close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahzâb Sûresi 28. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-nnebiyyu kul li-ezvâcike in kuntunne turidne-lhayâte-ddunyâ ve zînetehâ fete’âleyne umetti’kunne ve userrihkunne serâhan cemîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey Peygamber, eşlerine söyle: Dünya yaşayışını ve ziynetini diliyorsanız hadi gelin, size nikah paralarınızı vereyim de güzellikle bırakayım sizi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey (Aziz) Peygamber! (Dünyalık rahatları ve menfaatleri için Seni üzen) Eşlerine söyle: "Eğer siz dünya hayatını ve onun süslü-çekiciliğini (ziynetli giyim kuşamını) istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım (boşanma bedellerinizi ödeyeyim) ve güzel bir ayrılma tarzıyla sizi salıverip bırakayım."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey peygamber! Eşlerine söyle: “Eğer siz, dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size boşanma bedelini vereyim ve sizi güzellikle salıvereyim.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey Peygamber! Hanımlarına: “- Eğer dünya hayatını, zenginlik ve refahını istiyorsanız, gelin uzunca süre size yetecek dünyalıklarınızı vereyim, güzellikle boşayayım, serbest bırakayım” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey Peygamber! Eşlerine de ki: "Eğer dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de sizi güzel bir şekilde salıvereyim.
28.Müslim, Ahmed bin Hanbel ve Nesai`nin Cabir bin Abdullah (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre bu ayeti kerime Resulullah (a.s.)`ın hanımlarının kendisinden dünyalık (süs ve daha iyi geçim imkânları) istemeleri üzerine indirildi.Buhari`nin Ebu Seleme bin Abdurrahman`dan rivayet ettiğine göre bu ayeti kerime indirildikten sonra Resulullah (a.s.) ilk önce Hz. Aişe (r.a.)`nin yanına giderek: "Sana bir şey bildireceğim. Ama anne ve babanın görüşlerini almadan acele karar verme" diye buyurdu. Ardından bu ayeti kerimeyi okudu.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey peygamber, eşlerine söyle: 'Eğer dünya hayatını ve onun süslü-çekiciliğini istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım ve güzel bir tarzda sizi salıvereyim.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Peygamber! (Senden süs elbiseleri istiyen) hanımlarına de ki: “- Eğer siz, dünya hayatını ve onun süsünü arzu ediyorsanız, haydi gelin size boşanma bedellerini vereyim ve sizi güzel bir şekilde boşayayım.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: “Eğer dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız, gelin sizi faydalandırayım ve güzel bir şekilde salıvereyim.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey Peygamber! Eşlerine şöyle de: “Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de sizi güzellikle serbest bırakayım.”[440]
[440] Hz. Peygamber’in aile ilişkileri hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 291-301.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ey peygamber, de ki kadınlarına: «Dünyanın dirliğini, süsünü dilerseniz, gelin size meta verip, tatlılıkla bırakayım
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey nebi! Eşlerine söyle: “Eğer siz (yalnız) bu dünya hayatını ve onun cazibesini istiyorsanız, gelin size istediğinizi (boşanma bedellerinizi) vereyim ve (sonra da) sizi uygun bir şekilde salayım (boşayayım).”
İslamiyet bütün Arabistan’a yayılmış, Müslümanlar biraz daha evlerine çekilme ve dünyalık işlere yoğunlaşma fırsatı bulmuştu. Ayrıca savaş ganimetleri ve zengin tarımsal toprakların ele geçirilmesiyle İslam toplumu daha rahat bir safhaya ulaşmıştı. Böylece inananların iktisadi durumu bir nebze olsun düzelmiş, refah seviyeleri yükselmişti. Bunu fırsat bilen bazı Müslümanlar rahata ermiş, dünyaya ve dünyalıklara yönelmişti. Bu durum, Hz. Muhammed’in eşlerini de etkilemişti. Onlar da diğer Müslüman hanımların yaşadığı rahatlıktan ve bolluktan faydalanarak refah seviyelerini yükseltmek istiyorlardı. Bundan rahatsız olan Hz. Peygamber, her zaman olduğu gibi, kendisi ve ailesinin en sade hayatı sürdürmeleri gerektiğini, Allah’ın Resulü’nün ve ailesinin hayat standardının yoksul müminlerinkinden farklı olmaması icap ettiğini, dolaysıyla eşlerinin bu tarz taleplerinin karşılanmayacağını kendilerine bildirmişti. Bunun üzerine 28 ve 29. ayetler nazil oldu.  
