close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 195. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elehum erculun yemşûne bihâ(s) em lehum eydin yebtişûne bihâ(s) em lehum a’yunun yubsirûne bihâ(s) em lehum âżânun yesme’ûne bihâ(k) kuli-d’û şurakâekum śümme kîdûni felâ tunzirûn(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ayakları mı var ki yürüsünler, yahut elleri mi var ki tutsunlar, yoksa gözleri mi var ki görsünler, yahut da kulakları mı var ki duysunlar? De ki: Çağırın Tanrıya eş sandıklarınızı da sonra hep beraber bana düzen kurun, göz bile açtırmayın bakalım.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Allah’ın iznü inayeti olmadıkça) Onların yürüyecek ayakları var mı? Ya da tutacakları elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yoksa işitecek kulakları mı var? De ki: "(Şu bütün) Ortak koştuklarınızı da çağırın, sonra bir düzen (tuzak) hazırlayın da bana göz bile açtırmayın. (Yani elinizden geleni geri koymayın, ben yine de Hakk’tan dönecek değilim.)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yürüyecek ayakları mı var peki onların? Tutacak elleri mi? Görecek gözleri, işitecek kulakları mı var? De ki: “Haydi Allah'a ortak olarak gördüğünüz bütün o varlıkları çağırın, bana karşı elinizden geleni ardınıza komayın ve böylece bana göz açtırmayın.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onların yürüme kudretine sahip ayakları mı var? Tutup da bırakmama kudretine sahip elleri mi var? Görme gücüne sahip gözleri mi var? İşitme gücüne sahip kulakları mı var? “Haydi, çağırın, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak saydığımız varlıkları, sonra bana karşı istediğiniz, gizli planlarınızı da uygulayın, elinizden gelirse de göz açtırmayın" de.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onların yürüyecek ayakları mı yoksa tutacak elleri mi yoksa görecek gözleri mi yoksa duyacak kulakları mı var? De ki: "Ortaklarınızı çağırın, sonra bana tuzak kurun. Haydi bana hiç göz açtırmayın!."
Ali Bulaç
swap_vert close
Onların yürüyecek ayakları var mı? Ya da tutacakları elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yoksa işitecek kulakları mı var? De ki: 'Ortak koştuklarınızı çağırın, sonra bir düzen (tuzak) kurun da bana göz bile açtırmayın.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O putların yürüyecek ayakları, yoksa tutacak elleri, yoksa görecek gözleri, yoksa işitecek kulakları mı vardır? De ki: “- Haydi, çağırın ortaklarınızı! Sonra bana istediğiniz hîleyi kurun da elinizden gelirse, bana göz açtırmayın.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yürüyecekleri ayakları mı var? Yoksa tutacakları elleri mi var? Veya görecekleri gözleri mi var? Yoksa işitecekleri kulakları mı var? De ki: “Ortak koştuğunuz şeyleri çağırın. Sonra bana tuzak kurun (ellerinizden geliyorsa) bana hiç göz açtırmayın.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onların yürüyecek ayakları mı var, yoksa tutacak elleri mi ya da görecek gözleri mi var veya işitecek kulakları mı var? De ki: “Ortaklarınızı çağırınız, sonra bana tuzak kurup göz açtırmayınız.”
Besim Atalay
swap_vert close
Yürüyen ayakları, tutan elleri, gören gözleri, işiten kulakları var mı onların? De ki: «Ortaklarınızı çağırınız da bana kötülük udin, hem beni bekletmeyin»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onların ayakları var mıdır ki onunla yürüsünler? Elleri var mıdır ki onunla tutsunlar? Gözleri var mıdır ki onunla görsünler? Kulakları var mıdır ki onunla işitsinler? De ki: “Çağırın ortaklarınızı da elinizden gelirse, bana tuzak kurun ve göz açtırmayın.”
Cemil Said
swap_vert close
O esnâmın (putların) yürümek içün ayakları mı var? Bir şey tutabilecek elleri mi var? Görebilecek gözleri mi var? İşidebilecek kulakları mı var? Ânlara di ki: "Putlarınızı çağırınız benim ’aleyhime bir hud’a tertîb itsünler bana hiç nefes aldırmasunlar ben bir şeyden korkmam"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onların yürüyecek ayakları mı var, yoksa tutacak elleri mi var, ya da görecek gözleri mi var, veya işitecek kulakları mı var? De ki: "Ortaklarınızı çağırın elinizden gelirse bana tuzak kurun, göz açtırmayın."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: “Haydi, çağırın ortaklarınızı, sonra bana tuzak kurun da bana göz açtırmayın bakalım!”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yürüyebildikleri ayakları mı var onların; tutabilecekleri elleri, görebilecekleri gözleri, işitebilecekleri kulakları mı var onların! De ki: “Haydi ortak olarak gördüğünüz o varlıkları çağırın, sonra bana karşı planınızı kurun, göz açtırmayın bana!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var veya görecekleri gözleri mi var yahut işitecekleri kulakları mı var (neleri var)? De ki: «Ortaklarınızı çağırın, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun ve bana göz bile açtırmayın!»
