close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 190. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felemmâ âtâhumâ sâlihan ce’alâ lehu şurakâe fîmâ âtâhumâ(c) fete’âla(A)llâhu ‘ammâ yuşrikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlara azası tam ve düzgün bir evlat verince de o yüzden şirk koştular. Oysa onların şirk koştuklarından tamamıyla münezzehtir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ama O (Allah, nihayet) onlara (Adem’in çocukları olan erkek ve kadınlara) salih ve sağlam (çocuklar) verince (ve sayıları çoğalıp bunlar Hakk’tan yüz çevirince Allah’ın), kendilerine verdiği (nimetlerle şımarıp) O’na ortaklar kılmaya başladılar. (Yani Ademoğulları, çocuklarının ve aile efradının rahatı ve çıkarı uğruna helâl-haram ölçülerini ve cihad -Hakk yolunda mücadele- hükümlerini hiçe saydılar. Oysa) Allah, onların şirk koştuklarından Yücedir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ne zaman ki o Allah, o ana ve babaya kusursuz bir çocuk lutfedince, kendilerine verilen bu çocuğun, dünyaya gelmesinde Allah'tan başka güçlere de bir paye yakıştırmaya kalkarlar. Oysa Allah, onların koşageldikleri ortaklıktan çok yücedir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah kendilerine, sağlıklı, güzel, sâlih bir evlat verince, ikisi birden, verdiği evlât ile, içinde bulundukları nimetler ve imkânlarla ilgili, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında O'na ortaklar icadetmeye mi başlıyorlar? Allah, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Âdemoğulları'nın ortak koşmaya devam ettikleri şeylerden yüce ve uludur.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Allah) onlara sağlıklı bir çocuk verince de, kendilerine verdiği şeyde O'na ortak koşmaya başladılar. Allah onların ortak koştuklarından yücedir. [17]
17.Burada Hz. Adem ve Havva (a.s.)`dan sonra insanların yaptıklarına dikkat çekilmektedir. Yoksa Hz. Adem ve Havva (a.s.) Allah`a ortak koşmuş değillerdir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ama O, onlara (Adem'in çocukları erkek ve kadınlara) salih (bir çocuk) verince, kendilerine verdiği şey konusunda O'na ortaklar kılmaya başladılar. Allah, onların şirk koştuklarından yücedir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Fakat (Allah) onlara, her şeyi tam bir çocuk verince, tuttular çocuğun ismi üzerinde sonradan insanlar Allah'a bir takım ortaklar koşmağa başladılar. (Abdullah ismini verecek yerde, şeytanın kandırmasıyla Abdu'l Hâris ismini verdiler; yahud Âdem Aleyhisselâmın soyundan gelen çiftler, evlâdlarına Abdu'l-uzza, Abdu'l-menat ve Abdu'ş-Şems isimlerini vererek onları taptıkları putlara nisbet etmekle şirke vardılar.) Allah, onların koştukları şirkten münezzehtir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah onlara yararlı bir evlat verince, Allah’ın onlara verdiğinde O’na ortaklar koştular. Allah onların eş koştuklarından çok yücedir.
Not: Âdem ve ilk insan ile ilgili yaratılıştan tutun da bu gibi meselelere kadar bütün kıssanın temel unsurları, bir fert ve tek bir kişi ile ilgili değildir. O kıssa ve teferruatı, insanlık nevinin serüvenini, şimdiki yaradılışını, eşyayı ve isimlerini nasıl öğrendiğini, meleklerden nasıl üstün olduğunu, melekler ve tabiatın insana nasıl musahhar olduğunu, insanın nimetlere karşı nasıl nankör olduğunu, Allah’ı unuttuğunu bildiriyorlar..  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah onlara kusursuz bir çocuk verince, kendilerine verdiği evlat konusunda Allah'a ortaklar koştular. Allah onların ortak koştuğu şeylerden uzaktır.
Besim Atalay
swap_vert close
Allah onlara, yararlı bir çocuk verdikten sonra, bununla eş koşarlar Allaha, eş koşmuş oldukları şeyden Allah yücedir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ama (Allah) onlara iyi bir çocuk verince; kendilerine verdiği bu çocuk hakkında Allah'a ortaklar koşarlar. Allah, onların ortak koştuğu şeylerden münezzehtir.
Müslümanlar çocuklarına “Abdullah, Abdurrahman” (Allah’ın kulu, Rahman’ın kulu) anlamlarına gelen isimler takarlardı. Müşrikler ise putlarına nispet ederek çocuklarına “Abdul-Menat, Abdul-Uzza” (Menat’ın kulu, Uzza’nın kulu) gibi isimler koyarlardı. Burada müşriklerin bu davranışı şiddetle kınanıyor. Ayrıca çocuklarını yaratanın, Allah olduğunu unutup, onların bir kısım dünyevi tedbirlerle meydana geldiğini söylerlerdi. Onun için erkek çocuğu olanı tebrik ederler, kızı olanı aşağılarlardı. Hele çocuğu olmayanı adam yerine koymazlardı.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh ânlara iyi bir oğul virdiği vakit Allâh’a şirk koşdılar, lâkin Allâh kendisine şirk koşulmakdan çok ’âlîdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah onlara kusursuz bir çocuk verince, kendilerine verdiği şey hakkında Allah'a ortaklar koştular. Allah, onların ortak koştukları şeylerden yücedir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Fakat Allah onlara iyi ve sağlıklı bir çocuk verince de, Allah’ın kendilerine verdiği çocuk konusunda O’na ortaklar koşarlar. Allah, onların ortak koştukları şeylerden yücedir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Fakat Allah onlara kusursuz bir çocuk verince, Allah’ın kendilerine verdiği bu nimet hakkında (sanki nimeti veren Allah değilmiş gibi) O’na ortaklar koşarlar. Allah, insanların ortak koştuğu şeylerden münezzehtir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Fakat (Allah) onlara kusursuz bir çocuk verince, kendilerine verdiği bu çocuk hakkında (sonradan insanlar) Allah'a ortak koştular. Allah ise onların ortak koştuğu şeyden yücedir.  
 Âyette geçen şirk olayı Âdem ile Havva’dan değil, onların çocukları olan insanlıktan meydana gelmiştir. Mesela Kureyş müşrikleri putlara nisbet ederek çocuklarına «Menat’ın kulu, Uzzâ’nın kulu» şeklinde isim verirlerdi. İşte bu durum hatırlatılmakta ve oğulların işlediği suçtan ötürü babalarının itab edilmesi şeklinde tecelli etmektedir. Nitekim, çoğul olarak gelmiş olan «yuşrikûn» kelimesi de buna delâlet eder.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlara kusursuz bir çocuk verince, O'nun kendilerine verdiği bu hediyeyle ilgili olarak O'na ortaklar koşmaya başladılar. ALLAH onların ortak koştukları her şeyden çok yücedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Fakat Allah, kendilerine salih bir evlat verince, her ikisi de tuttular verdiği evlatlar üzerine ona ortak koşmaya başladılar. Allah, onların koştukları şirkten münezzehtir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Fakat Allah kendilerine yaraşıklı bir çocuk verince erkeği dişisi tuttular ona vergisi üzerinde bir takım şerikler koşmağa başladılar, Allah ise onların koştukları şirkten müteali
Emrah Demiryent
swap_vert close
189-190. Sizi tek bir candan (Âdem’den) yaratan, ondan da gönlü huzur bulsun diye zevcesini (Havvâ’yı) yaratan O’dur. (İnsan) zevcesiyle birleşince, zevcesi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Nihâyet yükü (gebeliği) ağırlaşınca, Rableri olan Allah’a, “Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız” diye dua ederler. Fakat Allah onlara sağlıklı bir çocuk verince, kendilerine verdiği şey (çocuk) hususunda (Allah’a şükretmeleri gerekirken, onlar kalkıp putları) O’na ortaklar koşarlar (ilâh edindikleri putların kulu olduğunu ifade eden Abdullât, Abduluzzâ gibi uydurdukları kelimeleri, çocuklarına isim olarak verirler). Allah onların ortak koştuklarından (münezzehtir, O’nun şanı) çok yücedir.
Âyet-i kerîmede iki farklı konudan bahsedilmektedir. 1- İnsan neslinin Hz. Âdem [aleyhisselâm] ile zevcesinden meydana geldiği, 2- Allah Teâlâ’ya putları ortak koşan müşriklerin sapkınlıklarının beyanı, Allah Teâlâ’ya putları ortak koşan müşriklerin sapkınlıklarının beyanı ile ilgili olarak, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197 ve 198. âyet-i kerîmeler ile bir bütün olarak okunduğu zaman mesele daha iyi anlaşılacaktır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Fakat onlara, salih bir evlat verince; kendilerine verilen şeyde ona ortaklar koşmaya başladılar. Allah, onların ortak koştukları şeyden yücedir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Fakat (Allah) onlara düzgün (bir çocuk) verince kendilerine verdiği bu (çocuk) hakkında ona eşler tutmıya başladılar. Onlar neyi eş tutuyorlarsa Allah onlardan (münezzehdir) yücedir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fakat (onların neslinden öyle insanlar da var ki, Allah) onlara kusursuz bir çocuk verince, kendilerine verdiği (bu çocuk) hakkında O'na (Allah'a) birtakım ortaklar koşmağa başladılar. Hâlbuki Allah, onların ortak koşmakta oldukları şeylerden pek yücedir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Fakat (o insan türünden öyle eşler de vardır ki) ikisine, salih (sağlıklı) bir (evlat) verince; (sanki daha önce bu hususta Allah’a hiç yalvarmamışlar gibi) kendilerine verdiği şeyde (bu evlat hususunda) ona ortaklar koşarlar. (Yani, hem çocuğun dünyaya gelmesinde Allah’tan başka güçlere de bir paye yakıştırmaya kalkarlar, hem de sevgide Allah’ı ikinci plana koyarak müşrik olurlar). Allah ise onların ortak koştuklarından yücedir.*
(*) Müslümanlar çocuklarına “Abdullah, Abdurrahman” (Allah’ın kulu, Rahman’ın kulu) anlamlarına gelen isimler takarlardı. Müşrikler ise putlarına nispet ederek çocuklarına “Abdul-Menat, Abdul-Uzza” (Menat’ın kulu, Uzza’nın kulu) gibi isimler koyarlardı. Burada müşriklerin bu davranışı şiddetle kınanıyor… (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması). Ayrıca bu ayetin Âdem ve eşi ile ilgili olduğunu söyleyen rivayetin de Yahudilerin uydurmuş oldukları hurafelerindendir. Nefsi vahide ise, Âdem değil, beşer türünü oluşturan bir canlı hücre veya Hasan el- Basri, müfessir Katade, Er- Razi, Kadı Baydavi, İbni Kesir, el- Essam İbni-l Münir ve Cübbâî gibi alim ve müfessirlerin dedikleri gibi her insanın babası da olabilir. Detay bilgi için aşağıdaki tefsir metinleri ile Nisa sûresi 1. ayetin açıklamasına bakılabilir. وبهذا تعلم أن ما روى عن بعض الصحابة والتابعين من أن الآية في آدم وحواء وما روي في حديث سمرة بن جندب مرفوعا قال « لما ولدت حواء طاف بها إبليس وكان لا يعيش لها ولد فقال سميه عبد الحارث فانه يعيش، فسمته عبد الحارث فعاش فكان ذلك من وحي الشيطان » ونحوه آثار كثيرة في هذا المعنى مفصلة ومطولة - فهو خرافة من دس الإسرائيليين نقلت عن مثل كعب الأحبار ووهب بن منبّه فلا يوثق بها، لأن فيها طعنا صريحا في آدم وحواء عليهما السلام ورميا لهما بالشرك، ومن ثم رفضها كثير من المفسرين، وقال الحافظ ابن كثير وهذه الآثار يظهر عليها والله أعلم أنها من آثار أهل الكتاب...(تفسير المراغي) التأويل الأول: ما ذكره القفال فقال: إنه تعالى ذكر هذه القصة على تمثيل ضرب المثل وبيان أن هذه الحالة صورة حالة هؤلاء المشركين في جهلهم، وقولهم بالشرك، وتقرير هذا الكلام كأنه تعالى يقول: (هُوَ ٱلَّذِى خَلَقَكُمْ مّن نَّفْسٍ وٰحِدَةٍ } هو الذي خلق كل واحد منكم من نفس واحدة وجعل من جنسها زوجها إنساناً يساويه في الإنسانية، فلما تغشى الزوج زوجته وظهر الحمل، دعا الزوج والزوجة ربهما لئن آتيتنا ولداً صالحاً سوياً لنكونن من الشاكرين (مفاتح الغيب - الرازي).قال قوم: إن هذا راجع إلى جنس الآدميين والتبيين عن حال المشركين من ذرّية آدم عليه السلام، وهو الذي يُعوَّل عليه. فقوله: {جَعَلاَ لَهُ} يعني الذكر والأُنثى الكافرين، ويُعنى به الجنسان. ودلّ على هذا {فَتَعَالَى ٱللَّهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ} ولم يقل يشركان. وهذا قولٌ حسنٌ. وقيل: المعنى «هُوَ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ» من هيئة واحدة وشكل واحد «وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا» أي من جنسها «فَلَمَّا تَغَشَّاهَا» يعني الجنسين. وعلى هذا القول لا يكون لآدم وحوّاء ذكر في الآية؛ (الجامع لاحكام القرآن) وثانِيهِما أنْ يَكُونَ المُرادُ الكُلَّ الجَمِيعِيَّ أيْ خَلَقَ كُلَّ أحَدٍ مِنكم مِن نَفْسٍ واحِدَةٍ، فَتَكُونُ النَّفْسُ هي الأبُ، أيْ أبُو كُلِّ واحِدٍ مِنَ المُخاطَبِينَ عَلى نَحْوِ قَوْلِهِ - تَعالى - ﴿يا أيُّها النّاسُ إنّا خَلَقْناكم مِن ذَكَرٍ وأُنْثى﴾ [الحجرات: ١٣]... وبَعْضُ المُحَقِّقِينَ مِنهم جَعَلُوا الأبَ لِكُلِّ أحَدٍ، وهو المَأْثُورُ عَنِ الحَسَنِ، وقَتادَةَ، ومَشى عَلَيْهِ الفَخْرُ، والبَيْضاوِيُّ وابْنُ كَثِيرٍ، والأصَمُّ، وابْنُ المُنِيرِ، والجُبّائِيُّ. (التحرير والتنوير).  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Rableri ikisine sağlıklı bir çocuk verince, o ikisine verdiğine karşılık, ikisi de Allah’a ortak koştular. Allah onların koştukları ortaklardan çok çok yücedir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine Allah onlara iyi bir çocuk verince bu vergisine karşı Ademoğulları Ona eş koştular. Oysaki Allah onların eş koştuklarının hepsinden yücedir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Vaktaki Allah onlara düzgün bir çocuk verdi. Her ikisi Allah/ın kendilerine verdiği çocuk hakkında ona şerik koştular [⁷]. Allah onların şerik koşmalarından pâk ve âlidir [⁸].
[7] Çocuk ancak izdivaçlarıyle hasıl olmuş itikadında bulundular.[8] Âyet-i Kerîme temsile mahmuldür. İnsanın halini tasvir ediyor.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Fakat Allah onlara iyi ve sağlıklı/kusursuz bir çocuk verince de verdiği şeyde O’na ortaklar koşmaya başladılar. Allah, onların ortak koştuğu şeylerden çok yücedir!⁶⁸
68 Bu ayetle bir önceki ayetin Hz. Âdem ve eşine delalet etmediği açıktır. Bu ayetler, duası kabul olsa bile nankörlük ederek şirke giren her bir insanın durumunu anlatır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah onlara salih bir evlat verince, kendilerine verdiği şey hakkında Allah'a ortaklar koştular. Allah, onların ortak koştukları şeylerden yücedir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Fakat Allah onlara sağlıklı bir çocuk bağışlayınca, Yaratıcının kendilerine lütfettiği bu çocuğun dünyaya gelmesinde başka güçlerin de pay sahibi olduğunu, dolayısıyla onlara da mutlak itaat edilmesi gerektiğini söyleyerek, O’na ortaklar koşmaya başlarlar. Oysa Allah, onların müşrikçe yaklaşımlarının ürünü olan ve içinde eksiklik, noksanlık, acizlik barındıranbütün sıfatların üzerinde ve ötesindedir, çok yücedir!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara bir salih (iyi çocuk) verdiğinde, ikisine verdiği şey hakkında O’na ortaklar koştular. Allah ortak koştukları şeylerden uzaktır / çok yücedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah onlara sağlıklı bir evlat verdi ama onlar, kendilerine evlat veren Allah'a, hiç de şanına yakışmayan ortaklar icat ettiler. [3]
Mehmet Çoban
swap_vert close
Zaman içinde insanlara kusursuz çocuklar verdik. Onlar çocuklara sahip olunca yoldan saptılar. Kendilerine verdiğimiz çocuklar için biz doğurduk, biz yarattık demeye başladılar. Kendilerini yaratıcı yerine koyarak Allah’a ortak koştular. Doğurdukları çocuklara ilahlık payesi verdiler. Çocuklarını yasa koymada Allah’a ortak koştular. Allah onların ortak koşmalarından uzaktır. Allah yaratmada, yasa koymada, kimseyi kendine ortak etmez. Her yaratılan varlığın yaratıcısı Allah’tır. İnkâr edenlerin cahilce sözlerinin bir anlamı yoktur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Allah) onlara iyi (sağlıklı) bir çocuk verince, kendilerine verdiği (çocuk) hakkında O’na ortaklar koşarlar. Allah ise onların ortak koştuklarından yücedir. [*]
Burada sözü edilen durum, insanın nimete karşı şükürsüzlüğünü ortaya koymayla ilgilidir; Hz. Âdem ve eşi üzerinden onların şirke düşmüşlüğü mesajı ayette kesinlikle söz konusu değildir. Çünkü ayetin sonunda ve devam eden bölümlerdeki ifadeler, [tesniye] “ikili” değil, çoğuldur.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Fakat Allah, kendilerine sağlıklı bir çocuk verince her ikisi de tutup Allah’ın verdiği çocuk hakkında ona ortak koşmaya başlarlar.¹ Şunu iyi bilsinler ki Allah, onların ortak koştukları şeylerden çok yücedir.
1 Yani onu yaratanın, Allah olduğunu unutup, çocuklarının sünnetullaha vesile olan bir kısım dünyevi tedbirlerle meydana geldiğini söylemeye başlarlar. Veya çocuklarını şeytanların kulu, güneşin oğlu, bir anlık zevkin mahsulü veya aslî günâh, zannederler. Allah’a kul, Peygamberlerine ümmet olarak yetiştireceklerine, tağutlara köle yaparlar. Doğuncaya kadar onlara gösterdikleri ihtimamı ve Allah’a teslimiyeti, onlar doğduktan sonra, unuturlar. Hatta Allah’a sanki hiç ihtiyaçları yokmuşçasına bir tavır içerisine girerler. Yani güçlerinin yeteceğini zannettikleri durumlarda akılcı (mutezilî), ellerinden bir şey gelmeyeceğini anladıkları zaman da cebriyeci olurlar. Ama bir türlü ehl-i sünnet olamazlar.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama ne zaman ki O, kendilerine kusursuz bir [çocuk] bahşeder, hemen tutup O’nun bahşettiği şeyin dünyaya gelmesinde O’ndan başka güçlere de bir paye yakıştırmaya kalkarlar! ¹⁵⁶ Oysa, Allah, uluhiyetinde O’na ortak koştukları her şeyden, herkesten çok yücedir.