Cemil Said
swap_vert close
28,29. Ey Nebî! Zevcelerine di ki: "Siz eğer dünyâ hayâtını ve zînetini arıyor iseniz geliniz size kesretli emvâl ile mükrimâne bir talâk vireyim. Lâkin Allâh’ı, rasûlüni ve âhiret hayâtını istiyor iseniz Allâh muhsinlere ’azîm mükâfât ihzâr iylemişdir."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey Peygamber! Eşlerine şöyle söyle: "Eğer dünya hayatını ve süslerini istiyorsanız gelin size bağışta bulunayım ve güzellikle salıvereyim."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: “Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size mut’a[438] vereyim ve sizi güzelce bırakayım.”
Mut’a, koca tarafından, boşadığı eşine verilen para ya da maldır. Konu ile ilgili olarak ayrıca bu sûrenin 49. âyetine bakınız.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey peygamber! Eşlerine şöyle de: “Dünya hayatını ve güzelliklerini istiyorsanız gelin size bir şeyler vereyim sonra da güzellikle sizi serbest bırakayım.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey Peygamber! Eşlerine şöyle söyle: Eğer dünya dirliğini ve süsünü (refahını) istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de, sizi güzellikle salıvereyim.  
 Âyetin nâzil olduğu sıralarda, artık Hz. Peygamber, aşağı yukarı bütün Arabistan’a hakim durumda idi. İctimaî hayatta büyük değişiklikler meydana gelmişti. Artık fakirlik yerine, refah ortalığı kaplamaktaydı. Bu şartlar altında Hz. Peygamber’in hanımları da, umumî refahtan pay almayı arzulayarak, Resûlullah’tan bazı zînet eşyaları ve daha iyi bir geçim istemişlerdi. İşte bu sırada gelen vahiy, Hz. Peygamber’e, yine eskisi gibi, sadelikten ayrılmamasını emretti. Böyle bir emir, dünya hayatına düşkün, her geçen gün gücüne güç, servetine servet katmak için çırpınan maddeperest bir insan tarafından tebliğ edilmiş olamazdı. Şayet Resûlullah, zevcelerine de bu umumî refahı sağlamış olsa idi, en küçük bir itirazla karşılaşmazdı. Ne var ki Resûl-i Ekrem, yaşantısını ve yaşantısının sadeliğini asla değiştirmeyecekti. Cemiyetin yaşantısında ne kadar değişiklik olursa olsun, dünyanın geçici zinetleri Resûlullah’ın evinde yer almayacak, nübüvvet harîmi, dünya âlâyişinden uzak kalacak, iktidar sahiplerine örnek olacaktı. Hz. Peygamber’in hanımlarından gelen istekler üzerine nâzil olan bu âyete «tahyîr» (serbest bırakma) âyeti denir. Neticede, hanımları, refah ve zinet yerine Hz. Peygamber’i tercih etmişlerdir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Peygamber, hanımlarına de ki, "Siz dünya hayatının süsünü istiyorsanız, gelin size bağışta bulunayım ve sizi güzellikle bırakayım."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey peygamber! Hanımlarına şöyle söyle: "Eğer dünya hayatını ve zinetini istiyorsanız, haydi gelin, sizi donatayım ve güzellikle bırakıp salıvereyim.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o Peygamber! zevcelerine şöyle şöyle: eğer Dünya hayat ve ziynetini istiyorsanız haydi geliniz sizi donatayım ve güzellikle bırakıp salıvereyim
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: “Eğer dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız gelin, size boşanma bedellerinizi vereyim de sizi güzel bir şekilde salıvereyim.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey Nebi! Eşlerine de ki: “Eğer dünya hayatını ve onun ziynetini istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım.¹ Ve sizi güzellikle boşayayım.”
1- Nafakanızı, geçimliğinizi.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey peygamber, zevcelerine de ki: «Eğer siz dünyâ hayâtını ve onun zînet (ve ihtişam) ını arzu ediyorsanız gelin size boşanma bedellerini vereyim de hepinizi güzellikle salıvereyim.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey Peygamber! Zevcelerine, de ki: “Eğer dünya hayâtını ve süsünü istiyorsanız, öyleyse gelin size boşama bedeli vereyim ve sizi güzelce bir bırakmayla salıvereyim.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey Peygamber, hanımlarına de ki, "Siz dünya hayatının süsünü istiyorsanız, gelin size bağışta bulunayım (yaşamanız için gerekli olan şeyleri, nafakanızı vereyim) ve sizi güzellikle bırakayım." (*)
(*) Bu ayetler (28-34), müminlerin evlerine nazaran, yoksul denecek kadar mütevazı yaşamaya devam eden Hz. Peygamber’in (s.a.v) evindeki sorunları ele almaktadır Hz. Peygamber (s.a.v), Medine’ ye geldiği gibi yaşamaya devam ediyordu. Hz. Peygamber’in (s.a.v) eşleri bu durum üzerine şikayetlenmeye ve bir anlamda zenginleşenlere özenmeye başladılar. İşte yüce Allah bu durumu vesile kılarak Hz. Peygamber ’in (s.a.v) eşlerinin İslâm toplumundaki kendine has durumunu ele alıyor ve haklarında hem onurlandırıcı hem de taşıdıkları "çok özel" misyonu hatırlatıcı ayetler indiriyor. Yani Hz. peygamber hanımları, kendisinden süs ve daha iyi bir geçim istemeğe başlamışlardı. Bunun üzerine bu âyet indi. Rivayete göre bu ayeti kerime indirildikten sonra Resulullah (a.s.) ilk önce Hz. Aişe (r.a.)`nin yanına giderek: "Sana bir şey bildireceğim. Ama anne ve babanın görüşlerini almadan acele karar verme" diye buyurdu. Ardından bu ayeti kerimeyi okudu. Hz. Aişe de, geçim tarzına razı olup Allah’ın Elçisiyle kalmayı yeğlediler… Bu ayetten anlaşılıyor ki, kadının gerekçeli boşanma talebi hem meşru hem de onun bir hakkıdır. Bu nedenle müracaat ettiğinde ilgili merci makamları gereğini yapmak zorundadır. Yani boşanma hakkı sadece erkeğin tekelinde değildir…  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey Haberci (Nebi)! Eşlerine deki “Eğer dünya hayatının süslerini istiyorsanız, gelin size yaşamanız için gerekli olan şeyleri vereyim ve sizi güzel bir şekilde (kavgasız, gürültüsüz) boşayayım. ”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey peygamber! Eşlerine de ki: "Eğer siz bu dünya yaşayışını, onun süsünü istiyorsanız gelin sizin ödeneğinizi vereyim, hem de sizi güzellikle bırakıvereyim.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey Peygamber! Zevcelerine de ki siz dünya diriliğini ve debdebesini isterseniz gelin size talâk hakkınızı vereyim, size güzel bir tarzda yol vereyim.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey Peygamber! Eşlerine de ki: “Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi/dünyalığınızı vereyim ve sizi güzellikle bırakayım.”
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey Peygamber! Eşlerine de ki: “Eğer siz dünya hayatını ve onun süslü çekiciliğini istiyorsanız, gelin sizi faydalandırayım ve sizi güzel bir salıverişle salıvereyim.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Peygamber, senin yaşadığın sade ve mütevazı hayata ayak uyduramayan ve diğer kadınların yaşadığı hayat seviyesini senden isteyen eşlerine de ki: “Eğer siz bu dünya hayatını ve onun gelip geçici güzelliklerini istiyorsanız, gelin size evlilik bedeli olan mehirlerinizi vereyim ve sonra da sizi güzelce boşayayım!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey Nebiyy! Eşlerine de ki: “Dünya Hayatı’nı ve süsünü istiyor iseniz, gelin sizi donatayım; güzellikle salıp bırakayım!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili resulüm! Hanımlarına söyle: " Eğer bu dünya hayatını ve ziynetini istiyorsanız, gelin istediklerinizi verip sizi güzellikle serbest bırakayım. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey Nebi! Hanımlarına de ki, "Eğer dünya hayatını ve dünya hayatının şanını, şatafatını, ışıltılı değerlerini istiyorsanız, gelin size ücretlerinizi vereyim! Sizi tartışma yapmadan güzelce boşayayım! Böylece özgürce dilediğinizi yapabilirsiniz!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey Peygamber! Eşlerine de ki: “Dünya hayatını ve süsünü (refahını) istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım (mehrinizi vereyim) ve sizi güzellikle bırakayım (boşanalım).” [*]
Hz. Muhammed’in eşlerinin kendisinden zinetler, süslü elbiseler, daha çok nafaka, yiyecek bedeli geçimlik şeyler istedikleri aktarılmaktadır. Bunun üzerine, Rasûlullah Hz. Ayşe’den başlayarak hepsini kararlarında serbest bırakmıştı. Başta Hz. Ayşe olmak üzere hepsi de tercihlerini Yüce Allah’tan, Elçisi’nden ve ahiret yurdundan yana yapmışlardı.  
Mehmet Türk
swap_vert close
28,29. Ey Peygamber! Eşlerine: “Eğer siz, dünya hayatını ve onun güzelliklerini istiyorsanız, gelin sizi mihirlerinizi vererek güzelce boşayayım, yok eğer Allah’ı, Rasûlü’nü ve âhiret yurdunu istiyorsanız, şüphesiz Allah, içinizden Allah’ın istediği gibi iyi olanlara büyük bir mükâfat hazırlamıştır.”¹ de.
1 Hendek savaşı ve Hayber’in fethinden sonra Müslümanlar refaha kavuşmuşlardı. Peygamberimizin eşleri de ziynet, elbise ve biraz daha lüks bir hayat istemişlerdi. Bunun üzerine bu âyetler inince Peygamberimiz, eşlerini isterlerse boşayabileceği konusunda serbest bıraktı. Onlar da; “Allah’ı, Rasûlü’nü ve âhiret yurdunu isteriz.” dediler. Ayrıca bu âyetten, bir kimsenin eşine, “isterse boşayabileceğini” söylemesinin, boşama anlamına gelmeyeceği de anlaşılmaktadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
EY PEYGAMBER! Eşlerine söyle: “Eğer siz [yalnız] bu dünya hayatını ve onun cazibesini istiyorsanız, gelin size istediğinizi vereyim ve (sonra da) sizi uygun bir şekilde salayım. ³¹
31 Bu ayetin nazil olduğu dönemde (bkz. bu surenin 52. ayeti ile ilgili not 65) Müslümanlar Hayber’in zengin tarımsal topraklarını fethetmişlerdi ve İslam toplumu daha rahat bir safhaya ulaşmıştı. Fakat toplumun büyük bölümünün hayatına yansıyan rahatlık ve kolaylık, Hz. Peygamber’in evini etkilememişti. Hz. Peygamber, her zaman olduğu gibi, kendisi ve ailesinin en sade hayatı sürdürmeleri için gerekli olan asgarî ihtiyaçlardan fazlasına izin vermiyordu. Ama, değişen şartlar karşısında eşlerinin, öteki Müslüman hanımların yaşadığı nisbî rahatlıktan pay almak istemeleri normaldi: Fakat Muhammed (s)’in onların bu taleplerine rıza göstermesi, o’nun bütün hayatı boyunca gözettiği prensibe, yani Allah’ın Rasûlü’nün ve ailesinin hayat standardının yoksul müminlerinkinden yüksek olmaması gerektiği prensibine ters düşerdi.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey Nebi! Hanımlarına de ki: – Eğer, dünya hayatını ve onun konforunu istiyorsanız, gelin size boşanma tazminatını vereyim ve sizi güzellikle boşayayım. 3/14, 33/6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SEN ey Nebî! Eşlerine de ki: “Eğer sizler bu dünya hayatını ve onun lüksünü istiyorsanız, gelin size dünyalığınızı vereyim ve sizi güzellikle (boşayıp) bırakayım;
