close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nûr Sûresi 19. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne-lleżîne yuhibbûne en teşî’a-lfâhişetu fî-lleżîne âmenû lehum ‘ażâbun elîmun fî-ddunyâ vel-âḣira(ti)(c) va(A)llâhu ya’lemu veentum lâ ta’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnananlar arasında kötü şeylerin yayılmasını sevenleredir dünyada ve ahirette elemli azap ve Allah, her şeyi bilir, sizse bilmezsiniz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Çirkin utanmazlıkların (fuhşun, pornonun, ahlâk bozucu yazı ve yorumun) mü’minler arasında yaygınlaşmasından hoşlananlara, (her çeşit zinanın, eşcinsel sapkınlığın, çıplaklığın ve hayâsız yayınların artmasına fırsat veren iktidarları sevip-beğenip destek çıkanlara) dünyada ve ahirette acıklı bir azap vardır. Allah her şeyi bilir, siz ise bilmezsiniz.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Mü'minler arasında, kötü şeylerin yayılmasından hoşlananlara bu dünyada da, ahirette de can yakıcı bir azap vardır. Çünkü herşeyin önünü, sonunu Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İman edenler arasında büyük günahların, hayâsızlığın, gayrimeşrû ilişkilerin, zinanın kural-sınır tanımazlığın, cimriliğin, ahlâksızlığın yayılmasını isteyen kimseler, gruplar için dünyada da, âhirette, ebedî yurtta da can yakıp inleten müthiş bir azap vardır. Onların gerçek niyetlerini Allah bilir, siz bilemezsiniz.
Ahmet Varol
swap_vert close
İman edenlerin arasında çirkin sözlerin yayılmasını arzulayanlara dünya ve ahirette acıklı bir azap vardır. Allah bilir siz ise bilmezsiniz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Çirkin utanmazlıkların (fuhşun) iman edenler içinde yaygınlaşmasından hoşlananlara, dünyada ve ahirette acıklı bir azab vardır. Allah bilir, siz bilmiyorsunuz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Müminler içinde, kötü sözlerin yayılmasını arzu edenler için, muhakkak dünya ve ahirette acıklı bir azab vardır. (Kötülüğü yaymak istiyenleri) siz bilmediğiniz halde Allah bilir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar ki, müminler arasında fahiş şeylerin yayılmasını arzulayıp istiyorlar, dünyada da ahirette de onlar için elem verici bir azap vardır. Şüphesiz, Allah’ın ilmi, bilgisi sonsuzdur. Siz ise bilmiyorsunuz. (Kimin ne niyet ile yaygara kopardığını bilmiyorsunuz.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnananlar arasında çirkin şeylerin yayılmasını isteyen kimseler için dünyada da âhirette de çetin bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Besim Atalay
swap_vert close
İnanlılar arasında, utanmazlığı yaymak isteyenlerçin, dünyada da, ahrette de ağrıtıcı azap var; Allah bilir, sizlerse bilmezsiniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Mü'minler arasında ahlâksızlığın ve edepsizliğin yayılmasını isteyenleri gerek dünyada ve gerekse ahirette acıklı bir azap beklemektedir. Allah her şeyi bilir ama siz bilmezsiniz.
Cemil Said
swap_vert close
Mü’minlere böyle şeyler isnâd idenler bu dünyâda ve âhiretde ’azâb-ı elîme dûçâr olacaklardır. Allâh her şeyi bilür, siz bilmezsiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Müminler arasından hayasızlığın yayılmasını arzu edenlere, işte onlara, dünya ve ahirette can yakıcı azap vardır. Allah bilir, siz ise bilmezsiniz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnananlar arasında hayâsızlığın yayılmasını arzu eden kimseler var ya; onlar için dünya ve ahirette elem dolu bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Müminler arasında ahlâksızlığın yaygınlaşmasını isteyenlere dünyada ve âhirette can yakıcı bir ceza vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnananlar arasında çirkin şeylerin yayılmasını arzulayan kimseler için dünyada da ahirette de çetin bir ceza vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnananların arasından hayasızlığın yaygınlaşmasını arzulayanlar, dünya ve ahirette acı verici bir cezayı hakketmişlerdir. ALLAH bilir, siz bilmezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İnananlar arasında kötü söz ve davranışın yayılmasını arzulayan kimseler için dünyada da, ahirette de acı veren bir azab vardır. (Her şeyi) Allah bilir; siz bilmezsiniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Mü'minler içinde bîedebâne sözlerin şüyu' bulmasını arzu edenler için muhakkak Dünya ve Âhırette elîm bir azâb vardır ve siz bilmediğiniz halde Allah, bilir
Emrah Demiryent
swap_vert close
İnananlar arasında hayâsızlığın/edepsizliğin yayılmasını arzu eden kimseler var ya, onlar için dünya ve âhirette elem dolu bir azap vardır. Allah (gizli olan şeyleri de niyetleri de) bilir, siz bil (e) mezsiniz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İnananlar arasında, fahişenin¹ yayılmasından hoşlananlara dünya ve ahirette acı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
1- Aşırılığın, hayâsızlığın, iftiranın, kötülüğün.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kötü sözlerin îman edenlerin içinde yayılıb duyulmasını arzu edenler (yok mu?) Dünyâda da, âhiretde de onlar için pek acıklı bir azâb vardır. (Onları) Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki çirkin şeylerin (söz ve fiillerin), îmân edenlerin içinde yayılmasını arzû edenlere, dünyada da âhirette de (pek) elemli bir azab vardır. Ve Allah bilir, siz ise bilmezsiniz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz inanmış olanlar arasında çirkin şeylerin yayılmasını arzulayan kimseler için dünyada da ahirette de çetin bir ceza vardır. Oysa (bu sayılan çirkinliklerin topluma ne büyük zararlar verdiğini ve buna karşı neler yapılması gerektiğini tam olarak sadece) Allah bilir, siz bilmezsiniz.*
(*) Bu âyette söz konusu edilen “ahlâksızlığın yaygınlaşması” ifadesi, hem fiilen ahlâka aykırı davranışları hem de bunların dedikodusunun, sohbetinin yapılmasını, tabii bir olaymış gibi kınamadan konuşulmasını kapsamaktadır. Topluluk içinde birçok kötülük, buna karşı zamanında ve yeterli tepki gösterilmemesi sebebiyle yayılmakta ve yerleşmektedir. Erdemli bir toplulukta ancak erdeme uygun davranışlar açıkça ve takdir edilerek konuşulur, sohbet konusu olur; çirkin ve kötü olaylar ise yalnızca gerektiği kadar dile getirilir ve erdem ölçülerine göre değerlendirilir, mahkûm edilir, ıslah çareleri üzerinde durulur. Topluluk içinde erdemsizliğin yaygın hâle gelmesi öncelikle yasaklar ve cezalarla değil, toplumun erdem ve erdemsizlik karşısında takındığı tavırla engellenebilir. (Kur’an Yolu Tef.)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İman edenler hakkında kötü bir haber yaymayı sevenler için, dünya ve ahirette acıklı bir azap var. Allah bilir ancak siz bilemezsiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte o kimseler ki çirkin sözlerin inananlar arasında yayılmasını isterler, onlar için bu dünyada da acıklı bir azap vardır. Allah bilir de siz bilmezsiniz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Mü/minler arasında hayasızlığın faş olmasını isteyenler yok mu, onlar için dünya ve âhirette acıklı bir azap vardır. Allah onu bilir. Halbuki siz bilmezsiniz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Mü’minler arasında hayâsızlığın [fâhişete] yayılmasını sevenler/arzu edenler var ya, onlar için dünyada ve ahirette acı verici bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Kadri Çelik
swap_vert close
İman edenler içinde çirkin utanmazlıkların (fuhşun) yaygınlaşmasından hoşlananlara, dünyada da ahirette de acıklı bir azap vardır. Allah bilir, siz ise bilmezsiniz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu gibi asılsız iddiaları, söylentileri ve her tür ahlaksızlığı destekleyerek inananlar arasında ahlâksızlığın, çirkin davranışların, fuhşiyatın yayılmasını isteyenlere, hem bu dünyada, hem de âhirette can yakıcı bir azap vardır! Bu sayılan çirkinliklerin topluma ne büyük zararlar verdiğini ve buna karşı neler yapılması gerektiğini tam olarak sadece Allah bilir, siz bilemezsiniz. Öyleyse, her şeyi bilen Rabb’inize güvenmeli ve O’nun hükümlerini hayata egemen kılmalısınız.Bu yüzden Allah, sakınmanız gereken her şeyi size bildirerek, mükemmel bir hukuk sisteminin temellerini oluşturacak prensipleri size öğretiyor. Çünkü Allah, kullarına karşı çok şefkatli, çok merhametlidir. Bir düşünsenize:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Gerçekten inanmış olanlar arasında Fuhş’un yayılmasını sevenler, evet onlar için Dünya’da ve Âhiret’te acıveren bir azap vardır. Allah bilir; siz bilmezsiniz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Çirkin olayların Müslümanlar arasında yayılmasını isteyenler, dünya - ahret çok acı çekeceklerdir. Bunu sadece Allah bilir, siz bilemezsiniz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnananlar arasında ahlâksızlığın yayılmasını arzu eden kimseler var ya; onlar için dünya ve ahirette elem dolu bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki inananlar arasında çirkinliğin yayılmasını arzulayanlar için dünyada da ahirette de elem verici bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Mehmet Türk
swap_vert close
İnananlar içerisinde edepsizliğin (fuhşun) yaygınlaşmasından hoşlananlara, dünyada da¹ âhirette de acıklı bir azab vardır. (Bunun sebebini) Allah bilir, siz ise bilemezsiniz.
1 Bunların dünyalık cezâsı “kazif”tir. (Yani 80 değnek ve ebedî olarak şâhitliklerinin kabul edilmemesidir.)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Müminler arasında çirkin söylentilerin ²⁰ yayılmasından hoşlananları bu dünyada da, ahirette de can yakıcı bir azap beklemektedir; ²¹ çünkü [her şeyin önünü sonunu] Allah biliyor, ama siz bilmiyorsunuz. ²²
20 Fâhişeh terimi, ahlakça çirkin ve uygunsuz olan şey anlamına gelmektedir; dolayısıyla, bu ifade en geniş anlamıyla ahlak dışı yahut gayriahlakî edim ya da davranışlar için kullanılır. Ama yukarıdaki anlam örgüsü içinde terim, ahlak dışı edim ve davranışların vukuuna dair asılsız ve isbatsız isnad ve iddialara, bir başka deyişle, “çirkin iftira ve söylentilere” işaret etmektedir.21 Yani, bu surenin 4. ayetinde belirtilen yasal ceza.22 İftira ve başkasının hata ve ayıbını bulup ortaya çıkarma konusundaki bu Kur’ânî uyarı Hz. Peygamber’e izafe edilen güvenilir rivayetlerde açık bir yankısını bulmaktadır: “[Birbiriniz hakkında] her türlü (kötü) zandan kaçının; çünkü (kötü) zan son derece aldatıcıdır (ekzebu’l-hadîs) ve birbirinizi gözetlemeyin, birbiriniz hakkında tecessüs göstermeyin; (başkalarının) ayıplarını açığa vurmaya çalışmayın” (Muvatta’; bu Hadis’in eşdeğer rivayetleri Buhârî, Müslim ve Ebû Dâvûd tarafından da kaydedilmiştir); “Kendilerini Allah’a teslim etmiş olanları (müslimûn) incitmeyin; [onların ayıbını hatalarını] ortaya dökmeye çalışmayın; çünkü, bakın, kim ki kardeşinin ayıbını açığa vurmaya çalışırsa, [Hesap Günü’nde] Allah da onun ayıbını açığa vuracaktır” (Tirmizî); ve “Bir mümin bir başka müminin ayıbını örterse, Allah da [Kıyamet Günü’nde] mutlaka onun ayıbını örter” (Buhârî). Bütün bu öğütler özünü şu Kur’ânî mesajdan almaktadır: “[Birbiriniz hakkında] yersiz zanda bulunmaktan kaçının; çünkü bilin ki, zannın bir kısmı [da] günahtır” (49:12).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İman edenler arasında çirkinliklerin yayılmasından hoşlananlara, dünyada da ahirette de acıklı bir azap vardır. Allah herkesin niyet ve düşüncesini bilir, ama siz bilmezsiniz. 2/168- 169, 4/85, 5/91, 7/33
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Mü’minler arasında hayasızca söylentilerin yayılmasından hoşlanan kimselerin hakkı, bu dünyada da âhirette de elem verici bir azaptır. (Bir şeyin içyüzünü) Allah bilir, fakat siz bilmezsiniz.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Müminler arasında kötülüğün ve hayâsızlığın yayılmasını arzu edenlere, dünyada ve ahirette çetin bir azap vardır. Allah herşeyi bilir, sizler ise bilmezsiniz.
