Onlar (Allah’ın dilediği vakte kadar) hep orada kalacaklardır. Onlar ne bir veli (sahip ve koruyucu), ne de bir yardımcı bulamayacaklardır.*
(*) Arapçada (خالد)’’halid’’in anlamı, sadece ‘’kalmaktır’’ (أبد)’’ebed’’kelimesi ise )"الأَبَدُ: الدهر،= الزمان الطويل والجمع آباد وأُبود) ‘’uzun süre, uzun zaman ve kesinlik’’ gibi anlamlarda gelir.
ان الله طرد الكافرين من رحمته وهيأ لهم نارا شديدة متوقدة { خَالِدِينَ فِيهَآ أَبَداً } باقين فيها امدا طويلا لا يعلم مداه الا الله. ولا يجدون لهم من ينصرهم، المرجع - 1 (تيسير التفسير - القطان) (وَأَعَدَّ لَهُمْ عَذَاباً مُّهِيناً خَالِدِينَ فِيهَآ أَبَداً } مطيلين المكث فيها مستمرين، المرجع - 2 (اللباب في علوم الكتاب – تفسير ابن عادل) İşte bu iki tefsirde de (خَالِدِينَ فِيهَآ أَبَداً)’’halidine fiha ebeden’’cümlesinin anlamı, ‘’O inkârcılar orada uzun bir süre kalırlar, ama o sürenin ne kadar olduğunu ancak Allah bilir.’’ Yani inkârcılar cehennemde sonsuza dek ve ebedi olarak kalmazlar. Bu nedenle yüce Allah’ın kendi kullarına karşı daima engin bir merhamete sahip olması nedeniyle, cehennem ve inkârcıların azabı hakkında bazı ayetlerde geçen ((خَالِدِينَ فِيهَآ أبدا ’’halidine fiha ebeden’’cümlesini sonsuz olarak değil de,‘’Allah’ın dilediği vakte kadar, cezaları bitene kadar veya uzun bir süre orada kalırlar’’şeklinde algılamak hem doğru, hem de yüce Allah’ın sınırsız merhametine daha uygun olduğunu düşünüyoruz. İşte bu yüzden ‘’halidine fiha ebeden’’ cümlesine bu şekilde meal vermeyi de uygun bulduk. ‘’Ama en doğrusunu yüce Allah bilir’’ Ayrıca eğer Kur’an’ın ilgili ayetlerinde bu ifade (خالدين فيها أبَد الآبدين - أبَد الدَّهْر الي لأَبَد) şeklinde olsaydı o zaman ‘’ebedi ve sonsuz’ ’gibi anlamlara gelirdi.
"الأَبَدُ: الدهر،والجمع آباد وأُبود؛ : الدهر = الزمان الطويل (تعريف و معنى أبد في قاموس المعجم الوسيط ،اللغة العربية المعاصر ،الرائد ،لسان العرب ،القاموس المحيط. أبد İşte sonsuz ve ebedi anlamına gelen ifadeler aşağıdaki gibidir. Ama Kur’an’da cehenenm ve azap için bu tür ifadeler bulunmamaktadır.
لاأفعل ذلك أَبَد الآباد/ لا أفعل ذلك أَبَد الآبدين/ لا أفعل ذلك أَبَد الأَبَديْن/ لا أفعل ذلك أَبَد الدَّهْر/ لا أفعل ذلك إلى الأَبَد/ لا أفعل ذلك للأَبَد: دومًا، مدى الدَّهْر، ما دام الزمان، إلى ما لانهاية Not: ‘’Halid ve ebed’’ kelimeleriyle ilgili detaylı bilgi için Nisa-4/93 ve Hûd-11/107. âyetlerin dipnotlarına bakılabilir.