close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 201. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne-lleżîne-ttekav iżâ messehum tâ-ifun mine-şşeytâni teżekkerû fe-iżâ hum mubsirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Tanrıdan çekinenler, Şeytan'ın bir vesvesesine uğradılar mı düşünürler, bir de bakarsın ki doğru yolu görmüşler bile.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçek şu ki müttakilere şeytan (tarafından ve tayfasın)dan bir vesvese ve tahrik dokunduğu vakit; (derhal Allah’ı) zikrederler (Kur’an’ın öğütlerini ve ölçülerini hatırlayıp gerçeği görürler) ve o zaman (iman ferasetiyle anında) basiret sahibi olarak (doğru yolu seçerler ve şeytanın vesvesesini defederler.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yollarını kitap ve Allah vasıtasıyla bulanlar var ya onlara şeytandan bir kışkırtma dokunduğunda, O'nu hatırlayıp akıllarını başlarına toplarlar da, olup biteni açık bir biçimde kavramaya başlarlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'a sığınanlara, emirlerine yapışanlara, günahlardan arınıp, azaptan korunanlara, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananlara, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan takva sahiplerine şeytan ve şeytanî güçler tarafından bir vesvese verildiğinde, kendilerine gelip Allah'ın emir ve yasaklarını düşünürler. Ânında gerçeği farkederler, doğruyu görürler.
bk. Kur’an-ı Kerim, 3/7.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Takva sahiplerine şeytan tarafından bir vesvese gelecek olursa (Allah'ın emir ve yasaklarını) anarlar ve hemen (hakkı) görürler.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Allah'tan) Sakınanlara şeytandan bir vesvese eriştiğinde (önce) iyice düşünürler (Allah'ı zikredip-anarlar), sonra hemen bakarsın ki görüp bilirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah'dan korkanlar, kendilerine Şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman, Allah'ı ve azabını düşünürler; bir de hemen bakarsın ki, onları doğru yolu bulup Şeytan'ın vesvesesini atmışlardır bile.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kendilerini (küfürden) koruyanlara şeytandan bir hayal gelirse, düşünüp hatırlarlar ve hemen gerçeği görürler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Takvâ sahipleri var ya, onlara şeytan tarafından bir vesvese dokunduğunda, düşünüp hemen görürler.
Besim Atalay
swap_vert close
Sakınanlar, Şeytan tarafından bir dürtüye uğrayınca hakkı anarlar, böylelikle içgözleri açılır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan (dürüst ve erdemli insan)lara şeytandan bir vesvese dokununca, hemen (ilahi öğretileri) hatırlarlar (ve şeytana uymamak için) gözlerini açarlar.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’dan korkanlar şeytânın gönderdiği iğfâl idici bir heyûlâ karşusında hemân Allâh’ı düşünürler ve gözleri açılır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, şeytan tarafından bir vesveseye uğrayınca, Allah'ı anarlar ve hemen gerçeği görürler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphe yok ki Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman iyice düşünürler (derhal Allah’ı hatırlarlar da) sonra hemen gözlerini açarlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Takvâ sahipleri, içlerine şeytandan gelen bir saptırıcı fikir doğduğunda O’nu düşünüp hemen gerçeği görürler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Takvâya erenler var ya, onlara şeytan tarafından bir vesvese dokunduğunda (Allah'ın emir ve yasaklarını) hatırlayıp hemen gerçeği görürler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Erdemlilere her ne zaman şeytandan karanlık bir öneri ulaşsa hemen hatırlarlar. Böylece hemen görürler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'tan korkanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese iliştiği zaman, durup düşünürler de derhal kendi basiretlerine sahib olurlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Her halde Allahdan korkanlar, kendilerine Şeytandan bir tayf iliştiği zaman bir tezekkür ederler, derhal basıretlerine sahib olurlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphe yok ki Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman (Allah’ın emir ve yasaklarını) iyice düşünürler ve böylece onlar (Allah’ın yardımı ile hakkı bâtıldan ayırt ederek) gerçeği görürler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Takva sahipleri, şeytandan bir dürtü olduğu zaman, düşünüp hemen gerçeği kavrarlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Takvaya erenler (yok mu?) onlara şeytandan her hangi bir arıza ilişdiği zaman (Allâhın emr veya nehy etdiği şeyleri) iyice düşünürler, bir de bakarsın ki onlar (hakıykatı) görüp bilmişlerdir bile.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Allah'dan) gerçekten sakınanlar, kendilerine şeytandan (gelen) bir vesvese dokunduğu zaman, (Allah'ın emir ve yasaklarını) hatırlayıp derhâl (hakikati) gören kimselerdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz (dürüst ve erdemlice bir hayatı tercih ederek şirkten ve kötülüklerden titizlikle) sakınmış olanlara şeytandan (şeytani güçlerden) bir vesvese (azıcık bir hayâl sinyali ve bir karanlık kuruntu) dokunduğunda (Allah’ı) anıp (iyice) düşünürler ve hemen (doğruyu ve gerçeği) görürler.*
(*) Tâif ismi (ki tayf ve tayyif şeklinde de kullanılır), düşlerde olduğu gibi yakalanmaz, ele geçmez bir hayali, bir görüntüyü, bir imaj ya da tasavvuru ifade için kullanılır. Bazan da idraki gölgelendiren, aklı karıştıran türden kavranılmaz, sebebi anlaşılmaz bir saplantıyı, fikr-i sâbiti işaret eder (Tâcu’l-‘Arûs)… (M. Esed Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Muhakkak ki Allah tan sakınanlara, şeytandan bir gurup yoldan çıkarmak için onlara uğrasalar, sakınanlar düşünürler ve hemen (doğru olanı) görürler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimseler ki sakınırlar Şeytan kendilerini kuruntuya düşürünce Allah’ı ansınlar. Hemen gönül gözleri açılmış olur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sakınanlar yok mu, onlar şeytan tarafından bir vesveseye uğrayınca Allah/ı ve azabı hatırlarına getirirler, derhal doğru yolu görürler [³].
[3] Yani vesvese mündefi olur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Şüphesiz ki sorumluluk bilincinde olanlar, şeytanın hayali kuruntuları/saplantıları [tâ’if] kendilerine dokunduğunda, iyice düşünürler/Allah’ı hatırlarlar [tezekkerû]. Böylece gerçeği görürler/basiret sahibi olurlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz takvaya erenler şeytan tarafından bir vesveseye uğrayınca, (Allah'ı) anarlar da hemen basiret sahibi olurlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Çünkü dürüst ve erdemlice bir hayatı tercih ederek kötülüğün her çeşidinden titizliklesakınanlar, yüreklerinde insan bilincini kör eden şeytânî bir kışkırtı duyar duymaz, derhâl Kur’an’daki emir ve tavsiyeleri hatırlarlar ve işte o an, duygularının esiri olmaktan kurtulur ve gerçeği görürler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şüphesiz sakınıp korunmuş kimseler, onlara Şeytan’dan bir tâife dokunduğu zaman düşünüp taşındılar; o anda özen göstermişlerdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şeytan sürüsüyle başı derde giren sağlamcılar, hemen Allah'ı hatırladıkları takdirde, derhal kendilerine geleceklerdir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphe yok ki Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese geldiği zaman iyice düşünürler. Derhal Allah’ı hatırlayarak gözlerini gerçeğe çevirirler. Gerçek olan şu ki; Allah insanı kötülüğe, kine, nefrete, intikama çağırmaz. Bilin ki kim sizi, kine, nefrete, intikama çağırıyorsa o şeytandır. Ondan uzak durun! Rabbinizin yolu af yoludur. Rabbinizin gerçeklerini insanlara sürekli açıklama yoludur. İnsanların inkârlarından ve yaptıkları kötülüklerden dolayı hesapları Rabbinize aittir. Ta ki üzerinize gelen, canına kastedenlere karşı nefsi müdafaanız hariç, hiç kimseye saldıramazsınız. Onlara şiddet uygulayamazsınız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
[Takvâ]lı (duyarlı) olanlara şeytandan bir vesvese ulaştığında hemen (Allah’ı) hatırlayıp (gerçeği) görürler. [*]
Bu ayette takvânın insana kazandırdığı en önemli değerlerden birisi olan “şeytan kaynaklı müdahaleleri tanıyabilme ve onlara karşı dikkatli davranma imkanı” dile getirilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Çünkü Allah’tan hakkıyla sakınanlar kendilerine şeytandan bir kuruntu geldiği zaman, Allah’ı hatırlarlar ve hemen bunun farkına varırlar.
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah’a karşı sorumluluk bilincine sahip olan kimseler, içlerinde Şeytan’ın esinlediği karanlık bir kuruntu ¹⁶⁵ uyanacak olsa [O’nu anıp] akıllarını başlarına toplarlar ve hemen [olup biteni] açık bir biçimde kavramaya başlarlar,
165 Tâif ismi (ki tayf ve tayyif şeklinde de kullanılır), düşlerde olduğu gibi yakalanmaz, ele geçmez bir hayali, bir görüntüyü, bir imaj ya da tasavvuru ifade için kullanılır. Bazan da idraki gölgelendiren, aklı karıştıran türden kavranılmaz, sebebi anlaşılmaz bir saplantıyı, fikr-i sâbiti işaret eder (Tâcu’l-‘Arûs). Yukarıda, Şeytan’dan geldiği ifade edildiğine göre, sözcüğü “karanlık bir kuruntu” şeklinde aktarmak bize daha uygun geldi.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sorumluluk bilincini kuşananlar şeytani bir kışkırtmaya maruz kaldıklarında hemen gerçeği düşünür ve basiretli davranırlar. 12/23, l23/97- 98
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şüphesiz, sorumluluk bilincini kuşanan kimselerin içine şeytan tarafından kurgulanan mevhum bir görüntü yansıyacak olursa,[¹³¹⁶] (hemen fıtrat sözleşmesini) hatırlayıverirler ve işte o an gerçeği kavrarlar.