156 Lafzen, “Onlara bahşettiği şey hakkında O’na ortaklar koşuyorlar”: “Yani, kusursuz bir çocuğun dünyaya gelmesinde ancak birer vesile ve tedbir gözüyle bakılması gereken faktörlere (gebelik döneminde kişisel dikkat ve bakım, tıbbî gözetim, kalıtım vb.) -bizzat çocuğun doğumu da dahil bütün bunları, yalnızca Allah’ın irade ve rahmetinin bir sonucu, Kur’an’ın sünnetullâh dediği şeyin bir tezahürü olduğunu unutuyor- Allah’tan bağımsız ve kendi başına belirleyici unsurlar olarak bakıyorlar. Gerçi, bu kabil unsurların zihnen Allah’la eş-tesir ya da eş-mahiyet içinde düşünülmesi, genellikle bilinçli bir düzeyde ya da doktrinel bir niyetlilik içinde cereyan etmediği için “Allah’tan başka güçlere uluhiyet yakıştırmak” anlamındaki bağışlanmaz şirk derecesinde görülmeyebilir belki, ama müteakip ayette gerçek anlamıyla şirk teriminin dile getirilmesi, bu tarz düşünmenin üzerinde durulmasını gerektirecek kadar ona yakın olduğu da bir gerçektir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah da onlara sağlıklı bir evlat verince o çocuğun dünyaya gelmesinde, başka varlık ve kişileri pay sahibi yaptılar. Oysa Allah onların şirk koştukları şeylerden çok yücedir. 42/49- 50
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat O kendilerine eli ayağı düzgün, kusursuz bir çocuk bahşedince de; onlara bahşettiği çocuk üzerinden O’na ortak koşmaya kalkarlar: oysa Allah, onların ortak koştukları şeylerden çok yücedir.[¹³¹¹]
[1311] Burada maksat Âdem ve eşine dikkat çekmek değildir. Çocuk sahibi olma sürecine dahil olan sebepler zincirini yüceltip, insanı, neslini sürdürecek bir donanımla yaratan Allah’ın eşsiz rolünü göz ardı eden nankör mantık kınanmaktadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah onlara salih bir çocuk verdi, (o çocuk ve diğer çocuklar büyüdü ve onlardan da, analar babalar yetişti. Ademoğulları çoğaldı, onların nesilleri içinden bir kısmı) Allah'a ortak koşmaya başladılar. Allah, onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir! (Yücelerin Yücesidir)
Osman Fırat
swap_vert close
Ne zaman ki onlara sağlıklı bir çocuk verince, kendilerine verilende Allah’a ortaklar koşmağa başladılar. Allâh ise onların ortak koştukları şeylerden yücedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Vaktâ ki onlara sâlih evlat verdi. Bunlar kendilerine verdiği şeyde O'na (O Hâlık-i Kerîm'e) şerikler koşmaya başladılar. Allah Teâlâ ise bunların şerik koştukları şeylerden müteâlidir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Fakat Allah kendilerine kusursuz bir çocuk verince, annesi de babası da ölçüyü kaçırıp verdiği çocuk sebebiyle şirke bulaştılar. Tuttular, Allah'a birtakım şerikler yakıştırdılar. Halbuki Allah onların yakıştırdıkları her türlü ortaktan münezzehtir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Fakat (Allah) onlara iyi, güzel bir çocuk verince, kendilerine verdiği şeyde Allah'a ortaklar koşmağa başladılar. Allah ise onların ortak koştukları şeylerden yücedir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Vaktâ ki onlara cismi tam bir evlâd virdi, onı, Allâh'a şirke vesîle itdiler. Allâh Te'âlâ şirk idenlerin şirkinden münezzeh ve 'âlîdir. [²]
[2] Havvâ hâmile kaldığı zamân Âdem'le berâber evlâdlarının tâmmu'l a'zâ ve sâlih olması içün Cenâb-ı Hakk'a du'â itdiler. Vaz-'ı haml iylediği vakit şeytân yanlarına gelüb: "Evlâdınızın mu'ammer olmasını, tam ve sâlih olarak büyümesini ister iseniz ona «Abdu'l Hâris» diye ad koyunuz" diyerek ve daha bir takım yalanlar söyleyerek aldatdı. Onlar da evlâdlarını o sûretle tesmiye itdiler. Hâris iblîsin adı oldığından «Abdu'l Hâris» iblîsin kulı dimek olmakla bu nev'ummâ şirk idi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlara iyi bir evlat verince de verdiği şey hakkında Allah’a ortaklar oluştururlar. Allah, onların ortak saydıklarından uzaktır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara sağlam bir çocuk verince, kendilerine verdiği şey hakkında Allah'a ortaklar tutarlar. Allah, onların ortak koştuklarından yücedir!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah onlara eli yüzü düzgün bir çocuk verdiğinde ise, Onun verdiği şeyde Allah'a ortaklar koştular. Oysa Allah onların ortak koştuğu şeylerden yücedir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah onlara iyi huylu, barışçıl bir çocuk verince, kendilerine verdiği nimette ikisi birden Allah'a ortak koşmaya başladılar. Allah onların ortak koştuğu şeylerden arınmıştır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ol vaķt kim virdi ol ikiye eyü tamām oġlan ķıldı ol iki aña ortaķlar anuñ içinde kim virdi ol ikiye pes yüceldi Tañrı andan kim ortaķ eylerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ḳaçan ki virdük anlara ṣāliḥ oġul, ḳıldılar aña ẕürriyetleri şerīkler, anla‐ra virdügine. Tañrı Ta‘ālā münezzehdür anlar şirk getürdüklerinden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah onlara saleh övlad verdikdə (Adəm və Həvvadan qeyri valideynlər) özlərinə verdiyi (uşağın adı) ilə əlaqədar Allaha bir para şəriklər qoşmağa başladılar. Allah isə Ona qoşulan şəriklərdən ucadır! (Onun heç bir şəriki yoxdur!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But when He gave unto them aright, they ascribed unto Him partners in respect of that which He had given them. High is He exalted above all that they associate (with Him).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But when He giveth them a goodly child, they ascribe to others a share in the gift they have received: but Allah is exalted high above the partners they ascribe(1165) to Him.
1165 When the child is born, the parents forget that it is a precious gift of Allah- a miracle of Creation, which should lift their minds up to the higher things of Allah. Instead, their gradual familiarity with the new life makes them connect it with many superstitious ideas or rites and ceremonies, or they take it as a matter of course, as a little plaything of the material world. This leads to idolatry or false worship, or the setting up of false standards, in derogation of the dignity of Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَلَمَّٓا
fakat ne zaman ki
اٰتٰيهُمَا
ikisine verdi
صَالِحاً
sâlih bir kimse
جَعَلَا
ikisi kıldı
لَهُ
O'na
شُرَكَٓاءَ
şirkler
ف۪يمَٓا
o şey hak-kında ki
اٰتٰيهُمَاۚ
ikisine verdi
فَتَعَالَى
hâlbuki çok yücedir
اللّٰهُ
Allah
عَمَّا
o şeyler- den ki
يُشْرِكُونَ
şirk koşuyorlar
Fakat (Allah) onlara sâlih bir evlat verince, kendilerine verdiği (bu evlat) hakkında ("benimdir" diye sahiplenerek, ona Allah'tan daha fazla güvenip dayanarak) O'na şirk koşarlar. Allah ise onların şirk koştuklarından çok yücedir.
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
صَالِح
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih kimse, sâlih olan
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
شَرِيك
İsim
ش ر ك
Ortak, şirk koşma
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
عَلَا
Fiil-I
ع ل و
Çok yüce oldu, yükseldi, üstün geldi, büyüklük tasladı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
اَشْرَكَ
Fiil-IV
ش ر ك
Şirk koştu, ortak koştu