Ve her toplum için bir vade belirlenmiştir: ²⁵ Öyle ki, vadeleri dolduğunda onu bir tek an olsun, ²⁶ ne geciktirebilirler ne de öne alabilirler.
25 Lafzen, “Her topluluk (ümmet) için bir vade vardır”: yani, her toplumun Allah tarafından belirlenen bir yaşama süresi vardır; öyle ki, bu süre içinde toplumlar vahiy yoluyla kendilerine teklif edilen hidayet yolunu kabul ya da reddetmek konusunda serbesttirler. Ümmet sözcüğü, çoğu zaman, yaşayan varlıklar, bu ayetin anlam örgüsü içinde de toplum, halk, topluluk anlamına işaret etmektedir.26 Arapça kullanımında sâ‘ah (lafzen, “saat”) terimi, sadece astronomik saati yani, ortalama güneş gününün yirmidörtte birini değil, aynı zamanda soyut “zaman” fikrini ve yine, büyük ya da küçük onun herhangi bir kesitini, hatta (yukarıda olduğu gibi) kritik bir ânını da ifadeye yarar. Yukarıda açıkça görülmektedir ki, “zamanın en küçük bir bölümü” ya da “kritik bir tek ânı” anlamında kullanılmıştır.