[1316] Tâif bir kıraatta tayf okunur. Tayf, uyku veya yarı uykulu bir hâldeyken görülen hayal (Râğıb). Bizce bu, bilinç devreden çıkınca onun boşluğundan istifadeyle yerini doldurmaya çalışan “sahte bilince” tekabül eder. Bu, iradeden boşalan yeri vehimlerin doldurmasıdır. Çevirimiz bu mülahazaya dayanır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Takvaya erenler (iman edip, salih ameller işleyenler) Şeytandan bir vesveseye (arızaya) uğradıklarında iyice düşünürler. (Rablerinin emir ve yasaklarını hatırlarlar) ve hemen gözlerini dört açarlar, (hatalarının nerde olduğunu, şeytanın hilesinin nerden geldiğini görürler ve o yola gitmezler)
Osman Fırat
swap_vert close
Allah’tan korkanlar, kendilerine şeytândan gelen bir şey dolanıp dokunduğu zaman düşünür ve (gerçeği) görürler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak o kimseler ki, muttakî bulunmuşlardır. Onlar kendilerine şeytan tarafindan bir arıza iliştiği zaman güzelce düşünürler. Derhal görücü kimseler olurlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'a karşı gelmekten sakınanlara şeytandan bir hayal ilişince, hemen düşünüp kendilerini toparlar, basiretlerine tam sahib olurlar. [3, 7]
Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, müttakiler, kendilerini tam emniyette hissetmezler. Şeytan onları da etkilemeye çalışır. Fakat onlar bunu bildiklerinden, şeytanın bir tayf, bir hayal eseri gibi bir etkisine mâruz kalıp gözleri bulanabilir. Ama çok geçmeden gerçeği sezer, Allah’a sığınmak gerektiğini hatırlar, basiretleri açılır, vartadan kurtulurlar.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'tan korkanlar, kendilerine şeytandan gelen bir vesvese dokunduğu zaman düşünür, (gerçeği) görürler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh'dan korkub şirk ve günâhdan sakınanlara şeytân tarafından bir vesvese temâs itse Allâh'ın keremini ve 'azâbını tahattur iderler. Onlar doğrı yolı göricilerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah’tan çekinerek kendini koruyanlar, Şeytan vesvesesinden etkilenince bilgilerini harekete geçirir, hemen gerçeği görürler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Takvalı olanlar kendilerine şeytanların bir grubu dokunduğunda, basiret sahibi oldukları zaman gerçeği düşünürler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Takvâ sahipleri, kendilerine şeytandan bir vesvese geldiğinde güzelce düşünürler ve gerçeği görecek hale gelirler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Korunup sakınanlar, kendilerine şeytandan bir görüntü/dürtü gelip dokunduğunda, hemen Allah'ı hatırlarlar. İşte o anda görülmesi gerekeni görürler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar kim śaķındılar ķaçan kim yoķandı anlara gezici ya'nį vesvese şeyŧāndan añdılar ya'nį Tañrı’yı pes ol vaķt anlar göricilerdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ müttaḳīler anlardur kim ḳaçan anlara ḫayāl yitişse şeyṭāndan,ẕikr iderler Allāh adını. Ol vaḳtda görürler ḫaṭāyı, iḥtirāz iderler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allahdan qorxanlara Şeytandan bir vəsvəsə (zərər) toxunduğu zaman onlar (Allahın əzabını, lütfünü və mərhəmətini) xatırlayıb düşünərlər və dərhal (gözləri açılıb) görən olarlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! those who ward off (evil), when a glamour from the devil troubleth them, they do but remember (Allah's guidance) and behold them seers!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who fear Allah, when a thought of evil from Satan assaults them, bring Allah to remembrance, when lo! they see (aright)!(1172)
1172 Allah protects His own, as no one else can. He is the sure refuge-and the only one-for men of faith. If we are confused or angry, being blinded by this world, He will open our eyes.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
muhak-kak
الَّذ۪ينَ
o kimse-ler ki
اتَّقَوْا
takvâlı oldular
اِذَا
o za- man ki
مَسَّهُمْ
kendilerine dokundu
طَٓائِفٌ
bir vesvese
مِنَ الشَّيْطَانِ
şeytandan
تَذَكَّرُوا
hatırladılar
فَاِذَا
hemen o anda
هُمْ
onlar
مُبْصِرُونَۚ
basiretli kim-selerdir
Muhakkak ki takvâ sahipleri (Allah'a karşı kulluk sorumluluğunu bilip yerine getirmeye çalışanlar) şeytandan bir vesvese kendilerine dokunduğunda, onlar hemen (Allah'ı) hatırlayıp basiret kesilirler (ve her yönden şeytanın hilesini görürler).
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
مَسَّ
Fiil-I
م س س
Dokundu, gelip çattı
طَٓائِف
Etken fiil
ط و ف
Tavaf edenler, vesvese, bir sarıcı (bela)
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
شَيْطَان
İsim
ش ط ن
Şeytan
تَذَكَّرَ
Fiil-V
ذ ك ر
Tezekkür etti, öğüt aldı, hatırladı, ibret aldı, idrak etti
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
مُبْصِر
Etken fiil-IV
ب ص ر
Basiretli, aydınlatıcı