close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 193. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-in ted’ûhum ilâ-lhudâ lâ yettebi’ûkum(c) sevâun ‘aleykum ede’avtumûhum em entum sâmitûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onları doğru yola çağırırsanız size uymazlar. İster çağırın onları, ister susun, sizce ikisi de bir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ne var ki; aklını ve vicdanını kullanmayanları) Onları hidayete (Hakk dine ve doğru istikamete) çağırsanız da (icabet edip) size uymayacaklardır. Onları davet edip (uyarsanız) da, suskun dursanız da size karşı (tutumları) birdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yol göstermeleri için yalvarsanız, size cevap verecek durumda olmayan varlıklara mı? Onlara ister dua edin, ister karşılarında susun, sizin için fark eden birşey olmaz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer siz, onları doğru, hak yola, Allah'ın kitap ve peygamberle gösterdiği yola çağırırsanız, teşvik ederseniz size tâbi olmazlar. Onları ha davet etmişsiniz, ha davet etmeyip susmuşsunuz, hiç fark etmez.
bk. Kur’an-ı Kerim, 21/58; 22/73-74; 37/93, 95.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Onları çağırsanız da sussanız da sizin için birdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onları hidayete çağırırsanız size uymazlar. Onları çağırırsanız da, suskun durursanız da size karşı (tutumları) birdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer o putları (veya müşrikleri) doğru yola çağırırsanız, size uymazlar. İster onları dâvet edin, ister sükût edin birdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer onları doğru yola davet etseniz, size uymazlar. Onları çağırsanız da sussanız da onlar için birdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O putları doğru yola çağırsanız size uyamazlar. Onları çağırsanız da sussanız da sizin için birdir.
Besim Atalay
swap_vert close
Siz onları, doğru yola çağırmış olsanız da, onlar size uymazlar, çağırsanız da birdir, susarsanız da bir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onları doğru yola çağırırsanız, size uymazlar. Çağırmanız da susmanız da onlar için birdir (çünkü onlar inanmamaya karar vermişlerdir).
Cemil Said
swap_vert close
Hak dinine da’vet ider isen seni ta’kîb itmezler ânları da’vet itseniz de sükût itseniz de müsavidir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onları doğru yola çağırırsanız, size uymazlar; çağırmanız da, susmanız da onlar için birdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Onları çağırsanız da, sussanız da sizin için birdir (sonuç alamazsınız).
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Doğru yola ulaşma hususunda onlara yalvarsanız size karşılık vermezler; onlara ha yalvarmışsınız ha susmuşsunuz, sizin için değişen bir şey olmayacaktır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onları doğru yola çağırırsanız size uymazlar; onları çağırsanız da, sukût etseniz de sizin için birdir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onları doğruya çağırsanız size uymazlar. Onları ha çağırmışsınız, ha sessiz kalmışsınız, sizin için birdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer siz onları doğru yola çağırsanız, size uymazlar. Onları ha çağırmışsınız, ha çağırmayıp susmuşsunuz, hiç fark etmez.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
ve eğer siz onları doğru yola çağıracak olsanız size uymazlar, ha onları çağırmışsınız yani samıtmişsiniz aleyhinizde müsavi gelir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey müşrikler!) Onları doğru yola davet etseniz (ya da herhangi bir konuda onlardan yardım isteseniz, o ilâh edindiğiniz putlar,) size (asla) icabet etmezler/edemezler. (Zira onlar cansız, aciz varlıklardır. Öyle ki) onları çağırsanız da sussanız da (fark eden bir şey olmaz, davetinize ya da isteklerinize karşılık veremeyecekleri için) sizin için değişen bir şey olmayacaktır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onları gerçeği kabul etmeye davet etseniz, size tabi olmazlar. Onları davet etseniz de etmeseniz de size karşı tutumları değişmez.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer bunları (putları) doğru yolu göstermiye çağırırsanız size uymazlar. Onları (müşrikleri) ha da'vet etmişsiniz, ha (etmeyib) susmuşsunuz, size karşı (durumları) birdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Eğer onları hidâyete de da'vet etseniz, size tâbi' olmazlar. Siz onları çağırsanız da suskun kimseler olsanız da sizin için birdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer siz onları (aklını ve vicdanını kullanmayanları) doğru yola çağırsanız (şirkte ısrar ettikleri sürece), size uymazlar. Onları çağırsanız da, suskun dursanız da size karşı (tutumları) birdir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer onları (ortak koşanları) doğru yola çağırsanız, size kesinlikle tabi olmazlar. İster onları çağırın, isterseniz susun, sizin için durum aynıdır. (onlar size uymazlar)
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onları doğru yola çağıracak olursanız size uymazlar. Onları çağırsanız da, sussanız da size karşı durumları hep birdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Eğer müşrikleri doğru yola çağırırsanız onlar size tâbi olmazlar. Onları çağırsanız da, susmuş olsanız da sizin için hep birdir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Eğer onları size doğru yolu göstermeleri (için) çağırsanız da size uymazlar/karşılık vermezler; çağırmanız da susmanız da onlar için aynıdır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer onları doğru yola çağırırsanız size uymazlar; onları çağırsanız da karşılarında suskun dursanız da (size icabet etmeyecekleri için sonuçta) sizin için birdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Size doğru yolu göstermeleri için onlara yalvarsanız, size cevap bile veremezler; öyle ki, ha onlara duâ etmişsiniz, ha etmemişsiniz, size hiçbir yararları dokunmayacak, sizin için hiçbir şey değişmeyecektir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onları Hidayet’e çağırsanız size uymazlar. Onları çağırdınız mı, yoksa susmakta mısınız; size göre eşit düzeydedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nitekim bu tanrıları size bir iyilik yapmaya davet etseniz bile karşılık veremezler. Yani onlara dua da etseniz, karşılarına geçip sussanız da bir şey fark etmez.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenleri doğru yola çağırırsanız uymazlar! Onları doğru yola çağırsanız da çağırmasanız da sizin için birdir. Onlar için hiçbir şey değişmez. Ancak yaptığınız çağrı lehinize yazılacak bir çabadır. Rabbiniz çabanızın karşılığını mutlaka verir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onları doğru yola çağırırsanız size uyamazlar; onları davet etseniz de sussanız da sizin için birdir. [*]
Buradaki mesaj tebliğin gereksizliğini göstermez; aksine muhatap varlıklar cansız, duymaz, görmez putlar oldukları için onlarla iletişimin mümkün olmadığı, dolayısıyla putperestleri de duyamadıkları, onları ödüllendirme veya cezalandırma vs. konularda güçsüzlükleri, imkânsızlıkları dile getirilmek istenmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Hatta siz, onları hak yola çağırsanız, size uyamazlar bile. Onları çağırsanız da çağırmasanız da hiç fark etmez.
Muhammed Esed
swap_vert close
Yol göstermeleri için yakarsanız size cevap verecek durumda olmayan ¹⁵⁸ varlıklara mı? Onlara ister yakarın, ister karşılarında susun, sizin için fark eden bir şey olmaz.
158 Lafzen, “Size uymayan”. İn ted‘ûhum ile’l-hudâ ibaresi için, çok genel kabul gören fakat bize hatalı gözüken “onları doğru yola çağırsanız” karşılığı yerine, “yol göstermeleri için onlara yakarsanız” karşılığını tercih etmemiz hakkında bkz. Zemahşerî, Râzî ve İbni Kesîr. Keza karş. 198. ayet.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onları doğru yola çağırsanız da size uymazlar. Onlara yalvarsanız da sessiz kalsanız da sizin için bir şey değişmez. 35/13- 14, 46/4- 5- 6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve eğer yol göstersinler diye yakarsanız, size cevap bile veremezler. Onlara ister yalvarın ister susun; size karşı konumlarında hiçbir şey değişmez.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Eğer siz o putları doğru yola çağırsanız size tabi olmazlar, (davetinize uyarak arkanıza düşmezler, dualarınıza da cevap vermezler) Ha dua etmişsiniz, ha susmuşsunuz eşittir, (çünkü)
Osman Fırat
swap_vert close
Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Ha onları çağırmışsınız, ha susmuşsunuz, sizin için birdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer onları doğru yola davet etseniz size tâbi olmazlar. Siz onları davet etseniz de veya sükut eder olsanız da, sizin üzerinize müsavîdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
191, 192, 193. O'na hiç bir şey yaratmaya güç yetiremeyen, zaten kendileri de yaratılıp duran mahlûkları mı eş ortak sayıyorlar? Halbuki o şerikler, kendilerini putlaştıranların imdadına yetişemezler. Hatta onlar kendi nefislerine bile yardım sağlayamazlar. Şayet siz onları doğru yola çağıracak olursanız size uymazlar. O müşrikleri siz ha hakka çağır mışsınız, ha susmuşsunuz, size karşı onların durumu aynıdır. [22, 73-74; 37, 95; 37, 93; 21, 58]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Ha onları çağırmışsınız, ha susmuşsunuz, sizin için birdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Mü'minler! Müşrikleri hidâyete da'vet itseniz size tâbi' olmazlar, onları da'vet itmeniz ve sükût iylemeniz sizin içün müsâvîdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Çağırsanız da sessiz kalsanız da sizin için birdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onları doğru yola çağırsanız, size uymazlar. Onları çağırsanız da sussanız da sizin için birdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Siz onları doğru yola çağıracak olsanız, size uymazlar. Onlara seslenseniz de birdir, sussanız da.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onları, iyiye ve güzele çağırsanız sizi izlemezler. Ha onlara dua etmişsiniz ha sus-pus oturmuşsunuz; sizin için aynıdır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger oķıyasız anları ŧoġru yol uymayalar size. berābardur size oķıduñuz-ise anları [88a] yā siz diñsüzler-iseñüz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eger ḳıġırsañ anları doġru yola, uymazlar saña. Berāberdür size anlarıdīne da‘vet eylemek yā siz epsem olmaḳ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Siz onları (müşrikləri və ya bütləri) doğru yola də’vət etsəniz, sizə tabe olmazlar. İstər onları də’vət edin, istər susun – birdir (onlar üçün heç bir əhəmiyyəti yoxdur).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And if ye call them to the Guidance, they follow you not. Whether ye call them or are silent is all one to them.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If ye call them to guidance, they will not obey: For you it is the same whether ye call them or ye hold your peace!(1166)
1166 When false worship takes root, the teacher of Truth finds much to discourage him. As far as he is concerned, it seems as if he has produced no effect. Yet his duty is to continue his work, in the spirit of verse 199 below, forgiving all opposition, teaching what is right, and not joining the ignorant in their attitude of doubt and indecision.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِنْ
ve eğer
تَدْعُوهُمْ
onları davet ederseniz
اِلَى الْهُدٰى
hidâyete
لَا يَتَّبِعُوكُمْۜ
size tabi olmazlar
سَوَٓاءٌ
eşittir
عَلَيْكُمْ
size
اَدَعَوْتُمُوهُمْ
onları çağırdınız mı
اَمْ
yok- sa
اَنْتُمْ
siz
صَامِتُونَ
suskun kimseler misiniz
Eğer onları hidâyete davet ederseniz size tabi olmazlar. Onları çağırsanız da sussanız da sizin için birdir (onlar iman etmezler).
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
هُدَى
İsim
ه د ي
Hidâyet, yol gösterici, hidâyete erme, hidâyet rehberi, hidâyetçi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
سَوَٓاء
İsim
س و ي
Eşit, dümdüz, orta yol
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
اَم
Bağlaç
اَم
Yoksa, yahut, ya da. Kendinden önce gelen kelimeyle bağlanan bir bağlaçtır, böylece ne kendinden önce gelen ne de sonra gelen kelime birbirinden bağımsız düşünülemez.
اَنْتُمْ
Zamir
اَنْتُمْ
Siz
صَامِتُون
Etken fiil
ص م ت
Suskun kimseler