close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahzâb Sûresi 53. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû lâ tedḣulû buyûte-nnebiyyi illâ en yu/żene lekum ilâ ta’âmin ġayra nâzirîne inâhu velâkin iżâ du’îtum fedḣulû fe-iżâ ta’imtum fenteşirû velâ muste/nisîne lihadîś(in)(c) inne żâlikum kâne yu/żî-nnebiyye feyestahyî minkum(s) va(A)llâhu lâ yestahyî mine-lhakk(i)(c) ve-iżâ seeltumûhunne metâ’an fes-elûhunne min verâ-i hicâb(in)(c) żâlikum atheru likulûbikum ve kulûbihin(ne)(c) vemâ kâne lekum en tu/żû rasûla(A)llâhi velâ en tenkihû ezvâcehu min ba’dihi ebedâ(en)(c) inne żâlikum kâne ‘inda(A)llâhi ‘azîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey inananlar, yemeğe davet edilmeden Peygamberin evlerine gitmeyin, davet edilirseniz yemek vaktini beklemek üzere daha önce gitmeyin; fakat çağrılınca gidin ve yemek yiyince dağılın, konuşmak için uzun uzadıya oturmayın; şüphe yok ki bunlar, Peygamberi incitir de utanır sizden ve Allah'sa doğruyu söylemekten çekinmez ve kadınlarından bir şey istediğiniz zaman perde ardından isteyin; bu, sizin yürekleriniz bakımından da daha temizdir, onların yürekleri bakımından da ve Allah'ın Peygamberini incitmeniz caiz olmadığı gibi onun eşlerini de bundan böyle ebediyen almayın; şüphe yok ki bu, Allah katında pek büyük bir günahtır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey iman edenler! (Rastgele ve hürmetsizce) Peygamberin evlerine girmeyin; ancak, (davetli olarak) yemek için size izin verilmesi hariçtir. (Bir başka iş için girmişseniz, ille de) Yemek vaktini beklemeyin. (Ama yemeğe) Davet edildiğiniz zaman (ise edep ve hürmetle içeri) girin, yemeği yiyince (de hemen) dağılın ve (sohbet için eğleşip uzun) söze dalmayın. Gerçekten bu (durum), Peygambere eziyet vermekte, ama o da sizden (kalkınız demekten) utanmaktadır; oysa Allah, Hak(kı açıklamak)tan utanmaz. Onlardan (Peygamberin eşlerinden) bir şey isteyeceğiniz (veya soru yönelteceğiniz) zaman ise perde arkasından isteyin. Bu, sizin kalpleriniz için de, onların kalpleri için de daha temizdir. Allah’ın Resulüne eziyet vermeniz ve ondan (ölümünden) sonra eşlerini nikâhlamanız size ebedi olarak (helâl) olmaz (onlar anneniz konumundadır). Çünkü böyle yapmanız, Allah katında çok büyük (bir günah)tır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey inananlar! İzin verilmedikçe, peygamberin evlerine girmeyin ve yemek için davet edildiğiniz zaman, erkenden gidip, hazırlanmasını beklemeye kalkışmayın. Çağrıldığınızda en uygun zamanda girin, yemeği yiyince hemen ayrılın, lafa dalmayın, bu durum peygamberi üzüyordu fakat O, size bunu söylemekten utanıyordu. Ama Allah, doğruyu size öğretmekten çekinmez. Peygamber hanımlarından birşey isteyeceğiniz veya soracağınız zaman, perde arkasından isteyin ve sorun. Bu durum, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri bakımından fitne ve kötü zannı giderici, temiz bir davranıştır. Allah'ın peygamberini incitmeniz ve kendisinden sonra, O'nun eşleriyle evlenmeniz, size asla helal değildir. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey iman edenler, bir yemeğe davet edilmedikçe, vakitli vakitsiz, Peygamberin evlerine girmeyin. Ancak dâvet edildiğiniz vakit girin. Evde yemeğin pişirilmesi ve hazırlanmasını bekleyerek ayak altında dolaşmayın. Yemeği yediğiniz zaman hemen dağılın. Sohbete dalarak evi dost meclisine çevirmeyin. Bu haliniz peygamberi meşgul ediyor, incitiyor, ama o size bir şey söylemeye utanıyor. Allah, hakkı, doğruyu söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından ihtiyacınız olan bir hâceti isterken, evlerine girmeden, kapı önünde durarak isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz, daha nezih, kalplere şüphe düşürmeyen bir davranıştır. Sizin Allah'ın Rasulüne eziyet etmeye hakkınız yoktur. Kendisinden sonra da, ebediyyen onun hanımlarıyla evlenemezsiniz. Bu Allah katında çok büyük bir günahtır.
bk. et-Tefsîru’l-Kebir, 25/225.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey iman edenler! Peygamberin evlerine yemek için size izin verilmeden girmeyin ve (başka bir amaçla girdiğinizde) yemek vaktini gözetlemeyin. Ancak davet edildiğiniz zaman girin ve yemeği yediğinizde dağılın. Sohbet etmek için de (izinsiz girmeyin). Çünkü bu Peygamberi rahatsız ediyor ancak siz(e söylemek)den çekiniyordu. Ama Allah gerçe(ği bildirme)kten çekinmez. Onlardan (Peygamberin eşlerinden) bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin. Bu hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temizdir. Sizin Allah'ın Peygamberine eziyet etmeniz doğru olmadığı gibi ondan sonra eşlerini nikahlamanız da ebediyen caiz olmaz. Şüphesiz bu Allah katında pek büyüktür. [5]
53.Buhari ve Müslim`in Enes bin Malik (r.a.)`ten rivayet ettiklerine göre Resulullah (a.s.), Zeyneb bintu Cahş (r.a.) ile evlenince yemek verdi. İnsanlar yemek için toplandılar. Arkasından oturup sohbete daldılar. Resulullah (a.s.) kalkar gibi yaptı. Ama diğerleri kalkmadılar. Resulullah (a.s.) bunu görünce kalktı. Ziyafettekilerden de bazıları kalktılar, üç kişi yine kaldı. Bir süre sonra onlar da kalktılar. Bu ayeti kerime de bu olayla ilgili olarak indirildi.Bu ayeti kerimenin iniş sebebi konusunda daha başka rivayetler de nakledilmiştir. Bütün bu rivayetlerde birbirine benzer olaylardan söz edilmektedir. Bu itibarla sahih rivayetlerde anlatılan olayların hepsinin ayeti kerimenin indirilmesiyle bağlantısı olabilir. Bütün bu rivayetlerden şu sonucu çıkarabiliriz: "Resulullah (a.s.)`ın evinde değişik münasebetlerle yemek verilirdi. İnsanlar bazen erkenden gelerek yemek vaktini beklerlerdi. Bazı zamanlarda izinsiz Resulullah (a.s.)`ın evine gelerek yemek vaktini beklerlerdi. Bazen de yemek yendikten sonra Resulullah (a.s.)`ın evinde sohbete dalar geç vakitlere kadar gitmezlerdi. Bütün bu hareketler Resulullah (a.s.)`ı rahatsız ederdi. Bu ayeti kerime ile bütün bu hareketler yasaklanmış, Resulullah (a.s.)`ın evinde yemek yemekle ilgili belli edep ölçüleri konmuştur."Ayeti kerimenin son kısmı yani: "Sizin Allah`ın Peygamberine eziyet etmeniz doğru olmadığı gibi ondan sonra eşlerini nikâhlamanız da ebediyen caiz olmaz. Şüphesiz bu Allah katında pek büyüktür" mealindeki kısmın iniş sebebi hakkında İbnu Ebi Hatim`in, Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre, bu Resulullah (a.s.)`ın vefatından sonra onun hanımlarından biriyle evlenmeyi düşünen bir adam hakkında indirilmiştir.Suddi`nin rivayetine göre Talha bin Ubeydullah adlı şahsın Resulullah (a.s.)`ın vefatından sonra onun hanımlarıyla evleneceğini söylemesi üzerine böyle buyurulmuştur. İbnu Sa`d`ın Ebu Bekr bin Amr bin Hazm`dan rivayetine göre de Talha bin Ubeydullah`ın Resulullah (a.s.)`ın vefatından sonra Hz. Aişe (r.a.) ile evleneceğini söylemesi üzerine Yüce Allah böyle buyurmuştur.5.Çok büyük bir günahtır.