Gerek cinlerden ve gerekse insanlardan (olan bütün vesvesecilerin şerrinden sığınırım). *
(*) Vesvâs kelimesi, vesveseden türemiş, aşırılık ifade eden bir sıfat olup “çokça vesvese veren” demektir. Vesvese “şüphe, tereddüt, kuruntu, gizli söz, kişinin içinden geçen düşünce” demektir; terim olarak, “zihinde irade dışı beliren ve kişiyi kötü ya da faydasız bir düşünce ve davranışa sürükleyen kaynağı belirsiz fikir, şüphe ve kuruntu” anlamına gelir. Bir kimseye böyle bir düşünceyi telkin etmeye de “vesvese vermek” denir. Vesvese genel olarak insanı kötü, din ve ahlâk dışı davranışlara yönelten bir iç itilme olarak hissedilir. Bu anlamdaki vesvesenin kaynağı şeytandır…Kötülük sembolü olan şeytan, gerçek bir varlığa sahip olmakla birlikte onun insan üzerindeki etkisini psikolojik yolla gerçekleştirdiği düşünülmektedir (geniş bilgi için bk. Hayati Hökelekli “Vesvese”, İFAV Ans., IV, 458). Vesvesenin bir diğer kaynağı ise kişinin nefsidir; Kaf sûresinin 16. âyeti de bunu ifade etmektedir. Vesvâs kelimesi hem insanlara vesvese veren görünmez şeytanı hem de insanları yoldan çıkarmak ve onlara kötülük yaptırmak için gizlice tuzak kuran insan şeytanlarını, şeytan karakterli insanları ifade eder. “Sinsi” diye tercüme ettiğimiz hannâs kelimesi ise “gizli hareket eden ve geride kalmayı âdet haline getiren” anlamında bir sıfattır… Tefsir (Kur’an Yolu) Yani vesvese, metafizik (görünmeyen) bir yapıya sahip olan şeytan veya şeytan karakterli kişiler tarafından başkalarının akıl, duygu ve zihinlerinde kötü düşüncelerin oluşması için yapılan telkinlerdir. ’’Cinn’’ ifadesinin bütün eski ve yeni sözlüklerde ortak manası görünmeyen, bilinmeyendir. Her insan, şeytani duygu ve düşünceler oluşturabilecek potansiyeldedir. Sûre bunlara karşı tedbir alınması ve şerrinden Allah’a sığınılması gerektiğini hatırlatır…(Bkz. Furkan: 43) (Kurandan Hayata) ( تم بحمد الله وعونه ) Ayrıca insanlığın tek hidayet rehberi olan Kur’an’ı Kerim’in bu yeni meali için ortaya konan bu çalışmanın tamamlanmasına muvaffak kıldığından dolayı yüce Allah’a sonsuz hamdu senalar ediyor, hata ve kusurlarımın bağışlanması için de onun affına ve merhmetine sığınıyor ve bu yeni meali de yegâne hidayet rehberimiz olan Kur’an’ı Kerim’i doğru algılamamıza, yanlış inanç, düşünce ve hurafelerden kurtulmamıza vesile kılmasını niyaz ediyorum.