İki ordunun savaş alanında karşılaştığı gün [görevlerinden] kaçanlara gelince; Şeytan, onları [bizzat] kendi yaptıklarıyla tökezletti. ¹¹⁷ Ama şimdi, Allah onların günahlarını sildi. Doğrusu Allah çok affedicidir, halîmdir.
117 Bu, şöyle özetlenebilecek olan önemli bir Kur’ânî ilkenin tasviridir: Şeytan’ın insan üzerindeki “etkinliği”, günahın ana nedeni değildir, ama onun ilk sonucudur: Yani, kişinin, ahlakî bunalım anlarında önündeki alternatiflerden daha kolay ve görünüşte daha rahat olanını seçmesine ve böylece bir şeyi yaparak veya yapmayı ihmal ederek günah işlemesine yol açan kendi zihinsel tavrının bir sonucu. Böylece, Allah’ın bir kimsenin günah işlemesine “neden olması”, onda böyle bir günah işlemeye yatkınlık oluşturan zihinsel tavrın mevcudiyetine bağlıdır: ki bu da, insanın irade serbestisine -yani, iki veya daha fazla muhtemel davranış tarzı arasında, belli sınırlar içinde bilinçli bir seçim yapma yeteneğine- sahip olduğunu varsayar.