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey iman edenler (rastgele) Peygamberin evlerine girmeyin, (Bir başka iş için girmişseniz ille de) yemek vaktini beklemeyin. (Ama yemeğe) çağrıldığınız zaman girin, yemeği yiyince dağılın ve (uzun) söze dalmayın. Gerçekten bu, peygambere eziyet vermekte ve o da sizden utanmaktadır; oysa Allah, hak (kı açıklamak)tan utanmaz. Onlardan (peygamberin eşlerinden) bir şey isteyeceğiniz zaman, perde arkasından isteyin. Bu, sizin kalpleriniz için de, onların kalpleri için de daha temizdir. Allah'ın Resûlü'ne eziyet vermeniz ve ondan sonra eşlerini nikahlamanız size ebedi olarak (helal) olmaz. Çünkü böyle yapmanız, Allah katında çok büyük (bir günah)tır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey iman edenler! Yemek vaktini gözetmeksizin, size izin verilib de davetli olduğunuz vakitten başka zamanlarda, Peygamberin evlerine girmeyin. Fakat çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yediğinizde de hemen (yanından) dağılın. Söz konuşmak, sohbet etmek için de izinsiz girmeyin; çünkü bu, Peygambere eziyyet veriyor, (sonra, “çıkın” veya “girmeyin” demeğe) sizden utanıyor. Fakat Allah, gerçeği açıklamayı terk etmez. Bir de (Peygamberin) zevcelerine gerekli bir şey soracağınız vakıt de, perde arkasından sorun. Böyle yapmanız hem sizin kalbleriniz, hem de onların kalbleri için daha temizdir. Allah'ın Rasûlüne, sizin eziyyet etmeniz doğru olmaz; arkasından (irtihalinden sonra) zevcelerini nikâh eylemeniz de hiç bir zaman caiz olmaz. Bu (Peygambere eziyyet etmek ve arkasından zevcelerini nikâhlamak), Allah katında çok büyük bir günahtır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey iman edenler! Hazırlanmasını beklemeyeceğiniz bir yemeğe çağrılmanız hariç, size izin verilmeden Peygamberin evlerine girmeyin. Fakat çağrıldığınız zaman girin. Yemek yediğiniz zaman, hemen dağılın, sohbete dalmayın. Çünkü bu durum, Peygamberi üzüyor. O, (sizi evden çıkarmaktan) utanıyor. Hâlbuki Allah, hak olan bir şeyden utanmaz. Peygamber’in hanımlarından bir eşya istediğiniz zaman, bir perdenin arkasından isteyin. Bu durum, sizin kalpleriniz ve onların kalpleri için daha temizdir. Resulullah’a eziyet etmeniz, ondan sonra onun hanımlarıyla evlenmeniz asla caiz değildir. Şüphesiz bu durum, Allah katında büyük bir günahtır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey iman edenler! Siz, zamanını gözetmeksizin, bir yemeğe davet edilmedikçe Peygamber'in evlerine girmeyiniz. Ancak davet edildiğiniz vakit giriniz. Yemeği yediğinizde hemen dağılınız, sohbete dalmayınız. Çünkü bu hareketiniz Peygamber'i üzmekte, fakat o, bunu size söylemekten utanmaktadır. Ama Allah, hakkı söylemekten çekinmez. Peygamber'in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman, perde arkasından isteyiniz. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. Sizin, Allah'ın peygamberini üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanımlarını nikâhlamanız asla caiz olmaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.[444]
[444] Misafirlik âdâbı hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 335-338.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ey inanmış olanlar! Yemek için çağrılmış bulunmadıkça, yemeğin vaktini beklemedikçe, peygamberin evine girmiyesiniz, çağrılmış olursanız giriniz Yemekten sonra da hemen dağılın, söze dalmayasınız, bu iş üzer peygamberi; o sizden utanıyor, Allah haktan utanmaz, kadınlardan bir nesne istiyecek olursanız, perdenin ardından istiyesiniz, bu hem sizin, hem de onların gönlünüzce daha arıdır, Allahın peygamberini üzmek yaraşmaz, ondan sonra, onun kadınlariyle hiçbir zaman evlenmiyesiz, bu Allahın katında çok büyük bir günahtır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Yemek için çağrılmaksızın ve vaktine de bakmaksızın (vakitli vakitsiz) nebinin evlerine/odalarına (rasgele) girmeyin. (Erkenden gelip peygamberi rahatsız edecek şekilde beklemeyin yemeğin hazırlanmasını ya da toplantının başlamasını beklemeyin!) Çağrıldığınız zaman girin ve yemeği yiyince de hemen dağılın, söze dalıp eğleşmeyin. Çünkü bu (davranışınız) nebiyi rahatsız eder, fakat o size (bir şey) söylemekten çekinir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. (Bir de peygamberin) hanımlarından bir şey isteyeceğiniz (kendilerine bir şey soracağınız) zaman perde arkasından isteyin (odalarına öyle gelişigüzel dalmayın). Böyle davranmanız hem sizin kalplerinizin hem de onların kalplerinin temiz kalması için en uygun davranış şeklidir. (Şunu iyi bilin ki) Allah'ın resulünü (herhangi bir şekilde) incitmeniz ve kendisinden sonra onun eşleriyle evlenmeniz de size asla helâl değildir. Böyle bir şey yapmanız Allah katında çok büyük bir günahtır.
Cemil Said
swap_vert close
Ey mü’minler müsâ’adesini istihsâl itmeksizin ve sizi sofrasına da’vet itmediği zamân nebînin hânesine dâhil olmayınız ancak da’vet üzerine gidiniz, ta’âmdan sonra dağılınız sohbeti temdîd itmeyiniz, zîrâ kendisine eziyet itmiş olursınız. O utanır size gidiniz diyemez lâkin Allâh hakîkati söylemekden çekinmez. Zevcelerine bir şey sormak ister iseniz perde arkasından sorınız bu vecihle hem sizin kalbleriniz hem ânların kalbleri sâfiyetini muhâfaza ider. Rasûlullah’a eziyet itmeyiniz ve nikâhında bulunmuş kadınları aslâ tezvîc itmeyiniz bu Allâh’ın ’indinde ’azîm bir günâh olur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey inananlar! Peygamber'in evlerine, yemeğe çağırılmaksızın vakitli vakitsiz girmeyin; fakat davet edilseniz girin ve yemeği yiyince, dağılın. Sohbet etmek için de girip oturmayın. Bu haliniz Peygamber'i üzüyor, o da size bir şey söylemeye çekiniyordu. Allah gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamber'in eşlerinden bir şey isteyeceğinizde onu perde arkasından isteyin. Bu sayede sizin gönülleriniz de, onların gönülleri de daha temiz kalır. Bundan sonra ne Allah'ın Peygamber'ini üzmeniz ve ne de O'nuneşlerini nikahlamanız asla caiz değildir. Doğrusu bu, Allah katında büyük şeydir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber’in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey iman edenler! Size izin verilmedikçe Peygamberin evlerine girip de yemeğin hazırlanmasını beklemeyin; fakat yemeye çağırıldığınızda girin; yemeğinizi yiyince de hemen dağılın, söze dalıp oturmayın. Bu davranışınız peygamberi rahatsız ediyor, size söylemeye çekiniyor, oysa Allah hak olanı açıklamaktan çekinmez. Peygamber hanımlarından bir şey istediğinizde, onlar perde arkasında iken isteyin; bu sizin kalplerinizin de onların kalplerinin de temiz kalması için en uygunudur. Resûlullah’ı üzmeye hakkınız yoktur, kendisinden sonra ebedî olarak eşleriyle de evlenemezsiniz, sizin bunu yapmanız Allah katında büyük bir günahtır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey iman edenler! Siz, bir yemeğe çağırılmadıkça, zamanını gözetmeksizin, Peygamber'in evlerine girmeyin. Ancak davet edildiğiniz vakit girin. Yemeği yediğinizde hemen dağılın, sohbete dalmayın. Çünkü bu hareketiniz Peygamber'i üzmekte, fakat o (size bunu söylemekten) utanmaktadır. Ama Allah, hakkı söylemekten çekinmez. Peygamber'in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. Sizin Allah'ın Resûlünü üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanımlarını nikâhlamanız asla caiz olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük (bir günah) tır.  
