close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nebe Sûresi 38. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yevme yekûmu-rrûhu velmelâ-iketu saffâ(n)(s) lâ yetekellemûne illâ men eżine lehu-rrahmânu ve kâle savâbâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O gün, Ruh ve melekler, saf saf dururlar; konuşamazlar, ancak rahmanın izin verdiği konuşur ve gerçek söyler.
Ruh, Tanrının insan sûretinde bir yaratığıdır, fakat insan olmadığı gibi melek de değildir. Ruh denen bu yaratıkla, bir saf, melekler de bir saf olarak dizilecekler diyenler vardır. Mücahid, Katade, Ebu-Salih bu fikirdedir. Ruh, meleklerdendir, kıyamette o, yüceliği dolayısiyle ayrı bir saf teşkil edecektir diyenler vardır. Bu, İbn-i Mes'ud, Ata ve İbn-i Abbas'tan rivayet edilmiştir. İnsanların ruhları, meleklerle haşredilecek ve ayrı bir saf teşkil edecektir; bu da sur'un birinci ve ikinci üfürülüşü arasında ve ruhların, bedenlere reddedilmesinden önce olacaktır diyenler olmuştur. Atiyye, bunu İbn-i Abbas'tan rivayet etmiştir. Ruh'tan murat Cebrail'dir diyenler de olmuştur ki Dahhak bu fikri kabul eder. İmam Ca'fer-üs-Sadık (a.s)'tan, ruh'un, Cebrail ve Mikail'den büyük bir melek olduğu rivayet edilmiştir. Hasen, ruhtan maksat, insanların ruhlarıdır, saftan da seçilmiş, arınmış olarak manası çıkar der. Gerçek söz, yoktur Tanrı'dan başka tapacak sözüdür (Mecma, 2, 566).  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O gün Ruh ve melekler sıra sıra (huzura) duruvereceklerdir. Rahman’ın izin verdikleri dışında hiç kimse (tek kelime) konuşamaz. (İzin verilenler de ancak) Doğruyu söyleyeceklerdir. (Çünkü onlar dünyada iken de doğru sözlülerdir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O gün Rûh ve melekler saf saf dururlar. Rahman'ın izin verdiği kimseden başkası konuşamaz. Onlar da ancak doğru söz söylerler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ruhun, büyük meleklerin ve meleklerin saflar halinde tesbih ederek görev yaptıkları gün, onlar konuşamazlar. Yalnızca Rahman olan Allah'ın kendilerine izin verdikleri konuşurlar. Hakkı, hakikati ve doğruyu söylerler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ruh'un ve meleklerin sıra sıra duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışındakiler konuşamazlar. Onlar da doğruyu söylerler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışında olanlar konuşmazlar. (Konuşacak olan da,) Doğruyu söyleyecektir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O gün Cebrâil ve melekler saf halinde duracaklar. Rahmân'ın, kendisine izin verip de doğruyu söylemiş olandan başkaları bir kelime söyliyemiyecekler...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ruhanilerin ve meleklerin saf tuttukları gün, O’nun izin verdiğinden başka hiçbiri konuşamaz. O da doğru söylemek şartıyla…
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Rûh ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahmân'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz, konuşan da doğruyu söyler.
Besim Atalay
swap_vert close
37,38. Göklerin de, yerin de, bu ikisi arasında olanın da, Tanrısıdır esirgeyen, kimsenin gücü yetmez O'nunla konuşabilsin; ruhla, meleklerin sıra sıra dizilip, durdukları bir günde, ancak, Tanrının izni olan bir kimse konuşur; doğru da söyliyecek
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O gün Ruh (Cebrail) ve (diğer) meleklerin saf saf sıralandıkları gündür. Rahman'ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşmayacak ve (izin verilenler, yalnız) doğruyu söyleyecek.
Bkz. 2/123, 255, 6/51, 70, 10/3, 11/105, 20/109, 34/23, 42/7, 53/26  
Cemil Said
swap_vert close
Rûh (Cibrîl) ve meleklerin saf saf dizildikleri o gün Rahmân’ın izni olmaksızın kimse söz söylemeyecek ve ancak doğrı söz söyleyebilecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Cebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah'ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
36,37,38. Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahmân’dan bir mükâfat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh’un (Cebrail’in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah’a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ruh ve meleklerin saf saf olup durduğu o gün, ancak Rahmân’ın izin verdikleri konuşur ve konuşan da doğruyu söyler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ruh (Cebrail) ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahmân'ın izin verdiklerinden başkaları konuşmazlar; konuşan da doğruyu söyler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Gün gelecek Ruh ve melekler sıra sıra dururlar. Rahman'ın izin verdikleri hariç hiç kimse konuşamaz. Onlar da doğruyu söylerler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O gün Ruh ve melekler sıra sıra dururlar. Rahmân'ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O günkü Kıyama duracak Ruh ve Melâike saf saf. Bir kelime söyliyemezler, o kimseden başka ki o Rahman ona izin vermiş o da savabı söylemiştir
Emrah Demiryent
swap_vert close
O gün Rûh (Cebrâîl) ve (diğer) meleklerin saf saf sıralandıkları gündür. (O gün) Rahmân’ın (kendisinden razı olup da) izin verdikleri dışında hiç kimse konuşamaz. (Tarafımızdan izin verilip) konuşan da doğruyu söyler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
O gün, o ruh ve o melekler saflar halinde hazır bulunur. Rahman'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O gün Ruuh ve melekler saf haalinde ayakda duracakdır. Rahmeti umuuma yaygın olan (Allah) ın, kendilerine izin verdiğinden başkaları (o gün) konuşmazlar. O (nlar) da (ancak) doğruyu söylemiş (ler) dir (söyleyeceklerdir).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O gün ruh (Cebrâîl) ve melekler saf saf olarak ayakta durur. Rahmân'ın kendisine izin verdiği kimseden başkası konuşamaz; ve (o konuşan da ancak) doğruyu söyler!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ruh (sahibi insanoğlu) ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahman’ın (sonsuz merhamet sahibi olan Allah’ın) izin verip (dünyada iken) doğruyu söylemiş (hakka şahitlik edip ona göre amel etmiş) olanların dışında kimse konuşamaz. *
(*) Ruh tekildir, fakat belirlilikten dolayı çoğul anlamı taşır. Tercihimiz İbn Abbas, Katâde ve Hasan Basri gibi ilk otoritelerin görüşüne dayanmaktadır (Taberî). Allahu a‘lem, bu insanoğluna dünyada üflenen ve onda fıtrat, vicdan, irade ve akıl biçimlerinde tezahür eden, ‘teveffi’ ettirildikten sonra aslî vatanında şahid olarak İlâhî huzura çıkartılacak olan ruhtur. (M. İslamoğlu Meali 38. Ayet Açıklaması) Buradaki ruh ile kastedilen insanlardır. Aşağıdaki âyetler, Kıyamet günü ayağa kalkacak olanların, insanlar ve melekler olduğunu bildirir: "Bunlar yeniden diriltileceklerini hesaba katmazlar mı? O muazzam günü? Her insanın varlıkların sahibi için ayağa kalkacağı günü" (Mutaffifîn 83/4-6).( S.Vakfı Meal açıklaması) Kıyam, hazırda bulunma manasındadır. Rûh tekil, melekler çoğuldur. 36. âyette Rabbinden bir hesaba karşılık lütûftan bahsedildi. Bu hesap, vahiyle insanlara bildirilen ve onların hayatlarına anlam ve amaç katan ilahî kriterler olan rûhtur. Mesela Allah kullarına yalan söylememeyi, dürüst olmayı emrinden bir rûh ile elçisine vahyetmiştir. Bu kritere uygunluk ölçüsünde kullar yargılanacaktır. Melekler de bu yargılamada şahitlik edecek ve tam adâlet sağlanmış olacaktır. Zira kanunsuz suç ve ceza olamaz. Bir eylemin suç olabilmesi için önceden onun suç olarak belirlenmiş olması gerekir. Kırmızı ışıkta geçmenin suç olduğunu kanunla belirlenmezse kırmızı ışıkta geçene ceza da verilmez. Rabbimiz de Kurân’la kulluk sınırlarını belirlemiş ve bu belirlediği ilkeler ölçüsünde bizi yargılayacağını beyan etmiştir… (Kurandan Hayata) Burada ’rûh’’tan kasıt beni âdem olduğuna dair aşağıdaki İbni Kesir tefsirinin metnine bakılabilir. وْيومَ يَقُومُ الرُّوحُ وَالْمَلَائِكَةُ صَفًّا ﴿٣٨ النبإ﴾ ومال ابن كثير إلى أن يكون المقصود بـ (الروح) في الآية بني آدم. قوله تعالى: لا يتكلمون يعني: الخلق كلهم إلا من أذن له الرحمن في الكلام وقال صوابا أي: قال في الدنيا صوابا، وهو الشهادة بالتوحيد عند أكثر المفسرين . وقال مجاهد: قال حقا في الدنيا، وعمل به (زاد المسير في علم التفسير - جامع البيان في تفسير القرآن) وقيل: هم بنو آدم قاله الحسن، وقتادة. وقيل: هم أرواح بني آدم تقوم صفاً وتقوم الملائكة صفاً (فتح القدير) وقال آخرون: هم بنو آدم (جامع البيان في تفسير القرآن) قال الواحدي: فهم لا يتكلمون يعني: الخلق كلهم إلاّ من أذن له الرحمٰن، وهم المؤمنون والملائكة، وقال في الدنيا صواباً أي: شهد بالتوحيد، (فتح القدير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O gün Ruh (Cibril) ve melekler, huzurda saflar halinde dururlar. İçlerinden yalnızca Rahman’ın izin verdiği konuşur. Konuşanda, yalnızca doğru olanı konuşur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün Cebrail ile melekler ayakta dizilirler. Esirgeyici’nin dilediklerinden başkaları Onunla konuşamazlar, o da doğruyu söylemek için.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O gün ruh [²] ve melekler saf bağlayıp duracaklar, esirgeyen Tanrı/nın izin verip doğru söz olan şehadet kelimesini söyleyen kimselerden başka hiçbir kimse ağız açamayacak.
[2] Allah'ın orduları veya Melâikenin eşrafı veya Cebrail Aîeyhisselâm.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ruh’un⁸ ve meleklerin sıra sıra dizilecekleri gün, Rahmân’ın izin verdiklerinin dışında kimse konuşamaz;⁹ konuşan da doğruyu söyler.
8 Burada Cebrail anlamındadır. 9 Krş. Hûd, 11/105; Mürselât, 77/35-36  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün, Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışındakiler konuşmazlar. (Konuşacak olan da,) Doğruyu söyleyecektir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O Gün Kutsal Ruh Cebrail ve diğer bütün melekler, büyük mahkeme için Rabb’inin huzurunda sıra sıra duracaklar. Rahmân’ın izin verdikleri hariç, hiç kimse şefaat için ağzını açamayacak ve konuşma izni verilen kimseler de, sadece doğruyu dile getirecekler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O gün Rûh ve Melekler saf durur; Rahmân’ın kendisine izin verdiği kimseden başkası konuşmaz. Bir savâb (doğru ve gerçek bir söz) söyledi:
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün, Cebrail dahil tüm melekler saf tutacaklar. Sadece Sevgi'nin izin verdiği konuşacak ve sadece doğruyu söyleyecek.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hüküm günü emrimizle melekler saflar halinde durduğu zaman Rahman’ın izin verdiklerinden başkaları konuşmaz. Konuşmasına izin verilen de ancak doğruyu söyler, asla yalan söyleyemez.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ruh(lar)ın ve meleklerin sıra sıra duracakları o gün, Rahmân’ın izin verdiklerinden başkası konuşamayacaktır; (konuşan da) doğruyu söyleyecektir.
Mehmet Türk
swap_vert close
O gün Cebrâil¹ ve melekler, saflar halinde duracaklar ve ancak Rahman olan (Allah)’ın izin verdikleri, Onun uygun gördükleri hakkında (şefâat için) konuşabileceklerdir.
1 İbnu Abbas’tan olunan rivayete göre bu ruh, Cebrail’dir. İbnu Abbas: “Cibrîl kıyamet günü Allahu Teâlâ’nın huzurunda Allah’ın azabından korku ile titreyerek kıyama duracaktır” demiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
bütün [insan] ruhların[ın] ¹⁸ ve bütün meleklerin saf saf sıralandıkları Gün: Rahmân’ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşmayacak ve [herkes, yalnız] doğruyu söyleyecek. ¹⁹
18 Lafzen, “ruhun”. Rûh, burada tekil olarak kullanılmıştır ama çoğul bir karşılığı vardır. İbni ‘Abbâs, Katâde ve Hasan Basrî’ye göre (ki tümü Taberî tarafından nakledilmiştir) rûh’un yukarıdaki bağlamda taşıdığı anlam budur.19 Bu, peygamberlerin Hesap Günü günahkarlar için sembolik olarak “şefaat etme” haklarını içermektedir (bkz. 10:3 -“Allah’ın izni olmadıkça hiç kimse O’nun nezdinde şefaat edemez”- ve bu “şefaat”in, Allah’ın günahkarın tevbesini daha başta kabul ettiğinin işareti olduğunu vurgulayan not 7). Allah’ın konuşmasına izin vereceği kişinin “[yalnızca] doğru olanı söyleyeceği” ifadesi, daha geniş anlamda, hiç kimsenin Hesap Günü gerçeğin dışına çıkamayacağına işaret eder.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Evet o gün Ruh ve diğer melekler onun huzurunda saf saf dizilirler, gerçekleri söylemek şartıyla Rahman’ın kendisine izin verdiği kişiler konuşabilir. 34/23
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
o gün (insanlığa ait) bütün ruhlar[⁵⁵³⁸] ve melekler saf saf kıyama duracak; kimse ağzını açamayacak; ancak Rahmân’ın izin[⁵⁵³⁹] verdikleri müstesna; onlar da sadece doğruyu söyleyecek.[⁵⁵⁴⁰]
[5538] Ruh tekildir, fakat belirlilikten dolayı çoğul anlamı taşır. Tercihimiz İbn Abbas, Katâde ve Hasan Basri gibi ilk otoritelerin görüşüne dayanmaktadır (Taberî). Allahu a‘lem, bu insanoğluna dünyada üflenen ve onda fıtrat, vicdan, irade ve akıl biçimlerinde tezahür eden, ‘teveffi’ ettirildikten sonra aslî vatanında şahid olarak İlâhî huzura çıkartılacak olan ruhtur. [5539] İzn, “kulak”a (uzn) nisbet edilir. Kulağını dikerek “izin bekleyen” veya “izni bildiren” kimseye verilen müsaadeye izn denmiştir. [5540] Müşriklerin sapık şefaat inancını red. Tüm şefaat tasavvurları, Enbiya 28, Sebe 23, Zümer 44, Necm 26. âyetlere arz edilmelidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O gün, Ruh ve melekler (huzurunda) saf saf dururlar. Rahman’ın izin verdikleri dışında, kimse konuşamaz, onlar da ancak doğruyu söylerler.
Osman Fırat
swap_vert close
O gün Rûh ve melekler, sıra sıra dururlar. Ancak Rahmân’ın izin verdiği konuşabilir, o da (söyleyen de) doğruyu söyler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O gün ki Rûh ve melekler saf saf ayakta duracaklardır. Kendisine Rahmân'ın izin verdiğinden başkaları konuşamıyacaklar ve (o da) doğruyu söylemiş olur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O gün Rûh ve melekler saf saf sıralanır. Rahman'ın izin verdiklerinin dışında, asla konuşmazlar. Konuşan da yerli yerinde söz söyler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
O gün Ruh ve melekler, sıra sıra dururlar. Ancak Rahman'ın izin verdiği konuşabilir, o da doğruyu söyler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Rûh'un (Cibrîl'in) ve melâikenin saf olarak durdukları günde ancak Rahmân olan Allâh'ın izin virdikleri tekellüm iderler ve sevâb söylerler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ruhların[*] ve meleklerin saflar halinde ayağa kalkacağı gün, Rahman’ın izin verdikleri dışında kimse konuşamaz; konuşan da doğruyu söyler.
[*] Buradaki ruh ile kastedilen insanlardır. Aşağıdaki âyetler, Kıyamet günü ayağa kalkacak olanların, insanlar ve melekler olduğunu bildirir: "Bunlar yeniden diriltileceklerini hesaba katmazlar mı? O muazzam günü? Her insanın varlıkların sahibi için ayağa kalkacağı günü" (Mutaffifîn 83/4-6) "Hayır; yeryüzü dümdüz edilince, Melekler sıra sıra dizili iken Rabbin gelir. O gün oraya Cehennem getirilir. O gün kişinin aklı başına gelir ama ne fayda!" (Fecr 89/21-23) "Sıralar halinde Rabbine sunulurlar. Onlara şöyle denir: "İşte bize geldiniz; ilkin yarattığımız gibisiniz. Oysa sizin için bir buluşma zamanı belirlemeyeceğimizi sanmıştınız!" (Kehf 18/48)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Ruh ve meleklerin saf halinde durdukları gün, ancak Rahman'ın kendisine izin verdiği konuşabilir. O da doğruyu söyler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O gün Ruh(2) ve melekler saf saf olurlar. Rahmân'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz; konuşan da doğruyu söyler.
(2) Cebrail. Başka bir melek, yahut ruhlar olduğu yolunda görüşler de vardır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O gün, Rûh ve melekler saf bağlayıp kıyama geçerler. Rahman'ın izin verdiği dışındakiler konuşamazlar. O izin verilen, doğruyu söyler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol gün kim ŧura cebreyil daħı firişteler dizilmiş söylemeyeler illā ol kim destūr virdi aña raḥmān daħı eyitü ŧoġru.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol günde ki dura Cebrā’īl ve barça melā’ikeler daḫı ṣaf baġlayup.Hīç birisi söylemez, illā ol kimse ki aña destūr vire Tañrı Ta‘ālā. Yā ṣavāb söyle ki lā ilāhe illa’llāh Muḥammedün resūlu’llāh.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ruhun (Cəbrailin) və mələklərin səf-səf duracağı gün Rəhmanın izin verdiyi kimsələrdən başqa heç kəs danışmayacaq, danışan da doğrunu deyəcəkdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
On the day when the angels and the Spirit stand arrayed, they speak not, saving him whom the Beneficent alloweth and who speaketh right.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The Day that the Spirit(5911) and the angels will stand forth in ranks, none shall speak except any who is permitted by ((Allah)) Most Gracious, and He will say what is right.(5912)
5911 The Spirit: see n. 5677 to 70:4. Some Commentators understand by "the Spirit" the angel Gabriel as he is charged specially with bringing Messages to human prophets: see 26:193. n. 3224. (R). 5912 See n. 5910 above. No one has the right to speak before the Judgement Seat; but certain great Dignitaries may be given permission to plead for mercy for sinners, and they will only so plead if the mercy is not negatory of Allah's universal justice.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَوْمَ
o gün
يَقُومُ
kıyamda durur
الرُّوحُ
rûh
وَالْمَلٰٓئِكَةُ
ve melekler
صَفاًّۜ
saf saf
لَا يَتَكَلَّمُونَ
konuşamazlar
اِلَّا
baş- kası
مَنْ
o kim- se ki
اَذِنَ
izin verdi
لَهُ
kendi- sine
الرَّحْمٰنُ
Rahmân
وَقَالَ
ve söyledi
صَوَاباً
doğruyu
O gün rûh ve melekler saf saf kıyamda durur, Rahmân'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz, (konuşan da ancak) doğruyu söyler.
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
قَامَ
Fiil-I
ق و م
Dikildi, ayakta durdu, kalktı, kıyamda durdu
رُوح
İsim
ر و ح
Rûh
مَلَك
İsim
م ل ك
Melek
صَفّ
İsim fiil
ص ف ف
Saf, sıra
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
تَكَلَّمَ
Fiil-V
ك ل م
Konuştu, söyledi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَذِنَ
Fiil-I
ا ذ ن
İzin verdi, dinledi, kulak verdi
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
رَحْمٰن
İsim
ر ح م
Rahmân (Allah'ın esması, ismidir. Rahmeti herkesi ve her şeyi kuşatan demektir)
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
صَوَاب
İsim
ص و ب
Doğru