Edip Yüksel
swap_vert close
Üzerinde yürüyecekleri ayakları mı var? Tutmaları için elleri mi var? Görmeleri için gözleri mi var? İşitmeleri için kulakları mı var? De ki, "Ortaklarınızı çağırın ve benim için plan kurun. Hiç durmayın!"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onların yürüyecek ayakları, tutacak elleri, görecek gözleri veya işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi çağırın o ortaklarınızı, sonra bana istediğiniz tuzağı kurun ve elinizden gelirse göz açtırmayın."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ya onların yürüyecek ayakları veya tutacak elleri veya görecek gözleri veya işidecek kulakları mı var? dedi: haydın, çağırın şeriklerinizi sonra bana istediğiniz tuzağı kurun da elinizden gelirse bana bir lâhza bile göz açdırmayın
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onların yürüyecek ayakları var mı (ki yürüyebilsinler)? Tutacak elleri var mı (ki bir şeyler tutabilsinler)? Görecek gözleri var mı (ki bir şeyler görsünler)? Yahut duyacak kulakları var mı (ki bir şeyler duysunlar? Sizler ne kadar da akılsızsınız! Resûlüm! Onlara) de ki: “Haydi, (Allah’a) ortak (koştuğunuz put) larınızı çağırın, sonra bana (hep beraber) tuzak kurun. (Gücünüz yeterse) bana hiç göz açtırmayın da.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onların, kendileriyle yürüyecek ayakları mı var? Veya tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Ya da işitecek kulakları mı var? De ki: “Haydi çağırın ortaklarınızı, sonra göz açtırmaksızın bana tuzak kurun.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onların yürüyecekleri ayakları mı, yoksa tutacakları elleri mi, yahud görecekleri gözleri mi, yoksa işidecekleri kulakları mı, (nesi) var? (Habîbim) de ki: «Çağırın ortaklarınızı, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun da şöyle bir göz bile açdırmayın bana».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onların yürüyecekleri ayakları mı var; yoksa tutacakları elleri mi var; yoksa görecekleri gözleri mi var; yoksa işitecekleri kulakları mı var? (Ey Resûlüm!) De ki: “(Allah'a şirk koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın; sonra bana (hep berâber) tuzak kurun da bana bir an bile mühlet vermeyin!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onların (o yalvardıklarınız arasında cansız olan putların) yürüyecekleri ayakları mı var; yoksa tutacakları elleri mi var; yoksa görecekleri gözleri mi var; yoksa işitecekleri kulakları mı var? (Ey Resûlüm! Putperestlere) De ki: ’’(Eğer güçleri varsa, şirk koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın; sonra bana (hep beraber) tuzak kurun da bana bir an bile mühlet vermeyin (hiç göz açtırmayın).’’
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yoksa onların ayakları varda onlarla mı yürüyorlar? Yoksa elleri varda onlarla mı yakalıyorlar? Yoksa onların gözleri varda onunla mı görüyorlar? Yahut onların kulakları varda onlarla mı işitiyorlar? Deki “Ortaklarınıza yalvarın da, bana tuzak hazırlasınlar ve bana göz açtırmayın.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sanki onların yürüyecek ayakları, tutacak elleri, görecek gözleri, işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi yoldaşlarınızı çağırın, sonra da bana karşı düzen kurun, hem de hiç göz açtırmayın."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onların yürür ayakları, ya tutar elleri, yahut görür gözleri veya işitir kulakları var mıdır? Onlara de ki: «— Şerikleriniz olan putları çağırın, sonra bana kötü fikirde bulunun, bana mühlet de vermeyin, hemen yapın».
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onların yürüyecek ayakları mı var, yoksa tutacak elleri mi var, ya da görecek gözleri mi var veyahut işitecek kulakları mı var? (Ey Peygamber!) Onlara de ki, “Haydi ortak koştuklarınızı çağırınız, sonra bana tuzak kurunuz ve bana da göz açtırmayınız bakalım!”
Kadri Çelik
swap_vert close
Onların yürüyecek ayakları mı var, yoksa sıkıca tutacak elleri mi var, ya da görecek gözleri mi var veya işitecek kulakları mı var? De ki: “Ortaklarınızı çağırın, sonra bir düzen (tuzak) kurun da bana hiç mühlet vermeyin.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hem nasıl olur da, kendinizden daha aşağı bir seviyede bulunan bu cansız taşlara, heykellere tapar, onlardan medet umarsınız? Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi? Görecekleri gözleri mi var, yoksa işitecekleri kulakları mı? Ey Müslüman, “İlâhlarımız aleyhinde konuşmaktan vazgeçmeyecek olursan, onların gazâbına uğrayıp helâk olacaksın!” diyerek seni tehdit eden zâlimlere meydan okuyarak de ki: “Haydi, Allah’a ortak koştuğunuz varlıkları yardımınıza çağırın; sonra bütün hile ve entrikalarınızla çıkın karşıma veyüreğiniz yetiyorsa, bir an bile göz açtırmayın bana!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onların yürüyecek ayakları mı var? Tutacak elleri mi var? Görecek gözleri mi var? İşitecek kulakları mı var? De ki: “Şirk koştuklarınızı (ortaklarınızı) çağırın! Sonra bana düzenek kurun! Bana bir an bile süre tanımayın!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onların yürüyecek ayakları; tutacak elleri mi var? Onların görecek gözleri; duyacak kulakları mı var? De ki: " putlarınızı çağırın, bana tuzak kurun, isterseniz bana hiç süre tanımayın."
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onların yürüyecekleri ayakları mı var? Yoksa tutacakları elleri mi var? Veya görecekleri gözleri mi var? Yahut işitecekleri kulakları mı var? Geçmişsiniz heykellerinin karşısına onlardan yardım isteyerek bağırıp çağırıyorsunuz. O heykelleri siz yapmadınız mı? Onların birer tahta, taş, tunç, demir olduğunun farkında değil misiniz? Cidden çok cahillersiniz. Ey Resulüm! Onlara deki; “Haydi bütün ilah koştuklarınızı ve sizinle beraber olanları çağırın! Sonra bana istediğiniz tuzağı kurun! Bana göz bile açtırmayın!” Hiçbir şey değişmez. Bana hiçbir şey yapamazsınız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Putların) yürüyebilecekleri ayakları, tutacakları elleri, görecekleri gözleri veya duyacakları kulakları mı var (neleri var)! De ki: “Ortaklarınızı çağırın, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun; bana göz bile açtırmayın!”
Mehmet Türk
swap_vert close
Sanki o (putların) yürüyecek ayakları, tutacak elleri, görecek gözleri veya işitecek kulakları mı var? O kâfirlere: “Haydi! O (Allah’a) ortak koştuklarınızı çağırın, sonra da istediğiniz tuzağı kurun ve (elinizden geliyorsa) bana hiç göz açtırmayın.” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
Yürüyecek ayakları mı var peki onların? Tutacak elleri mi? Görecek gözleri, işitecek kulakları mı var? De ki: “Haydi, Allah’a ortak olarak gördüğünüz bütün o varlıkları çağırın, ¹⁶⁰ bana karşı elinizden geleni ardınıza komayın ve böylece bana göz açtırmayın!
160 Lafzen, “[Allah’a koştuğunuz] ortaklarınızı çağırın” (bkz. 6. sure, 15. not).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onların yürüyebilecek ayakları mı, yoksa tutacakları elleri mi, yoksa görebilecek gözleri mi var, yoksa işitebilecek kulakları mı var? De ki: – Ortak koştuklarınızı yardıma çağırın sonra bana tuzaklarınızı kurun da bana hiç fırsat tanımayın. 8/30, 13/42, 52/42
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hem onların yürüyecek ayakları mı var? Ya da tutacak elleri veya görecek gözleri, yahut işitecek kulakları mı var? De ki: “Haydi çağırın Allah’a ortak koştuklarınızı, sonra önüme her türlü tuzağı kurun ve bana göz açtırmayın!