Osman Fırat
swap_vert close
İman edenler içinde fahşanın/ edepsizliğin yayılmasını isteyenler için dünyâda da, âhirette de acı bir azâb vardır. Allâh bilir, siz bilmezsiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak o kimseler ki, imân etmiş olanlar arasında çirkin, yaramaz şeylerin yayılmasını arzu ederler, o kimseler için dünyada ve ahirette pek acıklı bir azap vardır ve Allah bilir, sizler ise bilmezsiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Müminler arasında çirkinliklerin yayılmasını arzu eden kimseler için, dünyada da âhirette de gayet acı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilemezsiniz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnananlar içinde edepsizliğin yayılmasını isteyenler için dünyada da, ahirette de acı bir azab vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mü'minler arasına fuhuş şâyi' olmasını arzu idenlere dünyâ ve âhiretde elemli 'azâb vardır. Allâh bilir ve siz bilmezsiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Fuhuşun müminler arasında yayılmasını isteyenlerin payına düşen, dünyada da ahirette de acıklı bir azaptır. Allah bilir; siz bilemezsiniz.
Şaban Piriş
swap_vert close
İman edenler arasında fuhşun yayılmasını arzu edenlere, dünya ve ahirette acı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İman edenler arasında çirkin şeylerin yayılmasından hoşlananlar için dünyada da, âhirette de acı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İman edenler içinde edepsizliğin yayılmasını arzu edenler var ya, onlar için dünyada da âhirette de korkunç bir azap öngörülmüştür. Allah bilir ama siz bilmezsiniz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar kim severler kim yayıla yavuz nesene anlaruñ içinde kim įmān getürdiler anlara 'aźābdur aġrıdıcı dünye içinde daħı āħiretde. daħı Tañrı bilür daħı siz bilmezsiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ ol kişiler ki yamanlıḳ isterler mü’minler ortasında. Anlar‐çun var‐dur ulu ‘aẕāb dünyāda ve āḫiretde. Daḫı Tañrı Ta‘ālā bilür, siz bilmezsiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Mö’minlər arasında (onları nüfuzdan, hörmətdən salmaq məqsədilə) pis söz yaymaq istəyənləri dünyada və axirətdə şiddətli bir əzab gözləyir. (Hamının əməlini, yayılan şayiələrin, atılan böhtanların doğru olub-olmadığını) ancaq Allah bilir, siz bilməzsiniz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! those who love that slander should be spread concerning those who believe, theirs will be a painful punishment in the world and the Hereafter. Allah knoweth. Ye know not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who love (to see) scandal published broadcast among the Believers, will have a grievous Penalty in this life and in the Hereafter: Allah knows, and ye know not.(2970)
2970 What mischiefs can be planned by Evil to delude simple folk who mean no harm in their own minds but who by thoughtlessness are deluded step by step to become the instruments of Evil, may not be known to the most instructed of men, but it is all known to Allah. Man should therefore always be on his guard against the traps of Evil, and it is only Allah's grace that can save him.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp- hesiz
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
يُحِبُّونَ
seviyorlar
اَنْ تَش۪يعَ
yayılmasını
الْفَاحِشَةُ
hayâsızlığın
فِي الَّذ۪ينَ
o kimseler içinde ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
لَهُمْ
onlar için vardır
عَذَابٌ
bir azap
اَل۪يمٌۙ
elem verici
فِي الدُّنْيَا
dünyada
وَالْاٰخِرَةِۜ
ve âhirette
وَاللّٰهُ
ve Allah
يَعْلَمُ
bilir
وَاَنْتُمْ
siz ise
لَا تَعْلَمُونَ
bilmezsiniz
Şüphesiz ki hayâsızlığın iman edenler içinde yayılmasını sev(ip arzu ed)enlere, dünyada da âhirette de elem verici (iç yakan) bir azap vardır. Allah (her şeyin iç yüzünü) bilir, siz ise bilmezsiniz.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
شَاعَ
Fiil-I
ش ي ع
Yayıldı
فَاحِشَة
İsim
ف ح ش
Aşırılık, fuhuş, hayâsızlık, fuhşiyat
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
اَلِيم
Sıfat
ا ل م
Elem verici
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَنْتُمْ
Zamir
اَنْتُمْ
Siz
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi