close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 139. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne hâulâ-i mutebberun mâ hum fîhi vebâtilun mâ kânû ya’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onların taptıkları da helak olup gitmiştir, yaptıkları da boştur.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Onların içinde bulundukları şey (uydurma ve sapkın din) mahvolup gidicidir ve yapmakta oldukları şeyler (ibadetler) de bâtıl ve geçersizdir" (diye uyardı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
“Bu putlara tapan topluma gelince; içinde bulundukları din ile birlikte yok olacaklardır. Ve yapageldikleri şeyler de, boş ve anlamsızdır.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“O putlara tapanların din diye içine düştükleri şey, kaçınılmaz biçimde kendilerini helâke sürükleyecektir. İbadet diye yaptıkları şeyler de bütünüyle bâtıldır, boştur" dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şunların içinde bulundukları şey mahvolup gitmeye mahkumdur; yapmakta oldukları da hep boşunadır."
Ali Bulaç
swap_vert close
Onların içinde bulundukları şey (din) mahvolucudur ve yapmakta oldukları şeyler (ibadetler) de geçersizdir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Çünkü şu gördüğünüz puta tapanların içinde bulundukları din, yok olmaya mahkûmdur ve yapmakta oldukları ameller de boşunadır.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Bu gördüğünüz kavmin o içinde bulundukları durum fanidir. Ve yapmakta oldukları şey de batıldır.” dedi ve (şöyle devam etti:)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Şu gördüklerinizin içinde bulundukları din çökmüştür. Yapmakta oldukları da boşa çıkacaktır.”
Besim Atalay
swap_vert close
Musa dedi ki : «Ben size, Allahtan özge, bir Tanrı mı arayayım? O, sizi âlemlere üstün kılmıştır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
139-140. (Musa) dedi ki: “Şüphe yok ki (imrendiğiniz bu toplumun) yaşam tarzları onları kaçınılmaz biçimde yok oluşa götürecek. Çünkü yaptıkları her şey boş ve değersizdir. O (Allah verdiği nimetlerle) sizi âlemlere üstün kılmışken, şimdi ben size Allah'tan başka bir ilah mı arayayım?”
Firavun ’un zulmünden özgürlüğe kavuşan, Kızıldeniz’i geçtikten sonra Sina Çölünde yaşamlarını devam ettirebilmek için farklı nimetlerle desteklenen İsrailoğullarının hâlâ tapma duygularının canlı ve tapınmaya istekli olduğunu gören Allah, Bakara suresi 2/47 ayetinde olduğu gibi akıllarını başlarına devşirmeleri için onlara bir hatırlatma yapıyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Ânların i’tikâdları bâtıl idi, ’amelleri beyhûde idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
138,139. İsrailoğullarının denizden geçmelerini sağladık. Puta gönülden tapan bir millete rastladılar. "Ey Musa! Onların tanrıları gibi bize de bir tanrı yap" dediler, Musa: " Doğrusu siz bilgisiz bir milletsiniz, bunlar yok olacaklar ve işledikleri boşa gidecektir" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz bunların (din diye) içinde bulundukları şey yok olmaya mahkûmdur. Yapmakta olduklarının hepsi batıldır.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Şüphesiz onların düzeni yıkılmaya mahkûmdur; yapmakta oldukları da boşa gidecektir.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şüphesiz bunların içinde bulundukları (din) yıkılmıştır, yapmakta oldukları da bâtıl-dır.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Bunlar, daldıkları bu şeylerle helak olacaklar ve yaptıkları ise hiç bir temele dayanmıyor."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Çünkü o gördüklerinizin içinde bulundukları din, yok olmaya mahkûmdur ve bütün yaptıkları batıldır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
çünkü o gördüklerinizin, içinde bulundukları din helâke mahkûmdur, ve bütün yaptıkları batıldır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz bunların içinde bulundukları şey (sapkınlık), yok olmaya mahkûmdur ve (ibadet diye) yapmakta olduklarının hepsi bâtıldır.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bunların içinde bulundukları¹ yok olacaktır ve yaptıkları şey² de batıldır.