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onların yürüyecek ayakları mı var? (ki, onlarla yürüsünler) Tutacak elleri mi var? (ki onlarla tutsunlar) Görecek gözlen mi var? (ki, onlarla görsünler) ve işitecek kulakları mı var? (ki, onlarla duanızı işitip size karşılık verebilsinler.) (Ey Muhammed) De ki (hâlâ putlarınızda bir ilahlık gücü olduğunu sanıyorsanız) Haydi bütün ortaklarınızı (Rabbinize ortak koştuğunuz bütün ilahları, putlarınızı) yardıma çağırın; bana karşı hep birlikte ne hile ve tuzak kurabilirseniz kurun, bana göz bile açtırmayın! (Yine de benim, peygamberlik görevimi yerine getirmemi engelleyemezsiniz)
Osman Fırat
swap_vert close
Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var, yoksa görecekleri gözleri mi var, yahut işitecekleri kulaklarımı var? De ki: "(Allah’a) ortak koştuklarınızı çağırın, sonra bana tuzak kurun, haydi bana da hiç göz açtırmayın!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar için kendileriyle yürüyecekleri ayakları mı, veya onlar için tutacakları elleri mi veya onlar için kendileriyle görecekleri gözleri mi veyahut onlar için kendisiyle işitecekleri kulakları mı var? De ki, haydi çağırınız şeriklerinizi, sonra bana yapacağınız hileyi yapınız, bana hiç mühlet vermeyiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
194, 195. Allah'tan başka dua ve ibadet ettiğiniz bütün putlar, sizin gibi kullardır. Onların tanrılığı hakkındaki iddianız yerinde ise, haydi bakalım onları çağırın da size cevap versinler bakalım! Nasıl icabet edecekler ki, onların yürüyecek ayakları mı var? Yoksa tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yahut işitecek kulakları mı var, neleri var? De ki: “Haydi bütün şeriklerinizi çağırın, sonra bana istediğiniz tuzağı kurun, haydi elinizden geliyorsa bir an bile göz açtırmayın! ” {KM, Mezmurlar 115, 2-8; İşaya 44, 9-20}
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var, yoksa görecekleri gözleri mi var, yahut işitecekleri kulaklarımı var? De ki: "(Allah'a) ortak(koştuk)larınızı çağırın, sonra bana tuzak kurun, haydi (elinizden geliyorsa) hiç göz açtırmayın bana!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onların (esnâmınızın) onlarla yürüyecekleri ayakları var mıdır? Onunla tutacakları elleri var mıdır? Onunla görecekleri gözleri var mıdır? Onunla işidecekleri kulakları var mıdır? (Yâ Muhammed) onlara (müşriklere) di ki: "Allâh'a şerîk yapdıklarınızı çağırınız da bana ne fenâlık yapabilirler ise yapsunlar."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ayakları mı var ki yürüsünler; elleri mi var ki tutsunlar; gözleri mi var ki görsünler; kulakları mı var ki dinlesinler. De ki “Çağırın ortaklarınızı, sonra bana tuzak kurun; hiç göz açtırmayın.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Onların yürüyebilecek ayakları mı var; yoksa kendisiyle tutacakları elleri mi; yoksa görebilecek gözleri mi; yoksa işitebilecek kulakları mı var?!. De ki: -Ortak koştuklarınıza yalvarın sonra bana, göz açtırmayacağınız tuzaklarınızı kurun!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onların ayakları mı var yürüsünler? Elleri mi var tutsunlar? Gözleri mi var görsünler? Kulakları mı var işitsinler? De ki: Şeriklerinizi çağırın, sonra bana kuracağınız tuzağı kurun, üstelik mühlet de vermeyin.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ayakları mı var onların ki, onlarla yürüsünler; elleri mi var onların ki onlarla tutsunlar; gözleri mi var onların ki, onlarla görsünler; kulakları mı var onların ki, onlarla işitsinler!? De ki: "Ortaklarınızı çağırıp bana tuzak kurun. Hadi, göz açtırmayın bana!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
anlaruñ ayaķları mı var yürirler anlaruñ-ıla yā anlaruñ elleri mi var dutarlar anlaruñ-ıla yā anlaruñ gözleri mi var görürler anlaruñ-ıla yā anlaruñ ķulaķları mı var işidürler anlaruñ-ıla? eyit “oķuñ ortaķlaruñuzı andan yavuz śanuñ baña pes mühlet virmeñ baña.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlaruñ ayaḳları var mıdur ki anuñla yürüyeler, yā elleri var mıdurki anuñla dutalar, yā anlara var mıdur gözler ki anuñla göreler, yā ḳulaḳla‐rı var mıdur ki anuñla işideler. Eyit yā Muḥammed: İsteñüz şerīklerüñüzi be‐nüm ‘adāvetüme, andan ṣoñra baña mekr eyleñüz elüñüzden geldükce, hīçbaña mühlet virmeñüz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Məgər onların yeriyən ayaqları, ya tutan əlləri, ya görən gözləri, yaxud eşidən qulaqları var?! De: “Haydı, çağırın şəriklərinizi, mənim barəmdə istədiyiniz hiyləni qurun və mənə heç möhlət də verməyin!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Have they feet wherewith they walk, or have they hands wherewith they hold, or have they eyes wherewith they see, or have they ears wherewith they hear? Say: Call upon your (so called) partners (of Allah), and then contrive against me, spare me not!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Have they feet to walk with? Or hands to lay hold with? Or eyes to see with? Or ears to hear with? Say: "Call your ´god-partners´,(1168) scheme (your worst) against me, and give me no respite!