 Bu âyet, Hz. Peygamber’in evine yemekten önce gelen, yemek hazır oluncaya kadar bekleyen, yemekten sonra da kalkıp gitmeyenler hakkında nâzil olmuştur. Âyet-i kerime, müslümanların Resûlullah’a ve hane-i saadete karşı nasıl davranacaklarını, birbirlerine karşı nasıl muamele edeceklerini bildirmektedir. Buna göre bir kimsenin başkasını rahatsız etmemesi, evinde huzur ve istirahatını bozmaması, davet edildiğinde bildirilen zamandan önce gitmemesi, yemekten sonra fazla oturmaması gerekmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ey inananlar, peygamberin evine, yemeğe çağrılmadan girmeyin. Öyle bir çağrıyı da beklemeyin. Çağrıldığınız vakit girebilirsiniz. Yemeği yedikten sonra ayrılıp dağılın. Hadislere (sözlere) dalmayın.* Bu durum peygamberi üzüyor; ancak size bildirmekten utanıyordu. ALLAH gerçeği bildirmekten çekinmez. Onun hanımlarından bir şey istediğinizde onu bir perde ardından isteyiniz. Bu sizin kalbiniz ve onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır.** ALLAH'ın elçisini üzmemelisiniz ve ondan sonra onun eşleriyle asla evlenmemelisiniz, zira bu, ALLAH katında pek büyük bir günahtır.***
* Bak 66:3; 33:38. ** Bak 33:32. *** 3 Bir zamanlar babamızla evlenmiş bulunan kadınlarla evlenmemiz 4:22 ayetiyle yasaklanmıştır. Bu ilahi emir, babalarımıza ve onların özel hayatlarına olan saygıyı korur. Dini ve politik lider olarak tarihi bir misyona sahip olan Muhammed peygamberin özel hayatını korumak için peygamberin hanımları inananların anası olarak değerlendirdi (33:6).  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey iman edenler! Peygamberin evlerine vaktine bakmaksızın ve yemeğe izin verilmedikçe girmeyin. Fakat çağırıldığınız vakit girin. Yemeği yediğinizde de hemen dağılın. Sohbet etmek için de izinsiz girmeyin. Çünkü bu haliniz peygambere eziyet veriyor, ama o sizden utanıyor. Fakat Allah gerçeği söylemekten utanmaz. Hem O'nun hanımlarına bir ihtiyaç soracağınız vakit de perde arkasından sorun. Böyle yapmanız hem sizin kalbleriniz ve hem de onların kalbleri için daha temizdir. Hem sizin Resulullah'a eziyet etmeye hakkınız yoktur. Ondan sonra hanımlarını da ebediyyen nikâh edemezsiniz. Çünkü bu Allah katında çok büyük bir günahtır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o bütün iyman edenler! Vaktına bakmaksızın yemeğe izin verilmedikçe size Peygamberin evlerine girmeyin ve lâkin çağırıldığınız vakıt da girin, yemeği yediğinizde de hemen dağılın, söz, sohbet için de izinsiz girmeyin, çünkü o, Peygambere eza veriyor, üzerine de sizden utanıyor, fakat Allah hakkı söylemekten sıkılmaz, hem haremlerine gerekli bir şey soracağınız vakıt da bir perde arkasından sorun, öyle yapmanız, hem sizin kalbleriniz ve hem onların kalbleri için daha temizdir, ve sizin Resulullaha eza etmeniz olamaz, arkasından zevcelerini nikâh eylemeniz de olamaz. Çünkü o günah, Allah ındinde çok büyük bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey îmân edenler! Yemek için davet edilmediğiniz müddetçe, vakitli vakitsiz bir şekilde Peygamberin evlerine girmeyin. (Ancak yemeğe) davet edildiğiniz zaman girin, yemeği yiyince (de hemen) dağılın ve (sohbet için eğlenip uzun) söze dalmayın. Gerçekten bu davranışınız Peygamber’e rahatsızlık vermekte, fakat o siz (e bu hususta bir şey söylemek) ten çekinmektedir. Fakat Allah size hakikati açıklamaktan imtina etmez. Onlardan (Peygamberin zevcelerinden) bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin. Bu hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temizdir. (Şunu iyi bilin ki) sizin, Allah’ın Resûlü’nü (herhangi bir şekilde) incitmeniz ve kendisinden sonra onun zevceleriyle evlenmeniz de asla helâl değildir. Böyle bir şey yapmanız Allah nezdinde çok büyük bir günahtır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey iman edenler! Nebi'nin evlerine, yemeğe izin verilmiş olmasının dışında vakitli vakitsiz izinsiz girmeyin. Ama çağrılmışsanız o başka. Yemeği yiyince de hadise¹ dalıp oyalanmayın, hemen dağılın. Doğrusu bu haliniz Nebi'yi rahatsız ediyor, o sizden çekindiği için bir şey demiyor. Allah ise gerçeği açıklamaktan çekinmez. Onlardan bir şey isteyeceğiniz zaman da hicap² arkasından isteyin. Bu sizin kalpleriniz için de onların kalpleri için de daha uygundur. Allah'ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz doğru olmaz. Kendisinden sonra eşleriyle asla evlenemezsiniz. Kuşkusuz bu Allah'ın yanında büyük şeydir.
1- Söze. 2- Perde. (Kapı yerine kullanılan perde. O günün koşullarında iç odalarda kapı olmadığı için, kapı olarak perde kullanılmaktaydı.) Hicap, iki şey arasına girerek, birini diğerinden koruyan, saklayan nesneyi ifade etmektedir. Bu kullanıldığı yere göre somut bir şey olabileceği gibi, edep, hayâ gibi soyut bir şey de olabilir. Burada kast edilen şey; aile ortamının ve kişinin özel hayatının, mahremiyetinin korunmasıdır. İzin alınmadan, haberdar etmeden özel alanlara girilmemesidir. Bu ev ortamında, başkasının görmesi uygun olmayan bir durumda olmaya karşı bir uyarıdır. Hicap aynı zamanda edepli olmayı da ifade etmektedir. Bunun cinsiyetler arası insanî görüşmeleri kısıtlayan bir uyarı olarak algılanması doğru değildir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey îman edenler, (bundan sonra) peygamberin evlerine — yemeğe da'vet olunmaksızın, vaktına (da) bakmaksızın — girmeyin. Fakat da'vet olunduğunuz zaman girin. Yemeği yediğiniz zaman dağılın. Söz dinlemek veya suhbet etmek için de (izinsiz) girmeyin. Çünkü bu, peygambere ezâ vermekde, o sizden utanmakdadır. Allah ise hak (kı açıklamak) dan çekinmez. Bir de onun zevcelerinden lüzumlu bir şey istediğiniz vakit perde ardından isteyin onlardan. Bu, hem sizin kalbleriniz, hem onların kalbleri için daha temizdir. Sizin, Allahın peygamberine ezâ vermeniz (doğru) olmadı (ğı gibi) kendinden sonra zevcelerini nikâhla almanız da ebedî (caiz) değildir. Bu, Allah nezdinde çok büyük (bir günâh) dır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey îmân edenler! Vaktini gözetleyici kimseler olmadan, yemeğe sizin için da'vet yapılmadıkça peygamberin evlerine girmeyin! Fakat çağrıldı ğınız zaman, artık girin; yemeği yiyince de dağılın; sohbete dalıcı kimseler de olmayın!Çünki bu hâliniz, pey gambere eziyet veriyor, fakat (o) sizden utanıyor. Allah ise hak(kı söylemek)ten çekinmez. Hem on lardan (peygamberin zevcelerinden) bir şey iste diğiniz zaman, artık kendilerinden bir perde ar kasından isteyin! Bu, hem sizin kalbleriniz için, hem de onların kalbleri için daha temizdir. Çünki sizin için, Allah'ın Resûlünü incitme niz ve kendisinden sonra onun zevcelerini ni kâhlamanız ebediyen (câiz) olmaz. Çünki bu, Al lah katında (pek) büyük(bir günah)tır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey iman etmiş olanlar! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (rastgele) peygamberin evlerine (izinsiz) girmeyin, (ancak yemek için) çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de dağılın. (Mademki sırf yemek için çağrılmışsınız, öyleyse) Aranızda uzun uzadıya sohbete dalıp durmayın. Şüphe yok ki bu davranış (sizin gibi bir beşer olan), peygamberi (ve dolayısıyla ev halkını) de rahatsız edebilir de utanır sizden, ama Allah ise doğruyu söylemekten çekinmez. Ve (onun) eşlerinden bir şey istediğiniz zaman (odalarına girmeyin) perde ardından isteyin. Bu, hem sizin gönülleriniz, hem onların gönülleri için daha nezih bir davranıştır. Allah’ın elçisine rahatsızlık vermeniz ve (irtihalinden) sonra (kendilerine birer anne gözüyle baktığınız) hanımlarını (manevi annelerinizi) nikâhlamanız da asla söz konusu olamaz. Şüphesiz bu, Allah katında büyük bir şeydir. (*)
(*) Bu ayet, evlere izinsiz girmemeyi tavsiye ediyor. Bu bir görgü kuralıdır. Cahiliye dönemi bu kurallardan habersiz insanlar her konuda olduğu gibi bu konuda da eğitilmektedir. Bununla hem Hz. peygamberin gereksiz yere meşgul edilmemesi, hem de geç saatlere kadar evinde kalınarak ailesinin de rahatsız edilmemesi isteniyor ki, bu sadece Hz. peygamberin evi için değil tüm evler için de söz konusudur. Ayrıca bizzat Hz. peygamber bu kurallara uymakta, izin almadan ve selam vermeden evlere girmemekte, izin gelmezse geri dönmekte idi. (Zâdu’l-Me‘âd, 2/381, Rıyazu’s-salihin, 872) Zaten aynı sûrenin 21. ayeti bize Hz. peygamberin bizim için ”Güzel bir örnek ”olduğu açıkça ifade edilir. O (sav) kendi yaşantısı ile bize örneklik teşkil etmektedir ve bu onun peygamberlik görevlerinden biridir. İşte bu âyet, Hz. Peygamber’in evine yemekten önce gelen, yemek hazır oluncaya kadar bekleyen, yemekten sonra da kalkıp gitmeyenler hakkındadır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey iman edenler! Yemek için izin verilmedikçe peygamberin evine beklemeksizin (çat kapı) girmeyin ve yemek hazırlanmadan önce davete erken gidip beklemeyin. Ancak yemeğe davet edildiğinizde girin ve yemeği yediğiniz zamanda dağılın, onun evinde sohbete dalmayın. Böyle yapmanız peygamberi üzüyor ve bunu size söylemekten de çekiniyor. Allah ise gerçekleri söylemekten asla çekinmez. Peygamberin eşlerinden bir ihtiyaç isteyeceğiniz zaman, perde arkasından isteyin. Bu sizin ve peygamber eşlerinin kalplerinin daha temiz kalması içindir. Böylece Allah’ın elçisini üzmemiş olursunuz. Bundan böyle ebedi olarak peygamberin eşleriyle evlenmeniz yasaklanmıştır. (Nebinin eşleriyle evlenmek istemeniz veya düşünmeniz) Allah katında büyük günahtır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Peygamberin evlerine çağrılmadan yemeğe gitmeyin. Yemek vaktini de gözlemeyin. Ancak çağrılınca girin. Yemeği yiyince de dağılın. Biribirinizle lakırdıya dalıp da kalmayın. Çünkü bu peygamberi incitir. O size söylemiye çekinir, ancak, Allah doğruyu söylemekten çekinmez. Eğer peygamberin karılarından bir nesne istiyecek olursanız onu perde arkasından isteyin. Böylelikle hem sizin yüreğiniz hem de onların yüreği daha arı kalır. Allah’ın peygamberini incitmek, kendinden sonra karılarıyla evlenmek sizin için doğru olmaz. Çünkü bunlar Allah’ın katında çok büyük suç sayılır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Mü/minler! Yemek vaktini beklemiş olmayarak davetli bulunduğunuz vakitten başka vakitlerde peygamberin evlerine girmeyin. Fakat dâvet olunduğunuz zaman girin, yemeği yiyince dağılın, birbirinizin sözüne ve sohbetine dalıp kalmayın, bu hal [⁴] peygamberi incitiyordu. O, size söylemekten utanıyordu. Allah doğru sözden çekinmez. Peygamberin kadınlarından işe yarayacak bir şey isterseniz onu perde ardından isteyin. Bu hal, kalplerinize, onların kalplerine daha ziyade temizlik verir. Allah/ın peygamberini incitmek, kendinden sonra zevcelerini almak, ebediyen size caiz değildir. Bu hareketiniz Allah yanında büyük bir günahtır [⁵].
[4] İzinsiz eve girmek, yemekten sonra oturup kalmak,[5] Birtakım kimseler izinsiz hane-i saadete giriyorlar, yemeğin pişmesini bekliyorlardı, birtakımlarıysa izinli olarak giriyorlar, fakat yemekten sonra sohbete dalıyorlardı, bazı yabancı erkekler ezvac-ı mutahharat hazırken Resûlü Ekrem Efendimiz ile beraber yemekte bulunuyorlardı. Âyet-i Celîle ile hepsi nehiy olunmuştur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey inananlar! Peygamber’in evlerine size izin verilmedikçe girmeyiniz; yemeğe davet edildiğinizde (erkenden gidip de) yemeğin hazırlanmasını beklemeyiniz. Ne zaman davet edildinizse o zaman giriniz. Yemeği yiyince de hemen ayrılınız, lafa dalıp kalmayınız. Muhakkak ki sizin bu hâliniz peygamberi üzmektedir ancak o size bunu söylemekten çekiniyor [yestehyî]. Allah ise gerçeği/hakkı söylemekten çekinmez. (Peygamber’in hanımlarından) bir şey istediğiniz zaman, perde [hicâb] arkasından isteyiniz. Bu şekilde (davranmanız) hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temizdir. Sizin Allah’ın elçisine rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra da eşlerini nikâhlamanız ebediyen caiz değildir.²¹ Muhakkak ki bu, Allah katında (vebali) çok büyüktür/bağışlanamaz bir günahtır.
