(Müşrikler, halkı doğru yoldan alıkoymak için Muhammed s.a.s.’e delilik atfetmekten de çekinmediler) Onlar hiç düşünmediler mi ki, arkadaşlarında (Resulullah s.a.s.'de) delilik yoktur, (olması mümkün değildir, çünkü bir deli ancak saçma sapan sözler söyler, teklif edildiği halde benzerini getiremedikleri Kur'an ayetlerini bir delinin söyleyebilmesine imkan var mıdır? Onlar Peygamberlerinde delilikten bir eser olmadığını elbette çok iyi biliyorlar, nitekim onun için kâhin de, dediler. Oysa kâhinlik ile delilik tamamivle yekdiğerinin zıddı olan vasıflardır. Onların bütün endişesi, Resulullah [s.a.s]'ın getirdiği dinin "Allah'tan başka ilah yoktur" esasına dayanması ve bu dinin, atalarının ve kendilerinin puta tapmalarını yasaklamasıdır ki, bu gerçekleştiği takdirde toplumdaki egemenlikleri silinip gidecektir) O, ancak apaçık bir uyanadır. Kendilerini, (böyle şirk ve küfürde direndikleri takdirde, gerçekleşeceğinde hiç kuşku olmayan kıyamet gününde cehennem azabına uğrayacakları hususunda) uyarmaktadır!
(Onların işine, ölümden sonra diriltilmek ve Rablerinin huzurunda yaptıkları herşeyin hesabını vermek de, gelmemektedir. Çünkü bu takdirde dünyada istedikleri gibi zevk ve sefa süremeyeceklerdir, böyle bir ihtimal olsa dahi onlar yardımcısız da değillerdir. Onların kendilerine şefaat edecek -ilah edindikleri- putları vardır, yıllarca onlara hizmet edip tapınmışlardır, elbette ilahları Rablerine baş vuracak ve onları azaptan kurtarabilecektir ki, ataları da aynı putlara tapmışlar ve puta tapmayı kendilerine miras bırakmışlardır.)