close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahzâb Sûresi 26. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veenzele-lleżîne zâherûhum min ehli-lkitâbi min sayâsîhim vekażefe fî kulûbihimu-rru’be ferîkan taktulûne vete/sirûne ferîkâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kitap ehli oldukları halde onlara yardım edenleri de, yüreklerine korku düşürüp kalelerinden sürdü çıkardı, bir kısmını öldürüyordunuz, bir kısmını da tutsak ediyordunuz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hendek harbinde) Allah, Ehl-i Kitaptan (olup da) onlara (müşrik düşmanlara) yardım edip arka çıkanları da (korunaklı) kalelerinden indirdi ve kalplerine korku düşürüverdi; siz onlardan bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz (ki bunlar Allah’ın sayesinde idi).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve Allah, kitap ehlinden o kâfirlere yardım eden, Kureyza Yahudilerini de, kalelerinden indirdi ve kalplerine korku düşürdü, onlardan bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah, ehl-i kitaptan, müşrik ordularına yardım edenleri, kalelerinden indirdi ve akıllarına, kalplerine korku düşürdü. Bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kitap ehlinden onlara yardım edenleri de kalelerinden indirdi ve kalplerine korku saldı. Bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir ediyordunuz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kitap ehlinden onlara arka çıkanları da kalelerinden indirdi ve onların kalplerine korku düşürdü. Siz (onlardan) bir kısmını öldürüyordunuz, bir kısmını ise esir alıyordunuz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kitap ehlinden olub (Hendek savaşındaki) o kâfirlere yardım edenleri (yani Kurayza oğullarını), Allah kalblerine korku düşürerek kalelerinden indirdi de bir kısmını öldürüyordunuz, bir kısmını da esir alıyordunuz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ehl-i Kitabtan onları destekleyenleri de, yerlerinden ve kalelerinden indirdi, kalplerine korku salıverdi. Bir gruplarını öldürüyordunuz, bir gruplarını da esir alıyordunuz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah, kitap ehlinden düşman gruplara yardım edenleri kalelerinden indirip, kalplerine korku saldı. Siz onlardan bir grubu öldürüyor, bir grubu da esir alıyordunuz.
Besim Atalay
swap_vert close
Kitaplı olanlardan, onlara yardım eden kimseleri, Allah attı kalelerinden dışarı, korku dahi koydu yüreklerine, nicelerin öldürdünüz, nicelerin tutsak ettiniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Allah,) Ehl-i Kitaptan olup da (Hendek savaşında) saldırganlara arka çıkanları da kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. (Öyle ki) siz (onlardan) bir kısmını öldürüyordunuz, bir kısmını ise esir alıyordunuz.
Buradaki “Ehl-i Kitap” o günün Yahudilerinden Kurayzaoğullarıdır. Bu kabile, müşrikler Medine’ye saldıracak olurlarsa İslam ordusunun yanında yer alıp düşmana karşı savaşacaklarına dair Hz. Muhammed’le bir antlaşma yapmışlardı. Ne zamanki müttefik düşman kuvvetleri Medine’yi kuşattı Kurayza oğulları düşmanla iş birliği yaparak onların safına geçti. Hendek savaşının hemen ertesi günü Müslümanlar Medine’ye döner dönmez Hz. Peygamber, Müslümanlarla olan antlaşmalarını bozup hainlik eden Beni Kurayza adlı Yahudi kabilesine savaş ilan etti. Müslümanlar 25 gün kadar bir süre Kurayzalıların kalesini kuşattı. Sonunda kale Müslümanların eline geçerek zafer elde edildi.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh ehl-i kitâbdan düşman fırkalarına yardım idenleri kal’alarından çıkartdı, kalblerine havf ve ye’s ilkâ iyledi, bir kısmını katl bir kısmını esîr itdiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah, Kitap ehlinden, kafirleri destekleyenleri kalelerinden indirmiş, kalblerine korku salmıştı; onların kimini öldürüyor, kimini de esir alıyordunuz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, kitap ehlinden olup müşriklere yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. Siz onların bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir ediyordunuz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah, Ehl-i kitap’tan onlara destek verenleri kalelerinden indirdi, kalplerine korku saldı; artık onların bir kısmını öldürüyorsunuz, bir kısmını da esir alıyorsunuz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah, ehl-i kitaptan, onlara (müşrik ordularına) yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine korku düşürdü; bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz.  
 Müşrik kabileler gittikten sonra, gelen vahiy üzerine Hz. Peygamber, müslümanlarla olan ittifaklarını bozup hâinlik eden Benî Kureyza adlı yahudi kabilesi üzerine yürüdü. Müslümanlar, 25 gün kadar bir süre Kureyza’lıların kalesini kuşattılar. Sonunda kale müslümanların eline geçti.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve kitap halkından onlara destek olanları kalelerinden indirdi ve yüreklerine korku düşürdü. Bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da tutsak alıyordunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hem de kitap ehlinden onlara yardım edenleri kalplerine korku düşürerek kalelerinden indirdi, siz onların bir kısmını katlediyordunuz, bir kısmını da esir alıyordunuz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem de ehli kitabdan onlara muzaheret edenleri: kalblerine korku düşürerek kulelerinden indirdi, bir kısmını katlediyordınız bir kısmını esîr
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Allah,) kitap ehlinden olup da müşriklere yardım eden (yahûdî) leri, kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. Siz onların bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir ediyordunuz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah, Kitap Ehli'inden düşmanlara yardım edenleri kalelerinden indirdi. Ve yüreklerine korku saldı. Bir kısmını öldürüyor, bir kısmını esir alıyordunuz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kitablılardan olub da onlara müzaaheretde bulunanları da, yüreklerine korku düşürerek, kal'alarından indirdi. Bir kısmını öldürüyordunuz, bir kısmını da esîr ediyordunuz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve (Allah), ehl-i kitabdan, onlara (o müşrik ordularına) yardım edenleri (Kureyza yahudilerini), kalelerinden indirdi ve kalblerine korku düşürdü; bir tâifeyi öldürüyordunuz, bir tâifeyi de esir alıyordunuz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (Allah,) Kitap ehlinden (yapılan antlaşmaya ihanet edip Hendek savaşında) onlara (o Medine’ye saldıran Mekkeli putperestlere) arka çıkıp yardım edenleri (müşriklerle birlikte saldırı düzenleyen Beni Kureyza Yahudileri) kalelerinden çıkardı ve gönüllerine korku saldı; böylece siz (saldırmaya devam edenlerden saldırı anında) bir kısmını öldürüyor, diğer bir kısmını da esir alıyordunuz.(*)
(*) Beni Kureyza’nın Müslümanlara ihanetleri? Hicretin 5. senesi. (Milâdî 627) Benî Kurayza Yahudilerinin Hz. Peygamberle olan antlaşmalarına (Medine sözleşmesine) göre, Hendek Muharebesinde düşman tarafından sarılan Medine’yi Müslümanlarla elele vererek müdafaa etmeleri gerekiyordu. Fakat bunu yapmadılar. Üstelik antlaşma hükümlerini hiçe sayarak, harbin en nâzik safhasında müşriklerle işbirliğine giriştiler. Hz. Peygamberin tahkik ve sulh için gönderdiği heyete hakarette bulundular ve "Muhammed de kim oluyormuş? Muhammed’le aramızda ne ahid vardır, ne de akid." dediler. Hatta daha da ileri giderek Peygamber için küstahça sözler bile sarf ettiler. Bununla da yetinmediler. Medine üzerine baskınlar düzenleyerek, Müslüman âile ve çocukları kılıçtan geçirme teşebbüsüne bile kalkıştılar. Bu hareketleriyle Müslümanları, harp endişesinden daha büyük bir telâş ve endişeye düşürdüler. Bu, Hz. Peygamberin kendilerine lütufkâr davranmasına karşı açık bir nankörlük ve hıyânetti. (147-148. -2. A.g.e., 3:233; Tabakât, 2:74; Müslim, 3:1389.) Ben-i Kurayza kabilesi Medine vesikası’nda imzası bulunan kabilelerden biridir. Medine vesikasına göre, yani Medine site devleti kurulurken yaptıkları sözleşmeye göre, bu sözleşmenin taraflarına yapılacak bir saldırı durumunda sözleşme tarafları saldırgana karşı beraber mukabele edeceklerdir. Yani kendi elleriyle yaptıkları ve Medine devletinin temellerini oluşturan anlaşmaya göre Ben-i kurayza kabilesi Mekke’li müşriklere karşı Müslümanlarla birlik olup savaşacağını beyan etmişti. Ama savaşmak yerine Müslümanların karşısında bir tutum sergileyerek Medine’yi içten teslim edecek şekilde davranmışlar ve net bir şekilde antlaşmaya ve yurttaşlarına savaş halinde "ihanet" etmişlerdir. Medine vesikası bugün tam metniyle ortadadır, isteyen herkes inceleyebilir. Antlaşma var, antlaşmada askeri ittifakı içeren maddeler de var, ihanet de var. Hendek savaşında 10 -12.000’i bulan düşman ordusu büyük bir hezimete uğrayarak geri çekilmişti. Harpta müşrikler yanında yer alan Kurayzaoğulları da hayal kırıklığı içinde Medine’ye iki saatlik mesafede bulunan sağlam kalelerine çekilmişlerdi. Oysa bu ihanetten dolayı pişman olup özür dilemeleri gerekirken tam aksine direnmek üzere kalelerine çekilerek güç oluşturmaya ve Hz. Muhammed’e her türlü hakaretler savurmaya başladılar. İşte bu olay üzerine muhasara altına alınarak teslim olmaları isteniyor. Ama onlar bunu reddedip oklarla saldırmaya başladılar, neticede onlardan bir kısım savaş anında ölüyor, diğer bir kısmı da esir olarak ele geçiyorlar. Burada ne çocuk, ne kadın, ne de esirler öldürülüp ya da köle ediniyorlar, zira (Ahzab-26. ( فَرٖيقًا تَقْتُلُونَ وَتَاْسِرُونَ فَرٖيقا ) ayetten de anlaşıldığı gibi savaş meydanında direnenlerin bir kısmı öldürülmüş, diğerleri ise esir alınmıştır. Daha sonra esirler ( فاما منا بعد واما فداء)‘’feimma mennen ba’dü ve imma fidaen’’ savaş sona erince ister karşılıksız, ister fidye/esir takası yapmak suretiyle, mutlaka (esirleri) serbest bırakın…’’şeklindeki Muhammed sûresi 4. ayetin hükmü gereği tamamen serbest bırakılmıştır. Çünkü Hz. peygamberin Kur’an’a muhalefet etmesi düşünülemez. Bu ayette, ister karşılıklı ister karşılıksız her iki durumda da esirlerin mutlaka serbest bırakılması emrediliyor. Yani esirleri tutmak, öldürmek veya köle edinmek kesinlikle yasaklanmıştır. Peki, köle edinme veya öldürme seçeneği nereden çıkıyor? Yoksa geleneksel fıkıhçılar Kur’an’da olmayan bir şeyi (köle edinme ve öldürme seçeneklerini haşa) Kur’an’a ilave mi yapıyorlar? Demek ki, Beni Kureyza katliami şeklindeki iddia asla doğru olmayıp, uydurma ve yalandan başka bir şey değildir. Zaten bu tür uydurma ve palavraları anlatan İbni İshak’ın nasıl biri olduğu ve onun anlattıkları tarihi gerçeklerle bağdaşmadığı hususu da aşağıda anlatılmaktadır. Muhammed İbni İshak’ın esirlerin öldürüldüğüne dair getirdiği rivayetler doğru olmadığı gibi, İmam Malik de İbni İshak’ın rivayetleri beni Kureyza Yahudilerden hiç araştırmadan getirdiğini anlattıktan sonra, İbni İshak yalancı, deccal ve münafık biri olduğunu söyler. İmam Ahmed b. Hanbel ise, onun bir (مدلس)’’ müdellis’’ yani rivayetlerde sahtekârlık yapan biri olduğunu söylüyor. İmam Nesai ve Ebu Hatem Er-Razi de onun bütün rivayetlerini zayıf olarak nitelendirmişlerdir. Ebu Davud ise, İbni İshak hiç araştırmadan Yahudilerden zevkle rivayetleri yapardı diyor. İşte bu nedenle Beni Kurayza’ya katliam yapıldığına dair ileri sürülen iddia mesnetsiz olup asla doğru değildir. İlgili rivayetler de tamamen iftira ve yalandır. Arapça bilenler aşağıdaki metinlere de bakabilirler . وبعد ان انتهت غزوة الاحزاب لصالح المسلمين كان لابد من معاقبة بني قريظة علي نقضهم العهد واعتدائهم علي المسلمين فحاصرهم النبي اياما عديدة وبعد ىفضهم الاستسلام قرروا النزول للقتال...وقد قتل فريق منهم بينهما تم اسر الباقين ...غزوة بني قريظة كبقية غزوات النبي وسراياه، التزم النبي بهدي القرآن الكريم في القتال والأسر وفي تعامله مع الأسرى بعد ذلك، وهو المن أو الفداء.امتثالا لقوله تعالي (فاما منا بعد واما فداء - محمد - 4 ) وقد قصَّ القرآن الكريم خبر الحادثة بما يؤكد ذلك. في مقابل البيان القرآني وردت روايات مكذوبة تفيد بأن النبي قتل أسرى بني قريظة وكانوا بالمئات، وتلك الروايات الأسطورية شاعت بين المسلمين وتوارثتها الأجيال كمسلَّمات شوَّهت الذاكرة وأساءت للإسلام بقدر كبير والاية من سورة محمد - 4- توضح حكم الاسير في الاسلام وهو ان يطلق سراحة بالمن عليه او مقابل فدية كمبادلة الاسري. والايات التي قصت خبر بني قريظة لم تذكر مصير الاسري لان الحكم فيهم ورد في قوله تعالي (فاما منا بعد واما فداء ) والروايات التي تفول بقتلهم موضوعة ومكذوبة علي نبي الرحمة ولان التبي ص لايمكن ان يخالف القران في معاملتهم ولو افترضنا أن النبي ص أخطأ في اجتهاده بحق بني قريظة لاخبره ربه بذلك وعاتبه عليه عتابا شديدا كما حصل في قضية أسري بدر وحصل في ابن أم مكتوم (سورة عبس) وغير ذالك ومع أننا لم نجد مثل هذالعتاب في كتاب الله فهذا يدل دلالة قاطعة أن قتل أسري بني قريظة لم يقع اصلا.. محمد بن اسخاق الذي مات - 157 - هجرية راوي هذه الحاديثة قد أمسك عن الاحتجاج برواياته غير واحد من العلماء فقد وصفه أبو داوود أنه كان يشتهي الرواياة, وبالغ الامام مالك في النكير عليه بقوله عنه دجال من الدجاجلة ربما ذلك لآنه كان يكثر الرواية عي اليهود الذين اسلموا دون ان يتحري.. وقال الامام احمد بن حنبل هو كثير التدليس جدا وقال ابوحاتم الرازي ليس عندي بالقوي ,ضعيف الحديث وقال النسائ ليس بالقوي (غزوة بني قريظة بين الحقائق والأساطير) ابن إسحاق: من أئمة أهل الشأن في معرفة السير. لكنه كان يكثر من التحديث والرواية عن الضعفاء والمجاهيل - أما باقي رواة الاسرائييات فهم نقلة عن غيرهم (وبخاصة عن هؤلاء). أعني ابن إسحاق وقتادة والسدي وسعيد وأمثالهم، فهؤلاء نقلة عن غيرهم، وليس لديهم اطلاع مباشر على الإسرائيليات. وعامة من يروي الإسرائيليات في التفسير هم ممن وصفوا بأنهم ينقلون الغث والسمين بغير تمييز. وقد قال الشعبي عن قتادة: «حاطب ليل». وكان الحسن البصري أيضاً يصدّق كل من حدَّثه. وكذلك ابن جريج وابن إسحاق يوصف كل منهما بأنه حاطب ليل. والسدي الكبير هو نفسه متهم بالكذب، فضلاً عن روايته عن ضعفاء ومتروكين: المصدر: (الإسرائيليات والرواية عن اليهود في كتب التفسير الإسلامية)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah, sizinle savaşırlarken, inkâr edenleri destekleyen ehli kitabı, bulundukları sağlam kalelerden indirmiş (çıkarmış) ve onların kalplerine şüphe düşürmüş olduğu için, bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah kitaplılardan olup da onlara arka verenlerin yüreklerine korku salıp onları kalelerinden indirdi. Siz onlardan bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah ehl-i Kitaptan onlara yardım eden Beni Kureyza Yahudilerini kalelerinden indirdi, yüreklerine şiddetli bir korku düşürdü. Siz onlardan birtakımlarını öldürmüş, birtakımlarını da esir etmiştiniz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah, Kitap ehlinden olup onlara/müşriklere yardım edenleri kalelerinden indirmiş ve kalplerine korku salmıştır. Siz onların belli bir kısmını öldürüp, belli bir kısmını da esir alıyordunuz.¹⁰
10 Benu Kureyza Yahudileri, Hendek Savaşı’nda müşriklere yardım ettiler. Savaştan sonra Hz. Peygamber onların sığındıkları Medine yakınlarındaki kalelerini 20-25 gün süreyle muhasara altında tuttu ve onları görüşmeye mecbur etti. Hz. Peygamber; “Benim sizin hakkınızda vereceğim karara razı mısınız?” diye sordu. Onlar da “Hayır! Sa’d bin Mu’az’ın vereceği karara razıyız” dediler. Sa’d da onlara kendi kitapları olan Tevrat’taki hükümle (Tesniye 20/ 10-14); erkeklerin öldürülmesine, kadınlarla çocukların esir edilmesine karar verdi. Hz. Peygamber de: “Sa’d’ın kararı ayetlere uygundur” dedi ve karar uygulandı.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Kitab ehlinden onlara arka çıkanları da kalelerinden indirdi ve onların kalplerine korku düşürdü. Siz (onlardan) bir kısmını öldürüyordunuz, bir kısmını ise esir alıyordunuz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Müminlerle yaptıkları ittifak sözleşmesine ihânet ederek müşriklere arka çıkan ve müminleri arkadan vurmaya hazırlanan Kitap Ehlinden Beni Kureyza Yahudilerini ise, kalplerine korku salarak o sağlam kalelerinden söküp çıkardı; öyle ki, onların bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kitap ehlinden onlara arka çıkmış kimseleri kalelerinden indirdi. Onların bir kısmını öldürmeniz, bir kısmını da esir almanız suretiyle kalblerine Ürküntü / Korku düşürdü.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnkarcılara destek veren ehlikitabı ise, kalelerinden indirip ödlerini koparan da o idi. Hatta siz, bu ihanetçilerden bir kısmını öldürüp bir kısmını esir almıştınız.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah kitap ehlinden olup müşriklere yardım edenleri kalelerinden indirdi. Onlar zafer kazandığınızı görünce hayatlarından endişe etmeye başladılar. Biz de onların kalbine korku saldık. Çünkü size ihanet ettiklerini biliyorlardı. Siz de onların ihanetleri nedeniyle onlarla savaşıyor, onların bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah kitap ehlinden (olup) onlara (müşrik ordularına) yardım edenleri kalelerinden indirmiş ve kalplerine korku düşürmüştü. (Siz direnenlerin) bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Allah, kendilerine) kitap verilenlerden (kâfirleri) destekleyenleri, bir kısmını öldürmeniz, bir kısmını da esir almanız (sûretiyle) kalelerinden indirdi ve onların kalplerine de korku saldı.¹
1 Buradaki “ehl-i kitap,” Yahûdîlerden Kureyza oğullarıdır. Bunlar, Peygamberimize verdikleri sözden caydılar ve “Hendek Savaşına” katılan müşriklere destek verdiler. Hendek savaşının ertesi günü Müslümanlar, Medîne’ye dönünce, Cebrâil Peygamberimize gelmiş ve: “zırhını çıkarıyor musun? Melekler, henüz silâhı bırakmadılar, Allah sana Kureyza oğulları üzerine yürümeni emrediyor...” demişti. Bunun üzerine Kureyza oğulları kuşatıldı. Kuşatma yirmi-yirmi beş gün sürdü. Peygamberimizin hükmüne değil de Sa’d b. Muaz’ın hükmüne râzı oldular. Bunun üzerine erkekleri öldürüldü, çocuk ve kadınları esir edildi. ( Kurtubî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
(ve gördüler ki) saldırganlara ²⁹ yardım eden geçmiş vahiylerin mensuplarını kalelerinden çekip çıkardı ve kalplerine korku saldı: böylece bir kısmını öldürdünüz, bir kısmını da esir aldınız;
29 Lafzen, “onlara”, yani Muhammed (s)’e ve toplumuna karşı ittifak kuran kabilelere. Burada bahsedilen “geçmiş vahiylerin mensupları” (ehlu’l-kitâb) Benî Kurayza kabilesinin Yahudileri idi. Onlar, tevhidi esas alan itikadlarına rağmen Müslümanlara ihanet ederek müşrik kabilelerin dâvâsını benimsediler. Uğradıkları fecî bozgundan sonra Benî Kurayza mensupları, ihanet ettikleri toplumun kendilerinden intikam almak isteyeceğini düşünerek Medine çevresindeki kalelerine çekildiler. Ama, bu kale etrafında yirmibeş gün süren bir kuşatmadan sonra her şeylerini bırakarak Müslümanlara teslim oldular.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah, kitap ehlinden olup düşmana destek verip sizi arkadan vuranlardan bir kısmının kalplerine korku salarak sığındıkları kalelerden çıkardı, siz onlardan bir kısmını öldürüyor bir kısmını da esir ediyordunuz. 59/2...6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine O, geçmiş vahyin mensuplarından düşmana destek verenleri kalelerinden çıkarmış ve kalplerine korku salmıştır; (baksanıza), bir kısmını öldürüyor bir kısmını da esir alıyordunuz.[³⁷⁴⁰]
[3740] Kurayzaoğulları yıllardır iç içe yaşadıkları mü’minleri en zor zamanda sırtlarından hançerleyerek müşrik saldırganların yanında yer almışlardı. Müttefikler bölgeyi terk eder etmez Müslümanlar Kurayzaoğulları üzerine yürüdü. Onlar kalelerine çekilmişlerdi. Yaklaşık üç hafta süren sıkı bir kuşatma sonunda kendileri hakkındaki hükmü Medineli müttefikleri Sa’d b. Muaz’ın vermesi şartıyla teslim oldular. Rasulullah da bu şartı kabul etti. Sa’d onlar hakkında kendi kitaplarıyla hükmetti (Tesniye, 20:l0-14). Hz. Peygamber, hükmün Tevrat kaynaklı oluşunu şöyle dile getirdi: “Onlar hakkında yedi kat göğün ötesindeki hükümle hükmettin”.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah, kitap ehlinden düşman birliklerine destek olanları da kalplerine korku salarak kalelerinden indirdi (onları da perişan etti) ki, siz onlardan kimini -savaşanları- öldürüyor, kimini de, esir alıyordunuz.
Osman Fırat
swap_vert close
Allah, kitap ehlinden olup müşriklere yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. Siz onların bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir ediyordunuz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve ehl-i kitaptan olup da onlara müzaherette bulunanları kal'alarından indirdi ve kalplerine korku düşürdü. Bir tâifeyi öldürüyordunuz, bir tâifeyi de esir alıyordunuz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O kâfir düşmanlara içeriden destek vererek hıyanet eden Ehl-i kitaptan Beni Kurayza'yı da kulelerinden indirdi ve kalplerine korku saldı, bir kısmını öldürüp, diğer bir kısmını da esir aldınız. {KM, Tesniye 20, 10-14}
Kurayza Yahudilerinin Hz. Peygamberle yaptıkları anlaşmaya göre Kureyş ve müttefikleri Medine’ye hücum ederlerse Kurayza bu saldırıya karşı koyacaktı. Fakat Kurayza savaş ortasında hıyanet etti. İçeriden düşmanları destekledi. Kuşatmacı düşman çekilince, Yahudiler hıyanet suçunun cezasını çekeceklerini beklediklerinden, zaten savaş vaziyetine geçip Medine civarındaki kalelerine girmişlerdi. Hz. Peygamber, düşman çekilince, Müslümanlar daha dinlenmeden Kurayza üzerine yürüme emri verdi. Onları kuşatma ise 25 gün kadar sürdü. Sonunda Ensarın önderlerinden Sa’d İbn Muaz’ı hakem seçip hükmüne razı olacaklarını bildirdiler. Hz. Peygamberin hükmüne razı olsalardı, o daha önce Benî Kaynuka Yahudi kabilesine uyguladığı cezayı uygulardı. Sa’d onlara kendi Tevrat şeriatlarının hükmünü uyguladı (Tesniye, 20,10-15). Savaşa katılanların öldürülmelerine, geride kalan kadın, çocuk ve yaşlıların esir edilmelerine hükmetti. Onlardan 400 kadar savaşçı öldürülüp arazileri Müslümanların eline geçti.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kitap ehlinden onlara yardım eden(Kurayza yahudi)lerini de kalelerinden indirdi ve kalblerine korku düşürdü. (Onlardan) Bir kısmını öldürüyordunuz, bir kısmını da esir alıyordunuz.
Müşrik kabîleleri gittikten sonra Allah'ın Elçisi (s.a.v.), Cebrâîl'in işâretiyle ümmetine, ikindi namazını Kurayza Oğulları yurdunda kılmayı emretti. Müslümanlara hiyânet eden Kurayzalıların dersini vermek gerekiyordu. Kurayza kuşatması 21 veya 25 gün sürdü. Sonunda kale, müslümanların eline geçti.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve ehl-i kitâbdan kâfirlere müzâheret idenleri kal'alarından indirdi. Ve kalblerine korku koydı. Onlardan bir fırka katl ve bir fırka da esîr idildiler. [¹]
[1] Bunlar Kureyza ve Benî Nadîr yahûdîleridir ki müttefik küffârla berâber Medîne'yi muhâsara itmişlerdi bilâhare Kurayza kâmilen katl ve Benî Nadîr de Şam'a nakl olundılar.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah, kitap ehlinden, düşmana arka çıkanları da kalplerine korku salarak kalelerinden indirdi, onların kimini öldürüyor, kimini de esir alıyordunuz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kitap ehlinden olup, onlara yardım edenlerin kalplerine korku düşürüp, kalelerinden indirdi. Onların bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kitap Ehlinden onlara arka çıkanları da Allah kulelerinden indirdi ve kalplerine korku saldı. Siz de onlardan kimini öldürdünüz, kimini esir aldınız.(10)
(10) Düşman toplulukları geri çekildikten sonra, Peygamberimiz, Müslümanlara, düşmanla işbirliği yapan Benî Kureyza Yahudilerinin üzerine yürüme emrini verdi. Onlar da bu arada Medine çevresindeki kalelerine çekilmişlerdi. Kuşatma yirmi beş gün kadar sürdükten sonra, Benî Kureyza Yahudileri, Sa’d bin Muaz’ın hükmüne razı olarak kalelerinden indiler. Sa’d bin Muaz da Tevrat’a göre hüküm vererek, onlardan savaşanların öldürülmesine, diğerlerinin esir edilmesine karar verdi ve bu hüküm uygulandı.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah, Ehlikitap'tan onlara arka çıkanları, kulelerinden/kalelerinden indirdi, kalplerine korku saldı: Bir grubunu öldürüyordunuz, bir grubunu da esir ediyordunuz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı indürdi anları kim arķa virdiler anlara kitāb ehli’nden ķalalarından daħı bıraķdı göñüllerine ķorķu. bir bölük depelersiz daħı esir eylersiz bir bölügi.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı indürdi ol kimseleri ki yardım itdiler müşrikler[e] Yehūdilerden,ḳal‘alarından. Daḫı bıraḳdı yüreklerine ḳorḳuyı. Bir bölügin depeler‐siz ve bir bölügin esīr idersiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah kitab əhlindən onlara (kafirlərə) kömək edənlərin ürəklərinə qorxu salıb onları öz qalalarından endirdi. Siz onların bir qismini öldürür, bir qismini də əsir alırdınız.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And He brought those of the People of the Scripture who supported them down from their strongholds, and cast panic into their hearts. Some ye slew, and ye made captive some.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And those of the people(3701) of the Book who aided them - Allah did take them down from their strongholds(3702) and cast terror into their hearts. (So that)(3703) some ye slew, and some(3704) ye made prisoners.
3701 The reference is to thejewish tribe of the Banu Qurayzah. They counted among the citizens of Madinah and were bound by solemn engagements to help in the defence of the city. But on the occasion of the Confederate siege by the Qurash and their allies, they intrigued with the enemies and treacherously aided them. Immediately after the siege was raised and the Confederates had fled in hot haste, the Prophet turned his attention to the treacherous "friends" who had betrayed his City in the hour of danger. 3702 The Banu Qurayzah (see last note) were filled with terror and dismay when Madinah was free from the Qurash danger. They shut themselves up in their castles about three or four miles to the east (or north east) of Madinah, and sustained a siege of 25 days, after which they surrendered, stipulating that they would abide by the decision of their fate at the hands of Sa'd ibn Mu'adh, chief of the Aws tribe, with which they had been in alliance. 3703 Sa'd applied to them the J ewish Law of the Old Testament, not as strictly as the case warranted. In Deut. 20:10-18, the treatment of a city "which is very far off from thee" is prescribed to be comparatively more lenient than the treatment of a city "of the people, which the Lord thy God does give thee for an inheritance," i.e., which is near enough to corrupt the religion of the Jewish people. The punishment for these is total annihilation: "thou shall save alive nothing that breatheth" (Deut. 20:16 ). The more lenient treatment for far-off cities is described in the next note. According to the Jewish standard, then, the Banu Qurayzah deserved total extermination-of men, women, and children. They were in the territory of MadTnah itself, and further they had broken their engagements and helped the enemy. 3704 Sa'd adjudged them the mildest treatment of the "far-off" cities which is thus described in the Jewish Law: "Thou shalt smite every male thereof with the edge of the sword: but the women and the little ones, and the cattle, and all that is in the city, even all the spoil thereof, shalt thou take unto thyself, and thou shalt eat the spoil of thine enemies, which the Lord thy God hath given thee" (Deut. 20:13-14). The men of the Qurayzah were slain: the women were sold as captives of war: and their lands and properties were divided among the Muhajirs.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَنْزَلَ
ve indirdi
الَّذ۪ينَ
o kimse- leri ki
ظَاهَرُوهُمْ
onlara arka çıktılar
مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ
ehl-i kitaptan
مِنْ صَيَاص۪يهِمْ
kalelerinden
وَقَذَفَ
ve attı
ف۪ي قُلُوبِهِمُ
kalplerinin içine
الرُّعْبَ
korku
فَر۪يقاً
bir kısmını
تَقْتُلُونَ
öldürüyor- dunuz
وَتَاْسِرُونَ
ve esir alıyordunuz
فَر۪يقاًۚ
bir kısmını
Ve (Allah o gün) ehl-i kitaptan, onlara arka çık(ıp yardım ed)en (Kurayza Yahudi)lerini de kalelerinden indirdi ve (onların) kalplerine korku düşürdü. Siz (onlardan) bir kısmını öldürüyordunuz, bir kısmını ise esir alıyordunuz.
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ظَاهَرَ
Fiil-III
ظ ه ر
Arka çıktı, zıhâr yaptı, yardım etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
صَيَاصِي
İsim
ص ي ص
Kaleler
قَذَفَ
Fiil-I
ق ذ ف
Koydu, bıraktı, attı, atıp tuttu, taşladı, saldı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
رُعْب
İsim
ر ع ب
Korku
فَرِيق
İsim
ف ر ق
Zümre, kısım, grup, taraf, topluluk
قَتَلَ
Fiil-I
ق ت ل
Öldürdü, kahrolsun, kahrolası
اَسَرَ
Fiil-I
ا س ر
Esir aldı
فَرِيق
İsim
ف ر ق
Zümre, kısım, grup, taraf, topluluk