close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tekâsur Sûresi 6. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Leteravunne-lcahîm(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki o koca cehennemi göreceksiniz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, (zalimler için hazırlanan) o çılgınca yanan ateşi de elbette (ön)görecektiniz.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Cehennemin yakıcı ateşini mutlaka dünyada görüp anlayarak bu açgözlülükten vazgeçerdiniz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Elbette kaynayan, köpüren Cehennem'i göreceksiniz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun ki, o çılgınca yanan ateşi mutlaka göreceksiniz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, o çılgınca yanan ateşi de elbette görecektiniz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
And olsun, (kıyamet günü) o kızgın ateşi muhakkak göreceksiniz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Cehennemi, (ilmen) görmüş olurdunuz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
6,7. “Elbette cehennemi önceden görecektiniz. Evet onu çıplak gözle göreceksiniz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Herhalde cehennemi görürsünüz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Elbette ki (siz bu yersiz övünmelerinizden dolayı) dünyayı cehenneme çevirdiğinizi göreceksiniz!
Cemil Said
swap_vert close
Cehennemi göreceksiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, cehennemi göreceksiniz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, o cehennemi muhakkak göreceksiniz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yemin olsun, cehennemi mutlaka göreceksiniz!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
5, 6, 7, 8. Gerçek öyle değil! Kesin bilgi ile bilmiş olsaydınız, (orada) mutlaka cehennem ateşini görürdünüz. Sonra ahirette onu çıplak gözle göreceksiniz. Nihayet o gün (dünyada yararlandığınız) nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Cehennemi görürdünüz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
5,6. Hayır! Eğer kesin bilgi ile bilseniz, elbette cehennemi görürsünüz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Kasem olsun o Cahimi çaresiz göreceksiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Kasem olsun ki, sizler öldükten sonra âhirette) muhakkak cehennemi göreceksiniz,
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bilesiniz ki kesinlikle alevli ateşle karşı karşıya kalacaksınız.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun, siz o alevlenmiş ateşi mutlakaa göreceksiniz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun (siz) Cehennemi mutlaka göreceksiniz!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Elbette (zalim ve azgınları bekleyen) o cahimi (daha bu dünyada, iman, akıl ve bilinç gözüyle) görecektiniz (cehennemin varlığını gözle görmüş gibi kabul ederdiniz)! *
(*) Not: Her ne kadar birçok müfessir 5. ayetteki (لَوْ تَعْلَمُونَ) ‘’lev ta’lemune’’şeklindeki fiili şart cümlesinin cevabı gizli olduğunu söylese de, ayetin zahirine göre bunun cevabı 6. ayet olan (لَتَرَوُنَّ)’’cümlesidir. Çünkü ayetlerin bağlantılarını birbirlerinden koparmak mümkün değildir. وقيل: {لَوْ تَعْلَمُونَ عِلمَ اليَقِينَ}، معناه: "لَوْ تَعْلَمُونَ" اليوم في الدنيا "عِلمَ اليَقِينِ" بما أمامكم مما وصفت "لَتَروُنَّ الجَحِيم" بعيون قلوبكم، فإن علم اليقين يريك الجحيم بعين فؤادك، وهو أن يصور لك نار القيامة {ثُمَّ لتَرونَّها عَيْنَ اليَقِينِ}، أي: عند المعاينة بعين الرأس، فتراها يقيناً، لا تغيب عن عينك، {ثُمَّ لَتُسْأَلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ ٱلنَّعِيمِ} في موقف السؤال والعرض (اللباب في علوم الكتاب] بل الظاهر أن المراد رؤيتها قبل يوم القيامة رؤية البصيرة وهي رؤية القلب التي هي من آثاريشير اليه قوله (وكذلك نري إبراهيم ملكوت السماوات والأرض) الأنعام: 75. (الميزان في تفسيرالقران)... والقول الثاني: أي: يرونها بالتفكر والنظر في آيات الله وحججه في الدنيا (تأويلات أهل السنة – للامام الماتريدي) وقيل المعنى: لو تعلمون اليوم علم اليقين، وأنتم في الدنيا لترونّ الجحيم بعيون قلوبكم، وهو أن تتصوّروا أمر القيامة وأهوالها.( فتح القدير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Cehennemi mutlaka göreceksiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O alevli ateşi ne olursa olsun göreceksiniz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
6, 7. Evet evet, övünmenin sonunu yakın bir bilgiyle bilseydiniz gafil olmazdınız * Cehennemi uzaktan göreceksiniz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Elbette cehennemi [cahîm] görürdünüz⁵
5 Cehennemin ne olduğunu anlardınız demektir. Krş. Şuarâ, 26/91; Nâzi’ât, 79/36  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz o çılgınca yanan ateşi elbette göreceksiniz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Zâlimleri bekleyen cehennemi daha bu dünyada, iman, akıl ve bilinç gözüyle görecek ve bu tavrınızdan vazgeçecektiniz!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Elbette, Cahîm’i / Yakıcı Alevli Ateş’i görürsünüz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
cehennemi de görecektiniz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
O zaman ahiret hayatıyla ilgili açıkladıklarımıza kesin olarak inanırdınız. Yaptığınız kötülüklerin, hataların, günahların, işlediğiniz haramların sonuncunda cehenneme doğru gittiğinizi görürdünüz. Ey insanlar! Rabbinizden gelen gerçeklere şüpheyle bakarak, gerçekleri inkâr ederek, isyan içinde yaşadığınız hayat yolunun sonu cehennem! Eğer vahiyle gönderilen bilgilere gerçekten inanmış olsaydınız, yaptığınız inkârın, işlediğiniz günahların, haramların cehennem olarak size nasıl yansıdığını görür, cehennemin sıcaklığını anında hissederdiniz. Ancak şüpheleriniz ve inkârınız nedeniyle görmüyor duymuyor hissetmiyorsunuz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
5,6. Hayır! Şüphesiz ki kesin bir bilgiyle bilseydiniz, ateşi (önceden) elbette görürdünüz.
Mehmet Türk
swap_vert close
5,6. Doğrusu! Keşke cehennemi kesinlikle göreceğinize (dünyadayken) kesin bir bilgi¹ ile tam olarak inansaydınız.
1 Dilimize Arapçadan geçen “yakîn” ile Türkçe olan “yakın” kelimelerini birbirine karıştırmamak gerekir. Bununla beraber Arapça olan “yakîn” de dilimize öyle mal olmuştur ki, bu kelimenin ilim ve edebiyat ıstılahımızda kıymeti çok büyüktür. Bütün ilim ve fende aranan gaye bu “yakîne” ermektir. Onun için “ilm’el-yakîn”, “ayn’el-yakîn”, “hakk’al-yakîn” deyimleri de birer klişe olmuştur. Yukarılarda da geçtiği üzere “yakîn” aslında “şeksiz ve tereddütsüz ilim” manasınadır. Sözlükte yakin, şek ve şüphe olmayan ilimdir. Istılahta ise, “başka türlü olması mümkün olmamak üzere, bir şeye öyledir diye öylece inanmaktır.”  
Muhammed Esed
swap_vert close
[cehennemin] yakıcı ateşini ³ mutlaka görürdünüz!
3 Zımnen, “kendinizi şimdi içinde bulduğunuz” -yani, temelden yanlış bir hayat tarzının oluşturduğu “yeryüzü cehennemi”: insanın doğal çevresinin sürekli olarak tahrip edilmesine ve ölçüsüz, sınırsız “ekonomik büyüme” hedefinin, bütün ruhî ve dinî yönelişlerin izlerini tamamen kaybetmek üzere bulunan insanlığa empoze etme durumunda olduğu -ve günümüzde fiilen empoze ettiği- düş kırıklığı, mutsuzluk ve şaşkınlığa bir işaret.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Elbet (dünyayı) cehenneme çevirdiğinizi görecektiniz. 63/9, 68/17...33
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
elbet (dünyayı) cehenneme (çevirdiğinizi) de görürdünüz;[⁵⁸⁷⁶]
[5876] Cahîm, Sâffât 97’de dünyadaki cehennemi ifade için kullanılır. Âyete verdiğimiz mânanın gerekçesi budur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki (kıyâmet gününde) siz o alevli ateşi mutlaka göreceksiniz. (İlkin cehennem yaklaştırıldığında uzaktan göreceksiniz)
Osman Fırat
swap_vert close
O cehennemi muhakkak göreceksiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Andolsun ki, o cehennemi mutlaka göreceksiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Siz cehennemi göreceksiniz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Mutlaka cehennemi görür (onun varlığını gözle görmüş gibi kabul eder)diniz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Cehennemi 'ilme'l yakîn görirdiniz. (Onı düşünürdiniz)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O alevli ateşi şimdiden görürsünüz[*].
[*] Buradaki لَوْ normal şart edatı sayılmıştır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Elbette cehennemi görürsünüz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Cehennemi mutlaka göreceksiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, o cehennemi mutlaka göreceksiniz!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
göresiz ŧamuyı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Cehennemi göreceksiz ıraḳdan.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey müşriklər! Qiyamət günü) siz o Cəhənnəmi mütləq görəcəksiniz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
For ye will behold hell fire
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Ye shall certainly see Hellfire!(6260)
6260 See 19:71-72, and n. 2518.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَتَرَوُنَّ
gerçekten görürdünüz
الْجَح۪يمَۙ
cehennemi
Gerçekten (övündüğünüz kişilerin) cehennem (ateşinde yandığın)ı görürdünüz.
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
جَحِيم
İsim
ج ح م
Cehennem, ateş