21 Bir sahabenin, “Ben, Hz. Peygamber’in vefatından sonra Hz. Ayşe ile evleneceğim” demesi üzerine bu ayet gelmiştir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey iman edenler! Siz yemeğe çağırılmadıkça peygamberin evlerine girmeyin ve (uzun süre oturarak) yemeğin pişmesini gözetlemeyin. Ancak davet edildiğiniz vakit girin. Yemeği yediğinizde hemen dağılın, sohbete dalmayın. Gerçekten bu, peygambere eziyet vermekte, fakat o (size bunu söylemekten) utanmaktadır. Lakin Allah, hakkı söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. Sizin Allah resulünü üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanımlarını nikâhlamanız size ebedî olarak (helal) olmaz. Çünkü bu, Allah katında büyük (bir günah) sayılır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey iman edenler! Herhangi bir toplantı, konuşma veya yemek için dâvetedilmedikçe, Peygamberin odalarına rasgele girmeyin! Erkenden gelip yemek vaktini bekleyerek Peygamberi gereksiz yere meşgul etmeyin. Ancak dâvet edildiğinizde en uygun zamanda gelin, yemeği yedikten sonra da hemen ayrılın, sohbete dalıp uzun uzadıya oturmayın.Çünkü bu davranışınız, ümmetin sorunlarıyla ilgilenmesi gereken ve ailesine de zaman ayırmak zorunda olan Peygamberi sıkıntıya sokuyor fakat o, utangaçlığından dolayı, sizden gitmenizi istemeye çekiniyor. Oysa Allah, gerçeği ve doğruyu söylemekten çekinmez. Bir de, Peygamberin hanımlarından bir şey isteyeceğiniz veya kendilerine bir şey soracağınız zaman, bunu perde arkasından isteyin, odalarına öyle gelişigüzel girip onları rahatsız etmeyin. Ayrıca, onlara karşı dâimâ saygılı ve ölçülü davranın. Bu hem sizin, hem de onların kalplerinin tertemiz kalması ve şeytânî düşüncelere saplanmaması için en uygun davranış şeklidir. Şunu iyi bilin ki, sizin Allah’ın Elçisini herhangi bir şekilde incitmeniz asla helâl değildir. Ayrıca, onun vefâtından sonra hanımlarıyla evlenmeniz de size kesinlikle haramdır. Çünkü böyle bir davranış, Allah katında çok büyük bir günahtır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey iman edenler! Vaktine bakmaksızın, bir yemeğe çağrılmanız dışında Nebiyy’nin evlerine girmeyin; ama davet edildiğiniz zaman girin! Yemek yediğiniz zaman dağılın; söze-sohbete dalmayın! Bu durumunuz, Nebiyy’i üzüyordu / incitiyordu; sizden çekiniyordu. Oysa Allah, Hakk’tan çekinmez. Onlardan bir şey soracağınız zaman perde arkasından sorun! Hem sizin kalbleriniz, hem de onların kalbleri için bu en temizdir. Bunun ardından ebedî olarak, Allah’ın rasûlünü üzmeniz (incitmeniz) de, onun eşlerini nikâhlamanız da sizin için olası değildir. Bu, Allah katında çok büyük olmuştur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili müminler! Peygamberin evlerine gelişigüzel giremezsiniz. Yemek için girmenize izin verilirse gözünüz onun tabağında olmasın. Davet edilince girin ama, yer yemez dağılın. Sohbeti uzatmayın. Çünkü bunlar resule eziyet oluyor. O da sizden utanıyor. Allah ise doğruyu söylemekten çekinmez. Peygamber hanımlarından bir şey isteyecek olursanız, onlara dışardan seslenin. Bu, hem sizin hem onlar için, nezih bir davranış olur. Allah resulüne eza vermek size yakışmaz. Ölümünden sonra onun eşleriyle evlenmek de size yakışmaz. Allah bunu büyük bir sorumluluk saymaktadır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın yemek yeme vakitlerinde Nebi’nin evine girmeyin! Çağrıldığınız zaman girin! Elbette sizler Resul ile görüşmeyi canı gönülden istiyorsunuz. Ancak her şeyin bir adabı, bir erkânı var. Her insan gibi Resulün de bir aile hayatı var. Eğer bir şekilde yemeğe kaldıysanız yemeği yiyince hemen dağılın! Sohbete davet edilmiyorsanız sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Nebi’yi rahatsız etmekte, fakat Nebi size söylemekten çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Nebi’nin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin! Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resulüne rahatsızlık vermeniz, kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız söz konusu olamaz. Çünkü bu Allah katında büyük bir günahtır. Resul öldükten sonra da Resulün hanımlarına gereken saygıyı, sevgiyi gösterin! Aranızdaki nezaketi, mesafeyi koruyun! Çünkü Resulün eşleri Müminlerin anneleri gibidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Siz (yemeğin hazırlanma) zamanını gözetmeksizin -bir yemek için size izin verilmesi hariç- Peygamber’in evlerine girmeyin; sadece davet edildiğiniz zaman girin! [*] Yemeği yediğinizde başka bir konuya girmeyerek hemen dağılın! (Çünkü) şüphesiz ki bu durum Peygamber’i üzmekte fakat o (size bunu söylemeye) utanmaktadır. (Ancak) Allah gerçeği söylemekten çekinmez. Onlardan (Peygamber’in hanımlarından) herhangi bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin! [*] Bu (durum) hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. Allah’ın Elçisini üzmeniz ve kendisinden sonra onun eşlerini nikâhlamanız sizin için asla söz konusu olamaz. [*] Şüphesiz ki bu durum, Allah katında büyük (bir günah)tır.
Ahzâb 33:45. ayette geçtiği üzere, Yüce Allah Hz. Muhammed’i ümmetine şahit olarak görevlendirdiğini ifade etmekte, böylece şahitliğin örneklik anlamı gereği, onun evinin de toplumun örnek alması gereken bir durumda olması zorunluluğu üzerinden mesaj verilmek istenmektedir.,Bu buyruk Hz. Muhammed’in hanımlarıyla ilgili özel bir emirdir; evlerin içindeki şartlar namahrem insanlara uygun olmayabileceği için Hz. Peygamber’in eşlerinden bir şeyler isteneceği zaman bunun bir perdenin, bir örtünün arkasından istenmesi gerektiği hükme bağlanmaktadır. Ancak bu ayetteki evrensel mesaj ise kadın-erkek ilişkilerinde mahremiyete özen gösterilmesi, hiçbir yasağın bulunmadığı zannının reddedilmesi, tesettür, nezaket, rahatsızlık vermemek vs. noktalarda dikkatli davranılması gerektiğiyle ilgili uyarılar olarak anlaşılmalıdır. ,Bu cümle Ahzâb 33:6. ayetle birlikte okunmalıdır. Müminlerin annesi olan ve bu yüzden başka bir evlilik düşünmeyen annelerimizle evlenme “düşüncesi” bile gündemden düşürülmüştür.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey îman edenler! Peygamberin evlerine, bir yemeğe davet edilmedikçe, sadece yemek hazırlanmasını beklemek ve birbirinizle konuşmak için (rasgele) girmeyin.¹ Ancak (yemeğe) çağrıldığınız zaman girin, yemeği yiyince de hemen dağılın. Gerçekten bu halinizle siz Peygambere eziyet ediyorsunuz, ama o da size (bunu söylemekten) çekiniyor. Fakat Allah doğruyu söylemekten çekinmez. (Bir de) Peygamber’in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman, perde² arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalplerinizi, hem de onların kalplerini daha temiz tutar. Sizin Allah’ın Elçisine eziyet etmeniz ve vefatından sonra da onun hanımlarıyla evlenmeniz asla (helal) olamaz.³ Doğrusu bu Allah katında çok büyük bir günâhtır.
1 Bu âyet, Peygamberin mü’minlere kendilerinden daha yakın, hanımlarının da onların anneleri olduğunu, mü’minlerin Peygamberin evlerine kendi evleri gibi izinsiz girmelerinin de yasaklandığını bildirmektedir. Bu âyet; Peygamberimizin Zeynep’le evlendiğinde verilen düğün yemeğinde nâzil olmuştur. (Buharî, Tirmizî) 2 Hicab: İki şey arasına giren veya birini diğerinden ayıran, gizleyen şey demektir. Bu; perde, cam, örtü, pencere, duvar v.s. olabilir. Burada zahiri manasıyla perde anlamında kullanıldığı açık olmakla birlikte, mecâzen Peygamberin hanımlarına gösterilmesi gereken saygı ve terbiye anlamına da gelebilir. Peygamber hanımlarının erkeklerle ilişkileri bu şekilde ise, Müslüman hanımların da buna uymaları, mutlaka gerekir. Bu âyetle, evlerde kadınların bulundukları bölümün, yabancı erkeklerin girip çıkacağı bölümlerden ayrılması farz kılınmıştır. O zamana kadar Araplarda böyle bir gelenek yoktu. 3 İşte onların Müslümanların anneleri olmalarının asıl anlamı budur. Peygambere kasten eza etmek küfür olduğu gibi eşleriyle evlenmeyi helâl saymak da öyledir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
SİZ EY imana ermiş olanlar! İzin verilmedikçe Peygamber’in evlerine girmeyin; ve yemek için [davet edildiğiniz zaman erkenden] gidip hazırlanmasını beklemeye kalkışmayın: çağrıldığınızda [en uygun zamanda] girin; yemeği yiyince hemen ayrılın, lafa dalmayın: bu durum Peygamberi üzebilir, ama sizden [gitmenizi istemeye de] çekinebilir: fakat Allah doğru[yu size öğretmek]ten çekinmez. ⁶⁸ [Peygamber’in eşlerine gelince,] onlardan bir şey isteyeceğiniz vakit perde ⁶⁹ arkasından isteyin: bu hem sizin kalplerinizin, hem de onlarınkinin temizliğini pekiştirir. Ayrıca sizin Allah’ın Elçisi’ni üzmeniz ve o’nun vefatından sonra eşlerini nikahlamanız ⁷⁰ caiz değildir: doğrusu bu, Allah nazarında büyük bir günahtır.
