close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 114. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle ne’am ve-innekum lemine-lmukarrabîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Evet dedi Firavun ve siz, mutlaka yakınlarımdan olacaksınız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Firavun ise) "Evet" dedi. "(O takdirde) Siz (bana) en yakın kılınanlardan (saygın ve varlıklı kimseler) olacaksınız."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Firavun: “Elbette” diye karşılık verdi. “Üstelik o zaman benim en yakınlarımdan olacaksınız.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Firavun: “Evet, üstelik gözdelerim arasına gireceksiniz" dedi.
bk. Kur’an-ı Kerim, 3/45; 4/172.  
Ahmet Varol
swap_vert close
O da: "Evet. Hem o zaman siz, bana yakın kimselerden olacaksınız" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Evet' dedi. '(O zaman) Siz en yakın(larım) kılınanlardan olacaksınız.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Firavun: “- Evet, şüphesiz ki, siz yakınlarımdan olacaksınız.” dedi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Firavun: “Evet, ücret olacaktır. Ve siz, yakınlarımdan olacaksınız.” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Firavun, “Evet, hem de siz bana yakınlardan olacaksınız” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Büyücüler dediler ki: «Ey Musa ! Değneğini sen mi atacaksın; biz mi atalım?»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Firavun: “Evet, yakın adamlarım arasına gireceksiniz” dedi.
Cemil Said
swap_vert close
Fir’avn: "Evet, benim mukarrabînimden olursunuz" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Firavun, "Evet, yenerseniz gözdelerden olacaksınız" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Firavun, “Evet. Üstelik siz (ücretle de kalmayacaksınız) mutlaka benim en yakınlarımdan olacaksınız” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O da “Tamam; ayrıca sizler mutlaka yakınlarımdan olacaksınız” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Firavun): Evet hem de siz mutlaka yakınlarımdan olacaksınız, dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Evet," dedi, "Siz benim yakın çevreme de girersiniz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Evet" dedi (Firavun), "Üstelik o zaman benim yakınlarımdan olacaksınız."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Evet, dedi: Hem o vakit siz elbette gözdelerdensiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Firavun,) “Evet, üstelik siz (alacağınız mükâfatlarla da kalmayacaksınız) mutlaka benim en yakınlarımdan (hürmet gören, saygın kimseler) olacaksınız” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Evet, “Sizler yakınlaştırılanlardan¹ olacaksınız.” dedi.
1- Yakınımda yer alanlardan, mevki makam sahibi olanlardan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Fir'avn): «Var ya, dedi, hem siz (benim) en yakınlar (ım) dan da olacaksınız muhakkak».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Fir'avun:) “Evet, hem elbette siz, kesinlikle (bana) yakın kılınanlardan olacaksınız” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Firavun ise)’’ Evet’’dedi.’’ Ve şüphesiz (o zaman) siz, mutlaka (bana en) yakın (ve saygın) kimselerden olacaksınız." *
(*) Derken Hz. Musa ve sihirbazlar, şehrin büyük meydanında toplanan halkın karşısına çıktılar.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Firavun “Elbette bunun karşılığında, bana yakın kimseler olacaksınız” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Firavun dedi: "evet, hem de şüphesiz sizler benim yakınlarım olacaksınız."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Firavun: «— Evet mükâfat vardır. Bir de siz herhalde benim yakınlarımdan olursunuz.» dedi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
O da “Evet, hem de benim yakınımda olacaksınız” dedi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Dedi ki: “Evet, (O zaman) siz yakın kılınanlardan olursunuz.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Firavun,“Elbette!” diye cevapladı, “Üstelik o zaman, en yakın ve en seçkin adamlarımdan olacaksınız.”Derken Mûsâ ile sihirbazlar, bir bayram sabahı, şehrin büyük meydanında toplanan halkın karşısına çıktılar:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Evet! Siz, Yakın Gözdeler’densiniz” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Fıravun: - Tamam hepinizi yanıma alacağım.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Firavun: “Evet! Siz mutlaka yakınlarımdan olacaksınız,” dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Firavun) “Tamam; siz gözdeler(im)den olacaksınız!” demişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
Firavun: “Evet, siz kesinlikle benim en yakınlarımdan olacaksınız.” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
[Firavun]: “Elbette” diye karşılık verdi, “üstelik, o zaman gözdelerimizin arasına katılmış olacaksınız.”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Evet, elbette siz benim yanımda yüksek bir mevkide olacaksınız, dedi. 26/42
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Firavun): “Kesinlikle!” dedi, “üstelik siz (protokolde) maiyetimiz arasındaki yerinizi de alacaksınız.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Firavun da: Elbet var, hem de sizler muhakkak benim yakınlarımdan (danışmanlarımdan) olacaksınız" dedi, (onları pohpohladı.)
Osman Fırat
swap_vert close
(Fir’avn): "Evet, dedi, hem de siz benim yakınlardan olacaksınız!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dedi ki: «Evet. Ve şüphe yok siz (o zaman) en yakınlardansınızdır.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Firavun: “Elbette! Üstelik siz benim gözdelerimden olacaksınız! ” dedi. [3, 45; 4, 172]
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Fir'avn): "Evet, dedi, hem de siz (benim) yakınlar(ım)dan(olacak)sınız!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Fir'avn: "Evet. Ve siz mukarreblerimden olursunuz" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Evet” dedi, “Üstelik benim yakınlarımdan da olacaksınız.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Evet, elbette siz benim yakınlarım olacaksınız, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Firavun “Evet,” dedi. “Üstelik yakınlarımdan olursunuz.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Evet, dedi, ayrıca siz benim en yakınlarımdan olacaksınız."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti: “evet, daħı bayıķ siz yaķın olmışlardansız.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Fir‘avn eyitdi: Evet, daḫı siz muḳarreblerden olursız, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Fir’on: )”Bəli şübhəsiz ki, siz (mənə) ən yaxın adamlardan olacaqsınız!” – deyə cavab verdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He answered: Yea, and surely ye shall be of those brought near (to me).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He said: "Yea, (and more),- for ye shall in that case be (raised to posts) nearest (to my person)."
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi
نَعَمْ
evet
وَاِنَّكُمْ
ve elbet-te siz
لَمِنَ الْمُقَرَّب۪ينَ
mutlaka yakın kılı-nanlardansınız
(Firavun) "Evet, hem elbette siz mutlaka benim yakınlarımdan olacaksınız" dedi.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
نَعَم
Edat
نَعَم
Evet
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُقَرَّبُون
Edilgen fiil-II
ق ر ب
Yakın kılınanlar, mukarrebun olanlar