(Bu), Allah’ın daha önceleri de gelip geçenler (halkın huzurunu bozup kargaşa çıkaranlar, meşru kamu düzeni bozanlar, insanların ölümüne sebebiyet verenler) hakkında uygulanan sünneti (ve değişmez sistemi)dir. Ve (ey insan) sen, elbette Allah’ın sünneti (yasası) için, bir değişiklik bulamazsın.*
(*) Yüce Allah’ın bütün varlık âleminde mevcut olan her şey/nesne için koyduğu ve evrendeki bütün olaylarla beraber insanın eğilimlerinin tabi olduğu bütün tabiat kanununa Kur’an’ı Kerim terminolojisinde “Sünnetullah” denmektedir. Allah’ın sünneti, doğal ve sosyal kanunları her zaman geçerlidir ve yürürlüktedir. Allah’ın varlık dünyasıyla ilgili kanunları bilindiği takdirde onları kontrol altına almak ve iyiliğin hakim olma sürecini hızlandırmak mümkündür. Bu ilâhî yasaların bilinmesi ise ancak geçmişlerin tarihini, onların yükselme ve gerileme nedenlerini araştırmakla ortaya çıkabilir. Kur’ân kıssalarında toplumların yükselme ve ilerleme sebepleri anlatıldığı gibi, milletlerin çöküp yok olma sebepleri de anlatılmakta ve bunların Allah’ın varlıklar hakkındaki değişmez yasaları gereği olduğu vurgulanmaktadır. İşte biz bu anlamdaki Kur’ân kıssalarını incelediğimiz zaman ilerlemenin ve gerilemenin yasalarını öğrenip, yeni bir medeniyet kurma veya çökmüş bir toplumu ayağa kaldırmanın yollarını da öğrenmiş oluruz. (Kur’ân’da Sünnetullah Ve Toplumların Çöküş Nedenleri)