close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 184. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Eve lem yetefekkerû(k) mâ bisâhibihim min cinne(tin)(c) in huve illâ neżîrun mubîn(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Düşünmezler mi ki kendileriyle konuşanda delilikten eser bile yok; o ancak apaçık korkulu bir haber veren.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bunlar sahiplerinde (yani hidayet rehberleri olan Hz. Peygamber’de) delilikten hiçbir eser olmadığını (bilmiyor ve) düşünmüyorlar mı? O, apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir. (Bunları bile bile inkâra ve itiraza kalkışılmaktadır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Peki çocukluğundan beri tanıdıkları bu arkadaşlarında, delilikten hiçbir eser olmadığı, hiç mi akıllarına gelmiyor. Oysa O, açıktan açığa uyaran biri.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar, çocukluğundan beri tanıdıkları hemşehrileri, arkadaşları Muhammed'de bir delilik, cinlere mahkum olmuşluk belirtisi olmadığını hiç düşünemediler mi? O sadece sorumluluk, hesap ve cezanın varlığını açıklayarak âşikâre uyarıcılık görevi yapan birisidir.
bk. Kur’an-ı Kerim, 34/46; 81/22.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Arkadaşlarında [14] herhangi bir delilik eseri bulunmadığı üzerinde düşünmediler mi? O ancak apaçık bir uyarıcıdır.
184.İbnu Ebi Hatim ve Ebu Şeyh`in Katade (r.a.)`den rivayet ettiklerine göre Resulullah (a.s.) Safa tepesine çıkarak Kureyş kabilelerine seslenmeye başladı. Bu esnada: "Ey filanca oğulları! Ey filanca oğulları!" diye her bir kabileyi adıyla anarak sesleniyordu. Böyle seslenerek onları sabaha kadar Allah`ın azabına karşı uyardı. Buna karşılık müşrikler: "Bu arkadaşınız delirdi. Sabaha kadar böyle bağırıp durdu" diye konuştular. Bunun üzerine Yüce Allah bu ayeti kerimeyi indirdiBu rivayette belli bir olaydan sözedilmektedir. Bunun yanısıra müşriklerin daha başka zamanlarda da Resulullah (a.s.)`ı delilikle itham ettikleri bilinmektedir.14.Yani Hz. Muhammed (a.s.)`de.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Sahiplerinde (ya da arkadaşları olan peygamberde) delilikten hiç bir şey olmadığını düşünmüyorlar mı? O, apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar düşünmediler mi ki, arkadaşlarında (Hz. Peygamber aleyhisselâmda) cinnetten bir eser yoktur; O ancak Allah'ın azâbını haber veren açık bir korkutucudur?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar düşünmediler mi? Arkadaşları olan Peygamberde hiçbir delilik yoktur. O apaçık bir uyarıcıdır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kendilerinden biri olan peygamberde delilik olmadığını düşünmediler mi? O, apaçık bir uyarıcıdır.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar düşünmezler mi? yoldaşları deli değil, ancak o açıkça kocundurandır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar düşünmediler mi ki (kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (resulde) delilikten eser yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır
Bkz. 34/46, 81/22  
Cemil Said
swap_vert close
Tefekkür itmiyecekler mi ki sâhiblerinde cünûn yokdur o açıkdan açığa mevt ile tehdîd ider.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Düşünmüyorlar mı ki, arkadaşları olan peygamberde deliliğin eseri yoktur. O ancak açıkça uyaran bir kimsedir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar düşünmediler mi ki (çok iyi tanıdıkları, kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (Peygamber’de) delilikten eser yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Düşünmediler mi ki yıllarca beraber oldukları o peygamberde delilikten eser yoktur; o ancak kesin bir uyarıcıdır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Düşünmediler mi ki, arkadaşlarında (Muhammed'de) delilik yoktur? O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Düşünmezler mi? Arkadaşlarında hiç bir delilik yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar arkadaşlarında herhangi bir cinnet bulunmadığını hiç düşünmediler mi? O, açık bir uyarıcıdan başka biri değildir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bunlar bir düşünmedilerde mi ki kendilerine söz söyliyen zatta, Cinnetten bir eser yoktur, o ancak ilerideki tehlükeyi açık bir surette haber veren bir nezîrdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûl’ümüz Muhammed’e delilik nispet edenler, kırk yıldır çok iyi tanıdıkları ve kendisine “el-Emin” dedikleri) arkadaşlarında delilikten hiçbir eser bulunmadığını düşünmüyorlar mı? O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Arkadaşlarında, hiçbir delilik olmadığını düşünmüyorlar mı? O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar düşünmediler mi ki kendilerinin saahibinde delilik den hiç bir (eser) yokdur. O, ilerideki tehlikeyi apaçık haber verenden başka (bir zât) değildir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Düşünmediler mi ki arkadaşlarında (Muhammed'de) hiçbir delilik yoktur. O ancak (Allah'ın azâbı ile) apaçık bir korkutucudur.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar düşünmüyorlar mı ki, (çocukluk döneminden beri kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (Peygamber’de) akli dengesizlikten hiç bir eser yoktur. O, ancak (insanlığın huzur ve mutluluğu için vahiy yoluyla bizden almış olduğu mesajları) açıklayan bir uyarıcıdır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar hiç akıllarını çalıştırmıyorlar mı? Arkadaşlarında hiç bir delilik belirtisi yok. O, yalnızca apaçık bir uyarıcıdır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar düşünmüyorlar mı ki kendileriyle görüşen kimse deli değildir. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar düşünmüyorlar mı ki arkadaşları olan peygamberde hiçbir delilik yoktur. O, aşikâr bir surette Allah azabıyle korkutucudan başka bir şey değildir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Arkadaşlarında/Muhammed’de delilikten hiçbir eser olmadığını düşünmüyorlar mı? O, apaçık bir uyarıcıdan başka biri değildir!
Kadri Çelik
swap_vert close
Arkadaşlarında (peygamberde) herhangi bir cinnet olmadığını düşünmüyorlar mı? O, ancak apaçık bir korkutup uyarıcıdır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Peki, Allah’ın Elçisini akıl hastası olarak göstermeye çalışan Mekke müşrikleri, çocukluğundan beri yakından tanıdıkları arkadaşlarında, delilikten eser görülmediğini hiç düşünmüyorlar mı? Bütün hayatı boyunca, parlak zekâsı ve üstün kişiliğiyle gönlünüzde taht kurmuş olan bir insanı, alışık olmadığınız bir mesaj getirdi diye nasıl delilikle suçlayabilirsiniz? Hayır, tam aksine o, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Düşünmediler mi; Onların arkadaşında hiçbir cinnet / delilik yoktur. O ancak açıkça bir uyarıcıdır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Acaba bu adamlar, sende herhangi bir cinnet belirtisi olmadığını hiç düşünmediler mi? O, sadece bir uyarıcıdır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Düşünmezler mi? Arkadaşlarında hiçbir delilik yoktur! Onlar senin için O bir delidir derken utanmazlar mı? Hâlbuki sen uzun yıllar onların arasında kaldın! Onlar senin ne deliliğini gördüler? Oysaki sen başlarına gelecek bir felakete karşı uyarıcıdan başka bir şey değilsin.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Arkadaşlarında hiçbir cinlenmişlik olmadığını hiç mi düşünmediler? O ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar arkadaşlarında herhangi bir delilik olmayıp, onun sadece apaçık bir uyarıcı olduğunu hiç düşünmüyorlar mı?
Muhammed Esed
swap_vert close
Peki (çocukluğundan beri tanıdıkları) [bu] arkadaşlarında cinnetten eser olmadığı hiç mi akıllarına gelmiyor. ¹⁴⁹ Oysa, o sadece açıktan açığa uyaran biri. ¹⁵⁰
149 Lafzen, “Düşünmediler mi, öyleyse”.150 Mekkelilerin alışık oldukları şeylerden kökten değişik bir mesaj getirdiği için, Hz. Peygamber pek çok inanmayan çağdaşı tarafından mecnûn olarak görüldü. Hz. Peygamberden “onların arkadaşı” (sâhibuhum) olarak söz edilmesi, onun bir insan, bir beşer olduğuna dikkat çekmek ve dolayısıyla kendisine insanüstü nitelikler yakıştırılması yönünde kendi yandaşları arasında doğması mümkün yanlış eğilimleri bertaraf etmek içindir. Bu husustaki Kur’ânî öğreti, en açık ve ileri düzeyde 188. ayette ortaya konmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şimdi onlar arkadaşları (Muhammed’de) delilikten bir eser olmadığını hiç düşünmüyorlar mı? O ancak açıkça bir uyarıcıdır. 15/6, 34/46, 51/52, 68/6,
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İmdi, onlar (yıllar yılı tanıdıkları) hemşehrilerinde delilikten eser olmadığını düşünmezler mi?[¹³⁰⁶] O yalnızca açıktan açığa uyaran biridir.
[1306] Bu âyette Kur’an, ilk muhataplarını mantıklı olmaya çağırmakta, akıllarını inkârlarına bir gerekçe olarak gösteren Mekkelilerin içine düştükleri çelişkiye dikkat çekmektedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Müşrikler, halkı doğru yoldan alıkoymak için Muhammed s.a.s.’e delilik atfetmekten de çekinmediler) Onlar hiç düşünmediler mi ki, arkadaşlarında (Resulullah s.a.s.'de) delilik yoktur, (olması mümkün değildir, çünkü bir deli ancak saçma sapan sözler söyler, teklif edildiği halde benzerini getiremedikleri Kur'an ayetlerini bir delinin söyleyebilmesine imkan var mıdır? Onlar Peygamberlerinde delilikten bir eser olmadığını elbette çok iyi biliyorlar, nitekim onun için kâhin de, dediler. Oysa kâhinlik ile delilik tamamivle yekdiğerinin zıddı olan vasıflardır. Onların bütün endişesi, Resulullah [s.a.s]'ın getirdiği dinin "Allah'tan başka ilah yoktur" esasına dayanması ve bu dinin, atalarının ve kendilerinin puta tapmalarını yasaklamasıdır ki, bu gerçekleştiği takdirde toplumdaki egemenlikleri silinip gidecektir) O, ancak apaçık bir uyanadır. Kendilerini, (böyle şirk ve küfürde direndikleri takdirde, gerçekleşeceğinde hiç kuşku olmayan kıyamet gününde cehennem azabına uğrayacakları hususunda) uyarmaktadır!
(Onların işine, ölümden sonra diriltilmek ve Rablerinin huzurunda yaptıkları herşeyin hesabını vermek de, gelmemektedir. Çünkü bu takdirde dünyada istedikleri gibi zevk ve sefa süremeyeceklerdir, böyle bir ihtimal olsa dahi onlar yardımcısız da değillerdir. Onların kendilerine şefaat edecek -ilah edindikleri- putları vardır, yıllarca onlara hizmet edip tapınmışlardır, elbette ilahları Rablerine baş vuracak ve onları azaptan kurtarabilecektir ki, ataları da aynı putlara tapmışlar ve puta tapmayı kendilerine miras bırakmışlardır.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Düşünmediler mi ki arkadaşlarında (Muhammed as’da) hiçbir delilik yoktur, o apaçık bir uyarıcıdır?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar düşünmediler mi ki, onların sahiplerinde bir cinnet eseri yoktur. O ancak âşikâr bir sûrette bir nezîrden başka değildir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bunlar hiç düşünmediler mi ki kendilerine tebliğde bulunan arkadaşları Muhammed'de delilikten hiçbir eser yoktur. O sadece ilerideki tehlikelerden kurtarmak için görevli bir uyarıcıdır. [34, 46; 81, 22] {KM; Yuhanna 7, 20; 8, 48}
Süleyman Ateş
swap_vert close
Düşünmediler mi ki arkadaşlarında hiçbir delilik yoktur, o apaçık bir uyarıcıdır?
Yani Hz. Muhammed'de  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar (kâfirler) düşünmezler mi ki sâhiblerinde (Muhammed'de) cinnet yokdur. Ancak o, âşikâr olan 'azâb ile nezîrdir (korkudıcıdır). [¹]
[1] Rasûl-ü Ekrem efendimiz bir gice Safâ dağına çıkarak sabaha kadar Kureyş'i Allâh'ın 'azâb ve gadabı ile tahzîr itdi. Bunı işiden küffârdan ba'zıları: "Muhammed çıldırmış, sabaha kadar bağırdı durdı" didiklerinden bu âyet-i kerîme onlara cevâb olarak nâzil oldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Hiç düşünmezler mi ki onları doğruya çağıran arkadaşlarında delilik yoktur. O, doğruları açıklayan bir uyarıcıdır, o kadar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Arkadaşları (Muhammed) deli değildir. O ancak açıkça bir uyarıcıdır. Hiç düşünmüyorlar mı?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar, arkadaşlarında28 hiçbir cinnet eseri bulunmadığını düşünmezler mi? Oysa o apaçık bir uyarıcıdır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Düşünmediler mi ki, o arkadaşlarında cinnetten eser yok. Apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir o.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı endįşe eylemezler mi yoķdur işlerinde ya'nį muḥammed’de hįç delülik degül ol illā ķorķıdıcı bellü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Niçün fikr eylemezler ki yoḳdur yoldaşlarınuñ ki Muḥammeddür ‘aleyhi’s‐selām delülügi. Ol degüldür illā ḳorḳudıcı, beyān eyleyici.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Məgər (islamı qəbul etməli olan kəslər) düşünmürlərmi ki, onların yoldaşında (Peyğəmbərdə) hər bir cünunluq (dəlilik) əsər-əlaməti yoxdur? O ancaq (kafirlərə Allahın əzabı gələcəyini) açıq-aydın xəbər verib qorxudandır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Have they not bethought them (that) there is no madness in their comrade? He is but a plain warner.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Do they not reflect? Their companion is not seized(1155) with madness: he is but a perspicuous warner.(1156)
1155 Their companion, i.e., the Holy Prophet, who lived with and amongst them. He was accused of madness because he behaved differently from them. He had no selfish ambitions: he was always true, in thought, words, and deed: he was kind and considerate to the weak, and was not dazzled by worldly power or wealth or position: he was undeterred by fear of the strong, the mockery of the cynics, the bitterness of the evil, or the indifference of the heedless. That is why he stood out boldly against wrong: he did not mince his words, and his warnings were not mealy-mouthed. 1156 Mubin: perspicuous. The reason why I have not used a simpler word, such as "plain" or "clear" is explained in n. 716 to 5:15. Al Mustafa's sermons were not polite reminders, with an eye to the flattery of weaknesses in high places or national vanities or crowd passions. They brought out every foible into the glare of light, by a fiery eloquence fed by inspiration from Allah (Cf. 38:70).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا
ve düşünmediler mi
مَا
yok- tur
بِصَاحِبِهِمْ
arkadaşlarında
مِنْ جِنَّةٍۜ
hiçbir delilik
اِنْ هُوَ
o değildir
اِلَّا
an- cak
نَذ۪يرٌ
bir uyarıcı
مُب۪ينٌ
apaçık
Onlar düşünmediler mi ki arkadaşları (olan resul)de hiçbir delilik yoktur? O ancak apaçık bir uyarıcıdır.
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
تَفَكَّرَ
Fiil-V
ف ك ر
Tefekkür etti, düşündü
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
صَاحِب
İsim
ص ح ب
Arkadaş, sahip
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
جِنَّة
İsim
ج ن ن
Delilik, cin
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
نَذِير
İsim
ن ذ ر
Uyarıcı
مُبِين
Etken fiil-IV
ب ي ن
Mubîn (Allah'ın esması, ismidir. Apaçık hakk olan demektir), apaçık, Mübin, açıklayıcı, açıklayan