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey Peygamber, eşlerine de ki: "Eğer siz, dünya hayatını ve süslerini istiyorsanız, gelin size bağışta bulunayım, güzellikle salıvereyim.
Osman Fırat
swap_vert close
Ey Nebi! Eşlerine söyle: "Eğer siz, dünyâ hayâtını ve süsünü istiyorsanız, gelin size meta/ dünya malı vereyim ve sizi güzellikle salayım. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey Peygamber! Zevcelerine de ki: «Eğer siz dünya hayatını ve ziynetini diliyorsanız haydi geliniz, size müt'anızı vereyim ve sizi bir güzelce salıvermekle salıvereyim.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey Peygamber, eşlerine de ki: “Eğer dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vereyim ve sizi güzelce boşayayım. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey peygamber! Eşlerine söyle: "Eğer siz, dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız, gelin size müt'a (boşanma bedeli) vereyim ve sizi güzellikle salayım."
peygamber hanımları, kendisinden süs ve daha iyi bir geçim istemeğe başlamışlardı. Bunun üzerine bu âyet indi. Allah'ın Elçisi, önce Âişe'den başladı. Hz. âişe de, ötekiler de bulundukları geçim tarzına razı olup Allah'ın Elçisiyle kalmayı yeğlediler.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Nebî! Zevcelerine di ki: "Eğer siz dünyâ hayâtını ve zînetini ister iseniz geliniz sizi ondan müstefîd ideyim ve size i'zâz ile yol vireyim." [¹]
[1] Ezvâc-ı mutahhirâtdan ba'zıları zarûretden şikâyet ve süsli elbise taleb iylediklerinde bu ve bundan sonraki âyet nâzil oldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey Nebi, eşlerine de ki, "Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız gelin size mal vereyim ve sizi güzellikle ayırayım."
Şaban Piriş
swap_vert close
Ey peygamber, eşlerine de ki:-Eğer, dünya hayatını ve süsünü diliyorsanız, gelin size dilediğiniz dünyalığı vereyim ve sizi güzellikle boşayayım.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey Peygamber, hanımlarına de ki: “Eğer dünya hayatını ve onun ziynetini istiyorsanız, gelin, boşanma bedellerinizi verip sizi güzellikle boşayayım.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey Peygamber, eşlerine şöyle söyle: "Eğer şu iğreti dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, haydi gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de sizi güzellikle serbest bırakayım."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy peyġamber! eyit 'avratlarıña “eger olursañuz dilerseñüz yaķın dirliġi [224b] daħı bezeġini pes gelüñ muŧ'a virem size daħı ķoyu virem sizi ķoyu virmek görklü.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy peyġamber, eyit senüñ ‘avratuña: Eger dünyā dirligin dilerseñüz veanuñ bezegini daḫı, pes gelüñ ni‘met vireyin size ve ḳoyıvireyin sizi żarar‐suz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ya Peyğəmbər! (Artıq xərclik və pal-paltar istəyən) zövcələrinə belə de: “Əgər siz dünya həyatını və onun dəbdəbəsini istəyirsinizsə, gəlin sizə talaq haqqınızı verim və (sonra da) gözəl bir tərzdə (Allahın buyurduğu qayda üzrə) boşayım!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O Prophet! Say unto thy wives: If ye desire the world's life and its adornment, come! I will content you and will release you with a fair release.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O Prophet! Say to thy Consorts: "If it be that ye desire the life of this World, and its glitter,- then come!(3706) I will provide for your enjoyment and set you free in a handsome manner.
3706 We now come to the subject of the position of the Consorts of Purity ( azwaj mutahharat), the wives of the Prophet. Their position was not like that of ordinary women or ordinary wives. They had special duties and responsibilities. The only youthful marriage of the Prophet was his first marriage-that with Khadijah, the best of women and the best of wives. He married her fifteen years before he received the call to Prophethood; the married life lasted for twenty-five years, and their mutual devotion was of the noblest, judged by spiritual as well as social standards. During her life he had no other wife, which was unusual for a man of his standing among his people. When she died, his age was 50, and but for two considerations, he would probably never have married again, as he was most abstemious in his physical life. The two considerations which governed his later marriages were: (1) compassion and clemency, as when he wanted to provide for suffering widows, who could not be provided for in any other way in that stage of society; some of them, like Sawdah, had issue by their former marriage, requiring protection; (2) help in his duties of leadership, with women, who had to be instructed and kept together in the large Muslim family, where women and men had similar social rights.'A'ishah, daughter of Abu Bakr, was clever and learned, and in Hadith she is an important authority on the life of the Prophet. Zaynab, daughter of Khuzaymah, was specially devoted to the poor: she was called the "Mother of the Poor". The other Zaynab, daughter of Jahsh, also worked for the poor, for whom she provided from the proceeds of her manual work, as she was skilled in leather work. But all the Consorts in their high position had to work and assist as Mothers of the Ummah. Theirs were not idle lives, like those of Odalisques, either for their own pleasure or the pleasure of their husband. They are told here that they had no place in the sacred Household if they merely wished for ease or worldly glitter. If such were the case, they could be divorced and amply provided for.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
النَّبِيُّ
nebî
قُلْ
de ki
لِاَزْوَاجِكَ
eşlerine
اِنْ
eğer
كُنْتُنَّ
iseniz
تُرِدْنَ
istiyor- sunuz
الْحَيٰوةَ
hayatını
الدُّنْيَا
dünya
وَز۪ينَتَهَا
ve zinetini
فَتَعَالَيْنَ
öyleyse gelin
اُمَتِّعْكُنَّ
size mut'a vereyim
وَاُسَرِّحْكُنَّ
ve sizi salıvereyim
سَرَاحاً
bir salı- vermeyle
جَم۪يلاً
güzel
Ey Nebî! Eşlerine de ki: "Eğer dünya hayatını ve ziynetini (süsünü) istiyorsanız, gelin size mut'a (olarak boşanma bedellerinizi) vereyim ve sizi güzellikle salıver(ip boşay)ayım."
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
زَوْج
İsim
ز و ج
Eş, koca, zevce, çift
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
حَيَاة
İsim
ح ي ي
Hayat
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
زِينَة
İsim
ز ي ن
Ziynet, süs, ihtişam
تَعَالَ
Fiil-IV
ع ل و
Gel, gelin
مَتَّعَ
Fiil-II
م ت ع
Faydalandırdı, mut'a verdi, nimet verdi, yararlandırdı, istifade ettirdi, geçindirdi
سَرَّحَ
Fiil-II
س ر ح
Salıverdi
جَمِيل
Sıfat
ج م ل
Güzel, güzelce