1168 Here is a test and a challenge. If the false gods had any power or even existence, collect them all together, and, says the Prophet of Allah, "Let them do their worst against me." They cannot; because the whole thing is based on a superstition and a chimaera, (Cf. 11:55 ).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَهُمْ
onların var mı
اَرْجُلٌ
ayakları ki
يَمْشُونَ
yürüyecekler
بِهَاۘ
on- larla
اَمْ
yok- sa
لَهُمْ
onların var mı
اَيْدٍ
elleri ki
يَبْطِشُونَ
tutacaklar
بِهَاۘ
on- larla
اَمْ
yok- sa
لَهُمْ
onların var mı
اَعْيُنٌ
gözleri ki
يُبْصِرُونَ
görecekler
بِهَاۘ
on- larla
اَمْ
yok- sa
لَهُمْ
onların var mı
اٰذَانٌ
kulakları ki
يَسْمَعُونَ
işitecekler
بِهَاۜ
on-larla
قُلِ
de ki
ادْعُوا
çağırın
شُرَكَٓاءَكُمْ
şirk koştuklarınızı
ثُمَّ
sonra
ك۪يدُونِ
bana tuzak kurun
فَلَا تُنْظِرُونِ
ve bana göz bile açtırmayın
Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var, veya görecekleri gözleri mi var, ya da işitecekleri kulakları mı var! (Resulüm!) De ki: "(Haydi, Allah'a bütün) Şirk koştuklarınızı çağırın sonra (hep beraber) bana tuzak kurun da bana göz bile açtırmayın (bakalım)!"
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
رِجْل
İsim
ر ج ل
Ayak
مَشَى
Fiil-I
م ش ي
Yürüdü, gezip dolaştı
بِهَا
Zamir
بِهَا
Onunla, onlar hakkında
اَم
Bağlaç
اَم
Yoksa, yahut, ya da. Kendinden önce gelen kelimeyle bağlanan bir bağlaçtır, böylece ne kendinden önce gelen ne de sonra gelen kelime birbirinden bağımsız düşünülemez.
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
يَد
İsim
ي د ي
El
بَطَشَ
Fiil-I
ب ط ش
Sıkıca tuttu, kıskıvrak yakaladı
بِهَا
Zamir
بِهَا
Onunla, onlar hakkında
اَم
Bağlaç
اَم
Yoksa, yahut, ya da. Kendinden önce gelen kelimeyle bağlanan bir bağlaçtır, böylece ne kendinden önce gelen ne de sonra gelen kelime birbirinden bağımsız düşünülemez.
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
عَيْن
İsim
ع ي ن
Pınar, göz, nezaret, içecek kaynağı
اَبْصَرَ
Fiil-IV
ب ص ر
Gördü, görür
بِهَا
Zamir
بِهَا
Onunla, onlar hakkında
اَم
Bağlaç
اَم
Yoksa, yahut, ya da. Kendinden önce gelen kelimeyle bağlanan bir bağlaçtır, böylece ne kendinden önce gelen ne de sonra gelen kelime birbirinden bağımsız düşünülemez.
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
اُذُنٌ
İsim
ا ذ ن
Kulak
سَمِعَ
Fiil-I
س م ع
İşitti, dinledi, duydu
بِهَا
Zamir
بِهَا
Onunla, onlar hakkında
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
شَرِيك
İsim
ش ر ك
Ortak, şirk koşma
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
كَادَ
Fiil-I
ك ي د
Tuzak kurdu, hile yaptı
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَنْظَرَ
Fiil-IV
ن ظ ر
Göz açtırdı, mühlet verdi