close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 173. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ev tekûlû innemâ eşrake âbâunâ min kablu vekunnâ żurriyyeten min ba’dihim(s) efetuhlikunâ bimâ fe’ale-lmubtilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yahut da ancak atalarımız şirk koştu önce ve biz onlardan sonra gelmiş bir soyuz; bizi de o boş ve asılsız işlerde bulunanların amelleri yüzünden helak mı edeceksin gibi bir söz söylememeniz içindi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ya da: "Bizden önce gerçekten atalarımız şirk koşmuşlardı, biz ise onlardan sonra gelme bir kuşağız (onları takip ve taklit ederek sapıtmışız); işleri bâtıl olanların yaptıklarından dolayı bizi helak mı edeceksin?" şeklinde (mazeret belirtmeyesiniz) diyedir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
veya “Babalarımız daha önce Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştırmışlardı, biz sadece onların izinden yürüyen bir kuşağız. Şimdi o bâtılı ortaya koyanların işledikleri günahlar yüzünden bizi helak mı edeceksin?” dememeniz için.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yahut: “Daha önce atalarımız ilahlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koştu. Biz onlardan sonra gelen bir nesiliz, onların izinden gittik. Şimdi o bâtıl yoldan gidenlerin, bâtılın hâkimiyetini temin için, hakkı baskı altına alan güç ve iktidar sahiplerinin yaptıkları yüzünden bizi helâk mi edeceksin?" diyerek itiraz edememeniz içindir.
bk. Kur’an-ı Kerim, 4/176;30/30; 33/72; 57/8.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Yahut: "Daha önce babalarımız ortak koştular biz de onların artlarından gelen bir nesildik. Batıla çalışanların yaptıklarından dolayı bizi helak eder misin?" demeyesiniz diye.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ya da: 'Bizden önce ancak atalarımız şirk koşmuştu, biz ise onlardan sonra gelme bir nesiliz; işleri batıl olanların yaptıklarından dolayı bizi helak mi edeceksin?' dememeniz için.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yahud: “-Doğrusu, atalarımız, önceden Allah'a ortak koşmuştu. Biz onlardan sonra gelen bir nesil bulunuyoruz. Şimdi o bâtıl yolu kuranların yaptıkları günahlarla bizi helâk mi edeceksin?” dersiniz. (İşte bunları dememeniz için sizi şahit tuttuk.)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Veya: “Asıl olarak babalarımız bizden önce müşrik oldular. Biz sadece onlardan sonra gelen bir nesiliz. Ey Rabbimiz! Bizi boş ve batıl düşünenlerin yaptıklarından dolayı helak eder misin?” demeyesiniz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ya da “Daha önce atalarımız şirke batmıştı. Biz de onların ardından gelen bir soyuz. Gerçeği çiğneyenler yüzünden bizi helâk mi edeceksin?” demeyesiniz.
Besim Atalay
swap_vert close
Ya da: «Önceden atalarımız eş koşmuşlardı, biz onların ardasıyız, bâtıl işler işliyenler yüzünden bizi yok mu edersin?» demeyesiniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ya da: “(Başka bir gerekçe önce sürerek, ne yapalım) vaktiyle atalarımız müşrik olmuşlardı, biz ise onlardan sonra gelen (ve onların yolundan giden) kuşaklardık. Bizi eğri yola sapanların yaptıklarından dolayı mı helâk edeceksin?” demeyesiniz diye (doğruyu gösteren bütün yolları size açtık).
Cemil Said
swap_vert close
Tâ ki "Bizim ecdâdımız bizden evvel Allâh’a şirk koşmuşlar idi, biz ânların ahfâdıyız ânların ef’âli içün bizi mahv mı ideceksin?" dimesünler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
172,173. Rabbin, insanoğlunun sulbünden soyunu alıp devam ettirmiş, onlara: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim" demiş ve buna kendilerini şahit tutmuştu. Onlar da: "Evet şahidiz" demişlerdi. Bu, kıyamet günü, "Bizim bundan haberimiz yoktu" dersiniz veya "Daha önce babalarımız Allah'a ortak koşmuşlardı, biz de onlardan sonra gelen bir soyuz, bizi, boşa çalışanların yaptıklarından ötürü yok eder misin?" dersiniz diyedir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yahut, “Bizden önce babalarımız Allah’a ortak koşmuşlar. Biz onlardan sonra gelen bir nesiliz. Şimdi batılcıların işlediği yüzünden bizi helâk mı edeceksin?” dememeniz içindir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yahut, “Önce atalarımız Allah’a ortak koştu. Biz de nihayet onların ardından gelen bir nesiliz. Şimdi bâtıla saplanıp kalanların yaptıkları yüzünden bizi helâk mi edeceksin!” demeye kalkışmayasınız.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yahut «Daha önce babalarımız Allah'a ortak koştu, biz de onlardan sonra gelen bir nesildik (onların izinden gittik). Bâtıl işleyenlerin yüzünden bizi helâk edecek misin?» dememeniz için (böyle yaptık).
Edip Yüksel
swap_vert close
Yahut, "Atalarımız önceden ortak koştu ve biz de onlardan sonra gelen soylarıyız, bizi bidat ve hurafelere dalanlardan dolayı mı yok edeceksin," diyemezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yahut, atalarımız daha önce şirk koşmuşlardı. Biz onlardan sonra gelen bir nesil idik, şimdi o batıl yolu tutanların yaptıkları yüzünden bizi helâk mi edeceksin, demeyesiniz diye (yapmıştık).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yâhud: ancak önceden atalarımız şirk koştular, biz ise onlardan sonra bir zürriyyet edik, şimdi o batılı te'sis edenlerin yaptıklarıyle bizi helâkmi edeceksin? Demeyesiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yahut (başka bir bahane ileri sürerek,) “Daha önce atalarımız Allah’a ortak koşmuşlardı, biz de onlardan sonra gelen bir nesildik (bundan dolayıdır ki biz, inanç hususunda onların izinden gittik). Bâtılda olanların (şirki inanç haline getiren atalarımızın) yüzünden bizi helâk mı edeceksin (bizlere azap mı edeceksin)?” demeyesiniz!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Veya “Biz, bizden önce şirk koşan atalarımızın ardından gelen bir nesiliz, batılla amel edenlerin yaptıkları yüzünden bizi mi yok edeceksin?” demeyesiniz diye.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yahud «Daha evvel ancak atalarımız (Allaha) şirk koşmuşdu. Biz de onların ardından (gelen) bir nesliz Şimdi o baatılı kuranların işlediği (günâhlar) yüzünden bizi helak mı edeceksin?» dememeniz içindi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Veya: “Daha önce ancak atalarımız şirk koşmuştu; (biz ise) onlardan sonra gelen bir nesil idik. Artık bâtılı (şirki, yeryüzüne) yerleştirenlerin yaptıkları yüzünden bizi helâk mı edeceksin?” demeyesiniz diye (böyle yaptık).
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yahut: “Doğrusu, atalarımız, önceden şirk koşmuştu. Biz de onlardan sonra gelen bir nesil idik. (Bize tebliğ yapan elçiler gelmediği için bilmeden onların yolundan gittik.) Şimdi o batıl yolu kuranların yaptıklarıyla (şirk ve günahlarıyla) bizi helâk mi edeceksin?” demeyesiniz diye.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yahut “Atalarımız önceden Allah’a ortaklar koşuyordu, bizde onlardan sonra onların soyundan oluştuk. Şimdi tamamen yanlış davrananların yaptıkları yüzünden bizi de helak eder misin?” demenize şahitlik edelim.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ya da şunu demiyesiniz diye idi: "Gerçekten bizden önce atalarımız Allah’a eş koşmuşlardı. Biz ise onlardan sonra gelen bir dölüz. Şimdi o iğri yola sapanların işlediklerinden ötürü bizi yok edecek misin?"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Veya ancak bundan evvel babalarımız şerik koşmuşlardı.» Biz ise onlardan gelen zürriyetleriz [²], batıl işleyenlerin işiyle bizi helak mi edeceksin?» demeleri içindir.
[2] Yani onlara uyduk.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ya da “Bizden önce atalarımız Allah’a ortak koşmuşlar, biz onlardan sonra gelen bir nesiliz. Şimdi batıl peşinde koşanların [mubtilûn] yaptıkları yüzünden bizi helak mi edeceksin?” dersiniz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Veya “Daha önce babalarımız Allah'a ortak koştu, biz ise onlardan sonra gelen bir nesiliz. Batıl işleyenlerin yüzünden bizi helâk edecek misin?” dememeniz için (böyle yaptık).
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yâhut başka bir bahane öne sürerek, “Aslında Allah’a ilk önce ortak koşanlarbiz değil, atalarımızdı; biz ise, onların izinden giden ve yaptıklarını taklit eden bir kuşaktan başka bir şey değildik. Şu hâlde, hak dini reddeden ve uydurdukları bâtıl inanç ve ideolojileri kurumsallaştırarak bâtıla saplanan önceki kuşakların işledikleri günahlar yüzünden bizi de mi helâk edeceksin?” demeyesiniz diye, doğru yolu rahatlıkla bulmanızı sağlayacak imkanlarla sizleri donattık. Böylece, hangi olumsuz şartlarda yetişmiş olursa olsun her insan, aklını vahye teslim ettiği sürece, doğruyu eğriyi birbirinden ayırt edebilecek, kendisine tebliğ edilen hakîkati kabullenmekte zorlanmayacaktır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yahut “Atalarımız önceden şirk koştu. Biz onlardan sonraki bir nesiliz. Bâtıl İçin Çalışanlar’ın / Bâtılcılar’ın yaptıkları sebebiyle bizi helâk eder misin?” demeyesiniz!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ya da: " Vallahi eskiden atalarımız puta taparmış, e, biz de onların soyundan geliyoruz. Şimdi bunlar yüzünden bize de mi ceza var " diyebilirsiniz diye düzenledik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yahut “Daha önce babalarımız Allah’tan başka ilahlar edindiler. Edindikleri ilahların yasalarına uydular. Allah’ın yasalarına karşı çıktılar. Biz onlardan sonra gelen nesildik. Doğru olan yol budur diye atalarımıza uymuştuk. Şimdi doğru yoldan sapan atalarımız zalim oldular, biz de onlara uyduk diye mi cezalandırılıyoruz?” demeyesiniz diye uyarıyoruz. Andolsun ki ayetlerimiz size bütün gerçekleri anlatıyor. Atalarınızın sapmasında elbette sizin suçunuz yok. Ama saptıklarını bilerek onlara uymanız yanlıştır. Böyle yaparak siz de sapkınlardan olursunuz. Biz de sapanları cezalandırırız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Veya “Daha önce atalarımız Allah’a ortak koşmuştu; biz de onlardan sonra gelen nesiller olduğumuz için; [*] (yani) yanlış yapanlar nedeniyle bizi de mi helak edeceksin?” dersiniz diye (işte böyle yapmıştık). [*]
Bu iki ayet En‘âm 6:156-157 ve Zümer 39:56-58. ayetlerle birlikte okunmalıdır.,Bu ayetler yani A‘râf 7:172-173. ayetler En‘âm 6:156-157 ve Zümer 39:56-58. ayetlerle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Biz bunu) bir de: “Vaktiyle atalarımız şirk koşmuşlar biz ise onlardan sonra gelen bir nesiliz. Şimdi o bâtıl yola sapanların yaptıkları yüzünden bizi mi helâk edeceksin?” demeyesiniz diye (yaptık).
Muhammed Esed
swap_vert close
yahut: “Aslında, önce (biz değil,) atalarımızdı Allah’tan başkasına tanrısal nitelikler yakıştıranlar; biz sadece onların izinden yürüyen bir kuşağız; öyleyse, bâtılı ihdas edenlerin işlediklerinden dolayı bizi mi helak edeceksin?” demeyesiniz.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve bir de: - Atalarımız daha önceden şirk koşmuşlar. Biz de onlardan sonra gelen bir nesiliz. Şimdi batılı hayat tarzına dönüştürmüş olanların yüzünden bizi helak mi edeceksin? Dersiniz diye. 7/155, 33/67, 37/69- 70
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ya da “Doğrusu bizden önce babalarımız şirk koşmuştu, bizse sadece onların peşinden giden bir kuşağız; dolayısıyla, bâtılı icat edenlerin yaptıkları yüzünden bizi mi helâk edeceksin?” gerekçesine sığınmayasınız.
Orhan Kuntman
swap_vert close
172.173. (Ey Muhammed) Bir vakit de Rabbin Ademoğullarından (herbirinin) bellerinden zürriyetlerini aldı, (kendilerini şahit tuttu ve onlara) "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" dedi, (onlar da) "Evet (Rabbimiz olduğuna) şahidiz" dediler. (Ey kafirler sizlerden "Evet" sözü aldık ki) Kıyamet gününde "Biz bundan (Allah Teala'nın vahdaniyetinden, O'na ortak koşulamayacağından) gâfil idik." demeyesiniz. Veya "Daha önce atalarımız (Allah’a) ortak koştu, biz onların ardından gelen bir nesiliz, (onların izinden gittik, suç onların, bize kötü örnek oldular.) Şimdi o bâtıl âdeti kuranların işlediği (günahlar) yüzünden bizi (sorumlu tutup) helak mi edeceksiniz?" demeyesiniz. (Böyle bir özür dilemeye hak kazanamayasınız.)
Osman Fırat
swap_vert close
Yahut: "(Ne yapalım) daha önce babalarımız (Allah’a) ortak koştu, biz de onlardan sonra gelen bir nesil olduğumuz için öyle yaptık. (Gerçekleri) iptal edenlerin yaptıkları yüzünden bizi helâk mı ediyorsun?" demeyesiniz diye...
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Veya demeyesiniz ki, «Muhakkak babalarımız daha evvel şerik koşmuşlardı. Ve biz ise onlardan sonra bir zürriyet olduk. Bizi mubtıl olanların yaptıkları ile helâk mı edeceksin?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
172, 173. Rabbinin Âdem evlatlarından, misak aldığını da düşünün: Rabbin onların bellerinden zürriyetlerini almış ve onların kendileri hakkında şahitliklerini isteyerek “Ben sizin Rabbiniz değil miyim? ” buyurunca onlar da “Elbette! ” diye ikrar etmişlerdi. Kıyamet günü “Bizim bundan haberimiz yoktu! ” yahut: “Ne yapalım, daha önce babalarımız Allah'a şirk koştular, biz de onlardan sonra gelen bir nesil idik, şimdi o bâtılı başlatanların yaptıkları sebebiyle bizi imha mı edeceksin? ” gibi bahaneler ileri sürmeyesiniz diye Allah bu ikrarı aldı. [4, 176; 30, 30; 33, 72; 57, 8]
Bu âyette Cenab-ı Allah, Kendisini Rab kabul ettiklerine dair insanlardan ikrar aldığını bildirmektedir. Bu ahdin zaman ve mekânı hakkında farklı anlayışlar mevcuttur. Âyet-i kerime bu esas prensibi kesin olarak ortaya koymakla beraber, işin cereyan tarzını kesin olarak bildirmediğinden anlayış farkları ortaya çıkmıştır. Şöyle ki: a- Babasının sulbünden ayrıldığı sırada olmuştur. b- Baba sulbünden çıkıp ana rahmine düşerek yumurtayı döllemesiyle ceninin oluşmasını müteakip ruh üflenme vaktinde (takriben dört aylık iken) olmuştur. c- Büluğa erme çağında Allah’ın nimetlerine ve rububiyetine bizzat şahit olmaları tarzında olmuştur. Bu yorumu yapanlar âyette temsilî (sembolik) bir anlatım olduğunu düşünürler ve derler ki: Allah varlığının, birliğinin delillerini kâinata yerleştirmiştir. Kendi varlıklarına yerleştirdiği akılları da buna tanıklık etmiştir. Bunları yapmakla, insanın Rabbini ikrar etmesi için bütün şartları hazırlamasıyla âdeta onun şahitliğini almış saymıştır. d- İnsanlığın babası Hz. Âdemin sulbünden kıyamete kadar gelecek bütün zürriyetini çıkarıp onlara: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” dedi. Onlar da: “Elbette” dediler. Ve o gün takdir kalemi, kıyamete kadar olacak şeyleri yazdı, bitirdi. Bu son izah aslında çeşitli tariklerden hadis olarak rivâyet edilmiştir. Tefsircilerin ekserisi bunu kabul ettikleri gibi, Müslümanlar arasında en yaygın inanç da budur. Bütün insanların aslını teşkil eden genlerin, bütün insanların Babasının sulbüne sığabileceğini genetik biliminden öğrenmekteyiz. Allah rûhlar aleminde bu ilk ahdi almış olup, bizlerin “kalû belâ”dan beri Müslüman olmamıza mani yoktur. Allah’ın kudreti böyle yapmayı dilemişse öyledir. Vallahu a’lem.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yahut: "(Ne yapalım) daha önce babalarımız (Allah'a) ortak koştu, biz de onlardan sonra gelen bir nesil old(uğumuz için öyle yapt)ık. (Gerçekleri) iptal edenlerin yaptıkları yüzünden bizi helak mı ediyorsun?" demeyesiniz diye (sizin Rabbiniz olduğum hakkında sizleri şahid tutmuştuk).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yâhud "Bizden evvel babalarımız şirk itdiler biz onlardan sonra gelen zürriyetleriz (onlara tâbi' olduk) bâtıla sülûk idenlerin cürüm ve kabahati sebebiyle bizi nasıl helâk idersin" diyememeleri içündi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Şunu da diyemezsiniz: “Önceden ortaklar uyduran atalarımızdı. Biz ise onlardan sonra gelen bir nesildik. O boş işlere dalanların yaptıklarından ötürü bizi yok mu edeceksin?”
Şaban Piriş
swap_vert close
-bizim atalarımız önceden şirk koşmuşlar. Biz de onlardan sonra gelen bir nesiliz. Batıla düşenlerin yaptıklarından dolayı bizi helak mi edeceksin? dersiniz diye..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Veya “Bizden önceki atalarımız Allah'a ortak koşmuştu; biz onların ardından gelen bir nesildik. O bâtılı işleyenlerin yaptıkları yüzünden mi bizi helâk edeceksin?” demeyesiniz.(23)
(23) Allah’ın insanoğlundan aldığı bu ahid, halk arasında “Kalû belâ” adıyla bilinen ahiddir. Bu ahdin zamanı ve şekli ile ilgili olarak çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Bir kısım müfessirler bu ahdin ruhlar âleminde, insanların yaratılmasından önce cereyan ettiği görüşünü savunurken, diğer bazıları insan yaratılışının veya hayatının çeşitli aşamalarında bu ahdin alındığını söylemektedirler ki, tefsirler, bu konuda sayfalarca süren tartışmalarla doludur. Ancak âyet bu konuda bir ayrıntı vermemiş, buna karşılık birşeye dikkat çekmiştir: Her nefis, Allah huzurunda bir söz vermiş, bir taahhüt altına girmiş ve böylece, “Bizim haberimiz yoktu,” yahut “Atalarımız böyle yapmış” gibi bir mazeretin arkasına sığınma imkânı kalmamıştır. Bu konudaki ifadelerin netliği, bu dünyada gerçekten âdil bir imtihanla karşı karşıya bulunduğumuzu ortaya koymaktadır. Böyle bir ahdi bizim bu dünya hayatımızda hatırlamamamız ise imtihanın kurallarından biri olmalıdır; aksi takdirde gayba iman söz konusu olmaz ve herkes gözüyle görüp hatırladığı birşeye eşit şekilde inanmak zorunda bırakılmış olurdu.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şöyle de demeyesiniz: "Daha önce atalarımız şirke batmıştı. Biz de onların ardından gelen bir soyuz. Gerçeği çiğneyenler yüzünden bizi helâk mı edeceksin?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
yā eyitmeyesiz “bayıķ şirk eyledi atalarumuz ilerüden daħı olduġ-ıdı nesil döl anlardan śoñra. helāk mi eylerseñ bizi andan ötürü kim işledi bāŧıl işleyiciler?”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yā eyitmeyeler şirk getürmedi illā bizüm atalarumuz bizden öñdin. Daḫıbiz anlaruñ ẕürriyeti‐y‐idük. Anlardan ṣoñra bizi helāk mi eylersin bāṭıl iş‐leyenlerüñ işleri sebebi‐y‐ile?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və ya: “Atalarımız daha əvvəl (Allaha) şərik qoşmuşdular, bis də onlardan sonra gələn bir nəsil idik (onların izi ilə getdik). Məgər biz batilə uyanların (haqq yoldan sapanların) törətdikləri əməllərə görə məhv edəcəksən?” – deməməniz üçündür.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Or lest ye should say: (It is) only (that) our fathers ascribed partners to Allah of old and we were (their) seed after them. Wilt Thou destroy us on account of that which those who follow falsehood did?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Or lest ye should say: "Our fathers before us may have taken false gods, but we are (their) descendants after them: wilt Thou then destroy us because of the deeds of men who were futile?"(1148)
1148 The latent faculties in man are enough to teach him the distinction between good and evil, to warn him of the dangers that beset his life. But to awaken and stimulate them, a personal appeal is made to each individual through the "still small voice" within him. This, in its uncorrupted state, acknowledges the truth and, as it were, swears its Covenant with Allah. There is, therefore, no excuse for any individual to say, either (1) that he was unmindful, or (2) that he should not be punished for the sins of his fathers, because his punishment (if any) comes from his personal responsibility and is for his own rejection of faith and the higher spiritual influences. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَوْ
ya-hut
تَقُولُٓوا
dersiniz
اِنَّـمَٓا
ancak
اَشْرَكَ
şirk koş- muştu
اٰبَٓاؤُ۬نَا
babalarımız
مِنْ قَبْلُ
bundan önce
وَكُنَّا
ve idik
ذُرِّيَّةً
bir nesil
مِنْ بَعْدِهِمْۚ
onlardan sonra
اَفَتُهْلِكُنَا
şimdi bizi helâk mı edeceksin
بِمَا
o şey yü-zünden ki
فَعَلَ
yaptı
الْمُبْطِلُونَ
bâtılı işleyenler
Yahut, "daha önceden babalarımız (Allah'a) şirk koşmuştu, biz ise onlardan sonra gelen bir nesildik (bilmeden onların doğru yolda olduğunu zannedip onlara uyduk). Şimdi bâtıl işleyenler yüzünden bizi helâk mı edeceksin?" demeyesiniz diye (bunu böyle yaptık).
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَشْرَكَ
Fiil-IV
ش ر ك
Şirk koştu, ortak koştu
اٰبَاء
İsim
ا ب و
Ataları, babaları
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
ذُرِّيَّة
İsim
ذ ر ر
Soy, nesil, zürriyet, grup
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
اَهْلَكَ
Fiil-IV
ه ل ك
Yok etti, mahvetti, helâk etti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
فَعَلَ
Fiil-I
ف ع ل
Yaptı, muamele etti
مُبْطِلُون
Etken fiil-IV
ب ط ل
Bâtılı işleyenler, bâtıla sapanlar