close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'lâ Sûresi 18. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne hâżâ lefî-ssuhufi-l-ûlâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki bu vardı, elbette daha önceki sahifelerde.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şüphesiz bu (hüküm), önceki sahifelerde de vardır;
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şunu iyi bilin ki, bütün bu gerçekler geçmiş peygamberlerin sahifelerinde bildirilmiştir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bu hüküm, peygamberlere verilen ilk sahifelerde ve kitapçıklarda elbette vardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz bu, önceki sahifelerde (kitaplarda) vardır;
Ali Bulaç
swap_vert close
Şüphesiz bu, önceki sahifelerde de vardır;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğrusu bu, (on dördüncü âyetten itibaren olan hükümler) evvelkilerin kitaplarında vardır:
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bu gerçek, ilk inen vahiy suhuflarında da vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
18,19. Şüphesiz bunlar, önceki sayfalarda, İbrâhim'in ve Mûsâ'nın sayfalarında da vardı.[750]
[750] A‘lâ sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 73.  
Besim Atalay
swap_vert close
Evet bunlar, ilk sayfalarda dahi var
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kuşkusuz (bütün) bu (öğütler) önceki sahifelerde/vahiylerde bildirilmiş (evrensel mesaj)ların aynısıdır.
Cemil Said
swap_vert close
18,19. Bunlar kütüb-ü mukaddimede İbrâhîm ve Mûsâ’nın kitâblarında mestûrdur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
18,19. Doğrusu bu hükümler ilk sahifelerde, İbrahim ve Musa'nın sahifelerinde de vardır.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
18,19. Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Mûsâ’nın sayfalarında da vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
18-19. Bunlar önceki kitaplarda, İbrâhim ve Mûsâ’nın kitaplarında da vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
18, 19. Şüphesiz bu (anlatılanlar), önceki kitaplarda, İbrahim ve Musa'nın kitaplarında da vardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bu, ilk sayfalarda/öğretilerde kayıtlıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kuşkusuz bu ilk sahifelerde vardır,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Haberiniz olsun ki vardır bu evvelki suhuflarda
Emrah Demiryent
swap_vert close
18-19. Şüphesiz bu (öğütler) ilk sayfalarda, İbrâhîm ve Mûsâ’nın sayfalarında da vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bu, önceki sahifelerde¹ de vardı.
1- Vahiylerde. Gönderilen Kitaplarda.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şübhesiz ki bu (nlar) evvelki sahîfelerde,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
18,19. Şübhesiz bu (anlatılanlar) elbet (daha önce peygamberlerimize indirdiğimiz) ilk sahîfelerde, İbrâhîm'in ve Mûsâ'nın sahîfelerinde (de) vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
18,19. Şüphesiz bu (hükümler, mesajlar), ilk sayfalarda, İbrahim ve Musa’nın sayfalarında da vardır. *
(*) Bunlar, hükümler, bu âyetler, bu Allah’ın yasaları yeni değil, ilk sayfalarda da böyleydi. İbrahim’in, Musa’nın suhuflarında da Rabbiniz bu konuları inzâl ederek insanları uyarmış, onlara yol göstermişti. Allah tarihin hiçbir döneminde kullarını vahiysiz bırakmamış, sürekli yol göstermiş, hayat programı göndermiştir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Size vahiyle bildirilen bu emirler) Daha önce vahy edilmiş kitapların sahifelerinde.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunlar daha önceki sayfalarda,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bu sözler evvelki sayfalarda,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki bunlar önceki sayfalarda da vardır;⁷
7 Krş. A’râf, 7/145, 157; Necm, 53/36-37. Bütün peygamberlerin tebliğ ettikleri temel ilkelerin hep aynı hakikatlerden ibaret olduğunu anlıyoruz.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz bu (hakikat), önceki sahifelerde vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hiç kuşkusuz bu Kitapta anlatılanlar, önceki kutsal sahifelerde bildirilmiş olan evrensel mesajların aynısıdır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bu, elbette vardır İlk Sahifeler’de;
Mehmet Çakır
swap_vert close
18,19. Bütün bu bilgiler, ilk kitaplarda // yani İbrahim ve Musa'nın kitaplarında dahi aynen mevcuttur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Size anlatılan gerçekler dünyaya gönderilen ilk sahifelerde de vardı. Dünya hayatının başlangıcından itibaren Rabbiniz insanlara hep gerçeği açıkladı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki bu (anlatılanlar), önceki sahifelerde de (vahiylerde de) vardı:
Mehmet Türk
swap_vert close
18,19. Şüphesiz bu (hükümler) kesinlikle İbrahim ve Mûsa’nın sahifeleri¹ olan ilk kitaplarda da bildirilmiştir.
1 Suhuf: Aslında kitap mânâsına gelen “sahife”nin çoğulu olup Tevrat, Zebur, İncil, Kur’ân ismi verilen dört büyük kitabın dışında, peygamberlere indirilmiş olan kitapçıklar hakkında kullanılması şöhret bulmuştur. Her dinin esası olan ve önceki peygamberlere indirilmiş ilk sahifelerde ve özellikle İbrahim (a.s) ve Musa (a.s)’nın sahifelerinde zikredilenler hep Cenab-ı Hakk’ın emridir. Ebu Zerr (r.a.)’den: “Ey Allah’ın Rasulü! Yüce Allah kaç kitap indirdi?” dedim. Efendimiz: “Yüz dört kitap indirdi. Elli sahife Şît’e, otuz sahife İdris’e, on sahife İbrahim’e, on sahife de Tevrat’tan evvel Musa’ ya indirdi. Tevrat’ı, Zebur’u, İncil’i ve Furkan’ı da indirdi” buyurdu. Ben: “Ey Allah’ın Rasulü! İbrahim’in sahifeleri ne idi?” dedim. O: “Hepsi kıssa ve öğüt idi.” Ben yine: “Ey Allah’ın Rasulü! Musa’nın sahifeleri ne idi? dedim. Peygamberimiz: “Hepsi ibret idi” Şaşarım, öleceğini yakinen bildiği halde sevinene, ateşin olduğunu kesin olarak bilip de gülene, dünyayı ve onun üzerinde bulunan kimselere karşı durmadan değiştiğini görüp de dünyaya gönül bağlayana, kadere yakinen inanıp da öfkelenene, hesaba inanıp da amel etmeyene” buyurdu. Ben: “Ey Allah’ın Rasulü! İbrahim ve Musa’nın sahifelerindekilerden sana bir şey indirildi mi?” deyince: “Evet, ey Ebu Zerr!” buyurdular. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Gerçek şu ki, [bütün] bunlar, geçmiş vahiylerde [bildirilmiş]tir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bütün bunlar, önceki sahifelerde/vahiylerde mevcuttur. 5/48, 12/111
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Elbet bütün bu hakikatler önceki vahiylerde yer almıştır;
Orhan Kuntman
swap_vert close
18,19. Şüphe yok ki bu (uyanlar) ilk sahifelerde, İbrahim ve Musa'nın sahifelerinde de vardır!..
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz bu(Kur’an) öncekilerin sayfalarında da vardı
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki bu, elbette evvelki sahifelerde (bildirilmiş)dir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
18, 19. Bu, elbette önceki sahifelerde, İbrâhim ile Mûsâ'ya verilen sahifelerde de bildirilmiştir. [53, 36-37]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bu (hükümler), elbette ilk sahifelerde de vardı:
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bu, evvelki kitâblarda
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunlar önceki sayfalarda da vardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bu, evvelkilerin sahifelerinde de (yazılıdır.)
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bunlar evvelki sayfalarda da vardı:
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hiç kuşkusuz, bu Kur'an, ilk sayfalarda da elbette vardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
18-19. bayıķ uşbu kitāblardadur öñdüngi ibrāhįm kitābı daħı mūsā’nuñ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ bu eyitgen ol ki ṣuḥuflar içindedür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, bu deyilənlər (Qur’andan) əvvəlki kitablarda mövcuddur -
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! This is in the former scrolls,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And this is in the Books of the earliest (Revelation),- (6093)
6093 The law of righteousness and godliness is not a new law, nor are the vanity and short duration of this world preached here for the first time. But spiritual truths have to be renewed and reiterated again and again.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüphe-siz ki
هٰذَا
bu
لَفِي الصُّحُفِ
sahifelerde elbette vardır
الْاُو۫لٰىۙ
ilk
Şüphesiz ki bu (anlatılanlar), önceki sahifelerde (de) vardır.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
صُحُف
İsim
ص ح ف
Sahifeler, sayfalar
اَوَّل
İsim
ا و ل
İlk, önce, birinci, başta, evvel