close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 175. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vetlu ‘aleyhim nebee-lleżî âteynâhu âyâtinâ fenseleḣa minhâ feetbe’ahu-şşeytânu fekâne mine-lġâvîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Oku onlara kendisine delillerimizi ihsan ettiğimiz halde bilebile onları inkar edip, onların hükmünden sıyrılıp Şeytan'a uyan ve helak olana ait kıssayı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Onlara, kendisine ayetlerimizi (dini bilgi ve hikmetleri öğrettiğimiz şu) kişinin haberini anlat (ki, bugünkü bel’am benzeri bilgiçleri tanısınlar ve sakınsınlar). O (kişi) bundan (ilim ve ibadet huzurundan ve zulüm düzeniyle cihad şuurundan) sıyrılıp uzaklaşmış; derken şeytan (ve tağutlar da) onu kendi peşine takıp (sapkınlığa) sürüklemişti. O da sonunda "Ğaviy" (tuğyana kapılıp azgınlaşan ve tağuta tapanlardan) olup çıkıvermişti.
[Not: Demek ki, ilim ve iman; insanın içine sinmez ve onun ahlâkı, amacı ve hayat tarzı haline gelmez de, sadece zahiri bilgi birikimi olarak kalırsa; sonunda nefsi çıkarlar, korkular ve şeytani dolduruşlar yüzünden dalâlete sapması ve bu bilgi kisvesini eğreti bir elbise gibi çıkarıp atması kaçınılmaz hale gelebilir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlara şu adamın haberini de anlat ey peygamber! Ona ayetlerimizi lutfedip, öğrettiğimiz halde, onlardan sıyrılıp çıktı, şeytan onu peşine taktı da, böylece azgınlardan olmuştu.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kendisine âyetlerimizi verdiğimiz, ilmî ve dinî bilgisi olan şu alçağın yaptıklarını da onlara, yahudilere oku. O menfaat karşılığı âyetlerimizden, kitabımızdan uzaklaştı, ihmal etti. Şeytan ve şeytanî güçler onu peşine taktı. Hain düşünceler taşıyanlardan, hak yoldan sapanlardan biri oldu.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlara, kendisine ayetlerimizi verdiğimiz sonra da onlardan sıyrılıp çıkan ve şeytanın onu peşine takması dolayısıyla azgınlardan olan kimsenin haberini de oku.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlara kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini anlat. O, bundan sıyrılıp-uzaklaşmış, şeytan onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan olmuştu.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm) Yahudî'lere o kimsenin (İsraîloğullarından bir âlimin) haberini oku ki, kendisine âyetlerimizi vermiştik de, o, bunları inkâr ederek imandan çıkmıştı. Böylece şeytan onu arkasına takmış da azgınlardan olmuştu.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlara o kişinin haberini oku ki, ona ayetlerimizi verdik. O ise, onlardan sıyrıldı. Bunun üzerine şeytan onu peşine taktı. O aldananlardan oldu.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlara şu adamın haberini oku! Kendisine âyetlerimizi vermiştik; fakat onlardan sıyrılıp çıktı. Ondan dolayı şeytan kendisini takip etti ve sonunda azgınlardan oldu.
Besim Atalay
swap_vert close
Bizim âyetlerimizi onlara oku, o kimse âyetlerimizden sıyrılmıştı, şeytana uyarak azgınlardan olmuştu
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kendisine mesajlarımızı lütfettiğimiz halde onları bir kenara itip de şeytanın kendisini peşine taktığı ve böylece azgınlardan olan adamın (ibret verici) durumunu onlara anlat.
Ayette adı geçen adamın Bel’am b. Bâura olduğunu söyleyenler ağırlıktadır. Bu adam, İsrailoğullarından, Yemen diyarından veya Ken’an ilinden Allah’ın dinini öğrenmiş, itibar gören, saygın, ilim, irfan sahibi bir mü’mindi. Etrafındakiler, duasının mutlaka kabul olduğuna inanırdı. Yaşadığı şehrin adamları Hz. Musa’nın getirdiği şeriata karşı çıkmışlardı. Hz. Musa ile savaşan bu adamlar Bel’am b. Baura’dan Hz. Musa ve ordusuna beddua etmesini istemişlerdi. O da havaya girerek ve ısrarlara dayanamayarak beddua etmişti. Bunun üzerine Baura Allah tarafından cezalandırılarak ne dediğini bilmeyen, kimsenin itibar etmediği geveze bir adama dönüşmüştü. Bazılarına göre de Medine’deki münafıkların liderlerinden “keşiş” Abdullah b. Amr’dır. Ya da bazılarının iddia ettiği gibi Ümeyye b. Ebi’s-Salt’tır. Bir sonraki ayette “onu bu ayetler sayesinde yükseltirdik” ifadesi onun Hz. Peygamber zamanında yaşayabileceğine işaret etmektedir. Bu adam ister Hz. Musa zamanında yaşayan Bel’am olsun, isterse Hz. Muhammed zamanında yaşayan Abdullah b. Amr ya da başka herhangi biri. Burada örnek verilen kişi dünyalık çıkar için, Allah’ın dininden taviz veren ve dinin hükümlerini kafasına göre değiştiren insanları sembolize etmektedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Âyât gönderdiğimiz halde dönüb de şeytânı ta’kîb iden ve bu vecihle dalâlete sapanın hikâyesini ânlara anlat.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlara, şeytanın peşine takdığı ve kendisine verdiğimiz ayetlerden sıyrılarak azgınlıklardan olan kişinin olayını anlat.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kendisine âyetlerimizi verdiğimiz hâlde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kendisine kanıtlarımızı verdiğimiz, fakat onları bir kenara atan, bu yüzden şeytanın peşine taktığı, nihayet azgınlardan olan kişinin haberini onlara anlat.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlara (yahudilere), kendisine âyetlerimizden verdiğimiz ve fakat onlardan sıyrılıp çıkan, o yüzden de şeytanın takibine uğrayan ve sonunda azgınlardan olan kimsenin haberini oku.  
 Müfessirlerin çoğunluğuna göre âyette adı zikredilmeyen bu kişi İsrailoğulları’ndan Bel’am b. Bâûrâ’dır. Önceleri Hz. Musâ’nın dinini kabul etmiş, iyi ve duası makbul bir mümin idi. Ancak Hz. Musâ’nın kendilerini yenilgiye uğratmasından korkan kavminin ısrarına dayanamayıp Musâ’nın aleyhine beddua etmiş; kavmine, onu yenebilmeleri için hileler öğretmiş; fakat Allah onun bedduasını kavmine çevirmiş, kendisini de cezalandırmış, sahip olduğu manevi mertebe ve meziyetlerden mahrum bırakmıştır. Mutasavvıflar Bel’am b. Bâûrâ’yı kibir ve dünyevî arzuları sebebiyle sapıklığa düşenlerin bir örneği olarak takdim ederler. Bazı tefsirlerde, âyette bahsedilen bu kişinin Ümeyye b. Ebi’s-Salt veya Nu’man b. Seyfî er-Rahib olduğuna dair rivayetler de vardır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz, ancak onlardan sıyrılmış-geçmiş kimsenin ne duruma düştüğünü anlat onlara. Şeytan onu saptırıncaya kadar izlemişti.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlara, kendisine âyetlerimizi sunduğumuz o adamın kıssasını da anlat; âyetlerden sıyrılıp çıktı, derken onu şeytan arkasına taktı, en sonunda da helak olanlardan oldu.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlara o herifin kıssasını da oku: ki ona âyetlerimizi sormuştuk da o, onlardan sıyrıldı çıktı, derken onu Şeytan arkasına taktı da sapkınlardan oldu
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Onlara (yahûdîlere) şu kimsenin (İsrâiloğullarından, bir âlim olan Be’lam b. Bâûrâ’nın) haberini anlat ki, biz ona âyetlerimiz (le ilgili ilimler) i, vermiştik (fakat) o (nefsine ve şeytanın telkinlerine uyarak) bunlardan (yüz çevirdi ve haktan) sıyrılıp çıktı. Böylece şeytan onu peşine taktı, o da azgınlardan biri olup çıktı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlara, o kimsenin¹ haberini de oku, ki ona âyetlerimizi vermiştik de onlardan sıyrılıp ayrıldı. Şeytan da onu kendine tabi kıldı. Böylece azgınlardan oldu.
1- Söz konusu edilen “kimse,” bilinen bir kimse/şahıs değil, belli bir kişilik/karakterdir. Kişinin kim olduğunun önemi yok, önemli olan sahip olduğu kişiliktir. (İsrâîliyyât'a göre bu kişi Bel‘am b. Bâûrâ'dır.)  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Habîbim) onlara o kimsenin haberini de oku ki biz kendisine âyetlerimizi vermişdik de, o bunlardan sıyrılıb çıkmış, derken şeytan onu arkasına takmış, nihayet azgınlardan olmuşdu.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) Onlara (o yahudilere) şu kimsenin haberini de oku ki, kendisine âyetlerimizi verdik de (o inkâr ederek) onlardan sıyrılıp çıktı; bunun üzerine şeytan onu peşine taktı; böylece azgınlardan oldu.(1)
(1)Bu şahıs, İsrâiloğulları âlimlerinden Bel‘am bin Baûra’dır. Mukaddes topraklara girmek husûsunda Mûsâ (as)’a muhâlefet ederek, zorba hükümdarlara yardımda bulunmuştu. (Celâleyn Şerhi, c. 3, 142)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) Onlara, kendisine mesajlarımızı (hakîkate ulaştıracak delillerimizi, mükemmel bir zekâ ve derin kavrayış yeteneği) verdiğimiz, sonra da (bir menfaat karşılığı) onlardan sıyrılıp çıkan ve şeytanın (şeytani güçlerin) onu peşine takması dolayısıyla azgınlardan olan kimsenin haberini de oku (onlara anlat!).
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ayetlerimizi kendisine verdiğimiz kimsenin haberini onlara oku. O ayetlerimizden uzaklaşmış ve şeytan da onu kendine uydurtmuş, o da azgınlardan olmuştu.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlara o kimsenin başından geçeni anlat ki kendisine belgelerimizi göndermiştik. O da bunları bir yana bırakmıştı. Derken Şeytan onu ardına takmış, o da sonunda azgının biri olmuştu.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara, âyetlerimizi verdiğimiz kimsenin kıssasını söyle ki o kimse âyetlerimizden sıyrılmıştı. Şeytan onu kendine uydurmuş, o da azgınlardan olmuştu.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey peygamber!) Onlara, kendisine verdiğimiz ayetleri bir kenara iten, bunun üzerine de şeytanın kendisini peşine taktığı ve böylece azgınlardan olan kişinin haberini anlat.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlara, kendisine ayetlerimizden verdiğimiz ve fakat onlardan sıyrılıp çıkan, bu yüzden de şeytanın takibine uğrayan ve sonunda azgınlardan olan kimsenin (Bel'am b. Baura'nın) haberini oku.
(Musa (a.s) zamanında yaşamış Bel’am b. Bâura adında biri vardı. Bu kimse önceleri ilim, irfan sahibi olup, Allah-u Teâlâ’nın kendisine öğrettiği ism-i azam ile dua ettiğinde duasına mutlaka icabet edilen bir zat idi. Fakat daha sonra Allahın kendisine ihsan ettiği bu nimeti isyanda kullanmış, Hz. Musa’ya ve ona tâbi olanlara beddua ederek sapıtmış, böylece Allah’ın rahmetinden uzak olmuştu. Burada, Allah’ın ayetlerini apaçık olarak gördüğü hâlde bu ayetlerin gösterdiği yolda yürümeyenlerin durumu gözler önüne serilmektedir. Bel’am, burada dünyevî çıkar ve hesaplar için Allah’ın dinini tahrif eden bir din adamını sembolize etmektedir. Müfessirler tarafından ayetlerin nüzul sebebi olarak burada her ne kadar Bel’am zikredilmişse de bu ayetlerin hükmü sadece ona değil; Bel’am gibi olan herkese şamildir. Kibir ve dünyevî arzular sebebiyle sapıklığa düşen Bel’am, hak ve hakikati gördükten sonra Allah’ın bu nimetinden sıyrılıp, şeytanın peşinden giden, neticede şekil değiştirerek hayvanların mertebesine inen kimselere çok güzel bir misaldir. İşte her kim ilim ve hidayet sahasından ayrılır, nefsanî arzularına yönelir ve şehvetlerine tâbi olursa, bu hâli soluyan köpeğin hâline benzetilmiştir. Bu solumalar ise, birtakım emellerin ve dünya hayatının geçici güzellikleri peşinde koşarken zahir olan, salyalı solumalardır.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlara, şu adamınibret verici durumunu bir örnek olarak anlat: Biz ona, mükemmel bir zekâ ve derin kavrayış yeteneği armağan etmiş, ilim ve hikmet nurlarıyla kendisini aydınlatmıştık. Bunun da ötesinde, insanı hakîkate ulaştıracak bütün delillerimizi önüne koymuş ve ayetlerimizi en üst seviyede anlama ve ilâhî Kitabın muhteşem güzelliğini kavrama yeteneğini kendisine cömertçe bağışlamıştık. Fakat o, yersiz bir gurura kapılarak ayetleri elinin tersiyle bir kenara itiverdi; böylece, şeytan onu kandırıp peşine taktı ve sonunda, diğer birçokları gibi, o da azgınlardan biri olup çıktı!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara şu kimsenin uyarıcı haberini de oku; ona bizim ayetlerimizi verdik! Onlardan sıyrılıp çıktı; Şeytan onu peşine taktı; Azgınlar’dan oldu.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm sen onlara: ayetleri duyurunca çıldıran adam öyküsünü anlat. Yani şeytanın terkisine bindiği için azan adam öyküsünü.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Musa’nın yoluna uyduklarını söyleyenlere hatırlat! Onlar bunu çok iyi bilirler. Hani ayetlerimize inanan biri vardı. Yasalarımıza göre yaşıyor. Toplumda çok iyi bir insan olarak biliniyordu. Sonra yasalarımıza aykırı davranmaya başladı. Şeytana uyarak yoldan çıktı. Arzularına heveslerine kapıldı. Azgın sapkın bir insan oldu. Onun gibi mi olmak istiyorlar? Onlar da yasalarımıza karşı çıkarak yoldan çıkmak mı istiyorlar?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlara, kendisine delillerimizi verdiğimiz fakat onlardan sıyrılıp ayrılan, o yüzden şeytanın takip ettiği ve sonunda azgınlardan olan şu kimsenin haberini [tilavet] et (okuyup aktar)!
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Onlara şu, “kendisine verdiğimiz âyetlerimizden uzaklaşan, sonunda şeytanın kendisine uydurduğu ve böylece azgınlardan olan kişinin”¹ olayını da anlat.
1 Bel’am b. Bâûra: Bel’am b. Bâûra (veya Bel’am b. Eber)’in, İsrâiloğulları’ndan, Yemen diyarından veya Ken’an ilinden Allah’ın dinini öğrenmiş, ilim ve irfan sahibi fakat sonradan itaatsizliğe düşüp kâfir olmuş bir kimse olduğu şeklinde rivayetler vardır. Bel’am’la ilgili olarak İslâmî kaynaklarda şunlar anlatılmaktadır: “Rivayete göre Mûsa (a.s.), Kenâniler’in Şam’daki topraklarına girmişti. Kenâniler’den bazıları Bel’am’ın yanına gelerek: “Ey Bel’am, Mûsa b. İmrân İsrâiloğulları’nın başında olduğu halde bizi yurdumuzdan sürmek üzere geldi. Bizim ülkemize İsrâiloğulları’nı yerleştirecek. Senin kavmin olan bizlerin ise yerleşecek bir yerimiz yok. Sen duâsı kabul edilen bir kimsesin. Onları defetmesi için Allah’a duâ et”, dediler. Bel’am: “-Yazıklar olsun size! O Allah elçisidir; melekler ve mü’minler de onunla beraberdir; onlar aleyhine nasıl duâ edebilirim! Bildiğimi bana Allah öğretti” diye red cevabı verdi. Kavmi duâ etmesi hususunda ısrar etti. Bel’am da eşeğine binerek, İsrâiloğulları’nın çıkmakta olduğu dağa doğru ilerledi. Eşeğine binerek biraz ilerledikten sonra hayvan birkaç defa yere çöktü. Bel’am İsrâiloğulları’na beddûa ederken Allah onun dilini kendi kavmi aleyhine çevirdi… (Taberi, Râzî, İbnü’l-Esir, İbnu Kesir, el-Bidâye v’en-Nihâye) Öte yandan, âyetlerde bahsi geçen kişinin, Bel’am’ın dışında, Ümeyye b. Eb’is-Salt veya Seyf b. er-Râhib olduğu şeklinde de rivayetler vardır. (Taberi, Râzî, Zemahşeri, İbnu Kesir). Öyle anlaşılıyor ki âyetler, Bel’am ve onun gibi olan herkese şâmildir. Çünkü Allah’ın âyetlerini yalnız bir veya birkaç kişiye hasretmek doğru olmaz. Burada asıl üzerinde durulması gereken konu; Bel’am’la ilgili olarak söylenen ve İslâmî kaynaklara girmiş olan bilgilerin büyük çoğunluğunun İsrâiliyyâta dayanmış olmasıdır. Ancak Bel’am, dünyevî hesaplar için Allah’ın dinini tahrif eden din adamını, küfür sistemlerine ve kâfir yöneticilere yaranmak maksadıyla Allah’ın hükümlerini çiğneyen ve asıl gayesinden saptıran kimseleri ve yok edemedikleri dini bozarak çığırından çıkaran sözde din adamlarını temsil etmektedir. İnsanları “Allah’ın adını kullanarak”‘ aldatan, hevâ ve heveslerini tatmin için “Tevhid akîdesini” tahrif eden “Bel’amlar’ın” etkisi korkunçtur. İslâm topraklarında; kâfirlerin istilâsını hazırlayan güç, “Bel’amlar”dır. Allah (c.c.)’ın indirdiği hükümlere karşı ayaklanan ve Tağûtî güçlerle din adına uzlaşan ve Müslümanları da “Allah’ın adını kullanarak” aldatan, Kur’ân’daki ifâdeyle “köpek sıfatlı” kimselerin ortak ismi Bel’am’dır. Bu köpek sıfatlı kimseler de; Allah (c.c.)’ın indirdiği hükümlerin bir kısmını kabul, bir kısmını “zamanın değişmesi” gerekçesiyle inkâr ederler. Günümüzde, felsefi ideolojileri kabul eden ve İslâm’ı o ideolojilere hizmetçi kılmaya çalışan müesseseler olmak üzere, çok sayıda Bel’am benzerleri vardır. Bunlar “çok dindar” görünmekle birlikte, Tağut’a itikad ve iman etme noktasında titizdirler. İşte bunlar çağdaş Bel’am’lardır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve kendisine mesajlarımızı lütfettiğimiz halde onları bir kenara atan kimsenin başına gelecek olanı anlat onlara: ¹⁴⁰ Şeytan yetişip yakalar onu ve o da, başka niceleri gibi, vahim bir sapışla sapıp gider. ¹⁴¹
140 Lafzen, “onun haberini/durumunu onlara ilet”.141 Lafzen, “ciddî bir hataya düşen kimselerden oldu”. Metnin aslında bu ayetin tamamı geçmiş zaman kipindedir; fakat ayetin açık anlamı genel bir gerçeğin ifadesi durumunda olduğu (karş. Katâde, ‘İkrime ve Ebû Müslim’in beyanına dayanarak Râzî) ve bazı müfessirlerin ileri sürdüğü gibi, bilinen belirli bir kişiyi îma etmediği için, onu geniş zaman kipiyle aktarmak daha uygun geldi bize. Burada sözü edilen insan tipi, ilahî mesajı anlayan ama buna rağmen, bir sonraki ayette işaret edildiği gibi, “dünyaya fazla sarılması”, yani hayata maddeci, “dünyevî” bir açıdan bakması yüzünden hakkı kabule yanaşmayan kimsedir. (Karş. 27:82’deki “yerden çıkarılan yaratık” temsîli.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde ondan sıyrılıp şeytanın oyuncağı olan büsbütün sapıtıp azgınlardan olup çıkan kimsenin haberini de ilet. 14/22, 34/20, 47/24- 25
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bir de onlara, mesajlarımızı ulaştırdığımız hâlde, onlardan uzaklaşıp şeytanın (bir köpek gibi) peşine taktığı kimsenin durumunu haber ver;[¹²⁹¹] derken o azgın biri olup çıkmıştı.
[1291] Hz. Ali ve İbn Abbas gibi sahabilere göre bu kişi Bel‘am b. Baura (Balam b. Beor)’dır. Bel‘am, Ârami olduğu hâlde önce Hz. Musa’nın dinine tâbi olmuş, sonra kendi kavminin putperest kralı Balak yardım isteyince muvahhid ordunun önüne çırılçıplak fahişeleri çıkarıp onların ahlâkını bozarak yenme öğüdünü vermiş bir bilgedir (Bkz: Yahudileşme Temayülü, s. 244 vd. Krş: Eski Ahid, Sayılar 25:1-3, 31:16). Kelbî’ye göre Medine’deki münafıkların liderlerinden “keşiş” Abdullah b. Amr’dır. Bazıları da bununla Sakifli ünlü “hanif” şair Ümeyye b. Ebi’s-Salt’ın kastedildiğini söyler. 176. âyetin de delâlet ettiği gibi, bu her çağda bulunan prototiptir. Bu tipin belirgin vasfı bilgiden değil, bilgi ahlâkından yoksunluktur. Bilgi ahlâka dönüşünce haşyet (35:28), ahlâksız kalınca vahşet üretir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Onlara (İsrailoğullarına) o kimsenin haberini de oku ki, kendisine ayetlerimizi vermiştik, (dini bilgilerle bezenmişti, duası makbul bir kişiydi, fakat) O, ayetlerimizden sıyrıldı, (imanını terk edip, küfür yoluna saptı da) şeytan onu kendisine tabi kıldı ve sonunda (Rabbinin emirlerine karşı çıktı, sapıttı) azgınlardan oluverdi.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve kendisine âyetlerimizi verdiğimiz hâlde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlara o kimsenin haberini de oku ki, o kimseye âyetlerimizi vermiştik, onlardan sıyrılıp ayrıldı. Şeytan da onu kendisine tâbi kıldı. Artık sapıklardan olmuş oldu.
Suat Yıldırım
swap_vert close
175, 176. Onlara, kendisine âyetlerimiz hakkında ilim nasib ettiğimiz kimsenin de kıssasını anlat: Evet, o adam bu ilme rağmen o âyetlerin çerçevesinden sıyrıldı, şeytan da onu peşine taktı, derken azgınlardan biri olup çıktı. Eğer dileseydik, onu o âyetler sayesinde yüksek bir mevkiye çıkarırdık, lâkin o, dünyaya saplandı ve hevasının esiri oldu. Onun hali tıpkı köpeğin durumuna benzer: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da yine dilini salar solur! İşte bu, tıpkı âyetlerimizi yalan sayan kimselerin misalidir. Sen olayı onlara anlat, olur ki düşünüp kendilerine çekidüzen verirler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlara şu adamın haberini de oku: Kendisine ayetlerimizi verdik de onlardan sıyrıldı, çıktı, şeytan onu peşine taktı, böylece azgınlardan oldu.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) onlara (Yahûdîlere) kendisine âyetlerimizi virdiğimiz (vahdâniyetimize dâir delâili tamamıyla gösterdiğimiz) kimsenin kıssasını oku (haber vir). O, âyetlerimizden tecerrüd idüb yolunı sapıtdı ve şeytâna uyarak azgınlardan oldı. [²]
[2] Benî İsrâîl'in Mısır'dan çıkub Filistin'e geldikleri sırada Ken'an diyârında Bel'am bin Bâ'ûrâ nâmında zâhid ve 'âlim, ism-i a'zama vâkıf, erbâb-ı kerâmetden biri vardı. O diyârın halkı merkûmun yanına gidub Mûsâ 'aleyhisselâm ile Benî İsrâîl'e beddu'â itmesini ricâ ve ısrâr iylediler. O da şeytâna uyarak beddu'âya teşebbüs iyledikde hâiz oldığı 'ilim ve kerâmât zâil olub dalâlete düşdi ve fenâ bir halde helâk oldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kendine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini onlara oku; ayetlerden sıyrılıp uzaklaştı da şeytan onu peşine taktı. Sonunda azgınlardan olup çıkıverdi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara, kendisine ayetlerimizi verdiğimiz, fakat onlardan sıyrılıp çıkan, şeytanın kendisine uydurduğu sapık azgınlardan olan kimsenin haberini oku!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlara şu kimsenin haberini de oku: Biz ona âyetlerimizi vermiştik. Ama o bundan sıyrılıp çıktı. Sonra şeytan onu peşine taktı; böylece azgının biri olup çıktı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlara, şu adamın haberini de oku: Kendisine ayetlerimizi vermiştik; onlardan sıyrılıp çıktı, şeytan da onu peşine taktı; nihayet o, azgınlardan oluverdi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı oķı anlaruñ üzere ħaberini anuñ kim virdük aña pes çıķdı andan pes uydı aña şeyŧān pes oldı azġunlardan.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı oḳı anlar üstine ḫaberini ol kişinüñ kim virdüg‐idi aña āyetlerümüzi.Pes bıraḳdı anı, kāfir oldı, azdurdı şeyṭān anı, pes azġunlardan oldı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Onlara (yəhudilərə) ayələrimizi verdiyimiz kimsənin xəbərini də söylə (oxu). O, (ayələrimizi inkar edib) imandan döndü. Şeytan onu özünə tabe etdi və o, (haqq yoldan) azanlardan oldu
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Recite unto them the tale of him to whom We gave Our revelations, but he sloughed them off, so Satan overtook him and he became of those who lead astray.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Relate to them the story(1149) of the man to whom We sent Our signs, but he passed them by: so Satan followed him up, and he went astray.
1149 Commentators differ whether this story or parable refers to a particular individual, and if so, to whom. The story of Balaam, the seer, who was called out by Israel 's enemies to curse Israel , but who blessed Israel instead. (Num. 22, 23, 24) is quite different. It is better to take the parable in general sense. These are men, of talents and position, to whom great opportunities of spiritual insight come, but they perversely pass them by. Satan sees his opportunity and catches them up. Instead of rising higher in the spiritual world, their selfish and worldly desires and ambitions pull them down, and they are lost.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاتْلُ
ve oku
عَلَيْهِمْ
onlara
نَبَاَ
habe- rini
الَّـذ۪ٓي
o kimse- nin ki
اٰتَيْنَاهُ
kendisine verdik
اٰيَاتِنَا
âyetle- rimizi
فَانْسَلَخَ
ve sıyrılıp çıktı
مِنْهَا
onlar- dan
فَاَتْبَعَهُ
bu yüzden onu peşine taktı
الشَّيْطَانُ
şeytan
فَكَانَ
böylece oldu
مِنَ الْغَاو۪ينَ
azgınlardan
(Resulüm!) Onlara; kendisine âyetlerimizi verdiğimiz hâlde (onu inkâr ederek ve) onlardan sıyrıla(rak uzaklaşa)n, bu yüzden de şeytanın kendisini peşine taktığı ve sonunda azgınlardan olan kimsenin haberini oku!
تَلَى
Fiil-I
ت ل و
Okudu, tilavet etti, takip etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
نَبَأ
İsim
ن ب ا
Haber
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
اِنْسَلَخَ
Fiil-VII
س ل خ
Sıyrılıp çıktı, sıyrıldı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَتْبَعَ
Fiil-IV
ت ب ع
Peşine taktı, peşine düştü, tabi tuttu, uğrattı, takip etti, tabi kıldı
شَيْطَان
İsim
ش ط ن
Şeytan
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
غَاوٍ
Etken fiil
غ و ي
Azgın