allaha iftira yaxan, Onun ayələrini yalan hesab edən kimsədən daha zalım kim ola bilər? Kitabda (lövhi-məhfuzda) yazılmış qismətləri onlara çatacaqdır. Nəhayət, elçilərimiz (göndərdiyimiz mələklər) canlarını almaq üçün yanlarına gəldikdə: “Allahdan başqa ibadət etdiyiniz bütləriniz haradadır?” – deyincə: “Onlar bizi qoyub qaçdılar!” – deyə cavab verəcək və öz əleyhlərinə, kafir olduqlarına şahidlik edəcəklər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Who doeth greater wrong than he who inventeth a lie concerning Allah or denieth Our tokens. (For such) their appointed portion of the Book (of destiny) reacheth them till, when Our messengers come to gather them, they say: Where (now) is that to which ye cried beside Allah? They say: They have departed from us. And they testify against themselves that they were disbelievers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Who is more unjust than one who invents a lie against Allah or rejects His Signs? For such, their portion(1018) appointed must reach them from the Book (of decrees): until, when our messengers (of death) arrive and take their souls, they say: "Where are the things that ye used to invoke besides Allah." They will reply, "They have left us in the lurch," And they will bear witness against themselves, that they had rejected Allah.
1018 It must not be supposed that the rebels against Allah would at once be cut off in this life for their sins. They will get the portion allotted to them, including the good things of life and the chance of repentance and reformation, during their probationary period on this earth. During that period they will have a full run. After that period expires, they will be called to account. They will themselves see that the false things in which they put their trust, were false, and they will confess their sin, but it will be too late.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَمَنْ
ve kimdir
اَظْلَمُ
daha zalim
مِمَّنِ
o kimse-den ki
افْتَرٰى
iftira etti
عَلَى اللّٰهِ
Allah hakkında
كَذِباً
yalan (uydurup)
اَوْ
ve-ya
كَذَّبَ
yalanladı
بِاٰيَاتِه۪ۜ
O'nun âyetlerini
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
يَنَالُهُمْ
kendilerine erişecektir
نَص۪يبُهُمْ
nasipleri
مِنَ الْكِتَابِۜ
kitaptan
حَتّٰٓى
nihayet
اِذَا
o va-kit ki
جَٓاءَتْهُمْ
onlara geldi
رُسُلُنَا
resullerimiz
يَتَوَفَّوْنَهُمْۙ
canlarını alıyorlar
قَالُٓوا
dedi-ler ki
اَيْنَ
nere-de
مَا
o şey-ler ki
كُنْتُمْ
idiniz
تَدْعُونَ
yalvarı-yorsunuz
مِنْ دُونِ
başka
اللّٰهِۜ
Allah'
tan
قَالُوا
dediler
ضَلُّوا
kaybolup gittiler
عَنَّا
bizden
وَشَهِدُوا
ve şahidlik ettiler
عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ
kendi aleyhlerine
اَنَّهُمْ
şüphesiz kendileri
كَانُوا
idiler
كَافِر۪ينَ
kâfir kimseler
Allah hakkında yalan uydurup iftira eden ya da O'nun âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim vardır! Onların kitaptaki nasipleri (ezelde kendileri için takdir edilen rızık ve ömür) resullerimiz (olan melekler) gelip canlarını alıncaya kadar onlara erişecektir. (O gün melekler) Onlara, "(dünyada iken) Allah'tan başka (dua edip) yalvardığınız şeyler (bugün) nerede!" derler. (Onlar da) "(Bizi yüzüstü bırakıp) Bizden kayboldular" derler ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahidlik ederler.
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَظْلَمُ
İsim
ظ ل م
Daha zalim
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اِفْتَرٰى
Fiil-VIII
ف ر ي
Uydurdu, iftira etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَذِب
İsim
ك ذ ب
Yalan, yalanlamak, yalan uydurmak
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
نَال
Fiil-I
ن ي ل
Erişti, başarılı oldu, nail oldu, ulaştı, elde etti
نَصِيب
İsim
ن ص ب
Nasip, pay, parça
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
تَوَفّٰى
Fiil-V
و ف ي
Vefat ettirdi, canını aldı, alıp götürdü
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَيْن
Edat + Soru eki
اَيْن
Nerede, neresi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
ضَلَّ
Fiil-I
ض ل ل
Saptı, şaşırdı, dalâlete düştü, kayboldu, boşa gitti, yanıldı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
شَهِدَ
Fiil-I
ش ه د
Şahidlik etti, erişti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler