close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 31. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ benî âdeme ḣużû zînetekum ‘inde kulli mescidin vekulû veşrabû velâ tusrifû(c) innehu lâ yuhibbu-lmusrifîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey Âdemoğulları, namaz kılacağınız her vakit, elbisenizi giyin, süslenin ve yiyin, için, israf etmeyin, şüphe yok ki o, müsrifleri sevmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey Ademoğulları, her mescit yanında (namaza çıktığınızda) ziynetlerinizi takınıverin. (Temiz ve güzel elbiselerle, takva ve teslimiyetle camiye gidin. Toplantılara da tertipli ve güzel giyimli olarak katılıverin. Helâl ve temiz nimetlerimi) Yiyin, için (giyinin), ama israf etmeyin. Çünkü O (Allah), israf edenleri sevmez. (Allah gereksiz ve gösteriş için yapılan harcamadan hoşlanmamaktadır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey Âdemoğulları! Allah'a kulluk olsun diye, yapıp ettiğiniz her işte, kendinize çeki düzen verin, yiyip için, fakat saçıp savurmayın; çünkü Allah savurganları sevmez.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey Âdemoğulları, her ibadet edilen yerde, her mescide gidişinizde, insan içine çıkarken güzel elbiselerinizi giyin, yeyin, için. Ölçülü, sağlıklı ve meşru yeme-içme sınırını aşmayın. Allah ölçüsüzleri, sağlıklarını bozanları, meşru yeme-içme sınırını aşanları sevmez.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey Adem oğulları! Her mescide gidişinizde süslerinizi alın [3], yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
31.Müslim`in, Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre cahiliye döneminde kadınlar Ka`be`yi çıplak olarak tavaf ediyor ve bu esnada sadece cinsel organlarını bir kumaş parçasıyla örtüyorlardı. Bu ayeti kerime de bununla ilgili olarak indirildi.Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan nakledilen bir başka rivayete göre de cahiliye döneminde gündüz erkekler gece de kadınlar Ka`be`yi çıplak olarak tavaf ediyorlardı. Bu ayeti kerime de bununla ilgili olarak indirildi.Bu iki rivayet birbirine ters değildir. Aksine bir bütünlük arzetmektedir.Mücahid`in rivayet ettiğine göre Yemen`den bazı kimseler Ka`be`yi tavaf için Mekke`ye geldiklerinde: "İçinde günâh işlediğimiz elbiselerle tavaf yapmam uygun olmaz" diyerek, birilerinden emanet peştemal isterler bunu da bulamayınca çıplak olarak Ka`be`yi tavaf ederlerdi. Bunun üzerine Yüce Allah böyle buyurdu.Bu ayeti kerimenin iniş sebebi konusunda daha başka rivayetler de nakledilmiştir. Ancak tümünde ayeti kerimenin, cahiliye Araplarının Ka`be`yi çıplak olarak tavaf etmeleri üzerine indirildiğine dikkat çekilmekte ve bu minvalde birbirinden farklı olaylardan sözedilmektedir. Ayette süs ile kastedilen elbisedir.3.Yani namaza durduğunuzda veya mescide girişinizde avret yerlerinizi örtecek şekilde giyinin. Burada zinet (süs) ile kastedilen elbisedir. İbnu Abbas`tan rivayet edildiğine göre cahiliye Arapları Ka`be`yi çıplak olarak tavaf ettiklerinden bu uygulamanın Allah`ın emrine aykırı olduğunu bildirmek üzere bu ayet inmiştir. Ancak ayetin hükmü geneldir. Buradaki örtünme hükmü namaz, tavaf vs. gibi ibadet türünden olan bütün uygulamaları içine alır.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey Ademoğulları, her mescid yanında ziynetlerinizi takının. Yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Âdem Oğulları! Her namazınızda süslü elbisenizi giyinin. Yeyin, için, israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey Âdemoğulları! Her mescit yanında süslü elbiselerinizi giyinin, yiyin, için, fakat israf etmeyiniz. Şüphesiz Allah, israf edenleri sevmez.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey Âdemoğulları! Her mescide çıkışınızda/ibadetinizde elbiselerinizi giyiniz; yiyiniz, içiniz, fakat isrâf etmeyiniz; çünkü Allah israf edenleri sevmez.
Besim Atalay
swap_vert close
Ey Âdem oğulları ! Her secde yerinde bezenesiniz, yiyin, için, israf etmeyin, Allah sevmez israf eyliyenleri
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey Âdemoğulları! “Her mescide giderken giyinin, ziynetinizi takının. Yiyin, için fakat israf etmeyin! Çünkü Allah israf edenleri asla sevmez.”
Ziynet; maddi, manevi ve ahlakî anlamda insan hayatına zarafet ve güzellik katan ne varsa hepsini ifade eder. Yani Allah’a ibadet edilen yerlerde, bakımlı, temiz giyimli, ahlaklı, erdemli ve edepli olun. Nitekim abdest alma şartı da temizlik emrinin yerine getirilmesinin bir parçasıdır. Bu konuda ayrıca 7/28.ayetin açıklamalarına bakabilirsiniz.  
Cemil Said
swap_vert close
Yâ Benî Âdem bir mescide gitdiğiniz zamân zînetli elbiselerinizi iktisâ idiniz, yiyüb içiniz, fakat isrâf itmeyiniz Allâh müsrifleri sevmez.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey Ademoğulları! Her mescide güzel elbiselerinizi giyinerek gidin; yiyin için fakat israf etmeyin, çünkü Allah müsrifleri sevmez.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey Âdemoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey Âdemoğulları! Her namaz kılacağınızda güzelce giyinin, yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey Âdem oğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin; yeyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.  
 İslâm dininde temizlik ve güzelliğe önem verilmiştir. İnsanların avret mahallerini örtecek derecede bir elbise giymeleri şarttır. Fakat israfa kaçmamak kaydıyla her müslümanın ibadet esnasında en güzel ve temiz elbisesini giymesi ise sünnettir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Adem oğulları, mescitlere giderken süsleniniz. Yiyiniz içiniz; ancak oburluk ve savurganlık yapmayınız. O, oburları ve savurganları sevmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey Âdemoğulları! Her mescide gidişinizde güzel giysilerinizi giyin ve yiyin, için, fakat israf etmeyin, Çünkü Allah israf edenleri sevmez.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey Âdem oğulları! her mescid huzurunda ziynetinizi tutunun, ve yeyin, için de israf etmeyin, çünkü o müsrifleri sevmez
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey Âdemoğulları! Her mescide gidişinizde ziynetinizi takının (güzel ve temiz elbise giyinin, avretlerinizi örtün). Yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü O (Allah), israf edenleri sevmez.
Abdullah bin Abbas’tan [radıyallahu anh] nakledilen rivâyete göre; Câhiliye döneminde müşrikler, Kâbe’yi çıplak olarak tavaf ediyorlardı. Bu âyet-i kerîme bununla ilgili olarak nâzil oldu.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey Âdemoğulları! Her secde edilen yerde¹ ziynetlerinizi² alın. Yiyin, için fakat israf³ etmeyin. Zira O, israf edenleri sevmez.
1- Allah'a boyun eğilen, saygı gösterilen yerde; mescitlerde 2- Özenli, bakımlı olun. Ahlaklı, erdemli, edepli, temiz ve güzel davranış sahibi olun. 3- Haddinizi aşıp, hakka tecavüz etmeyin.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey Âdem oğulları, her mescid huzurunda zînetinizi alın (giyin). Yeyin, için, israf etmeyin. Çünkü O (Allah) israf edenleri sevmez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey Âdemoğulları! Her namaz yerinde (ve vaktinde) ziynetinizi alın(namazlarınızda temiz elbiselerinizi giyinin), yiyin, için, fakat isrâf etmeyin! Çünki O, isrâf edenleri sevmez.(1)
(1)“Hâlık-ı Rahîm (sonsuz merhamet sâhibi ve yaratıcı olan Allah), nev‘-i beşere (insanlığa) verdiği ni‘metlerin mukābilinde (karşılığında) şükür istiyor. İsraf ise şükre zıddır, ni‘mete karşı hasâretli bir istihfaftır (zararlı bir hafife almadır). İktisad ise, ni‘mete karşı ticâretli bir ihtiramdır (hürmettir). Evet iktisad hem bir şükr-i ma‘nevî, hem ni‘metlerde rahmet-i İlâhiyeye karşı bir hürmet, hem kat‘î bir sûrette sebeb-i bereket, hem bedene perhiz gibi bir medâr-ı sıhhat (sıhhat sebebi), hem ma‘nevî dilencilik zilletinden kurtaracak bir sebeb-i izzet, hem ni‘met içindeki lezzeti hissetmeye ve zâhiren lezzetsiz görünen ni‘metlerdeki lezzeti tatmaya kuvvetli bir sebebdir. İsrâf ise, mezkûr (bahsedilen) hikmetlere muhâlif olduğundan, vahîm (çok zararlı) netîceleri vardır.” (Lem‘alar, 19. Lem‘a, 146)Ayrıca bu âyet-i kerîmenin geniş bir îzâhı için, bakınız; (İktisad Risâlesi, Lem‘alar, 19. Lem‘a, 146-155)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey İnsanoğulları, her mescide (secde ve ibadet edilen yerlere, toplanma ve buluşma mekânlarına) gidişinizde (toplum içine çıkarken) güzel (ve temiz) giysilerinizi giyin. (Yeme ve içmenizde dengeli ve meşru sınırlar içinde kalın, temiz ve sağlıklı şeyleri) yiyin, için, ama saçıp savurmayın. Şüphesiz, O savurganları sevmez!*
(*) Kureyş ve diğer birkaç soylu kabile dışındaki müşrikler, başlıca kutsal mekânlarını çıplak ziyaret eder; ziyaret dönemlerinde et, yağ, süt gibi değerli gıda maddelerini yemezler; diğerlerini ise çok az yerler ve bunun dinî bir vecîbe olduğuna inanırlardı (bk. Taberî, VIII, 159-163). Âyet bu bâtıl uygulamayı ilga etmekte, ibadet sırasında örtünme zorunluluğu getirmektedir; ayrıca haram olduğuna dair özel hüküm bulunmayan maddelerin yenilip içilmesine de –israfa kaçmamak şartıyla– izin vermektedir. Âyetin özel maksadı, kutsal mekânları çıplak vaziyette ziyaret veya tavaf etmeyi yasaklamaktır. Ancak bu durum, hükmün genel olduğu anlamını çıkarmaya mâni değildir. Nitekim bütün ilgili kaynaklarda âyetin gerek ibadet sırasında gerekse sair zamanlarda edep kurallarına uygun şekilde giyinmeyi farz kıldığı belirtilir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 518-519)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey Âdemoğulları! Mescitlere gidişinizde temiz ve güzel giyinin, yiyin için, israf etmeyin. Allah israf edenleri sevmez.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey Ademoğulları! Her secde yerine varışta süslerinizi de birlikte alın. Yiyin, için, yalnız saçıp savurmayın. Çünkü Allah saçıp savuranları sevmez.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey Âdem oğulları: Her secde yerinde [¹] ziynetinizi alın [²], yiyin, için, israf etmeyin, çünkü Allah israf edenleri sevmez.
[1] Veya namaz vaktinde, tavaf zamanında.[2] Avret yerini örten libasınızı giyin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Ey Âdemoğulları! Mescide/Kâbe’ye her gidişinizde ziynetlerinizi¹⁰ takınınız/güzel ve temiz giysilerinizi giyinerek gidiniz. Yiyiniz, içiniz ve israf etmeyiniz. Muhakkak ki O, israf edenleri sevmez.”
10 Ziynet; her iki dünyada insan itibarını ve onurunu koruyan, ona yakışıksız ve pejmürde bir görünüş vermeyen bilakis onu güzelleştiren şey demektir (Lane III). Ragıp ziyneti üçe ayırır: Nefse ait ziynet (İlim, bilgi ve güzel inançlar vb.); Bedene ait ziynet (Güç, kuvvet, boy bos, giyim kuşam vb.); Harici ziynet (Mal, takı, servet, itibar, makam, mevki, evlat, vb.) Bkz. Müfredât. Bu ayet rivayete göre, bazı insanların “içinde günah işlediğimiz giysilerle tavaf edemeyiz” diyerek çırılçıplak tavaf etmeye başlamaları üzerine nazil olmuştur.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey Âdemoğulları! Her mescit yerinde ziynetinizi (üzerinize) alıveriniz. Yiyin, için; fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Âdemoğulları!Hayatın her alanında, Allah’ın emir ve yasaklarına gönülden boyun eğme yani secde etme makamında, bir mescidde, bir secdegâhtasınız. İşte böyle her mescidde, herbir secde makamında sizden istenen kulluğu güzelleştirecek niyet, ciddiyet, samimiyet, ihlas ve takva gibi her türlü zînetinizi takın, üzerinizde gösterin. Kâbe’yi çıplak tavaf etmeyi bir dindarlık, bir erdemlilik sayan Arap müşriklerinin yaptığı gibi, birtakım hurafeleri, batıl inançları taklit ederek imana ve İslâm’a aykırı davranışlar göstermeyin. Dindarlığın, takvanın ölçüsü olarak ilahî hükümleri kendinize ölçü edinin. Bu ölçülere göre üstünüze başınıza, kılık kıyafetinize çekidüzen verin. Bilhassa giysilerin en güzeli olan takvâ elbisesini kuşanın. Perişan ve pejmürde bir hâlde dolaşarak veya kendinizi Allah’ın nîmetlerinden yoksun bırakarak Allah’a yaklaşacağınızı sanmayın: Yiyin için, fakat harama yönelerek veya yoksulun hakkını çiğneyerek yâhut ihtiyaçtan fazlasını harcayarak ya da aşırı lükse kaçarak israf etmeyin! Unutmayın ki, Allah israf edenleri sevmez! Öte yandan, dünya nimetlerini tamamen terk ederek çilehânelere kapanmak da doğru değildir:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey Âdem’in oğulları! Her mescidin huzurunda zinetinizi alın! Yiyin, için, israf etmeyin / aşırı gitmeyin! O, Aşırı Gidenler’i sevmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ey Ademin çocukları! Camilere gelirken dış giysilerinize özen gösterin. Yiyin, için ama israf etmeyin. Çünkü Allah, israf edenleri sevmez.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey Âdemoğulları! Rabbinizi sevgiyle, saygıyla yüceltirken güzel elbiselerinizi giyin! Huzurunda durup salat-ı ikame ederken üzeriniz temiz olsun. Unutmayın ki ne kadar giyinirseniz giyinin en güzel elbise samimiyettir. Gönülden Allah’a bağlılıktır. Allah’ın yasalarına harfiyen uymaktır. Rabbinizin haram kılmadığı şeylerden yiyin için! Helal olarak kazandıklarınızı, haram yollarda harcayarak israf etmeyin! Allah israf edenleri sevmez. Bilesiniz ki israf; haram olmayan şeyleri bolca yiyip içmek değil, haram olmayan şeyleri harama dönüştürmektir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey âdemoğulları! Her secdede ziynetinizi takının! [*] Yiyin, için, israf etmeyin! Şüphesiz ki O, israf edenleri sevmez. [*]
Bu buyruk, ibadetlerde temiz ve güzel giyimli olmanın şart olduğunu göstermektedir.,Benzer mesaj: En’âm 6:141.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey Âdemoğulları! Bütün mescidlere girerken¹ güzel giysilerinizi giyin,² yiyin, için, fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.³
1 Bu âyetten; dışarıya çıkarken olduğu gibi namazda ve tavafta setr-i avretin (örtülmesi gereken yerleri örtmenin) farz olduğu anlaşılmaktadır. Ancak örtünmede tıpkı yeme ve içmede olduğu gibi israf etmek, yani örtüyü bir cazibe ve övünme aracı haline getirmek haramdır.2 Cahiliye Arapları Kâbe’yi çıplak olarak tavaf ederler ve: “içerisinde Allah’a isyan ettiğimiz elbiselerimizle tavaf etmeyiz.” derlerdi. İbnu Abbas’tan: Cahiliye döneminde kadınlar Kâbe’yi çıplak olarak tavaf ederlerken, “kim beni tavaf ederken ayıplayabilir ki” derlerdi. Sonra avret yerlerine, şarab üstüne sinek konmuş gibi hafif bir şey örter ve: “Bu gün onun bir kısmı veya tamamı görünüyorsa da görünenini asla helal etmem” şeklinde şiir söylerdi. (Müslim) Ayrıca Araplar, hac zamanında etli yemek yemezler, hafif yiyeceklerle yetinirlerdi. (Kurtubî) Bu âyetin indiriliş sebebi, bu olaylardır.3 İsraf: Kelime anlamı, her hangi bir şeyde sınırı aşmak demektir. Terim olarak ise, insanın yaptığı her hangi bir işte veya malını harcamada sınırı aşması ve sahip olduğu nimetleri gereksiz ve aşırı tüketmesi demektir. Bu sınırın; Allah ve Rasûlü tarafından belirlenmesi gerekir. Buna göre; ölmeyecek kadar yemek bir zaruret, doyacak kadar yemek ise ihtiyaçtır. İslâm toplumunda ihtiyaçları öncelikle zaruretler tayin eder. İslâm, kaynaklarla ihtiyaçlar arasındaki ilişkileri, esasta israfın bertaraf edilmesi gereği açısından düzenler. İslâmî üretim tarzı, İslâm Devletine tabi olanların ihtiyaçlarını yeterli olarak karşılamak hedefine yöneliktir. Bu üretim tarzında ihtiyaç ilk sevk edici güçtür. Kapitalist sistemde ise tüketimin sevk edicisi üretimdir. Üretim yapıldığı için insanlar tüketmek durumundadır. Böylece Kapitalizmin tüketim hırsı sınırsız bir insan tipi meydana getirmiştir. İslâm, israf yasağı ile özel mülkiyet hakkına bir sınır getirmiş ve servet kimin olursa olsun, onda toplumun hakkı bulunduğu ilkesini benimseyerek, israfla bu hakkın yok edilmesine engel olmuştur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
EY ÂDEMOĞULLARI! (Allah’a) kulluk olsun diye yapıp-ettiğiniz her işte kendinize çekidüzen verin ²³; [serbestçe] yiyin için, fakat saçıp savurmayın: (çünkü) kuşku yok ki, O savurganları sevmez!
23 Lafzen, “süslerinizi (zîneh) takının”. Râğıb’a göre (Lane III, 1279 vd.’da da kaydedildiği gibi), zîneh sözcüğünün asıl anlamı: “... ister bu dünyada, ister öteki dünyada olsun, insanın itibar ve onuruna gölge düşürmeyen, ona yakışıksız, pejmürde bir görünüş vermeyen [tersine onu güzelleştiren, yalınlaştıran] şey”. Demek ki terim, sözcüğün hem cismanî hem de ahlakî çağrışımları içinde, güzel olan şeyi ifade ediyor.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
- Ey Âdemoğulları, her secde mahalline girişinizde güzel elbisenizi giyin; yiyin, için ama israf etmeyin. Zira Allah, israf edenleri sevmez. 4/6, 6/141, 17/26- 27
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
EY Âdemoğulları! Her ibadet yerinde/ibadette ziynet ve zarafetinizi takının.[¹¹⁷⁷] Yiyin için ama israf etmeyin; çünkü O israf edenleri sevmez.
[1177] Zînet, bilgi gibi soyut, ahlâk gibi mânevi, takı ve elbise gibi maddî, boy-pos gibi bedenî olmak üzere, insan hayatına zarafet, letafet ve güzellik katan her şeydir (Râğıb). Görkem ve gösteriş, süslenip püslenmek de zînettir (Bkz: 28:79). Bir sonraki âyet, yiyecek ve içeceklerin de zînet kapsamına dahil edileceğinin delilidir. Âyet, mescide girerken açık saçık veya şeffaf kıyafetlerle değil, mazbut ve başkalarının huşuunu ihlal etmeyecek kıyafetlerle girme emri olarak anlaşılmıştır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey Ademoğulları, her mescid yerinde (her mabedde) ziynetinizi alın (güzel giysiler giyinin, avret yerlerinizi örtün) ve yeyin için, fakat israf etmeyin! (Süslenmek ve yeyip içmekte aşırı gitmeyin, haramı helal saymayın) Çünkü Allah, israf edenleri sevmez.
(Bazı ümmetlerde, dünyayı terk etmek, nefislerine leziz yiyecek ve içecekleri haram kılmak, kısırlaşmak, çul giymek gibi kötü adetler vardır)  
Osman Fırat
swap_vert close
Ey Âdemoğulları! Her mescide (camiye) gidişinizde ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey âdemoğulları! Her mescit yerinde ziynetinizi alıveriniz ve yiyiniz ve içiniz, israf da etmeyiniz. Şüphe yok ki O, israf edenleri sevmez.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey Âdem'in evlatları! Her namaz vaktinde mescide giderken, süsünüz olan elbisenizi giyinin. Yiyin, için fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri asla sevmez.
Edep yerlerini örtmek (setr-i avret) her zaman olduğu gibi, özellikle namaz, tavaf gibi ibadetlerde farzdır. Fakat israf etmemek şartı ile, her Müslümanın ibadet esnasında en güzel ve temiz elbisesini giymesi sünnettir. Cemaat ile olsun, camide oturuşta olsun edep, vakar, ağırbaşlılık da bu zinet ve güzel sûret cümlesindendir. Nitekim önceki âyetlerde geçen “yüzleri kıbleye döndürme” emrinde de bu intizama işaret vardır. Aynı zamanda, âyetin işaretinden şu da anlaşılır ki cami ve civarları, bir İslâm şehrinin teşkilatında, güzellik bakımından, en güzel ve merkezî noktalarda yer almalıdır. Bununla beraber mescitlerin asıl süsü, oraların ibadetle şenlendirilmesi ve ibadet eden müminlerin hal ve davranışlarıdır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey Adem oğulları, her mesci(de gidişiniz)de süs(lü, güzel giysiler)inizi alın; yeyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü O, israf edenleri sevmez.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Âdemoğulları! Her mescidde ve yâhud her 'ibâdet iylediğinizde zînetli libâsınızı giyiniz, yiyiniz, içiniz ve isrâf itmeyiniz. Allâh Te'âlâ müsrifleri sevmez.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey Ademoğulları! Secde edilen her yerde (namaz sırasında) süslerinizi (size yakışanı) giyinin. Yiyin, için ama israf etmeyin. Allah israf edenleri sevmez.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey Ademoğulları, her mescide gidişinizde güzel elbisenizi giyin; yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah, israf edenleri sevmez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey Âdem oğulları! Her mescidde ziynetinizi takının.(6) Yiyin, için, fakat israf etmeyin. Çünkü O israf edenleri sevmez.
(6) Her mescidde, her namazda, her tavafta temiz ve güzel elbiselerinizi giyin. 27’nci âyette elbisenin örtünmeden ilerideki bir işlevi süs olarak sayıldıktan sonra, mescidlerde ve namazlarda sadece örtünme emriyle yetinilmemiş; güzellikle örtünmek ve güzelleşmek emredilmiştir. Allah’ın en güzel bir nimetinin takınılacağı yerin en güzeli de, herhalde Onun huzuru olmalıdır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey âdemoğulları! Tüm mescitlerde süslü, güzel giysilerinizi kuşanın. Yiyin, için fakat israf etmeyin. Allah israf edenleri sevmez.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy ādem oġlanları! dutuñ bezegüñüzi her bir namāz ķılacaķ yirde daħı yiñ daħı içüñ daħı orandan geçürmeñ bayıķ ol sevmez orandan geçicileri.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy ādem oġlanları, aluñuz bezetmeg‐içün her namāz ḳılduḳda. Daḫı yiñüzdaḫı içüñüz isrāf eylemeñüz. Tañrı Ta‘ālā sevmez müsrif kişileri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey Adəm oğulları! Hər bir ibadət vaxtı (namaz qılarkən, məscidə gedərkən və ya təvaf edərkən) gözəl libaslarınızı geyin, yeyin-için, lakin israf etməyin, çünki (Allah) israf edənləri sevməz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O Children of Adam! Look to your adornment at every place of worship, and eat and drink, but be not prodigal. Lo! He loveth not the prodigals.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O Children of Adam! wear your beautiful apparel(1013) at every time and place of prayer: eat and drink: But waste not by excess, for Allah loveth not the wasters.
1013 Beautiful apparel: zinah: adornments or apparel for beautiful living: construed to mean not only clothes that add grace to the wearer, but toilet and cleanliness, attention to hair, and other small personal details which no selfrespecting man or woman ought to neglect when going solemnly even before a great human dignitary, if only out of respect for the dignity of the occasion. How much more important it is to attend to these details when we solemnly apply our minds to the Presence of Allah. But the caution against excess applies: men must not go to prayer in silks or ornaments appropriate to women. Similarly sober food, good and wholesome, is not to be divorced from offices of religion; only the caution against excess applies strictly. A dirty, unkept, slovenly Faqir could not claim sanctity in Islam. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَا
ey
بَن۪ٓي اٰدَمَ
Âdemoğulları
خُذُوا
alın
ز۪ينَتَكُمْ
ziynetinizi
عِنْدَ
yanında
كُلِّ
her
مَسْجِدٍ
mescidin
وَكُلُوا
ve yiyin
وَاشْرَبُوا
ve için
وَلَا تُسْرِفُواۚ
ve israf etmeyin
اِنَّهُ
şüphe-siz O
لَا يُحِبُّ
sevmez
الْمُسْرِف۪ينَ۟
israf edenleri
Ey Âdemoğulları! Her secde etme yerinde (haşyet, muhabbet ve edep) ziynetinizi takının. (Allah'ın size verdiği nimetlerden) Yiyin, için; fakat israf etmeyin! Çünkü O, (hem maddi hem de manevi nimetlerini*) israf edenleri sevmez.
*Maddi nimetler; hayat, zaman, sağlık ve benzeri. Manevi nimetler; iman, ilim, akıl, ahlak ve benzeri.
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
بُنَيَّ
İsim
ب ن ي
Oğulcuğum, yavrucuğum. بَن۪ٓي , بَنُٓوا: Oğullar, evlatlar.
اٰدَم
Özel isim
اٰدَم
Hz. Âdem (a.s.)
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
زِينَة
İsim
ز ي ن
Ziynet, süs, ihtişam
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
مَسْجِد
İsim
س ج د
Mescid
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
شَرِبَ
Fiil-I
ش ر ب
İçti
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَسْرَفَ
Fiil-IV
س ر ف
İsraf etti, aşırı gitti
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
مُسْرِف
Etken fiil-IV
س ر ف
Müsrif, israf eden, haddi aşan