close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Secde Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Em yekûlûne-fterâh(u)(c) bel huve-lhakku min rabbike litunżira kavmen mâ etâhum min neżîrin min kablike le’allehum yehtedûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yoksa, bunu o mu uyduruyor diyorlar? Hayır, o, gerçektir Rabbinden, senden önce, kendilerine bir korkutucu gelmemiş olan topluluğu, doğru yolu bulsunlar diye korkutman için indirilmiştir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Yoksa onlar: "Bunu (Peygamber kendisi) uydurdu" mu diyorlar? Hayır, O Rabbinden (gelmiş olan) bir Hakk’tır. Senden önce kendilerine (izah ve irşad edici) uyarıcı (bir peygamber) gelmemiş (olan Arabistan’daki) topluluğu uyarman (ve ardından tüm insanlığa duyurman) için (Kur’an indirilmiş bulunmaktadır). Umulur ki hidayet bulurlar (diye onlara okunmaktadır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yoksa O'nu, Muhammed kendinden mi uydurdu? diyorlar. Hayır O, Rabbinden gelen bir gerçektir, senden önce kendilerine bir korkutucu gelmemiş olan topluluğu, doğru yolu bulsunlar diye, korkutman için indirilmiştir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yoksa onu: “Muhammed uydurdu” mu, diyorlar. Hayır! O, senden önce kendilerine sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan birçok uyarıcılar gelmiş toplumları senin de uyarman için, Rabbin tarafından gönderilen gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak bir kitaptır. Ola ki, onların doğru yolu tercih etmelerine vesile olur.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yoksa: "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? Hayır o, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için Rabbinden (gelen) haktır. Umulur ki doğru yola ererler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Yoksa onlar: 'Bunu uydurdu' mu diyorlar? Hayır; o, Rabbinden olan bir haktır; senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş bir kavmi uyarman için (onu sana indirdik). Umulur ki hidayet bulurlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yoksa (kâfirler Hz. Peygamber s.a.s. için) onu uydurdu mu diyorlar? Hayır, O Kur'an hakdır, Rabbindendir (Cebrâil onu sana indirmiştir. Onu sana indirdik ki), Kendilerine senden önce bir korkutucu peygamber gelmemiş olan bir kavmi (azab ile) korkutasın. Olur ki, onlar hidayeti kabul ederler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yoksa “Onu uydurdu” mu diyorlar? Hayır! O, Rabbin katından gelen bir gerçektir. Senden önce, kendilerine hiçbir uyarıcı gelmeyen bir toplumu, doğru yola gelsinler diye uyarman için inmiştir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yoksa “onu Muhammed uydurdu” mu diyorlar? Hayır, o, senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu uyarman için Rabbin tarafından gelen bir haktır/kitaptır. Umulur ki doğru yolu bulurlar.
Besim Atalay
swap_vert close
«Onu yalan mı attı?» diyorlar, hayır, o senden önce kendilerine, hiçbir kocunduran gelmemiş olan, bir ulusu kocundurmakçin, Tanrının katından gelen bir haktır, ola ki doğru yolu bulurlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yoksa: “Onu (Muhammed) uydurdu” mu diyorlar? Hayır; o, senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu doğru yola gelsinler diye uyarman için Rabbin tarafından gelen bir haktır/kitaptır.
“Senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş olan bir toplum” ifadesi öyle iddia edildiği gibi 600 sene gibi bir zaman /fetret devri) peygamberin gelmediği anlamına gelmez. Öyle olsaydı “Ey Ehl-i Kitap! Peygamberlerin arası kesildiğinde: “(Kıyamette:): “Bize müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi” demeyesiniz diye, işte size, gerçekleri açıklayan, müjdeleyici ve uyarıcı elçimiz gelmiştir…” (Maide 5/19) buyrulmazdı. “… Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.” (Fatır 35/24)  
Cemil Said
swap_vert close
Bunı sen îcâd itdin diyecekler. Hayır! Senden evvel hiç bir rasûle nâil olmayan bir kavmi irşâd idüb tarîk-i hidâyete sevk itmek içün rabbin tarafından gelen bir hakîkatdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Onu peygamberin kendisi uydurdu" diyorlar, öyle mi? Hayır; O, senden önce peygamber gönderilmemiş olan bir milleti uyarman için sana Rabbinden gelen bir gerçektir. Belki artık doğru yolu bulurlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yoksa “Onu Muhammed uydurdu” mu diyorlar? Hayır o, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbin tarafından indirilmiş gerçektir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Buna rağmen “Onu (Muhammed) kendisi uydurdu” diyorlar öyle mi? Hayır! O, senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir toplumu uyarman için rabbin tarafından gönderilen hak kitaptır. Umulur ki doğru yolu bulurlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Onu Peygamber kendisi uydurdu» diyorlar öyle mi? Hayır! O, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı (peygamber) gelmemiş bir kavmi uyarman için -doğru yolu bulalar diye- Rabbinden gönderilen hak (Kitap) tır.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Onu uydurdu" mu diyorlar? Halbuki bu, senden önce kendilerine bir uyarıcı ulaşmamış bir toplumu, belki yola gelirler diye uyarman için Rabbinden gelen bir gerçektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? Hayır, o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için, Rabbin tarafından gelen bir haktır. Gerek ki, hidayeti kabul ederler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yoksa onu uydurdu mu diyorlar? Hayır, haktır o, rabbındandır: kendilerine senden önce kocundurucu Peygamber gelmemiş olan bir kavmi kocundurasın diye gerek ki hidayeti kabul edeler
Emrah Demiryent
swap_vert close
*Yoksa “Onu (Kur’ân’ı, Muhammed kendisi) uydurdu mu” diyorlar? Hayır! O, Rabbin tarafından gönderilmiş bir hak (kitap’) tır. Senden önce, kendilerine hiçbir uyarıcı gelmemiş bir toplumu, doğru yola gelsinler diye uyarman için (sana) vahyedilmiştir.
* “Yoksa “Onu (Kur’ân’ı, Muhammed kendisi) uydurdu mu” diyorlar?”; Ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilen Rabbimizin, sormuş olduğu bu soru, esasında kâfirleri kınama ifadeleridir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yoksa “Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? Bilakis! O, Rabb'inden bir gerçektir. Senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan halkı uyarman içindir. Umulur ki böylece onlar, doğru yolu seçerler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yoksa o, bunu kendiliğinden mi uydurdu diyorlar? Hayır, o Rabbinden (gelen bir) hakdır. (Biz onu) senden evvel kendilerine inzâr edici hiçbir (peygamber) gelmemiş olan bir kavme, (tutdukları yolun) korkunç aakıbetlerini haber vermen için (indirdik). Olur ki onlar hidâyeti kabul ederler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yoksa: “Onu (Muhammed kendisi) uydurdu” mu diyorlar? Hayır! O, senden önce kendilerine hiçbir korkutucu gelmemiş olan bir kavmi (Allah'ın azâbı ile) korkutman için, Rabbinden (sana indirilen) haktır. Tâ ki onlar hidâyete ersinler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yine de onlar, (o gerçekleri inkâr edenler,) "Onu (Muhammed) uydurdu!"diyorlar. Bilakis, o (kitap), senden önce de kendilerine bir uyarıcı gelmiş bulunan bir halkı (tekrar) uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbin tarafından (indirilen) hak (Kitap)tır. *
(*) Buradaki (ما)’’mâ’’ harfi, nefi/olumsuz edatı değil de, ism-i mevsul olarak alınmıştır. İşte benzer ayetler: (Kasas: 46, Secde: 3 ve Yasin: 6.) Çünkü Fatır-24. ayette net bir şekilde belirtildiği gibi her topluma mutlaka uyarıcılar gönderilmiştir. Bu yüzden Kasas-46, secde-3 ve Yasin -6. ayetlerde geçen (ما)’’mâ’’ harfi, nefiy/olumsuz edatı değil de, ism-i mevsul olan (الذي)’’ellezi’’ anlamında olmalıdır. İşte bu nedenle Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında da mutlaka uyarıcılar olmuştur. (الله اعلم) bkz: . وعندي أن ما موصولة، والمعنى: لتنذر قوماً العقاب الذي أتاهم. {من نذير}: متعلق بأتاهم، أي أتاهم على لسان نذير من قبلك. وكذلك { لتنذر قوماً ما أنذر أباؤهم } } [يس: 6]: أي العقاب الذي أنذره آباؤهم، فما مفعولة في الموضعين، وأنذر يتعدى إلى اثنين. قال تعالى:{ وإن من أمة إلا خلا فيها نذير } [فاطر: 24]، و { أن تقولوا ما جاءنا من بشير ولا نذير فقد جاءكم بشير ونذير } [المائدة: 19]،.{ وما كنا معذبين حتى نبعث رسولاً } [الإسراء: 15]، { وما كان ربك مهلك القرى حتى يبعث في أمها رسولاً } البحر المحيط - أبوحيان } وجوز أبو حيان أن تكون "ما" موصولة في الموضعين والتقدير: لتنذر قوماً العقاب الذي أتاهم من نذير من قبلك ...هذا الذي قال ظاهر، ويظهر أن في الآية الأخرى وجهاً آخر وهو أن تكون "ما" مصدرية تقديره لتنذر قوماً إنذَار آبائهم لأن الرسل كُلَّهُمْ متفقون على كلمة الحق (اللباب في علوم الكتاب ) وجوز بعضهم أن تكون ما موصولة والتقدير لتنذر قوما العقاب الذي أتاهم من نذير من قبلك (تفسير السجدة - إعراب القرآن وبيانه - الموسوعة القرآنية) هذا يحتمل وجهين: الثاني: لتنذر قوماً: الذين قد أتاهم من نذير من قبلك، وهم آباؤهم وأجدادهم الذين كانوا من قبله، الذين قد أتاهم نذير من قبله، (تأويلات أهل السنة) ...وكذلك عن عكرمة { لِتُنْذِرَ قَوْماً ما أُنْذِرَ آبـاؤُهُمْ – يس - 6} قال: قد أنذروا.(جامع البيان في تفسير القرآن) وقد فسر { مَّآ أُنذِرَ ءَابَاؤُهُمْ – يس -6} على إثبات الإنذار. ووجه ذلك أن تجعل ما مصدرية، لتنذر قوماً إنذار آبائهم أو موصولة (تفسير الكشاف).  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yoksa kitabı, o mu uydurdu? Diyorlar. Hayır! O kitap, önceden kendilerine bir uyarıcının gelmediği bir topluluğu uyarman için gelmiş, Rabbinden indirilmiş bir gerçektir. Umulur ki doğru yola ulaşırlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
"Yoksa o bunu kendiliğinden mi uydurdu" diyorlar? Yok, o çalabının bildirdiği doğru sözdür, ondan önce kendilerine hiç bir uyarıcı gelmemiş olan bir ulusu uyrmak için, doğru yolu tutsunlar diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ona inanırlar mı? Yoksa Muhammed onu kendinden uydurdu derler mi? Hayır o, Rabbin canibinden inen hak sözdür ki senden evvel kendilerine Allah azabıyle korkutucu hiçbir peygamber gelmeyen bir kavmin hidayete ermeleri için onları korkutacaksın.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yoksa onu “(Muhammed) uydurdu” mu diyorlar?² Bilakis o, senden önce bir uyarıcı gelmemiş olan bir topluluğu [kavm]³, doğru yolu bulsunlar diye uyarman için Rabbinden gelen bir gerçektir/hakikattir.
2 Krş. Yûnus, 10/38 3 Bu ve Yâsin, 36/6’da geçen ifade ile İsrâ, 17/15 ve Fâtır, 35/24 ayetleri arasında bir çelişki var gibi gözükür ama aslında bir çelişki yoktur. Bunun birkaç izahı vardır:1) İsrâ, 15 de “Biz bir elçi göndermedikçe azap edici değiliz”; Fâtır, 24’de: “Hiçbir ümmet yoktur ki, kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olsun” demektedir. Bu ayette toplum olarak “ümmet” kelimesi geçmektedir. Secde, 3’te ise, “Kendilerine hiçbir uyarıcı gelmemiş olan kavmi doğru yolu bulsunlar diye uyarman için” şeklinde gelmektedir. Burada ise toplum karşılığı “kavm” kelimesi geçmektedir. Bunlar arasında aslında bir çelişki yoktur. Zaten bir toplumun ümmet olabilmesi için onların daha önce uyarılmış olması ve bir kitaba sahip olması gerekiyor. Bunlar imanı ve ahlakı koruyabilirler veya bozulup yoldan çıkarlar. O halde yeniden peygamber gelir veya kendi devrinde başka bir peygambere tabi olurlar. Kavimler ise kendilerine peygamber gelmiş olsa bile aradan çok uzun bir zaman geçmişse, o zaman yakın ataları uyarılmamış bir kavim olurlar. Nitekim Araplara Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’den beri peygamber gelmedi ve aradan da çok uzun bir süre geçtiği için, ayeti “yakın ataları uyarılmamış” veya “babaları/ataları uyarılmamış bir kavmi/topluluğu uyarman için” şeklinde anlamak gerekir. 2) Araplar Sami kavimlerindendirler. Samilerden olan İbranilere çok peygamber gelmiştir, yine Samilerden olan Aramilere de Hz. İsa gelmiştir. Dolayısıyla bunlar birbirlerinin amca çocuklarıdırlar ve peygamberleri gelmiştir ama Araplar da aynı ırktan olmalarına rağmen o zamana kadar uyarılmamışlardır veya uyarılmış olsalar bile yapılan uyarılar onları etkilememiş veya onlar tarafından reddedilmiş olabilir. Dolayısıyla Tevrat-İncil vahyi kendilerine ulaşmadığından “ataları uyarılmamış” tabiri kullanılmıştır. Kısaca Hz. Peygamber’in gelmesiyle de onlar da uyarılmış oldular. 3) Buna rağmen hiçbir uyarıcı gelmemiş veya geleli çok olmuş, gelse de kulak vermemiş veya fetrette kalmış toplumlar, Mülk, 67/10-11 ayetlerine göre akıllarından sorumludurlar. Çünkü burada “Ya vahye kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık” ifadesi geçer. Kısaca vahiy yerine akıldan sorumludurlar. Dolayısıyla konuyu Kur’an’ın bütünlüğü içinde ele alınca herhangi bir çelişkinin söz konusu olmadığı görülür.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Yoksa onlar, “Bunu uydurdu” mu diyorlar? Hayır, o, Rabbinden olan bir haktır ve senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi belki hidayet bulurlar diye uyarıp korkutman için (onu sana indirdik).
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yoksa inkâr edenler, “Onu Muhammed kendisi uydurdu!” mu diyorlar? Hayır, asla! Tam tersine bu Kur’an, kendilerine senden öncebir uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu doğru yola gelsinler diye uyarman içinsana Rabb’in tarafından gönderilen hakîkatin ta kendisidir. Onlar samîmî olsalardı, Kur’an’ı okur okumaz onun insan ürünü bir kitap olamayacağını, doğrudan Allah’tan geldiğini kalplerinin ta derinliklerinde hissedeceklerdi. Fakat hâlâ körü körüne itiraz ediyorlarsa, onların samîmiyetlerinden söz edilebilir mi?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Onu uydurdu!" mu diyorlar? Aksine o, senden önce uyarıcı gelmemiş kavmi uyarman için rabbinden gelen Gerçek’tir. Umulur ki hidayete erişirler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yoksa: " onu kendisi uydurdu " mu diyorlar? Hayır bu Kitap, Tanrı'nın gerçek sözleridir. Bununla sen, senden önce uyarıcı yüzü görmemiş bir toplumu uyaracaksın. Artık yola gelen gelir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yoksa kitabı uydurdu mu diyorlar? Hayır! Kitap senden önce uyarıcı gelmemiş olan kavmi uyarman için doğru yolu bulsunlar diye Rabbin tarafından gönderilmiştir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yoksa “Onu (Muhammed) uydurdu” [*] mu diyorlar? Aksine doğru yolu bulsunlar diye o, senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir kavmi uyarman için Rabbinden gönderilen gerçektir. [*]
Benzer mesajlar: Yûnus 10:38; Hûd 11:13; Nahl 16:101; Enbiyâ 21:5; Furkân 25:4; Sebe’ 34:8; Şûrâ 42:24; Ahkâf 46:8.,Benzer mesajlar: Kasas 28:46; Sebe’ 34:44. Bu üç ayetin konusu, Yâsîn 36:6’dan farklıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yoksa o (kâfirler): “Bunu (Muhammed) uydurdu” mu diyorlar? Hâlbuki o (Kitap) belki hak yolu bulurlar diye, senden önce kendilerine uyarıcı gönderilen¹ bir toplumu,² (tekrar) uyarman için Rabbin tarafından (indirilen) gerçek (Kitap)tır.
1 Bu toplumun babalarına, Hz. İsmail (a.s) daha önce Peygamber olarak gönderilmişti.2 Âyetin bu bölümü: “senden önce kendilerine uyarıcı (Peygamber) gönderilmeyen bir toplumu” şeklinde de tercüme edilebilir. Bu tercümede (ما) nafiye, yukarıdaki tercümede ise ism-i mevsul olarak alınmıştır. Bk. (Yasin: 6, Kasas: 46, İsrâ: 15, Secde: 3)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama ² onlar, [o hakkı inkar edenler,] “Onu [Muhammed] uydurdu!” diyorlar. Asla! O, Rabbinden gelen bir hakikat olup senden önce hiçbir uyarıcı ile karşılaşmamış olan [bu] halkı doğru yola gelsinler diye uyarabilmen içindir.
2 Karş. 10:38, not 61.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hal böyleyken hala “Bu Kuran’ı uydurdu” diyorlar öyle mi? Yok, gerçek şu ki bu Kuran, senden önce de kendilerine uyarıcı geldiği halde uyanmamış bir halkı uyarasın diye bizzat Rabbin tarafından gönderilmiş bir haktır. Umulur ki onlar bu ilahi uyarıyı anlayarak doğru yola gelirler. 2/23, 11/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine de[³⁶⁷⁶] onlar “Onu o uydurdu” diyorlar. Hayır! O Senin Rabbinden gelen bir hakikattir; senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir toplumu belki doğru yola gelirler diye uyarman içindir.[³⁶⁷⁷]
[3676] Em, “e..em../ya..ya da..” kalıbıyla gelmediği zaman farklı vurgular taşır (Ebu Ubeyde). [3677] “Kendilerine uyarıcı gelmemiş bir toplum” ifadesi ilk bakışta, “hiçbir toplum yoktur ki içlerinden bir uyarıcı çıkmamış olsun” (35:24) âyetiyle çelişik görünse de, Mâide 19’da geçen “uzun bir fetret” bu âyetle neyin kastedildiğini açıklar. Bu toplumun kapsamını tesbitle ilgili bir not için Furkan 38’e bkz. Fâtır 24 ışığında, bu toplumun, benzerleri içerisinde uyarıcıya en çok muhtaç olan toplum olduğunu düşünebiliriz.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) yoksa "Onu peygamber kendisi uydurdu mu?" diyorlar. Hayır, o, senden önce kendilerine hiçbir peygamber gelmemiş bir kavmi uyarman için, Rabbinden indirilen bir hak'tır. (Gerçeğin ta kendisidir). Umulur ki, hidâyeti kabul ederler.(Onların çoğu hak davetini kabul etmedikleri gibi, Rablerine de ortak koşarlar. Oysa)
Osman Fırat
swap_vert close
Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? Hayır, o senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi, doğru yola gelirler umuduyla uyarman için Rabbin tarafından (sana indirilen) gerçektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Yoksa, «O'nu uydurdu,» mu diyorlar? Hayır. O, Hak'tır, Rabbindendir. Bir kavmi korkutasın ki, senden evvel kendilerine korkutur bir zât gelmiş değildir. Gerektir ki, onlar ihtida ediversinler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yoksa: “Onu uydurdu” mu diyorlar? Bilakis, o gerçeğin ta kendisidir. Senden önce kendilerini uyaran hiçbir peygamber gelmemiş olan bir toplumu, doğru yolu bulmaları ümidiyle uyarman için Rabb'in tarafından gönderilmiştir. [30, 41]
İsmâiloğulları içinde çıkan tek Peygamber, Hz. Muhammed (a.s.)’dır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? Hayır, o senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi, doğru yola gelirler umuduyla uyarman için Rabbin tarafından (sana indirilen) gerçektir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yoksa kâfirler "Muhammed bunı Allâh'a iftirâ mı itdi? (Kendi mi uydurdı?)" dirler. Yâ Muhammed! Senden evvel kendilerine nezîr gelmemiş olan bir kavmi, hidâyete vâsıl olmaları ricâsıyla 'azâb ile korkutman içün rabbin tarafından oldığı sâbit ve muhakkakdır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Senin için) "Onu o uydurdu" diyorlar, öyle mi? Hayır; onun, Rabbin tarafından indirildiği bir gerçektir. Senden önce uyarıcı gelmemiş olan bir topluluğu uyarman için indirilmiştir. Belki yola gelirler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yoksa “Onu uydurdu” mu diyorlar? Hayır, O, senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu, belki doğru yola gelirler diye uyarman için Rabbi'nden gelen gerçektir
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yoksa “Onu kendisi uydurmuş” mu diyorlar? Doğrusu, bu Rabbinden gelen hakkın tâ kendisidir ki, senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir kavmi uyarman için gönderilmiştir—umulur ki, böylece doğru yolu bulurlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar?! Hayır, haktır o; senin Rabbindendir; senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı gelmemiş bir toplumu uyarman içindir. Umulur ki, doğruya ve güzele kılavuzlanırlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy eydürler mi “yalan baġladı anı”? [221a] belki ol ḥaķdur çalabuñdan tā ķorķıdasın bir ķavmı gelmedi anlara ķorķıdıcı senden ilerü ola kim anlar ŧoġru yol dutalar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Kāfirler eydürler mi ki bāṭıldur, özi düzüpdür? Bel ki ol ḥaḳdur seni yara‐dan Allāhdan, ḳorḳutmaġ‐ıçun bir ḳavmi ki gelmedi özlerine hīçpeyġamber senden burun. Ola kim anlar doġru yol dutalar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yoxsa (müşriklər): “(Muhəmməd) onu özündən uydurmuşdur!” – deyirlər. Xeyr, o səndən əvvəl peyğəmbər göndərilməmiş bir qövmü (Allahın əzabı ilə) qorxutmağın üçün Rəbbindən (nazil) olan bir haqdır. Bəlkə, doğru yola yönələlər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Or say they: He hath invented it? Nay, but it is the Truth from thy Lord, that thou mayst warn a folk to whom no warner came before thee, that haply they may walk aright.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Or(3630) do they say, "He has forged it"? Nay, it is the Truth from thy Lord, that thou mayest admonish a people to whom no warner has come before thee: in order that they may receive guidance.(3631)
3630 The force of "or" (am in Arabic) is that the only alternative to the acceptance of the Book as a divine revelation is the supposition that it was a forgery by the Prophet. But this supposition is absurd on the face of it because (1) Quraysh, his critics, knew him to be an honest and truthful man; (2) he was unlettered, and such a Book would have been beyond his powers as a simple unlettered Arab, unless Allah inspired it; and (3) there was a definite reason for its coming as it did, because the Arabs had received no Messenger before him and Allah has sent Messengers to every nation. 3631 The Arabs very much needed guidance for themselves, and the advent of a World Prophet through them was what might have been expected in view of the past course of Allah's Revelations.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَمْ
yok- sa
يَقُولُونَ
diyorlar mı
افْتَرٰيهُۚ
onu uy- durdu
بَلْ
hayır
هُوَ
o
الْحَقُّ
haktır
مِنْ رَبِّكَ
Rabbinden
لِتُنْذِرَ
uyarman için
قَوْماً
bir kav- mi ki
مَٓا
o şey
اَتٰيهُمْ
kendilerine geldi
مِنْ نَذ۪يرٍ
bir uyarıcıdan
مِنْ قَبْلِكَ
senden önce
لَعَلَّهُمْ
belki onlar
يَهْتَدُونَ
hidâyete ererler
(Resulüm!) Yoksa "onu (Kur'ân'ı, Muhammed) uydurdu" mu diyorlar? Hayır! O, belki hidâyete ererler diye senden önce kendilerine bir uyarıcıdan gelen o şeyle (âyetlerle) bir kavmi uyarman için Rabbinden (sana indirilen) Hakk (Kitâb)tır.
اَم
Bağlaç
اَم
Yoksa, yahut, ya da. Kendinden önce gelen kelimeyle bağlanan bir bağlaçtır, böylece ne kendinden önce gelen ne de sonra gelen kelime birbirinden bağımsız düşünülemez.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِفْتَرٰى
Fiil-VIII
ف ر ي
Uydurdu, iftira etti
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَنْذَرَ
Fiil-IV
ن ذ ر
Uyardı
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَذِير
İsim
ن ذ ر
Uyarıcı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
اِهْتَدٰى
Fiil-VIII
ه د ي
Hidâyete erdi, doğru yolu buldu, maksadına ulaştı, muvaffak oldu