1- Din. 2- İbadetleri.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Şübhe yok ki bunların, içinde bulundukları (dîn) helake mahkûmdur. (İbâdet diye) yapmakda oldukları nesne de boşunadır».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Şübhesiz ki bunlar (yok mu), kendilerinin içinde bulundukları şey (, bâtıl dinleri) helâke mahkûmdur ve yapmakta oldukları şey bâtıldır.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Musa, onlara dedi ki:) Doğrusu, onların (imrendiğiniz o topluluğun) içinde bulundukları şey mahvolup gitmeye mahkûmdur; yapmakta oldukları da hep boşunadır.*
(*) Firavun ’un zulmünden özgürlüğe kavuşan, deniz’i geçtikten sonra Sina Çölünde yaşamlarını devam ettirebilmek için farklı nimetlerle desteklenen İsrailoğullarının hâlâ tapma duygularının canlı ve tapınmaya istekli olduğunu gören Allah, Bakara suresi 2/47 ayetinde olduğu gibi akıllarını başlarına devşirmeleri için onlara bir hatırlatma yapıyor.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Şu putlara tapan topluluğa gelince “Putlara yaptıkları kulluklar kabul edilecek bir şey değil ve yaptıkları batıl, geçersiz şeylerdir” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten bunların tuttukları yol çıkmaza varacak, bütün işledikleri de boşa gidecek."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İşte bunların bulundukları batıl dinleri berbat olacaktır. İşledikleri de batıldır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Onların içinde bulundukları (din) yok olmaya mahkûmdur ve yapmakta oldukları şeyler de boştur [bâtıl].”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Şüphesiz içinde bulundukları şey (putperestlik) yok olacak ve işledikleri boşa gidecektir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Çünkü sizin imrenerek kendinize model aldığınız bu insanların içinde bulunduklarıinanç sistemi yok olup gitmeye mahkûmdur, yaptıkları da tamamen boş ve yanlıştır!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“İçinde bulundukları bu şeyler, yok olmaya mahkûmdur; işliyor oldukları da bâtıldır / geçersizdir”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onların benimsedikleri din geçersiz; yaptıkları da boşunadır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Şüphesiz görüp özendiğiniz putperestlik dini yıkılmıştır. Onların heykellerini yaparak taptıkları tanrıları batıldır. İnandığınız Allah’ın heykelini yapmanıza gerek yoktur. Buna ihtiyacınız da yok. Bizim inancımız gösteriş, şaşa, şatafat dini değildir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki bunların içinde bulundukları (yol) helak sebebidir; yapmakta oldukları işler de [batıl]dır.
Mehmet Türk
swap_vert close
138,139. Ve İsrâil oğullarını denizden geçirdik. Yolda, kendilerine ait bir takım putlara tapan bir topluma rastladılar. Bunun üzerine: “Ey Mûsa! Bu adamların putları gibi, sen de bize bir put yap!” dediler. Mûsa da onlara: “Doğrusu siz beyinsiz bir toplumsunuz. Bunların uydukları şu sapkın din, yok olmaya mahkûmdur ve onların bütün yaptıkları da bâtıldır.”¹ (dedi.)
1 Bu kıssada esas vurgulanmak istenen konu: İsrâil Oğullarının firavundan kurtulduktan sonra, meylettikleri ilk küfürdür. Bu küfür meyli de çok enteresandır. Zîrâ onların; yıllarca Firavunun zulmünden Allah’ın izniyle kendilerini kurtaran bir peygamber başlarındayken, “denizden geçme mûcizesinin” üzerinden fazla bir zaman geçmemişken, böyle bir istekte bulunmaları, gerçekten son derece dikkat çekici bir beyinsizlik örneğidir. Ayrıca bu ve benzeri olaylardan İsrail Oğullarının Hz. Musa’ya samimi bir imanla inanmadıkları anlaşılmaktadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Bunlara gelince; şüphe yok ki yaşama tarzları onları kaçınılmaz bir biçimde yok oluşa götürecek; çünkü yaptıkları her şey boş ve değersiz!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar içinde bulundukları yanlış inançlarından dolayı eninde sonunda helak olacaklardır. O yaptıkları şeyler batıldır. 17/81, 21/18
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O (putperestlere) gelince: Yaşam tarzları[¹²⁵³] onları yok oluşa sürükleyecektir; ve yapageldikleri şeylerin tümü bâtıldır.”
[1253] Mâ hum fîh, tıpkı ‘alâ mâ entum ‘aleyh gibi “yaşanılan hayat tarzı”na işaret eden bir ‘kalıp’ ifadedir (Bkz: 3:179, not 143).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şüphe yok ki onların (şu özendiğiniz putlara tapanların) içinde bulundukları din (bâtıldır) yok olmaya mahkumdur, yaptıkları ameller (putlara tapınmaları da) de (biliniz ki) batıldır, (putlara tapınmakla Allah'a yaklaşılmaz, bu davranış bir ibadet değil, şirk ve küfrün ta kendisidir) dedi. (böylece ilkin onları uyardı, sonra da devam etti.)
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz bunların (din diye) içinde bulundukları durum yok olmaya mahkûmdur. Yapmakta olduklarının hepsi batıldır. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Şüphe yok ki, bunların içinde bulundukları şey helâke maruzdur ve amel eder oldukları şey de bâtıldır.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
138, 139, 140. İsrailoğullarını denizden geçirdik. Derken yolları, kendilerine mahsus birtakım putlara tapan bir topluluğa uğradı. “Mûsâ! dediler, bunların tanrıları olduğu gibi bize de bir tanrı yapıver! ” O ise: “Siz” dedi, “gerçekten cahil bir milletsiniz! Çünkü şu imrendiğiniz kimselerin dini yıkılmıştır ve yaptıkları bütün ameller de boşunadır. Hem Allah size bunca lütufta bulunup öteki insanlara üstün kılmış olduğu halde, hiç ben sizin için O'ndan başka bir tanrı arar mıyım? ” [2, 47]
Buradaki insanlar Sina’da yaşayan Mısırlılardı. Hz. Mûsâ ve kavmi muhtemelen, şimdiki Süveyş’e yakın bir yerden Kızıldeniz’i geçmişlerdi. Mısır’a bağlı Sina yarımadasındaki Mafka şehrinde günümüze kadar kalan Mısırlılara ait bir mâbed bulunmaktadır. İsrailoğullarının bunlar gibi inanç sahiplerine özendikleri anlaşılıyor. 2,93 âyetinden, Mısır’daki uzun kölelik döneminin İsrailoğulları üzerinde kalıcı tesirler bıraktığı, bu arada sığır cinsini tanrılaştırma alışkanlığı kazandıkları anlaşılıyor.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Şunların içinde bulundukları (din) yıkılmıştır ve yaptıkları şeyler boşa çıkmıştır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Bunlar bir kavimdir ki üzerinde oldukları halde (putlara 'ibâdetleri) mühlik ve 'amelleri bâtıldır."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Bu putperestler tutarsızlıklar içindedirler; yapmakta oldukları her şey de boştur.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar helak olacaklardır. İçinde bulundukları şey yok olacaktır. Bilmeden yaptıkları şey batıldır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Şunların din diye içine daldıkları şey yıkılıp gitmiş, yaptıkları da boşa çıkacak şeylerdir.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Şu gördüklerinizin, içinde bulundukları din çökmüştür. Yapmakta oldukları da boşa çıkacaktır."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ şunlar helāk olınmışdur ol kim anlar anuñ içindedür daħı bāŧıldur ol kim oldılar işlerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ anları helāk idicidür ol işleri, daḫı bāṭıldur işledügi işler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Şübhəsiz ki, bunların tapındıqları bütlər məhvə məhkumdur, etdikləri əməllər isə puçdur!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! as for these, their way will be destroyed and all that they are doing is in vain.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"As to these folk,- the cult they are in is (but) a fragment of a ruin,(1098) and vain is the (worship) which they practise."
1098 If conjecture 2 in the last note is correct, this idolatrous worship was but the fragment of a ruin from Egypt, and Moses's reproach is biting: 'You, who have been rescued from the bondage of living Egypt-do you hanker after the bondage of a dead cult debased even from that from which you have been rescued?" Mutabbar- broken in pieces, smashed into fragments, destroyed.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
muhak-kak
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
bunlar
مُتَبَّرٌ
yok olu-cudur
مَا
o şey ki
هُمْ
onlar
ف۪يهِ
için-dedir
وَبَاطِلٌ
ve bâtıldır
مَا
o şey ki
كَانُوا
oldular
يَعْمَلُونَ
yapıyorlar
"Muhakkak ki (din diye) bunların içinde bulundukları şey (kendilerini helâk edici ve) yok olucudur, yapmakta oldukları şey de (tamamen) bâtıldır."
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
مُتَبَّر
Edilgen fiil-II
ت ب ر
Yok olucudur
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
بَاطِل
Etken fiil
ب ط ل
Bâtıl, boş şey, asılsız
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı