(Ey Muhammed!) Onlara şu, “kendisine verdiğimiz âyetlerimizden uzaklaşan, sonunda şeytanın kendisine uydurduğu ve böylece azgınlardan olan kişinin”¹ olayını da anlat.
1 Bel’am b. Bâûra: Bel’am b. Bâûra (veya Bel’am b. Eber)’in, İsrâiloğulları’ndan, Yemen diyarından veya Ken’an ilinden Allah’ın dinini öğrenmiş, ilim ve irfan sahibi fakat sonradan itaatsizliğe düşüp kâfir olmuş bir kimse olduğu şeklinde rivayetler vardır. Bel’am’la ilgili olarak İslâmî kaynaklarda şunlar anlatılmaktadır: “Rivayete göre Mûsa (a.s.), Kenâniler’in Şam’daki topraklarına girmişti. Kenâniler’den bazıları Bel’am’ın yanına gelerek: “Ey Bel’am, Mûsa b. İmrân İsrâiloğulları’nın başında olduğu halde bizi yurdumuzdan sürmek üzere geldi. Bizim ülkemize İsrâiloğulları’nı yerleştirecek. Senin kavmin olan bizlerin ise yerleşecek bir yerimiz yok. Sen duâsı kabul edilen bir kimsesin. Onları defetmesi için Allah’a duâ et”, dediler. Bel’am: “-Yazıklar olsun size! O Allah elçisidir; melekler ve mü’minler de onunla beraberdir; onlar aleyhine nasıl duâ edebilirim! Bildiğimi bana Allah öğretti” diye red cevabı verdi. Kavmi duâ etmesi hususunda ısrar etti. Bel’am da eşeğine binerek, İsrâiloğulları’nın çıkmakta olduğu dağa doğru ilerledi. Eşeğine binerek biraz ilerledikten sonra hayvan birkaç defa yere çöktü. Bel’am İsrâiloğulları’na beddûa ederken Allah onun dilini kendi kavmi aleyhine çevirdi… (Taberi, Râzî, İbnü’l-Esir, İbnu Kesir, el-Bidâye v’en-Nihâye) Öte yandan, âyetlerde bahsi geçen kişinin, Bel’am’ın dışında, Ümeyye b. Eb’is-Salt veya Seyf b. er-Râhib olduğu şeklinde de rivayetler vardır. (Taberi, Râzî, Zemahşeri, İbnu Kesir). Öyle anlaşılıyor ki âyetler, Bel’am ve onun gibi olan herkese şâmildir. Çünkü Allah’ın âyetlerini yalnız bir veya birkaç kişiye hasretmek doğru olmaz. Burada asıl üzerinde durulması gereken konu; Bel’am’la ilgili olarak söylenen ve İslâmî kaynaklara girmiş olan bilgilerin büyük çoğunluğunun İsrâiliyyâta dayanmış olmasıdır. Ancak Bel’am, dünyevî hesaplar için Allah’ın dinini tahrif eden din adamını, küfür sistemlerine ve kâfir yöneticilere yaranmak maksadıyla Allah’ın hükümlerini çiğneyen ve asıl gayesinden saptıran kimseleri ve yok edemedikleri dini bozarak çığırından çıkaran sözde din adamlarını temsil etmektedir. İnsanları “Allah’ın adını kullanarak”‘ aldatan, hevâ ve heveslerini tatmin için “Tevhid akîdesini” tahrif eden “Bel’amlar’ın” etkisi korkunçtur. İslâm topraklarında; kâfirlerin istilâsını hazırlayan güç, “Bel’amlar”dır. Allah (c.c.)’ın indirdiği hükümlere karşı ayaklanan ve Tağûtî güçlerle din adına uzlaşan ve Müslümanları da “Allah’ın adını kullanarak” aldatan, Kur’ân’daki ifâdeyle “köpek sıfatlı” kimselerin ortak ismi Bel’am’dır. Bu köpek sıfatlı kimseler de; Allah (c.c.)’ın indirdiği hükümlerin bir kısmını kabul, bir kısmını “zamanın değişmesi” gerekçesiyle inkâr ederler. Günümüzde, felsefi ideolojileri kabul eden ve İslâm’ı o ideolojilere hizmetçi kılmaya çalışan müesseseler olmak üzere, çok sayıda Bel’am benzerleri vardır. Bunlar “çok dindar” görünmekle birlikte, Tağut’a itikad ve iman etme noktasında titizdirler. İşte bunlar çağdaş Bel’am’lardır.