68 Yukarıdaki pasaj, 45-48. ayetlerde Hz. Peygamber’in tebligatına yapılan atıfla bağlantılı olarak o’nun çağdaşları arasındaki eşsiz konumunu vurgulamaktadır; fakat Kur’an’ın tarihî olaylara ve durumlara yaptığı atıflardaki genel üslubuna uygun olarak, burada öngörülen ahlakî prensip de, belli bir zaman ve çevre ile sınırlı değildir. Kur’an, Hz. Peygamber’in Ashâbı’nı o’nun kişiliğine saygı göstermeleri için uyarmak suretiyle bütün müminlere onun her zamanki yüce konumunu hatırlatmaktadır (karş. 2:104, not 85); bunun da ötesinde, toplumsal hayat ile ilgili belli davranış kurallarını onlara öğretmektedir: bu kurallar ilk bakışta ne kadar önemsiz görünseler de, gerçek bir kardeşlik duygusu, karşılıklı anlayış ve başkalarının kişiliğine ve mahremiyetine saygı temeline oturması gereken bir toplumda psikolojik bir değer/anlam taşırlar.69 Hicâb terimi, iki şey arasına giren veya birini diğerinden ayıran, koruyan veya gizleyen nesneyi ifade eder; kullanıldığı yere göre, hem somut hem de soyut anlamlarıyla “bariyer”, “engel”, “duvar”, “cam”, “perde”, “örtü” vb. gibi kelimelerle karşılanabilir. Hz. Peygamber’in eşlerine ancak bir “perde” yahut “pencere” arkasından yaklaşılması emri, Hz. Peygamber’in birçok Sahâbesi’nin yaptığı gibi, lafzî anlamıyla anlaşılabileceği kadar “müminlerin anneleri”ne gösterilmesi gereken derin saygıyı ifade eden mecazî anlamıyla da yorumlanabilir.70 Lafzen, “ondan sonra eşleriyle evlenmek”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Ey iman edenler, Nebi’nin evlerine davetsiz misafir olarak girmeyin. Yemeğe davet edildiğinizde de erkenden gidip yemeğin hazırlanmasını beklemeyin, eve yemek vaktinde gelin, yemeği yiyince de kalkıp gidin, lafa dalmayın çünkü bu davranışınız nebiyi incitiyor. O ise sizden çekindiği için bir şey söylemiyor, fakat Allah söylenmesi gerekeni söylemekten çekinmez. Eğer onun eşlerinden bir şey isteyecekseniz perdenin arkasından isteyin zira bu davranış hem sizin hem de onların kalplerinin temiz kalması bakımından en münasip olandır. Bundan böyle Allah’ın elçisini incitmeniz size yaraşmadığı gibi vefatından sonra da onun hanımlarıyla evlenmeniz asla helal değildir. Bilin ki bu buyruklara uymamanız Allah katında çok büyük bir günahtır. 3/135, 33/6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SİZ ey iman edenler! Size izin verilmedikçe Nebî’nin evlerine girmeyin; yemeğe (davet) edildiğinizde (erken gelip) yemeğin hazırlanmasını beklemeyin; lakin ne zaman davet edilirseniz o zaman içeri girin! Yemeği yediğiniz zaman da hemen ayrılın, asla lafa dalmayın! Çünkü böyle yapmanız Nebî’yi üzebilir, fakat o bunu söylemek için sizden çekinir; ama Allah hakikati söylemekten asla çekinmez. (Ey mü’min erkekler!) Onlardan bir şey isteyeceğiniz zaman, kapı dışından isteyin:[³⁷⁸⁰] bu sizin kalplerinizin de, onların kalplerinin de daha temiz kalması için en uygun yoldur. Dahası, sizin ne Allah Rasûlü’nü üzmeniz, ne de ölümünden sonra onun eşleriyle evlenmeniz ebedîyen helâl değildir:[³⁷⁸¹] çünkü bütün bunlar Allah katında zaten çok büyük bir vebaldir.
[3780] Lafzen: “perde gerisinden”. Hicâb, iki şeyi birbirinden ayıran kapı, perde, engel, pencere, duvar vb. türü şeylere denir. Göz kapağı da zımnen buna dahildir. Burada kastedilen hiç kuşku yok ki, Peygamber hanelerinin mescide açılan kapılarına boydan boya gerilen perdelerdir (es-sitru’l-murhâ). Gözden kaçırılan nokta, bu emrin kadınlara değil erkeklere verilen bir emir olduğudur. Bu bağlamda emir, hane mahremiyetinin ve özel hayatın korunmasına delâlet eder. [3781] Bu hüküm “geçici madde” sadedindedir ve Allah Rasûlü’nün eşleriyle sınırlıdır. Rivayete göre Ensar’dan bir sahabi “Allah Rasûlü vefat edecek olursa, ben Âişe ile evlenirim” demiştir. Bu âyet bunun üzerine inmiştir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey iman edenler, Peygamber'in evlerine yemeğe davet edilmedikçe ve zamanını gözetmeden girmeyin, ancak davet olunursanız girin ve yemekten sonra sohbete dalmadan dağılın, bu davranışınız Peygamberi üzüyordu ama, size söylemeye çekiniyordu. Allah ise, hakkı söylemekten çekinmez. Peygamber'in hanımlarından bir şeyi ancak perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin, hem de onların kalpleri için daha uygun bir davranıştır. Allah'ın Resulünü üzmeniz ve kendisinden sonra, onun hanımlarını nikâhlamanız asla caiz olamaz, çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.
Osman Fırat
swap_vert close
Ey iman edenler! izin verilmedikçe Nebinin evine girmeyin ancak yemeğin pişmesini beklemeksizin, çağrıldığınız zaman girin ve yemeği yiyince de hemen dağılın. Lafa dalmayın. Çünkü bu davranışınız Nebiyi rahatsız etmektedir lakin o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. (Nebinin) hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz caiz değildir. Ve kendisinden sonra da hanımlannı nikâhlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey imân etmiş olanlar! Peygamberin hanelerine bir yemeğe davet olunmadan girip yemek pişmesini beklemeyin. Meğer ki, size izin verilmiş olsun. Fakat (öyle) davet olunduğunuz vakit giriniz. Yemeği yedikten sonra lâfa dalmaksızın dağılınız. Çünkü o, şüphe yok ki peygambere eziyet verir, o da sizden utanır. Fakat Allah hakkı bildirmekten çekinmez. Ve onlardan bir lüzumlu şey soracağınız vakit de onlardan bir perde ardından (sorunuz). Bu sizin kalpleriniz için ve onların kalpleri için daha temizdir ve Allah'ın ResûIüne sizin eziyet vermeniz doğru değildir ve ondan sonra zevcelerini nikah etmeniz de ebedîyyen (caiz değildir). Şüphe yok ki o, Allah indinde çok büyük (bir günah) bulunmaktadır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey iman edenler! Yemeğe izin verilmeksizin, vaktine de bakmaksızın, Peygamberin evine girmeyiniz. Fakat dâvet edildiğinizde girin. Yemeği yiyince hemen dağılın, yemekten sonra sohbete dalmayın. Çünkü bu hareketiniz Peygamberi rahatsız ediyor, lâkin utandığından, size karşı bir şey söylemiyordu. Oysa Allah, gerçeği açıklamaktan çekinmez. Eğer (müminlerin annelerinden) bir şey soracak veya isteyecek olursanız, onu perde arkasından isteyiniz. Böyle yapmanız, hem sizin hem de onların kalpleri yönünden daha nezihtir. Sizin Allah'ın Resulünü rahatsız etmeniz ve kendisinin vefatından sonra onun eşlerini nikâhlamanız asla helâl değildir. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey inananlar, (rastgele) Peygamber'in evlerine girmeyin. Ancak yemek için size izin verilir de girerseniz (erkenden gelip) yemeğin pişmesini beklemeyin. Çağrıldığınız zaman girin; yemeği yeyince dağılın, söze dalmayın. Çünkü bu (davranışınız) Peygamberi incitiyor, fakat o, (size bunu söylemekten) utanıyordu. Ama Allah, gerçek(i söylemek)ten utanmaz. Onlardan (yani peygamberin hanımlarından) bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalbleriniz, hem de onların kalbleri için daha temizdir. Sizin, Allah'ın Elçisini incitmeniz ve kendisinden sonra onun eşlerini nikahlamanız asla olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük(bir günah)tır.
Bu âyetten anlaşıldığına ve Abdullah ibn Abbâs'tan da rivâyet edildiğine göre bazı kimselere vakit vakit, Hz. peygamber'in evinde yemek yedirilirdi. Bunlar bazan yemekten önce gelip yemek hazırlanıncaya kadar bekliyorlar, yemekten sonra da kalkıp gitmiyorlardı. Hz. peygamber (s.a.v.) bu durumdan sıkılıyordu. Müslümanlara görgü öğretmek üzere bu âyet indi.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Mü'minler! Nebî'nin hânelerine girmeyiniz. Meğer ki ta'âm vaktine muntazır oldığınız halde ta'âma da'vet olunur iseniz giriniz. Sizin bu hâliniz Nebî'yi rahatsız idiyor ve size söylemeğe haya iyliyor. Halbuki Allâh hakkı söylemekden haya itmez. Eğer Nebî'nin zevcelerinden bir şey isteyecek olur iseniz perdenin arkasından isteyiniz. Bu, sizin ve onların kalbleri içün daha temizdir. Rasûlullâh'ı eziyet itmek ve ondan sonra zevcelerini ebeden nikâh itmek size lâyık olmaz. Bu ezâ-yı rasûl ve nikâh-ı ezvâc 'inda'llâh büyük günâhdır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey iman etmiş kimseler! Yemek için izin verilmeden, vakitli vakitsiz nebînin evlerine girmeyin; davet edilirseniz girin, yemeği yiyince dağılın. Orada bir sohbet ortamı da aramayın. Bu haliniz nebîyi üzüyor ama sizden çekiniyor. Allah gerçeği söylemekten çekinmez. Onun eşlerinden bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin. Bu sizin gönülleriniz için de, onların gönülleri için de daha nezih olur. Allah'ın elçisini üzmeye ve onun arkasından eşlerini nikâhlamaya asla hakkınız yoktur. Böyle yapmanız Allah katında ağır bir kusur olur.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey iman edenler, yemeğe çağrılmadan Peygamber'in evlerine vakitli vakitsiz girmeyin. Davet edildiğiniz zaman gidin ve yemek yiyince dağılın, söze dalmayın. Bu hal onu incitiyor, size söylemekten de çekiniyor. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamber'in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman, perde arkasından isteyin. Bu hem sizin kalbiniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Sizin Allah'ın Rasülü'ne eziyet etmeniz ve ondan sonra da onun eşlerini nikahlamanız asla caiz değildir. Bu Allah katında büyük bir günahtır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey iman edenler! İzin verilmedikçe Peygamberin evine girmeyin; yemek için çağırıldığınızda vaktini gözetmeksizin gitmeyin.(22) Çağırıldığınız zaman girin; yediğinizde de birbirinizle sohbete dalmadan dağılın. Bu hareketleriniz Peygambere eziyet veriyor; ancak o size bunu açıklamaktan sıkılıyor. Allah ise hakkı açıklamaktan çekinmez. Peygamber hanımlarından birşey isteyeceğiniz zaman da onu perde arkasından isteyin. Sizin kalbiniz için de, onların kalpleri için de böylesi daha nezih bir davranış olur. Peygambere eziyet vermek de, onun ölümünden sonra hanımlarını nikâhlamak da size ebediyen yasaklanmıştır. Çünkü bunlar Allah katında büyük bir günahtır.
(22) Gelişigüzel bir vakitte gidip de saatlerce yemeği beklemeyin.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey iman edenler! Size bir yemek için izin verilmedikçe Peygamber'in evlerine girmeyin. Vaktini bekleyip durmaksızın çağırıldığınızda girin, ancak yemeği yiyince hemen dağılın. Söze dalıp lafı koyulaştırmayın. Çünkü böyle davranmanız Peygamber'i rahatsız eder. Fakat o size bir şey söylemekten utanır. Allah ise hakkı dile getirmekten çekinmez. Peygamber'in eşlerinden bir şey istediğinizde, onlardan perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temiz bir yoldur. Allah'ın resulüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra onun eşleriyle nikâhlanmanız, size helal kılınmamıştır. Böyle bir şey Allah katında büyük bir vebaldir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ay anlar kim įmān getürdiler! girmeñ peyġamber evlerine illā kim destūr virinile size ŧa'ama baķıcılar degül-iken irmek vaķtına velįkin ķaçan kim oķınasız girüñ. pes ķaçan kim yiyesiz ŧaġıluñ daħı egleniciler degül iken söze. bayıķ şol oldı incidür peyġamber’i pes utanur sizden daħı Tañrı utanmaz ḥaķdan. daħı ķaçan kim dileyesiz anlara ya'nį 'avratlara ev ķumaşı pes dile anlara perde ardından şol aruraķdur göñüllerüñüze daħı göñüllerine. daħı olmadı sizüñ kim incidesiz Tañrı peyġamberini ne daħı nikāh eyleyesiz 'avratlarını andan śoñra hemįşe. bayıķ şol oldı Tañrı ķatında ulu ya'nį yazuķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy īmān getüren kişiler, girmeñüz evlerine peyġamberüñ, illā eger sizedestūr virilse yimek yimeg‐içün. Ḳapunı gözetmeñüz, lākin ḳaçan ḳıġırıl‐sañuz girüñüz. Ḳaçan yimekden dükenseñüz ṭaġıluñuz. söz‐ile eglen‐meñüz. Taḥḳīḳ ol nebīyi incidürdi. Pes sizden utanurdı. Daḫı Tañrı Ta‘ālā ḥaḳdan utanmaz. Daḫı anlardan bir nesne isteseñüz, isteñüz anlardan perde ardından. Ol aruluḳdur sizüñ yüreklerüñüze, anlar yüreklerinedaḫı. Daḫı size yoḳdur resūlu’llāhı incitmek, ne daḫı ‘avratlarını evlenmekḥarāmdur size özinden ṣoñra hergiz. Taḥḳīḳ ol Tañrı Ta‘ālā ḳatında ulugünāhdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey iman gətirənlər! Peyğəmbərin evlərinə sizə yeməyə icazə verilmədən (yeməyə də’vət olumadan) girib onun bişməsini gözləməyin. Lakin də’vət olunduqda gedin və (yeməyinizi) yedikdən sonra (orada bir-birinizlə) söhbətə qapılmayıb dağılın. Bu (sizin çox oturmağınız), Peyğəmbərə əziyyət verir, amma o sizdən (bunu sizə deməkdən) utanırdı. Lakin Allah doğru sözdən çəkinməz. Onlardan (Peyğəmbərin zövcələrindən) bir şey soruşduqda, pərdə arxasından soruşun (evlərinə daxil olmayın). Bu həm sizin, həm də onların ürəklərinə daha çox təmizlik bəxş edər. Sizə Allahın Peyğəmbərini incitmək, özündən sonra onun zövcələri ilə evlənmək əsla yaraşmaz. Həqiqətən, bu, Allah yanında böyük günahdır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O ye who believe! Enter not the dwellings of the Prophet for a meal without waiting for the proper time, unless permission be granted you. But if ye are invited, enter, and, when, your meal is ended, then disperse. Linger not for conversation. Lo! that would cause annoyance to the Prophet, and he would be shy of (asking) you (to go); but Allah is not shy of the truth. And when ye ask of them (the wives of the Prophet) anything, ask it of them from behind a curtain. That is purer for your hearts and for their hearts. And it is not for you to cause annoyance to the messenger of Allah, nor that ye should ever marry his wives after him. Lo! that in Allah's sight would be an enormity.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O ye who believe! Enter not the Prophet´s houses,- until leave is given you,-(3755) for a meal, (and then) not (so early as) to wait for its preparation: but when ye are invited, enter; and when ye have taken your meal, disperse, without seeking familiar talk. Such (behaviour) annoys the Prophet: he is ashamed to dismiss you, but Allah is not ashamed (to tell you) the truth. And when ye ask (his ladies)(3756) for anything ye want, ask them from before a screen: that makes for greater purity for your hearts and for theirs. Nor is it right for you(3757) that ye should annoy(3758) Allah's Messenger, or that ye should marry his widows after him at any time. Truly such a thing is in Allah.s sight an enormity.
3755 The rules of refined social ethics are as necessary to teach today as it was with the rude Arabs whom the Prophet had to teach in his day. Those mentioned in this verse may be briefly recapitulated thus: (1) Enter not a friend's house without permission; (2) if invited to dine, don't go too early; you are asked to dine, not to wait for the preparation of the food; (3) be there at the time appointed, so that you enter when you are expected and invited; (4) after the meal, don't get familiar with your host, especially if there is a great distance between him and you; (5) don't waste time in tittle-tattle, causing inconvenience and perhaps annoyance to your host; (6) understand what is proper behaviour for you, he may be too polite to ask you to depart. All this has a spiritual as well as a social bearing: respect and delicate consideration for others are among the highest virtues. 3756 The actual manner of showing respect to ladies may be different in different circumstances. But it is an essential principle of good society to show the greatest deference to them. To the "Mothers of the Believers" this respect was due in an exceptional degree. 3757 Considering his position, the Prophet deserved to be respected before all other men and nothing should be done to cause him the least harm and annoyance. This applied not only during his lifetime, but it applies now, because his teaching and personality are alive to us. It was not fitting that his widows, both for their own position and for the position of the Prophet, should be married by other men after him. And this mark of respect was duly observed in history. 3758 "Annoy": Adha may equally mean to vex, to cause hurt or injury, to insult, to ill-treat by slander or unseemly conduct, or hurt the feelings of (someone). The Prophet came with a divine mission to teach and reclaim the world, and he is entitled to the respect of all, even of those who do not consciously acknowledge his mission, for his mission works constantly like the forces of nature. In a minor degree the "Mothers of the Believers" are also entitled to respect.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
لَا تَدْخُلُوا
girmeyin
بُيُوتَ
evlerine
النَّبِيِّ
nebînin
اِلَّٓا
hariç
اَنْ يُؤْذَنَ
izin verilmesi
لَكُمْ
size
اِلٰى طَعَامٍ
bir yemeğe
غَيْرَ نَاظِر۪ينَ
gözetlemeksizin
اِنٰيهُۙ
pişmesini
وَلٰكِنْ
fakat
اِذَا
o va- kit ki
دُع۪يتُمْ
davet edildiniz
فَادْخُلُوا
artık girin
فَاِذَا
ve o zaman ki
طَعِمْتُمْ
yediniz
فَانْتَشِرُوا
hemen dağılın
وَلَا مُسْتَاْنِس۪ينَ
ve dalanlardan olmayın
لِحَد۪يثٍۜ
söze
اِنَّ
çünkü
ذٰلِكُمْ
bu
كَانَ
idi
يُؤْذِي
eziyet veriyor
النَّبِيَّ
nebîye
فَيَسْتَحْـي۪
fakat hayâ ediyor
مِنْكُمْۘ
sizden
وَاللّٰهُ
ama Allah
لَا يَسْتَحْـي۪
çekinmez
مِنَ الْحَقِّۜ
haktan
وَاِذَا
ve o zaman ki
سَاَلْتُمُوهُنَّ
onlardan istediniz
مَتَاعاً
bir şey
فَسْـَٔلُوهُنَّ
artık kendilerin- den isteyin
مِنْ وَرَٓاءِ
arkasından
حِجَابٍۜ
bir perde
ذٰلِكُمْ
işte bu
اَطْهَرُ
daha temizdir
لِقُلُوبِكُمْ
kalpleriniz için
وَقُلُوبِهِنَّۜ
ve kalpleri için
وَمَا كَانَ
ve (doğru) olmadı
لَكُمْ
sizin için
اَنْ تُؤْذُوا
üzmeniz
رَسُولَ
resulünü
اللّٰهِ
Allah'ın
وَلَٓا
ve ne
اَنْ تَنْكِحُٓوا
nikâhlamanız
اَزْوَاجَهُ
hanımlarını
مِنْ بَعْدِه۪ٓ
kendisinden sonra
اَبَداًۜ
ebedi- yen
اِنَّ
şüp- hesiz
ذٰلِكُمْ
işte bu
كَانَ
oldu
عِنْـدَ
katında
اللّٰهِ
Allah
عَظ۪يـماً
çok büyük
Ey iman (ettiğini iddia) edenler! Size izin verilmedikçe nebînin evlerine girmeyin! Bununla beraber (sizi yemeğe davet ederse de erkenden gidip) yemeğin pişmesini beklemeyin! Fakat davet edildiğiniz vakit (o evlere) girin! Yemeği yediğinizde hemen dağılın, sohbete dalanlardan olmayın; çünkü bu hareketiniz nebîyi üzmekte; fakat o (size bunu söylemekten) hayâ etmektedir. Ama Allah, hak(kı söylemek)ten çekinmez. (Nebînin hanımlarına nasıl davranacağınız hususuna gelince) Onlardan bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin! Bu hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temiz (bir davranış)tır. Sizin Allah'ın resulünü üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanımlarını nikâhlamanız ebediyen (size helâl) olmaz; çünkü bu, Allah katında çok büyük (bir günah)tır.
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
دَخَلَ
Fiil-I
د خ ل
Girdi, (zifafa) girdi, dâhil oldu, sokuldu
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَذِنَ
Fiil-I
ا ذ ن
İzin verdi, dinledi, kulak verdi
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
طَعَام
İsim
ط ع م
Yemek, yiyecek, doyurma
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
نَاظِر۪ين
Etken fiil
ن ظ ر
Bakanlar, gözetleyenler
اِنَى
İsim
ا ن ي
Pişmesi
لٰكِن
Harf-i istidrak
لٰكِن
Fakat, oysa, ama
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
دَخَلَ
Fiil-I
د خ ل
Girdi, (zifafa) girdi, dâhil oldu, sokuldu
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
طَعِمَ
Fiil-I
ط ع م
Tattı, yedi
اِنْتَشَرَ
Fiil-VIII
ن ش ر
Yayıldı, dağıldı
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
مُسْتَـْٔنِسِين
Etken fiil-X
ا ن س
Dalanlardan olan
حَدِيث
İsim
ح د ث
Söz, haber, hikâye, laf, kıssa
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اٰذَى
Fiil-IV
ا ذ ي
Eziyet gördü, eziyet etti, incitti, üzdü
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
اِسْتَحْيَى
Fiil-X
ح ي ي
Çekindi, hayatta bıraktı, hayâ etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِسْتَحْيَى
Fiil-X
ح ي ي
Çekindi, hayatta bıraktı, hayâ etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
مَتَاع
İsim
م ت ع
Geçimlik, menfaat, eşya, yararlanma, bir ticaret malı
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
وَرَاء
İsim
و ر ي
Arka, ardı, arkasında, gerisinde, ötesinde
حِجَاب
İsim
ح ج ب
Perde
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اَطْهَر
İsim
ط ه ر
Daha temiz
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اٰذَى
Fiil-IV
ا ذ ي
Eziyet gördü, eziyet etti, incitti, üzdü
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
نَكَحَ
Fiil-I
ن ك ح
Nikâhlandı, evlendi
زَوْج
İsim
ز و ج
Eş, koca, zevce, çift
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
اَبَدًا
Zaman zarfı
ا ب د
Hiçbir zaman, ebediyen, sürekli, asla
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam