Allah: “Şüphesiz Allah fakirdir, biz ise zenginiz.” diyenlerin sözünü kesinlikle işitmiştir.¹ Biz onların bu söylediklerini ve Peygamberleri hakları olmadığı halde öldürmelerini de (hesaplarına tek tek) yazacağız² ve onlara: “Tadın bakalım şu cehennemin azabını!” diyeceğiz.
1 Bunlar, “Kim Allah’a karşılıksız güzel bir borç verirse, Allah da onun karşılığını ona, kat kat fazlası ile verir.” (Bakara: 245, Hud: 11) âyeti inince zayıf Müslümanlara yukarıdaki ifadelerle sataşan Yahûdî âlimlerinden Fenhas ve etrafındakilerdir. (Kurtubî) Hz. Ebu Bekir (r.a) bir gün Yahudilerin dershanelerine gider. Bir takım Yahudiler, âlimlerinden olan Fenhas’ın başına toplanmışlarken, Hz. Ebu Bekir (r.a): “Sana yazıklar olsun ey Fenhas! Allah’tan kork ve Müslüman ol. Vallahi sen şüphesiz bilirsin ki Muhammed Allah’ın Rasulüdür. Siz onun bilgisinin Tevrat’ta yazılı olduğunu bilirsiniz” der. Fenhas: “Vallahi Ey Ebu Bekir bizim Allah’a ihtiyacımız yok, O bize muhtaç ve biz Ona, Onun bize yalvardığı kadar yalvarmıyoruz. Biz, Ondan daha zenginiz, O zengin olsaydı Peygamberinizin söylediği gibi bizden borç istemeye tenezzül etmezdi. O bizi faizden men ediyor ve bize faiz vadediyor. Zengin olsa idi bize faiz vermezdi” diyerek alay eder. Bunun üzerine Ebu Bekir (r.a) öfkelenir ve Fenhas’ın yüzüne şiddetli bir tokat vurur ve: “Ey Allah’ın düşmanı! Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki bizimle senin aramızdaki sözleşme olmasaydı senin boynunu vururdum” der. Bunun üzerine Fenhas, Rasulullah (s.a.v)’e gidip: “Ey Muhammed! Bak arkadaşın bana ne yaptı” diye şikâyet eder. Rasulullah (s.a.v), Ebu Bekir (r.a)’a: “Bunu niçin yaptın?” diye sorar. O da aralarında geçen olayı anlatır. Fenhas ise: “Ben öyle bir şey söylemedim” diye inkâr eder. Bunun üzerine Allahu Teâlâ bu âyeti indirir. (Elmalılı)2 Buradaki, “yazacağız” ifâdesi, mecâzen: “ihmâl etmeyeceğiz, unutmayacağız” anlamına da geldiğinden bu âyeti, “Onların bu söylediklerini ve Peygamberleri, hakları olmadığı halde öldürmelerini asla unutmayacağız.” şeklinde de anlamak mümkündür.