close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Secde Sûresi 20. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veemmâ-lleżîne fesekû feme/vâhumu-nnâr(u)(s) kullemâ erâdû en yaḣrucû minhâ u’îdû fîhâ vekîle lehum żûkû ‘ażâbe-nnâri-lleżî kuntum bihi tukeżżibûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Fakat buyruktan çıkanlara gelince: Onların yurtları ateştir; oradan çıkmak istedikleri zaman tekrar atılırlar oraya ve onlara denir ki: Tadın yalanladığınız ateşin azabını.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Fasık olanlar içinse, artık onların da barınma yeri ateş (olacaktır). Oradan her çıkmak istediklerinde hemen geri çevrilecekler ve onlara: "Kendisini yalanladığınız ateş azabını tadın!" denilecek (ve kahra uğrayacaklardır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Fakat Allah'ın buyruklarından çıkanlara gelince, onların varacakları son barınakları ateştir. Oradan çıkmak isteyecekleri zaman, tekrar atılırlar oraya ve kendilerine: “Yalanlamış olduğunuz ateşin azabını, şimdi tadın bakalım” denir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkan fâsıkların, âsilerin, bozguncuların mekânları ise ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde geri çevrilirler, kendilerine: “Yalanlayıp durduğunuz, Cehennem azâbını tadın” denilir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 22/22.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Fasıklık edenlere gelince; onların barınma yerleri ateştir. Ne zaman oradan çıkmak isteseler oraya geri döndürülürler ve kendilerine: "Yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın" denir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Fasık olanlar içinse, artık onların da barınma yeri ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, geri çevrilirler ve onlara: 'Kendisini yalanladığınız ateş azabını tadın' denir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Amma fâsık (münâfık) olanların barınacağı yer ateştir. Oradan her çıkmak istedikçe, onlar yine ateş içine döndürülürler; ve onlara: “- Haydi tadın bakalım, yalanlayıp durduğunuz o ateşin azabını!...” denilir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İlahî yasaları çiğneyenler ise, onların sığınağı ateştir. Oradan geri çıkmak istedikçe, içine geri çevrilirler. Ve onlara. “İşte yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın!.” denilir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yoldan çıkanlar ateşte konaklayacaklardır. Oradan her çıkmak istediklerinde, tekrar oraya geri döndürülürler ve kendilerine, “Yalanladığınız cehennem azabını tadın!” denir.
Besim Atalay
swap_vert close
Buyrumu tutmayan, kimselerin durakları ateştir, çıkmak istedikçe oradan, onlar oraya geri döndürülürler, «Yalanlamış olduğunuz ateşin azabını tadınız» denilecektir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yoldan çıkmış olanların varacağı yer ateştir. Her ne zaman oradan çıkmak isteseler, tekrar oraya geri döndürülürler ve onlara: “Yalanladığınız ateş azabını tadın bakalım!” denir.
Cemil Said
swap_vert close
Fısk ve fücûr ile me’lûf olanların mekânı ise ateşdir. Oradan çıkmak istedikce tekrâr idhâl olunacaklar ve kendilerine: "Vaktiyle yalan didiğiniz ateş ’azâbını tatınız" dinilecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ama yoldan çıkanların, işte onların varacağı yer ateştir. Oradan çıkmak isteyişlerinin her defasında geri çevrilirler ve onlara: "Yalanlayıp, durduğunuz ateşin azabını tadın" denir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara, “Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın” denir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Günaha batanların varacakları yer ise ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya geri çevrilirler ve kendilerine şöyle denir: “Asılsız saydığınız cehennem azabını tadın!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yoldan çıkanlar ise, onların varacakları yer ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde geri çevrilirler ve kendilerine: Yalandır deyip durduğunuz cehennem azabını tadın! denir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yoldan çıkmış olanların konağı ise ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, tekrar oraya çevrilirler. Onlara, "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın," denir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ama fâsıklık etmiş olanların barınakları ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya geri çevrilirler ve kendilerine: "Haydi tadın o ateşin yalanlayıp durduğunuz azabını!" denir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Amma fasıklık etmiş olanların me'vâları ateştir. Ondan her çıkmak istedikçe onlar içine iade olunurlar da kendilerine haydi tadin o ateşin tekzib edib durduğunuz azâbını denilir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Fâsıklara (kâfirlere) gelince... Onların barınağı ateştir. Her ne zaman oradan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve kendilerine şöyle buyurulur: “Yalanlamakta olduğunuz ateşin (cehennemin) azabını tadın!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Fasıklara gelince, onların barınağı ateştir. Her çıkmak istediklerinde, oraya yeniden iade edilirler. Ve onlara: “Yalanladığınız ateşin azabını tadın!” denir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Fâsık olanların barınacağı yer ise ateşdir. Ne zaman oradan çıkmak isterlerse içerisine döndürülürler ve onlara: «Tekzîb edegeldiğiniz o ateşin azabını tadın» denilir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fakat o fâsıklık edenlere gelince, artık onların varacağı yer, ateştir. Ne zaman oradan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara: “Kendisini yalanlamaktaolduğunuz ateşin azâbını tadın!” denilir.(3)
(3)“Biri fâsık olsa (günahlara dalsa), gāliben (çoğunlukla) ahlâksız ve vicdansız olur. Zîrâ arzû-yı ma‘siyet (isyân arzusu) vicdandaki îmânın sadâsını (sesini) susturmakla inkişâf edebilir (gelişebilir). Demek vicdânını ve ma‘neviyâtını sarsmadan, istihfâf etmeden (hafife almadan), tam ihtiyâriyle (isteğiyle) şerri işlemez. Onun için İslâmiyet, fâsıkı hâin bilir. Şehâdetini (şâhidliğini) reddeder. Mürtedi (İslâm dîninden çıkanı)zehir bilir. İ‘dâm eder. Zimmîyi (İslâm toprağında yaşayan gayr-ı müslîmi) ve muâhidi (İslâm devletiyle andlaşma yapan kâfirleri) ibkā eder (bırakır).” (Mektûbât, Hutbe-i Şâmiye, 474)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ama (kendilerine hakkıyla mesajlarımızın tebliği yapıldığı hâlde haktan) sapmış olanların (ahirette) barınacakları yer ise ateştir. Ne zaman oradan çıkmak isterlerse, (Allah’ın dilediği vakte kadar) yine oraya geri çevrilirler ve onlara «yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın» denir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yoldan çıkmışlara gelince, onlarında yerleşecekleri yer ateştir. Ne zaman ateşten çıkmak isteseler, tekrar ateşe döndürülür ve onlara “Yalanlamış olduğunuz azabı tadın” denir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İçi bozuk olanların barınakları ise ateş olacaktır. Onlar oradan çıkmak istedikçe oraya döndürüleceklerdir. Onlara şöyle denilecek: "Yalan sayageldiğiniz azabı şimdi tadın bakalım."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Fişka sapanlarsa onların barınacak yerleri ateş olacak. Onlar oradan çıkmak istedikçe gerisin geriye oraya döndürülecek, onlara «— Yalan saydığınız ateş azabını tadın» denecek.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yoldan çıkanlara gelince, işte onların sığınacakları yer ateştir. Ne zaman oradan çıkmayı arzu etseler geri çevrilirler ve onlara, “Yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadınız!” denir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Fasıklık edenlere gelince, artık onların da barınma yeri ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya geri çevrilirler ve onlara, “Kendisini yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın” denir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yoldan çıkmış olanlara gelince; onların sığınağı da ateştir! Öyle ki, ne zaman ateşten bunalıp oradan çıkmaya çalışsalar, zebaniler tarafından tekrar ateşe atılacaklar. Ve onlara, “Hayattayken yalanlayıp durduğunuz cehennem ateşini şimdi tadın bakalım!” denilecek.Bununla birlikte, onların azâbı yalnızca cehennemden ibaret olmayacak:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yoldan sapmış olanlara da gelince; onların barınağı Ateş’tir. Her ne zaman oradan çıkmayı istedilerse, oraya iade edildiler (tekrar döndürüldüler). Onlara: -“Yalanlıyor olduğunuz Ateş’in azabını tadın!” denildi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Gerçeğe kafa tutanların ise sonu, ateştir. Bunlar, alevlerden kurtulmaya yeltendikçe, tekrar tekrar geri tıkılacaklar ve kendilerine: " vaktiyle inkar edip durduğunuz cehennem azabını tadın bakalım " denecek.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr ederek ya da inandım diye kendini ve insanları kandırıp Allah’ın yasalarına uymayanlara gelince; onların barınağı ateştir. Cehennemden kurtulma istekleri geri çevrilir. Onlara "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın!" denilir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yoldan çıkanlara gelince, onların barınağı ise ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde geri döndürülmüş (olacak)lar [*] ve kendilerine, “Yalanlamış olduğunuz cehennem azabını tadın!” denecektir. [*]
Benzer mesajlar: Bakara 2:167; Mâide 5:37; Hacc 22:22; Mü’minûn 23:107; Fâtır 35:37; Mü’min 40:11; Câsiye 45:35.,Benzer mesaj: Sebe’ 34:42.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Hak yoldan çıkanların içerisinde kalacakları yer ise, çıkmak istediklerinde her defasında içerisine tekrar atıldıkları cehennem ateşidir. Ve onlara: “Haydi! Ateşin yalanlayıp durduğunuz azabını tadın bakalım.” denilir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Sapmışların varacakları yer ise ateştir: ondan kurtulmak için her çırpınışlarında yeniden içine atılırlar ve kendilerine, “Yalanlamış olduğunuz ateşin azabını [şimdi] tadın bakalım!” denir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yoldan çıkan fasıklara gelince, onların varıp yerleşecekleri yer ateştir. Onlar ne zaman oradan çıkmak isteseler, kendilerine “Haydi yalanlayıp durduğunuz bu ateşin azabını tadın bakalım!” denilerek oraya geri döndürülürler. 9/24, 35/37, 43/74...78
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fasıklık yapmış olanlara gelince: artık onların da konaklayacakları yer ateş olacak; oradan ne zaman çıkmak isteseler, kendilerine “Oldum olası yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın!” denilerek oraya iade edilecekler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yoldan çıkanların varacakları yer ise, cehennem ateşidir, ne zaman oradan çıkmak isteseler, her seferinde geri çevrilirler ve onlara: "Yalan saymakta direndiğiniz o ateşin azabını tadın" diye nida olunur.
Osman Fırat
swap_vert close
Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara, "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın" denir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Fakat o kimseler ki, fıska sapmışlardır, artık onların barınacakları yer, ateştir. Her ne vakit oradan çıkmalarını istedikçe onun içine geri döndürüleceklerdir ve onlara denilmiş olacaktır ki, o ateş azabını tadın ki, siz onu yalan saymakta bulunmuşidiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yoldan çıkmış fâsıkların ise barınakları cehennemdir. Her ne zaman oradan çıkmak isteseler yine oraya itilirler. Onlara: “Cehennem azabını yalan sayıyordunuz. Tadın da görün bakalım! ” denir. [22, 22; 34, 42]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yoldan çıkanların barınacakları yer de ateştir. Ne zaman oradan çıkmak isteseler, yine oraya geri çevrilirler ve onlara: "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın" denilir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
D'inden hurûc ile fâsık olanların yerleri cehennemdir. Her def'a ondan çıkmak murâd iderlerse oraya geri çevrilürler. Ve onlara: "Dünyâda iken tekzîb itdiğiniz ateşin 'azâbını tadınız" denilür.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yoldan çıkanların yerleşecekleri yer de Cehennemdir. Ne zaman oradan çıkmak isteseler "Yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın" denilerek, gerisin geri yerlerine götürülürler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yoldan çıkanlara gelince, onların barınağı ateştir. Her ne zaman oradan çıkmak isteseler, tekrar oraya döndürülürler ve onlara şöyle denir:-Tadın bakalım yalanladığınız ateşin azabını!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yoldan çıkmış olanların barınacakları yer de ateştir. Ne zaman oradan çıkmak isteseler, “Tadın yalanladığınız ateş azabını!” diye geri çevrilirler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sapmış olanların varacakları yerse ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri çevrilirler. Ve şöyle denir onlara: "Yalanlayıp durduğunuz ateş azabını tadıverin!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ammā anlar kim fāsıķ oldılar yirleri anlaruñ oddur. nice kim dileyeler kim çıķalar andan girü döndürmeler anuñ içine daħı eyidile anlara “daduñ od 'aźābın ol kim olduñuz anı yalan dutarsız.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ammā ol kişiler ki fāsıḳlardur, anlaruñ yirleri cehennemdür. Nice ki andan ḳaçmaḳ dileseler anuñ içine dönderineler. Daḫı eyidile anlara ki daduñuz olod ‘aẕābını ki siz anı yalanladuñuz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Fasiqlərə gəldikdə isə, onların məskəni cəhənnəm odudur. Onlar hər dəfə oddan çıxmaq istədikdə yenə ora qaytarılacaq və onlara: “Dadın yalan hesab etdiyiniz cəhənnəm odunun əzabını!” – deyiləcəkdir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And as for those who do evil, their retreat is the Fire. Whenever they desire to issue forth from thence, they are brought hack thither. Unto them it is said: Taste the torment of the Fire which ye used to deny.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
As to those who are rebellious and wicked, their abode will be the Fire: every time(3653) they wish to get away therefrom, they will be forced thereinto, and it will be said to them: "Taste ye the Penalty of the Fire, the which ye were wont to reject as false."
3653 Cf. 22:22 . Just as the Garden is a type of Bliss, so is the Fire a type of Penalty and suffering. There will be no getting away from it. What will be the thoughts of those who had earned it? "We used to reject the idea of the Consequences as mere chimera: and now we find it to be true!" What will be their feelings then? How will they like it!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَمَّا
ve fakat
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
فَسَقُوا
fâsıklık ettiler
فَمَاْوٰيهُمُ
artık onların varacağı yer
النَّارُۜ
ateştir
كُلَّمَٓا
ne za- man ki
اَرَادُٓوا
istediler
اَنْ يَخْرُجُوا
çıkmalarını
مِنْهَٓا
oradan
اُع۪يدُوا
geri dön- dürülürler
ف۪يهَا
oraya
وَق۪يلَ
ve denildi
لَهُمْ
onlara
ذُوقُوا
tadın
عَذَابَ
azabını
النَّارِ
ateş
الَّذ۪ي
o ki
كُنْتُمْ
idiniz
بِه۪
ken- disini
تُكَذِّبُونَ
yalanlıyor- sunuz
Fakat fâsıklık edenlere gelince, onların varacakları yer de ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya geri döndürülürler ve onlara, "(haydi, dünyada) yalanlamakta olduğunuz ateş azabını (şimdi) tadın!" denir.
اَمَّا
Edat
اَمَّا
Fakat, ama, ancak, öyleyse
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
فَسَقَ
Fiil-I
ف س ق
Fâsıklık etti, fâsıklık yaptı
مَاْوٰى
İsim
ا و ي
Varılacak yer, barınak, Me'va
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
كُلَّمَا
Zaman zarfı
ك ل ل
Her ne zaman, ne zaman ki
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
خَرَجَ
Fiil-I
خ ر ج
Çıktı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَعَادَ
Fiil-IV
ع و د
İade etti, geri döndürdü
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
ذَاقَ
Fiil-I
ذ و ق
Tattı, hissetti
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı