close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahzâb Sûresi 13. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iż kâlet tâ-ifetun minhum yâ ehle yeśribe lâ mukâme lekum ferci’û(c) veyeste/żinu ferîkun minhumu-nnebiyye yekûlûne inne buyûtenâ ‘avratun vemâ hiye bi’avra(tin)(s) in yurîdûne illâ firârâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve hani onların bir bölüğü, ey Yesribliler demişti, burada durmanıza imkan yok, dönün artık ve bir bölüğü de Peygamberden, evlerimiz açık, sağlam değil diye izin istemişti, halbuki evleri açık değildi ve sağlamdı, onlar, ancak kaçmayı diliyorlardı.
Yesrib, Medine'nin eski adıdır. Hicretten sonra Medinet-ün-Nebi denmiş, sonradan şehir anlamına gelen Medine kelimesi bu şehre ad olmuştur  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar (münafıklar)dan bir grup da demişti ki: "Ey Yesrib (Medine) halkı! Artık burası (Hendek Savaşının sıkıntılı ortamı) sizin için durulacak yer değil, haydi (hemen ayrılıp evlerinize) dönün!" (Yahut: "Artık bu dinde durmanız doğru değil, bırakın ve ayrılın" diye kışkırtmışlardı. Bunun üzerine) Onlardan (kalbi kaymış) bir grup da: "Evlerimiz (sağlam ve korunaklı değil) açıktır (ve sahipsiz kalmıştır)" diyerek Peygamberden izin almak (için bahaneler uyduruyorlardı). Oysa onların evleri açık (ve korumasız) değildi, sadece kaçmak istiyorlardı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve hatırla içlerinden bazısı şöyle demişti: “Ey Medine halkı! Burada düşmana karşı koyamazsınız, evlerinize geri dönün.” Diğer bir gurup da: “Evlerimiz saldırıya açık ve emniyetsiz durumda” diyerek, peygamberden izin istemişlerdi. Halbuki evleri, aslında saldırıya açık değildi, ama tek amaçları savaştan kaçmaktı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlardan bir grup da: “Ey Yesripliler-Medineliler! Artık sizin için durmanın sırası değil, haydi evinize dönün!” demişlerdi. İçlerinden bir kısmı ise: “Gerçekten evlerimiz saldırıya açık, emniyette değil!” diyerek, peygamberden izin istiyordu. Oysa evleri tehlikede değildi. Kesinlikle kaçmayı arzuluyorlardı.
Ahmet Varol
swap_vert close
İçlerinden bir grup: "Ey Yesrib halkı! Artık size duracak yer yok, geri dönün" demişti. Onlardan bir grup da: "Evlerimiz korumasızdır" diyerek Peygamber'den izin istiyorlardı. Oysa onlar (evler) korumasız değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlardan bir grup da hani şöyle demişti: 'Ey Yesrib (Medine) halkı, artık sizin için (burada) kalacak yer yok, şu halde dönün.' Onlardan bir topluluk da: 'Gerçekten evlerimiz açıktır' diye peygamberden izin istiyordu; oysa onlar(ın evleri) açık değildi. Onlar yalnızca kaçmak istiyorlardı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O sıra münafıklardan bir gurub:” -Ey Medine halkı! Burası sizin duracağınız yer değil, hemen (savaştan kaçarak evlerinize) dönün.” diyorlardı. Yine onlardan bir kısmı da Peygamberden izin istiyor; “-Cidden evlerimiz açık kalmıştır (hırsızlardan korkuyoruz)” diyorlardı. Halbuki evleri açık değil, sırf kaçmak istiyorlardı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve hatırlayın ki, onlardan bir grup: “Ey Medine halkı! Siz burada tutunamazsınız. En iyisi geri dönün” dediler. Onlardan bir grup da Peygamber’den izin istediler. “Gerçekten evlerimiz, (düşmana) açıktır.” dediler. Hâlbuki evleri açık değildi. Onlar ancak firar etmek istiyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İçlerinden bir grup da, “Ey Yesrib halkı! Tutunacak bir yeriniz kalmadı, geri dönünüz” demişti. Onlardan başka bir grup da Peygamberden, “Evlerimiz korumasız kaldı” diyerek izin istiyordu. Oysa evleri korumasız değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.[438]
[438] Yesrib/Medine kelimesi hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 271-272.  
Besim Atalay
swap_vert close
Hani onlardan birtakımları: «Ey Medineliler! Burada yeriniz yok, dönüp gidiniz!» demekteydiler, birtakımı da: «Evlerimiz açıktır!» diyerek, peygamberden izin istiyorlardı, açık değildi evleri, ancak kaçmak isterlerdi!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve (hatırla) içlerinden bazısı: “Ey Yesribliler (Medineliler)! Burada düşmana karşı koyamazsınız, mevzilerinizi bırakıp evlerinize dönünüz!” diyordu. Onlardan bir başka bölük: “Evlerimiz korunmasız!” diyerek nebiden izin istiyordu. Hâlbuki gerçekte evleri tehlikeye maruz değildi, onlar sadece savaştan kaçmak istiyorlardı.
Müslümanların tarafında savaşan münafıklar, sürekli bahaneler uydurarak cepheden çekilmek istiyordu. Aslında onların maksadı, böyle kritik bir zamanda ordudan ayrılarak İslam ordusunu zayıf duruma düşürmek ve Müslümanlara yenilgi yaşatmaktı. Allah, gönderdiği bu âyetle münafıkların durumunu peygamberine haber veriyor.Münafıkların bu tavrı Müslümanların moralini bozamamış, aksine gayretlerini daha da artırmıştı. Çünkü eninde sonunda Allah’ın yardımıyla galip geleceklerine inanıyorlardı. Onlara göre zamanın uzamasının mutlaka kavrayamadıkları bir hikmeti vardı. Sıkıntısız netice almanın mümkün olmayacağını ama Allah yolunda çekilen sıkıntıların kendileri için bereket olacağını biliyorlardı. Ancak diğer savaşlarda olduğu gibi bu savaşta da Müslümanlar şiddetli bir sarsıntıyla ciddi bir imtihandan geçmişti.  
Cemil Said
swap_vert close
Diğer kısmı da "Yâ ehl-i Medîne sizin içün melce’ yokdur meskenlerinize ’avdet idiniz" didikleri vakit içinizden bir fırka "Hânelerimiz müdâfa’asızdır" diyerek rasûlden ’avdet içün müsâ’ade taleb itdiler fakat hâneleri mahfûz idi. Ânların maksadları firâr idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İçlerinden bir takımı: "Ey Medineliler! Tutunacak yeriniz yok, geri dönün" demişti. İçlerinden bir topluluk da Peygamberden: "Evlerimiz düşmana açıktır" diyerek izin istemişlerdi. Oysa evleri açık değildi sadece kaçmak istiyorlardı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani onlardan bir grup, “Ey Yesrib (Medine) halkı! Sizin burada durmak imkânınız yok. Haydi geri dönün” demişti. Onlardan bir başka grup da, “Evlerimiz açık (korumasız)” diyerek Peygamberden izin istiyorlardı. Oysa evleri açık (korumasız) değildi. Onlar sadece kaçmak istiyorlardı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlardan bir grup, “Ey Medineliler! Sizin işiniz burada durmak değildir, hemen dönün” diyorlardı. Onlardan bir bölük de, aslında açıkta olmadığı halde, “Evlerimiz açıkta ve korumasız” diyerek peygamberden izin istiyorlardı; bunların istediği kaçmaktan başka bir şey değildi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlardan bir gurup da demişti ki: Ey Yesribliler (Medineliler)! Artık sizin için durmanın sırası değil, haydi dönün! İçlerinden bir kısmı ise: Gerçekten evlerimiz emniyette değil, diyerek Peygamber'den izin istiyordu; oysa evleri tehlikede değildi, sadece kaçmayı arzuluyorlardı.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlardan bir grup ise, "Yesrib halkı, artık tutunamazsınız; geri dönün," diyordu. Onlardan diğer grup ise, evleri korunduğu halde, "Evlerimiz korumasız kaldı," diyerek peygamberden izin istiyorlardı. Tüm amaçları kaçmak idi.
Yesrib özel ismi, her nedense, Muhammed'in vefatından sonra Medine (fiehir) olarak değiştirilmiştir.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O vakit bunlardan bir grup: "Ey Medine halkı! Sizin için duracak yer yok, hemen dönün." diyorlardı. Yine onlardan bir kısmı da Peygamberden izin istiyor, evlerimiz gerçekten (düşmana) açıktır." diyorlardı, halbuki açık değildi, sadece kaçmak istiyorlardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve o vakıt ki bunlardan bir taife «ey Yesrib ehalisi Sizin için duracak yer yok hemen dönün» diyorlardı, yine onlardan bir kısmı da Peygamberden izin istiyor «cidden evlerimiz açıktır» diyorlardı, halbuki açık değil, sırf kaçmak istiyorlardı
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hani, onlardan (munâfıklardan) bir grup, “Ey Yesribliler! (Medine halkı!) Burada (düşmana karşı) duracak yeriniz yok, (mevzilerinizi bırakıp) evlerinize dönünüz!” diyordu. Onlardan bir başka grup da, “Evlerimiz (düşman saldırısına) açıktır” diyerek (geri dönmek için) Peygamberden izin istiyorlardı. Hâlbuki gerçekte evleri tehlikede değildi, onlar sadece (cihattan) kaçmak istiyorlardı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlardan bir topluluk: “Ey Yesrib¹ halkı, sizin için burada duracak bir yer yok, hemen dönün. Yine onlardan bir grup da: “Evlerimiz gerçekten korumasızdır.” diyerek Nebiden izin istiyorlardı. Oysaki evleri korumasız değildi. Onlar, savaştan kaçmak için bahane arıyorlardı.
1- Medine.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O zaman onlardan bir güruh: «Ey Yesrîb ahâlîsi, sizin için burada durmak yok. Hemen dönün» demiş (ler) di. Onlardan bir kısmı da: «Hakıykaten evleriniz açıkdır» diyorlar, peygamberden izin istiyor (lar) dı. Halbuki onlar (ın evleri) açık değildir. Onlar kaçmakdan başka bir şey arzu etmiyorlardı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yine o vakit onlardan (o münâfıklardan) bir tâife: “Ey Yesrib (Medîne) halkı!(Burada) sizin için duracak yer yok, hemen dönün!” demişti. Onlardan bir fırka da: “Gerçekten evlerimiz açık (korunmaya muhtaç)tır” diyerek peygamberden izin istiyordu. Hâlbuki o (evleri) açık değildi. Sâdece kaçmak istiyorlardı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yine o vakit onlardan (o münâfıklardan) bir grup: “Ey Yesrib (Medîne) halkı! (Burada) sizin için duracak yer yok, hemen dönün!” demişti. Onlardan bir fırka da: “Gerçekten evlerimiz açık (korunmaya muhtaç)tır” diyerek peygamberden izin istiyordu. Hâlbuki o (evleri) açık değildi (onların bir mazereti yoktu). Sâdece kaçmak istiyorlardı.*
(*) Bu gruptaki âyetlerde münafıkların ortak karakteri, sözlerinden ve davranışlarından örnekler verilerek açıklanmaktadır: Bunlar söz verirler ama yerine getirmezler; fitne fesat fırsatı çıkınca ev bark aile düşünmeyip o fırsatı değerlendirmeye koşarlar; hizmet gerektiğinde ise türlü bahaneler ileri sürerek izin almak isterler; sûret-i haktan görünerek müslümanların moralini bozarlar; çoluk çocuklarını, evlerinin tehlikede olduğunu hatırlatarak savaş alanından çekilmeyi tavsiye ederler; korkunun ölüme faydası olmadığı halde inançsızlıkları sebebiyle savaşmaktan ve ölümden fazlaca korkarlar, korku ortamı geçip zafer kazanılınca da bu sonuçta kendilerinin de payı varmış gibi konuşmaya ve hak talep etmeye kalkışırlar. Kaynak: Tefsir (Kur’an Yolu)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Münafıklardan bir gurup da “Ey Yesripliler (Medineliler) Burası sizin için savaşılacak yer değil, geri dönün” demişlerdi. Medinelilerden bir gurup, evleri açık ve müdafaasız kalmadığı halde, yalnızca savaştan kaçmak amacıyla “Evlerimiz açık kaldı” diye peygamberden izin istiyorlardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün onlardan bir takımı şöyle demişlerdi: "Ey Yesrip’liler! Burası sizin için durulacak bir yer değil. Durmayın geri dönün! Birtakımı da: "Doğrusu bizim evlerimizin koruyucusu yoktur" diyerek peygamberden uygun istiyorlardı. Oysaki evlerinin koruyucusu vardı. Ancak, onlar yalnız kaçmayı düşünüyorlardı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani münafıklardan bir güruh «— Ey Yesrib ahalisi [⁷]! Burası sizin için durulacak yer değildir [⁸], dönün» demişlerdi. Onlardan bir güruh ise peygamberden izin isteyerek «— Evlerimiz açıktır» demişlerdi. Halbuki onların evleri açık değildi. Onlar cenkten savuşmaktan başka bir şey istemiyorlardı.
[7] Yesrib Medine'nin eski ismidir. Peygamberimiz bu isimden hoşlanmazdı, peygamberimizin hoşlanmadığı ismi kullanıyorlardı.[8] Araplar bütün bize düşman oldular, artık orduda işiniz ne!  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani onlardan bir grup [tâ’ife], “Ey Yesrib/Medine halkı! Sizin burada durma imkânınız yok hemen geri dönünüz” demişti. İçlerinden belli bir kısmı [ferîk] da evleri açık/ korumasız olmadığı hâlde, “Gerçekten evlerimiz açık/ korumasız” diyerek Peygamberden izin istiyordu. Onlar (aslında) kaçmaktan başka bir şey istemiyordu.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlardan bir grup da hani şöyle demişti: “Ey Yesrib (Medine) halkı! Artık sizin için (burada) kalacak yer yok, o halde dönün.” Onlardan bir topluluk da, “Gerçekten evlerimiz açıktır” diye peygamberden izin istiyordu. Oysa evleri açık değildi ve onlar yalnızca kaçmak istiyorlardı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İçlerinden bir grup, “Ey Yesrip, yani Medîne halkı; şehir dışında hendeği savunarak düşmana karşı koyamazsınız; en iyisi, kendinizi korumak için evlerinize dönün!” diyorlardı. Bazıları da, evlerinin düşman saldırısına açık olduğunu söyleyerek Peygamberden izin istiyorlardı. Oysa evleri saldırıya açık filan değildi; tek istedikleri, savaştan kaçıp canlarını kurtarmaktı.Öyle ki;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, onlardan bir grup: “Ey Yesrip ahâlisi! Sizin için ikamet edecek / duracak yer yok; geri dönün!” dediler. Onlardan bir başka grup da Nebiyy’den izin istiyordu: “Bizim evlerimiz, sahipsiz / açık!” diyorlardı. Oysa açık değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bir kısmı: " Medineliler! burası size göre değil, Hemen geri dönün " diyorlar, bir kısmı da peygamberden: " Evlerimiz açık kaldı " diye izin istiyorlardı. Aslında açık falan değildi. Niyetleri kaçmaktı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hani! Onlardan bir grup, "Ey Yesrib halkı! Sizin burada durmanızın imkânınız yok! Haydi! Geri dönün!" demişti. Onlardan bir başka grup da, "Evlerimizi açık bıraktık. Evlerimiz korumasız kaldı!" diyerek Nebi’den izin istiyorlardı. Oysa evleri ne açıktı ne de korumasız! Onlar sadece kaçmak istiyorlardı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlardan bir grup da şöyle demişti: “Ey Yesribliler [*] (Medineliler)! Sizin için durmanın sırası değil, dönün!” İçlerinden bir grup ise evleri savunmasız olmadığı halde “Şüphesiz ki evlerimiz savunmasızdır!” diyerek Peygamber’den izin istiyordu; (savaştan) kaçmaktan başka bir şey istemiyorlardı.
[Yesrib], Medine’nin eski adıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlardan bir grup: “Ey Yesrib’liler! Haydi, durmayın evlerinize dönün.” diyordu. Bir kısmı da: “Gerçekten evlerimiz korumasızdır.” diye Peygamberden izin istiyordu. Hâlbuki onların evleri korumasız değildi, onlar sadece kaçmak istiyorlardı.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [hatırla] içlerinden bazısı şöyle demişti: “Ey Yesrib halkı! Burada [düşmana] karşı koyamazsınız: ¹⁸ [evlerinize] geri dönün!” O arada içlerinden bir grup da, “Evlerimiz [saldırılara] açık durumda!” diyerek Peygamber’den izin istemişti- halbuki evleri [aslında saldırıya] açık değildi: tek amaçları kaytarmaktı.
18 Yani, şehir dışında hendeği savunarak.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlardan bir grup da: – Ey Medine halkı, bu cephede sizin tutunma imkânınız kalmadı varın gidin evinize, diyor, bir başka grup da evleri düşmana karşı korumasız olmadığı halde evlerimiz korumasız diyerek Nebi’den izin istiyordu. Oysa onların hepsi sadece savaştan kaçmak istiyorlardı. 8/16
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine o sırada onlardan bir tayfa da çıkmış, “Ey Yesripliler! Sizin yurdunuz yuvanız elden gidiyor, derhal (eve) dönün!”[³⁷³⁴] demişti; yine bir başka gurup da evleri korumasız olmadığı halde “Evlerimiz korumasız” diyerek Nebî’den izin istemişlerdi; oysa onların maksatları cepheden kaçmaktı.
[3734] Bu sadece “eve dönün” anlamını değil, “eski kimliğinize dönün” ya da “dâvâdan dönün” imasını da içeren bir ayartma çağrısıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Diğer bir gurup: "Ey Medine halkı; sizin düşmana karşı tutunacak gücünüz yok, artık geri dönün" diyordu. Bir gurup da "Evlerimiz düşmana açıktır, (hırsızlardan endişe ediyoruz) bırak da geri dönelim" diyerek Peygamberden izin istiyordu. Oysa evleri açık değildi (çoluk çocukları için öyle bir tehlike yoktu) Onlar sadece savaştan kaçıp canlarını kurtarmak istiyorlardı (ki)
Osman Fırat
swap_vert close
Onlardan bir grup da demişti ki: "Ey Yesrib (Medine) halkı, artık size durmak yok" ve Onlardan bir topluluk da. "Evlerimiz (sağlam değil), açıktır" diyerek Nebi (Muhammed as’) dan izin istiyordu. Oysa onlar(ın evleri) açık değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o vakit onlardan bir tâife demişti ki: «Ey Yesrib ahalisi! Sizin için bir duracak yer yok. Artık geri dönünüz». Ve onlardan bir zümre de Peygamberden izin isteyerek diyorlardı ki: «Muhakkak evlerimiz açıktır. Halbuki, onlar açık değildi. Onlar firar etmekten başka bir şey dilemiş olmuyorlardı.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bir kısmı: “Ey Yesribliler! Burada düşmana karşı koyamazsınız, mevzilerinizi bırakıp evlerinize dönünüz! ” diyordu. Onlardan bir başka bölük: “Evlerimiz korunmasız! ” diyerek Peygamberden izin istiyorlardı. Halbuki gerçekte evleri tehlikeye mâruz değildi, onlar sadece savaştan kaçmak istiyorlardı.
Hicrete kadar Medine’nin ismi Yesrib idi. Daha sonra Medinetu’n-Nebî (Peygamber’in şehri) oldu.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlardan bir grup da demişti ki: "Ey Yesrib (Medine) halkı, artık size duracak yer yok, (haydi durmayın, evlerinize) dönün (Yahut: Artık bu dinde durmanız doğru değil, dönün)". Onlardan bir topluluk da. "Evlerimiz (sağlam değil), açıktır" diyerek peygamberden izin istiyordu. Oysa onlar(ın evleri) açık değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O münâfıklardan bir tâife: "Ey Ehl-i Medîne! Bugün siz düşmana mukâvemet idemezsiniz, geri dönünüz" didiler. Ve onlardan bir fırka: "Hânelerimiz hâlî ve muhâfazasızdır." diyerek Nebî'den 'avdete izin istediler. Hâneleri hâlî ve muhâfazasız değildi. Onlar ancak harbden firârı istiyorlardı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İçlerinden bir takımı da şöyle diyordu: "Ey Yesripliler[*]! Tutunacağınız bir yer kalmadı, geri dönün!" Bir bölük de "Evlerimiz korumasız!" diyerek Nebi’den izin istiyorlardı. Oysa evleri korumasız değildi. Tek istekleri savaştan kaçmaktı.
[*] Yesrip Medine'nin eski adıdır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlardan bir grubu da:-Ey Yesrip Halkı, sizin için duracak yer kalmadı, geri çekilin demişler. Onlardan bir başka grup da Peygamber'den izin istiyor:-Evlerimiz açık, diyorlardı. Oysa evleri açık değildi. Sadece kaçmak istiyorlardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlardan bir topluluk da “Ey Medine halkı! Burada tutunamazsınız; dönün” diyordu. İçlerinden bir başka topluluk ise, “Evlerimiz korumasız” diyerek Peygamberden izin istiyordu. Oysa evleri korumasız değildi; onların bütün istediği savaştan kaçmaktı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hani, onlardan bir grup şöyle demişti: "Ey Yesrib halkı, duracak yeriniz yok, hemen geri dönün!" İçlerinden bir grup da Peygamber'den izin istiyor: "İnan olsun, evlerimiz kaygı duyulacak durumda." diyorlardı." Oysaki evleri kaygı duyulacak durumda değildi; sadece kaçmak istiyorlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol vaķt kim eyitti bir bölük anlardan “iy medine ehli yoķdur yir sizüñ pes dönüñ!” daħı destūr dileridi bir bölük anlardan peyġamber’e eydür idi “bayıķ evlerümüz ħalalludur.” daħı degül ol ħellāllü dilemezler illā ķaçmaķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol vaḳtda eyitdi anlardan bir cemā‘at: İy Medīne ḫalḳı, size duracaḳyir ḳalmadı. Pes dönüp ḳaçuñuz, didiler. Daḫı destūr diler bir bölükpeyġamberden, eydürler ki: Bizüm evlerümüz ḫalellüdür. Ol ḫalellüdegüldür. Anlar ḳaçmaḳ isterler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O zaman onlardan bir tayfa: “Ey Yəsrib (Mədinə) əhli. (Burada) sizin üçün duracaq bir yer yoxdur, (evinizə) qayıdın!” – demişdi. Başqa bir dəstə isə: “Evlərimiz açıqdır (kimsəsizdir, oğru girməsindən qorxuruq)” – deyə (geri qayıtmaq üçün) Peyğəmbərdən izin istəyirdi. Həqiqətdə evləri açıq (kimsəsiz) deyildi. Onlar ancaq (döyüşdən) qaçmaq istəyirdilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when a party of them said: O folk of Yathrib! There is no stand (possible) for you, therefor turn back. And certain of them (even) sought permission of the Prophet, saying: Our homes lie open (to the enemy). And they lay not open. They but wished to flee.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Behold! A party among them said: "Ye men of Yathrib! ye cannot stand (the attack)! therefore go back!" And a band of them ask for leave of the Prophet, saying, "Truly our houses(3684) are bare and exposed," though they were not exposed they intended nothing but to run away.
3684 All the fighting men of Madinah had come out of the City and camped in the open space between the City and the Trench that had been dug all round. The disaffected Hypocrites sowed defeatist rumours and pretended to withdraw for the defence of their homes, though their homes were not exposed, and were fully covered by the vigilant defensive forces inside the Trench.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذْ
yine o vakit
قَالَتْ
demişti
طَٓائِفَةٌ
bir grup
مِنْهُمْ
onlardan
يَٓا
ey
اَهْلَ
halkı
يَثْرِبَ
Yesrib
لَا مُقَامَ
duracak yer değil
لَكُمْ
sizin için
فَارْجِعُواۚ
haydi dönün
وَيَسْتَاْذِنُ
ve izin istiyordu
فَر۪يقٌ
bir fırka
مِنْهُمُ
onlardan
النَّبِيَّ
nebîden
يَقُولُونَ
diyorlardı
اِنَّ
ger- çekten
بُيُوتَنَا
evlerimiz
عَوْرَةٌ
açıktır
وَمَا
hâlbuki değildi
هِيَ
o
بِعَوْرَةٍۜ
açık
اِنْ يُر۪يدُونَ
istemiyorlardı
اِلَّا
ancak
فِرَاراً
kaçmak
Yine o vakit onlardan bir grup demişti ki: "Ey Yesrib (Medine) halkı! Artık (burası) sizin için durulacak yer değil, haydi geri dönün!" Onlardan (başka) bir grup da, "gerçekten evlerimiz (saldırılara) açık durumda" diyerek nebîden izin istiyordu; hâlbuki onlar(ın evleri saldırıya) açık değildi, onlar sadece kaçmak istiyorlardı.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
طَٓائِفَة
İsim
ط و ف
Grup, bölük, kısım, taife, topluluk, zümre
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
يَثْرِب
Özel isim
يَثْرِب
Yesrib (Medine şehri)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
مُقَام
Edilgen fiil-IV
ق و م
Makam, durulacak yer
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
رَجَعَ
Fiil-I
ر ج ع
Döndü
اِسْتَـْٔذَنَ
Fiil-X
ا ذ ن
İzin istedi
فَرِيق
İsim
ف ر ق
Zümre, kısım, grup, taraf, topluluk
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
عَوْرَة
İsim
ع و ر
Avret yeri, mahrem olan, muhafazasız, açık
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
هِيَ
Zamir
هِيَ
O (bayanlar için kullanılır)
عَوْرَة
İsim
ع و ر
Avret yeri, mahrem olan, muhafazasız, açık
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
فِرَار
İsim
ف ر ر
Kaçmak, kaçış