close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close
Türkçe Transcript
swap_vert close
Mine-lcinneti ve-nnâs(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Cinden olsun, insandan olsun, bu çeşit kişilerin şerrinden.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerek cinnlerden, gerekse insanlardan (olan her hannas’tan, yani; hem cinn olarak enerji boyutundaki, hem de insan suretindeki safsatacılardan; kalpleri İblisin karargâhı olmuş: Ahlâk fesatçısı, günah fetvacısı, münakaşa ve kavga fırsatçısı vesveseci şeytanlardan Allah’a sığınırım.)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bu şeytanca işi yapanlar insanlardan da olabilir, cinlerden de. Hepsinin vesvesesinden O'na sığınırım.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Cinlerden ve insanlardan kötülük yapmayı fısıldayanların şerrinden Allah'a sığınırım.”
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/112.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Gerek cinlerden, gerek insanlardan (olur).
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerek cinlerden, gerekse insanlardan (olan her hannas'tan Allah'a sığınırım).
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(O şeytan), cinlerden de olur, insanlardan da...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O, hem cinlerden (var) hem de insanlardan.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
4,5,6. “İnsanlara kötü şeyler fısıldayan o sinsi vesvesecinin şerrinden ki o, insanların sinesine vesvese düşürür. Cinlerden ve insanlardan oluşur.”[825]
[825] Allah’a sığınılacak şeyler hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 453-471.  
Besim Atalay
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. Diyesin ki sen: «İnsan olsun, cin olsun, gönlü işkillendiren kaypakların şerrinden, insanların taptığına, insanların egemeni olana, insanların Tanrısına sığınırım ben»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen varlıkların bütün ayartmalarından (Allah'a sığınırım).”
Felak ve Nas Surelerinde, Hz. Allah kullarının kendisine sığınmaları gerektiğini vurguluyor. Bu surelerin ikisine birlikte “iki koruyucu” anlamına gelen “muavvizeteyn” denmektedir. Bu iki surede Allah, görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen bütün korkunç ve zararlı şeylerden, insanların hasedinden ve kötülüklerinden, cin ve şeytanın sataşmalarından, kötü dürtülerinden kendisine sığınmayı emretmiştir.  
Cemil Said
swap_vert close
1-6. Di ki:" İnsanların kalblerine vesvese ilkâ iden vesvâs-ı şeytânın, cinlerin ve insânların şerrine karşu insânların rabbi, hükümdârı ve sâhibi olan rabbime sığınırım."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. De ki: "İnsanlardan ve cinlerden ve insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların Tanrısı, insanların Hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah'a sığınırım."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. De ki: “Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik’ine, insanların İlâh’ına sığınırım.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
1-6. De ki: “Cinlerden olsun insanlardan olsun, insanların kalplerine vesvese sokan sinsi şeytanın şerrinden insanların rabbine, insanların mâlik ve hâkimine, insanların mâbuduna sığınırım!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3, 4, 5, 6. De ki: İnsanların kalplerine vesvese sokan, (insan Allah'ı andığında) pusuya çekilen cin ve insan şeytanının şerrinden insanların Rabbine, insanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine) insanların İlâhına sığınırım!
Edip Yüksel
swap_vert close
"Onlar hem cinlerden hem de halktandır."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gerek cinlerden, gerek insanlardan.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Gerek cinden gerekse insten
Emrah Demiryent
swap_vert close
(O şeytan,) cinlerden de olur, insanlardan da.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Cinlerden ve insanlardan.¹
1- Görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen, tanınan ve tanınmayan; herkesten, her şeyden.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(O şeytan) gerek cinden, gerek insandan (olsun).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Gerek cinlerden, gerekse insanlardan!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Gerek cinlerden ve gerekse insanlardan (olan bütün vesvesecilerin şerrinden sığınırım). *
(*) Vesvâs kelimesi, vesveseden türemiş, aşırılık ifade eden bir sıfat olup “çokça vesvese veren” demektir. Vesvese “şüphe, tereddüt, kuruntu, gizli söz, kişinin içinden geçen düşünce” demektir; terim olarak, “zihinde irade dışı beliren ve kişiyi kötü ya da faydasız bir düşünce ve davranışa sürükleyen kaynağı belirsiz fikir, şüphe ve kuruntu” anlamına gelir. Bir kimseye böyle bir düşünceyi telkin etmeye de “vesvese vermek” denir. Vesvese genel olarak insanı kötü, din ve ahlâk dışı davranışlara yönelten bir iç itilme olarak hissedilir. Bu anlamdaki vesvesenin kaynağı şeytandır…Kötülük sembolü olan şeytan, gerçek bir varlığa sahip olmakla birlikte onun insan üzerindeki etkisini psikolojik yolla gerçekleştirdiği düşünülmektedir (geniş bilgi için bk. Hayati Hökelekli “Vesvese”, İFAV Ans., IV, 458). Vesvesenin bir diğer kaynağı ise kişinin nefsidir; Kaf sûresinin 16. âyeti de bunu ifade etmektedir. Vesvâs kelimesi hem insanlara vesvese veren görünmez şeytanı hem de insanları yoldan çıkarmak ve onlara kötülük yaptırmak için gizlice tuzak kuran insan şeytanlarını, şeytan karakterli insanları ifade eder. “Sinsi” diye tercüme ettiğimiz hannâs kelimesi ise “gizli hareket eden ve geride kalmayı âdet haline getiren” anlamında bir sıfattır… Tefsir (Kur’an Yolu) Yani vesvese, metafizik (görünmeyen) bir yapıya sahip olan şeytan veya şeytan karakterli kişiler tarafından başkalarının akıl, duygu ve zihinlerinde kötü düşüncelerin oluşması için yapılan telkinlerdir. ’’Cinn’’ ifadesinin bütün eski ve yeni sözlüklerde ortak manası görünmeyen, bilinmeyendir. Her insan, şeytani duygu ve düşünceler oluşturabilecek potansiyeldedir. Sûre bunlara karşı tedbir alınması ve şerrinden Allah’a sığınılması gerektiğini hatırlatır…(Bkz. Furkan: 43) (Kurandan Hayata) ( تم بحمد الله وعونه ) Ayrıca insanlığın tek hidayet rehberi olan Kur’an’ı Kerim’in bu yeni meali için ortaya konan bu çalışmanın tamamlanmasına muvaffak kıldığından dolayı yüce Allah’a sonsuz hamdu senalar ediyor, hata ve kusurlarımın bağışlanması için de onun affına ve merhmetine sığınıyor ve bu yeni meali de yegâne hidayet rehberimiz olan Kur’an’ı Kerim’i doğru algılamamıza, yanlış inanç, düşünce ve hurafelerden kurtulmamıza vesile kılmasını niyaz ediyorum.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“(O vesvese verenler) Gerek bilinmeyen (cin) topluluklardan, gerekse bilinen, tanınan topluluklardan olsun.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
cinlerin de, insanların da kötülüğünden."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
1, 6. De ki: İnsanların Rabbine, insanların mâliki ve padişahına, insanların mâbuduna; insanların kalbine vesvese verip zikr-i İlâhi/den geri giden müvesvisin, perilerden olsun, insanlardan olsun şerlerinden sığınırım [⁴].
[3] Medine'de nâzil olmuştur. (6) âyettir.[4] Felâk Sûresinde bedene verecek zarardan, Nâs Sûresinde ruha verecek zarardan Tanrı'ya sığınmak vardır. Selâmet-i ruhun, selâmet-i bedenden mukaddem ve ehem olmasına mebni birincide Tanrı'nın bir vasfı, ikinci, de üç vasfı zikrolunmuştur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“O, cinlerden de insanlardan da olur.”³
3 Krş. En’âm, 6/112.  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Gerek cinlerden, gerekse insanlardan (vesvesecinin şerrinden).”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Zannedildiği gibi onlar sadece “cin şeytanlarından” ibaret değildir: bu şeytanlığı yapanlar Hem cinlerden, hem insanlardandır.”Allah’ın Elçisi, Muhammed (s) her gece yatağına girdiğinde avuçlarını birleştirir ve İhlâs, Felak ve Nâs sûrelerini okuyup avuçlarına üfler, sonra da ellerini vücudunun ulaşabildiği her tarafına sürer ve bunu üç kez tekrarlardı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Cinnler’den ve İnsanlar’dan!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
" cin ve insan kılıklı şeytanların şerrinden. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun ki insanın bildiği bilmediği, tanıdığı tanımadığı birçok düşmanı vardır. Onun için insan çok dikkatli olmak zorundadır. İşte ben tanıdığım tanımadığım, bildiğim bilmediğim, bütün varlıkların kötülüklerinden, iftiralarından, yalanlarından, tuzaklarından, düzenleyecekleri sahte belgelerden Rabbime sığınırım. Bilirim ki Rabbime güvendikçe onların bütün tuzakları boşa çıkar. Gönderdiği bilgilerle beni doğru yola iletir. Ufkumu açar. Kalbimi açar. Çünkü ayetler benim için yol gösterici basiretimi açan bir ışıktır. Ben bu ışıkla hiçbir zaman karanlığa düşmem. Rabbim istemedikçe hiç bir karanlığın kötülüğü bana ulaşmaz. Eğer bir kötülük bana dokunmuşsa imanım sınava tabi tutulmuştur. Onun için hemen Rabbime döner tövbemi yaparım. Azimle, kararlılıkla Rabbime sığınır Rabbimin yolundan bir karış ayrılmam.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
4,5,6. İnsanların göğüslerine (kalplerine) vesveseler fısıldayan, cinlerden ve insanlardan (olan o) sinsi vesvesecinin [*] şerrinden (Allah’a sığınırım).”
[el-Vesvâs] ve [el-hannâs] kelimeleri şeytanın sürekli bu halde oluşunu ortaya koyan mübalağa yani abartı kalıbındadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
4,5,6. “O, cinlerden ve insanlardan olan ve insanların gönüllerine vesvese veren, sinsi vesveseci (şeytanın) şerrinden.”¹
1 Vesvese: Fiskos gibi gizli ses anlamına gelir. Buna göre vesvese: nefsin veya şeytanın insanın gönlüne düşürdüğü hayırsız düşünce ve duygular vesvâs: çok vesveseci, vesvese kaynağı demektir. Hannâs: sinerek fırsat bulunca dönen yani, sinsi (اَلْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ) şeytanlık yapan yani “şeytan” demektir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
görünmez güçler[in] ve insanlar[ın bütün ayartmaların]dan”. ²
2 Bu ayet, Ek III’te açıklanmaya çalışılan cinneh (cinn ile eş anlamlı) kavramı ve teriminin Kur’an’da ilk kullanıldığı yerdir. Yukarıdaki bağlamda terim, muhtemelen insan bünyesinin karşı karşıya bulunduğu ve doğru ile yanlış arasında ayrım yapmamızı zaman zaman güçleştiren görünmez, esrarlı tabiat güçlerini göstermektedir. Ancak, Kur’an’ın son suresinin bu son ayeti ışığında bakıldığında, kendilerinden Allah’a sığınmamız emredilen “görünmez güçler”in, kendi kalplerimizin körlüğünden, ihtirasımızdan ve atalarımızdan bize geçen sakat anlayış ve bâtıl değerlerden kaynaklanan şeytanî eğilimler olduğu sonucuna varırız.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hem cin türünden hem insan türünden! 6/112, 46/29...32
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İster görünmeyen-bilinmeyen, ister görünen-bilinen türden.[⁵⁹⁵¹]
[5951] Veya minin beyaniyye vurgusuyla: “Cinden dolayı da (vesvese verir), insten dolayı da (vesvese verir)”. Yahut da minin ibtidaiyye vurgusuyla: “(sinsi vesveseci) cinlerden de olur, insanlardan da”. Zımnen: Tüm iradeli varlıklardan. Cinn ve ins birlikte geldikleri her yerde iradeli varlıkların çift kutbunu ifade eder (Çevirimizin gerekçesi ve ayrıntı için bkz: 6:112, not 94).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
1-6. (Ey Muhammed) De ki: Gerek cinlerden, gerek insanlardan olsun; İnsanların kalbine vesvese veren, O sinsi şeytanın şerrinden; insanların Rabbine, İnsanların Melik'ine; İnsanların ilâh'ına (Allah'a) sığınırım.
Osman Fırat
swap_vert close
(O vesvese veren) hem cinden ve hem de insandandır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«(O vesvese veren) Gerek cinden ve gerek insandan (olsun, hepsinden de Allah'a iltica etmelidir).»
Suat Yıldırım
swap_vert close
O şeytan, cinlerden de olur, insanlardan da olur. [6, 112]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Gerek cinlerden, gerek insanlardan (olan bütün vesvesecilerin şerrinden Allah'a sığınırım).
Sûrede öyle bir uyum var ki güzelliğini anlatmak mümkün değildir. Ancak dile âşinâ olarak sûreyi aslından okumakla bu güzellik sezilir. Sûrede sinsice insana sokulup kötü düşünceler fısıldayan cin ve insan şeytânlarından Allah'a sığınılır. Konu, fısıltı konusudur. Arapça aslından okuyunuz: "Kul e'ûzu bi rabbi'n-nâs, meliki'n-nâs, ilâhi'n-nâs, min şerri'l-vasvâsi'l-hannâs, ellezî yuvesvisu fî sudûri'n-nâs, mine'l-cinneti va'n-nâs" kulağınıza bir fısıltı sesi geliyor, değil mi? İşte Kur'ân böyledir. Yalnız kelimelerin anlamı değil, kelimelerin kendileri de ses tonlarıyle, anlattıkları konuyu canlandırır (aliterasyon).  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"O, cinden ve nâsdan şeytânlardır."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İster cinlerden olsun, ister insanlardan[*].
[*] Kanun budur; her nebiye insan ve cin şeytanlarından, düşmanlar oluşturmuşuzdur. Aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin zorlayıcı düzen koysaydı bunu yapamazlardı. Onları uydurduklarıyla baş başa bırak.(En'âm 6/112)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Cinlerden ve insanlardan!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Cin ve insandan olan bütün şeytanların şerrinden.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Cinlerden de insanlardan da olur o!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
perrįlerden daħı ādemįlerden ya'nį şeyŧān iki dirlüdür biri perrįdür biri ādemįdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
cinlerden ve ādemīlerden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(O Şeytan ki) cinlərdən də olur, insanlardan da! (Və ya: (o Şeytan) istər cinlərdən olsun, istər insanlardan!)”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Of the jinn and of mankind.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Among Jinns and among Men.(6310)
6310 This last clause amplifies the description of the sources from which the whisper of evil may emanate: they may be men whom you may see or invisible spirits of evil working within. See last note. So long as we put ourselves in Allah's protection, and trust in Allah, evil cannot really touch us in our essential and inner life.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مِنَ الْجِنَّةِ
cinlerden
وَالنَّاسِ
ve insanlardan
"Cin ve insanlardan olan (o vesveseci şeytanlardan, insanların Rabbine, Melik'ine ve İlâh'ına sığınırım)."
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
جِنَّة
İsim
ج ن ن
Delilik, cin
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar