close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 125. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû innâ ilâ rabbinâ munkalibûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki dediler, biz dönüp Rabbimizin tapısına varacağız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Onlar da:) "Biz de şüphesiz (zaten önünde sonunda ölüp) Rabbimize döneceğiz. (Artık senin tehditlerine boyun eğecek değiliz)" diyerek (dik durmuşlardı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sihirbazlar: “Bundan ne çıkar. Biz zaten Rabbimize döneceğiz” dediler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sihirbazlar: “Biz de Rabbimize kavuşmuş oluruz" dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar da şöyle dediler: "Muhakkak ki biz Rabbimize döneceğiz.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Onlar da:) 'Biz de şüphesiz Rabbimize döneceğiz' dediler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sihirbazlar, ona şöyle dediler: “- Doğrusu biz Rabbimize döneceğiz (bizi ölümle korkutamazsın).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar: “Biz Rabbimize dönüyoruz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
125,126. Onlar, “Biz zaten Rabbimize döneceğiz. Sen sadece, Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver, Müslüman olarak canımızı al!” dediler.
Besim Atalay
swap_vert close
Bizden öcün alamazsın, bizler ancak, Tanrımızın âyetleri gelince, İnan getirdik, ey Tanrımız ! Sen bize sabır veresin, Müslüman olarak canımızı al»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar da: “(Ne yaparsan yap), biz zaten Rabbimize döneceğiz!” dediler.
Cemil Said
swap_vert close
"Biz hepimiz rabbimize rücû’ ideceğiz" cevâbını virdiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
125,126. Onlar da: "Doğrusu biz ancak Rabbimize döneriz. Rabbimizin ayetleri gelince, onlara inanmamızdan ötürü bizden öç alıyorsun. Rabbimiz! Bize sabır ver ve canımızı müslim olarak al" dediler.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Dediler ki: “Biz mutlaka Rabbimize döneceğiz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar, “Biz de rabbimize dönmüş oluruz” dediler;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
125, 126. Onlar: Biz zaten Rabbimize döneceğiz. Sen sadece Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver, müslüman olarak canımızı al, dediler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dediler ki: "Biz zaten Rabbimize döneceğiz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar da: "Şüphesiz o takdirde biz Rabbimize döneceğiz." dediler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Biz, dediler: Şüphesiz rabbımıza, döneceğiz,
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Firavun’un bu tehdidi üzerine, îmân eden sihirbazlar dediler ki:) “Biz zaten (eninde sonunda ölüp) Rabbimizin (manevi) huzuruna döneceğiz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Biz zaten Rabb'imize döneceğiz.” dediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Biz, dediler, şübhesiz ki nihayet (ölerek) Rabbimize dönücüleriz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlar) dediler ki: “Zâten biz, Rabbimize dönücüleriz!”(1)
(1)“Ticâret ve me’mûriyet için, mühim vazîfelerle bu dâr-ı imtihân olan dünyaya gönderilen insanlar, ticâretlerini yapıp, vazîfelerini bitirip ve hizmetlerini itmâm ettikten (tamamladıktan) sonra, yine onları gönderen Hâlık-ı zü’l-Celâl’ine (celâl sâhibi yaratıcısına) dönecekler ve Mevlâ-yı Kerîm’lerine kavuşacaklar. Yani, bu dâr-ı fânîden gidip dâr-ı bâkīde huzûr-ı kibriyâya (yüce huzûra) müşerref olacaklar. Yani, esbab dağdağasından (sebeblerin zorluklarından) ve vesâitin (vâsıtaların) karanlık perdelerinden kurtulup, Rabb-i Rahîmlerine makarr-ı saltanat-ı ebedîsinde (ebedî saltanat yeri olan Cennette) perdesiz kavuşacaklar. Doğrudan doğruya herkes, kendi Hâlıkı (yaratıcısı) ve Ma‘bûdu (ibâdet ettiği) ve Rabbi ve Seyyidi (efendisi) ve Mâliki (sâhibi) kim olduğunu bilecek ve bulacaklar.” (Asâ-yı Mûsâ, 10. Hüccet-i Îmâniye, 190)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar: ’’(Artık ne yaparsan yap, senin tehditlerine boyun eğecek değiliz,) biz (zaten eninde sonunda) Rabbimize döneceğiz (o zaman aramızda hükmünü o vercektir)’’ dediler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sihirbazlar “Biz Rabbimize mutlaka döneceğiz.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dediler: "öyle olunca hiç şüphesiz bizler de çalabımıza döneriz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar dediler: «— Biz her halde ölüp Rabbimize döneceğiz [³].
[3] Veya sevabına döneceğiz veya hepimizin dönüşü O'nadır.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Onlar da) dediler ki: “Biz muhakkak Rabbimize dönüyoruz.”
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar da, “Doğrusu biz Rabbimize doğru dönenleriz” dediler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu tehditler karşısında zerre kadar sarsılmayan sihirbazlar, “Hiç önemli değil!” diye cevap verdiler, “Biz zaten eninde sonunda Rabb’imize döneceğiz! Bu ha üç gün önce, ha üç gün sonra olmuş, ne fark eder?”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dediler ki: -“Biz, rabbimize çevrilip döneceğiz”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sihirbazlar: “ Artık biz de Allah'a sığınırız.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sihirbazlar: "Biz mutlaka Rabbimize döneceğiz."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Büyücüler) şöyle demişlerdi: “Biz zaten Rabbimize döneceğiz. [*]
Benzer mesajlar: Tâhâ 20:72-73; Şu‘arâ 26:50.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Büyücüler) de: “şüphesiz biz, (nasıl olsa) Rabbimize döneceğiz!”¹ dediler.²
1 Bu cümle: “1- Biz nasıl olsa öleceğiz, sen istesen de öleceğiz istemesen de… Binaenaleyh başımıza gelmesi muhakkak olan ölüm, ölüm olmak itibariyle ha senin tarafından olmuş ha olmamış bizce müsavidir. 2- Sen bizi keser, asarsan biz şehit olur ve Rabbimizin rahmetine kavuşuruz. Binaenaleyh bu tehdidinden korkmak şöyle dursun hak uğrunda can vermeyi canımıza minnet sayarız. 3- Biz ölüp de sen sağ kalacak değilsin, şüphesiz gerek biz ve gerek sen hepimiz ölüp Rabbimizin huzuruna varacağız, binaenaleyh o aramızda hükmünü verir.” şekillerinde de anlaşılabilir.2 Bu iki âyetin benzeri için Bk. (Şuara: 49, 50)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Berikiler:] “(Bundan ne çıkar), biz de Rabbimize döneriz!” dediler,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
–Sihirbazlar: –(Hiç dert değil) Biz zaten Rabbimize döneceğiz. 20/72, 26/50
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar şöyle cevap verdi: “(İyi ya), biz de (gerçek) Rabbimize dönmüş oluruz.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Fakat sihirbazlar, Firavunun tehdidini hiç umursamadılar ve) ”Biz (ölürsek ölelim) zaten Rabbimize döneceğiz, (iman ettiğimiz için Onun rahmetini umarız, fakat)
Osman Fırat
swap_vert close
Dediler ki: "Biz mutlaka Rabbimize döneceğiz. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dediler ki: «Biz şüphe yok Rabbimize dönüvericileriz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
125, 126. Onlar şöyle cevap verdiler: “Biz elbette Rabbimize döneceğiz. Senin bize kızman da sırf Rabbimizin bize gelen âyetlerine iman etmemizden! Biz de O'na yönelerek deriz ki: “Ey bizim büyük Rabbimiz! Sabır kuvvetiyle doldur kalbimizi, yağmur gibi sabır yağdır üzerimizeve sana teslimiyette sebat eden kulların olarak canımızı teslim al! ” [20, 72-75]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dediler ki: "Biz zaten Rabbimize döneceğiz!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Buna cevâben onlar) "Biz rabbimize rücû' ideriz"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dediler ki “Biz de Rabbimize döneriz.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Şüphesiz biz, Rabbimize döneceğiz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar “Biz nasıl olsa Rabbimize döneceğiz,” dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Biz, dediler, doğruca Rabbimize varacağız."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler “bayıķ biz çalabumuz dapa dönicivüz” ya'nį elbette ölesivüz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdiler: Taḥḳīḳ biz Çalabumuzdan yaña döner‐biz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Sehrbazlar) belə cavab verdilər: “Şübhə yoxdur ki, biz Rəbbimizin hüzuruna dönəcəyik! (Bizi ölümlə qorxuda bilməzsən!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They said: Lo! We are about to return unto our Lord!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They said: "For us, We are but sent back unto our Lord:
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُٓوا
dedi-ler ki
اِنَّٓا
mutla-ka biz
اِلٰى رَبِّنَا
Rabbimize
مُنْقَلِبُونَۚ
dönecek olanlarız
(Onlar) Dediler ki: "Biz mutlaka Rabbimize döneceğiz."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مُنْقَلِبُون
Etken fiil-VII
ق ل ب
Dönecek olanlar, dönenler