close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'lâ Sûresi 13. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Śumme lâ yemûtu fîhâ velâ yahyâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sonra da orada ne ölür, ne dirilir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sonra onun içinde o, ne ölüp (kurtulacak), ne de (huzurla) yaşayacaktır. (Azap içinde kıvranıp duracaktır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
ve orada ne ölecektir ne de diri kalacak.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Üstelik ateşte, ne ölüp kurtulabilecek, ne de mutlu bir hayat sürmesi mümkün olacaktır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonra onun içinde ne ölür, ne de yaşar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonra onun içinde o, ne ölür, ne yaşar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra orada ne ölecek, ne de hayat bulacaktır...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sonra orda ne ölecektir ne de dirilecektir. [İşte imtihan böylece gerçekleşmiş olacaktır.]
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
11,12,13. En şakî olan da ondan kaçınır. O da en büyük ateşe girer. Sonra orada ne ölür, ne de yaşar.
Besim Atalay
swap_vert close
Sonra orda, ne ölür, ne de dirilir!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sonra orada ne ölecek ne de hayat bulacaktır.
Bkz. 4/56, 20/74  
Cemil Said
swap_vert close
12,13. Büyük âteş ’azâbına dûçâr olan ne ölecek ne de hayâtda kalacak!
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
O, orada ne ölecektir ne de dirilecektir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sonra orada ne ölür ne de yaşar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
10, 11, 12, 13. (Allah'tan) korkan öğütten yararlanacak. En büyük ateşe girecek olan kötü kimse ise öğütten kaçınır. Sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Nitekim, orada ne ölecek, ne de yaşayacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sonra ne ölecek onda ne hayat bulacaktır
Emrah Demiryent
swap_vert close
10-11-12-13. (Allah’tan) korkan öğüt alacaktır, en büyük ateşe girecek olan kâfir kimse ise (îmân etmekten ve) öğüt almaktan kaçınacaktır, sonra (o kâfir) orada (cehennemde) ne ölür (kurtulur) ne de (rahat bir hayat) yaşar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sonra orada ölüm de yok, yaşam da.¹
1- Ölüp kurtulmak da yok, rahat yüzü görmek de.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
sonra orada hem ölmeyecek, hem dirilmeyecek olandır O.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonra orada ne ölecek (ki kurtulsun), ne de yaşayacak!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O ateşin içinde ne ölüp yok olmak, nede hayat bulup dirilmek var.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonra da orada ne ölecek, ne de dirilecektir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sonra orada ne ölecek, ne yaşayacak [⁷].
[7] Ölmez ki müsterih olsun, işe yarar iyi bir hayat da süremeyecek.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Orada ne ölüp kurtulur ne de (rahat) yaşar.⁵
5 Krş. İbrâhim, 14/17; Tâhâ, 20/74; Müddessir, 74/28  
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonra onun içinde o; ne ölür, ne de dirilir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve orada öyle amansız bir cezaya mahkûm edilecek ki, ne ölüp kurtulacak, ne dedoğru dürüst yaşayacak!İman edenlere gelince:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Evet! Ne ölür orada, ne yaşar!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Artık ne ölümleri ölüm, ne de yaşamları yaşamdır...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ayetlerimizden öğüt almayıp yalanlarıyla yaşayanlar, ahiret hayatındaki cehennemden kurtulamazlar. O gün kurtulmak için ölmek isterler ama ölemezler. Cehennem ateşi içlerinde büyük bir huzursuzluk olarak karşılarına çıkar. Dünya yaşamları sürekli tedirginlik korku içinde geçer.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sonra, orada (tam) ölmeyecek ve (tam) yaşamayacak. [*]
Benzer mesaj: Tâhâ 20:74.  
Mehmet Türk
swap_vert close
12,13. (İşte böyleleri) cehennem ateşine atılacak sonra, ne ölüp oradan (kurtulacak), ne de (rahat bir şekilde) yaşayacaktır.¹
1 Ölmez ki, dünya azabından kurtulduğu gibi kurtulsun, zevk veren ve faydası olan bir hayat da bulamaz ki, çektiği azabı ona vesile sayarak sabır edip dayansın. Bundan büyük bedbahtlık düşünülebilir mi?  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve orada ne ölecektir ne de diri kalacak. ⁸
8 Yani, ilahî öğüt ve uyarıdan uzak kalmasının sonucu olarak. (Karş. 74:28-29.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Artık orada ne ölebilecek; ne de yaşayabilecektir. 14/17, 78/39-40
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
sonra orada ne ölebilecek, ne yaşayabilecektir.[⁵⁶⁸⁹]
[5689] Zımnen: ne ölebilecek ne de onunla birlikte yaşayabilecek.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
11,12,13. Bedbaht olan (imandan nasibi olmayan) ise ondan kaçınır ki o; cehenneme girer, orada ne ölür (kurtulur); ne de bir an olsun rahata kavuşur. (Sonsuza kadar içinde kıvranır durur)
Osman Fırat
swap_vert close
Sonra orada ne ölür, ne de yaşar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra orada ne ölür ve ne dirilir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Orada artık ne ölür, ne de rahat yüzü görür.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sonra orada ne ölür, ne de yaşar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sonra orada ne ölür ve ne yaşar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra orada ne ölecek, ne de hayat sürecektir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Orada ne ölür; ne de yaşar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ne ölür, ne de yaşar orada.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sonra orada ne ölür ne de hayat bulur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
andan ölmeye anuñ içinde daħı dirilmeye ya'nį aśśılu dirlıķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Andan ṣoñra anda ölmez, velā dirilmez.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Orada nə öləcək, nə də yaşayacaqdır! (Nə ölü kimi ölü, nə də diri kimi diri olacaqdır!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Wherein he will neither die nor live.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
In which they will then neither die nor live.(6090)
6090 A terrible picture of those who ruin their whole future by evil lives here below. They introduce a discord into Creation, while life should be one great universal concord. And their past clings to them as part of their own will. They are not even like the dry swarthy stubble mentioned in verse 5 above, which grew naturally out of the luscious pasture, for they have grown harmful, in defiance of their own nature. "Neither die nor live"; Cf. 20:74.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ثُمَّ
sonra
لَا يَمُوتُ
ölmez
ف۪يهَا
orada
وَلَا يَحْيٰىۜ
ve yaşamaz
Sonra o, orada ne ölür (ki bu azaptan kurtulmuş olsun) ne de (bir hayat) yaşar.
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
مَاتَ
Fiil-I
م و ت
Öldü
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
حَىَّ
Fiil-I
ح ي ي
Yaşadı