close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close
Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul e’ûżu birabbi-nnâs(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Sığınırım insanların Rabbine.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "İnsanların Rabbine sığınırım,
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey peygamber ve O'nun yolunda gidenler! Hepiniz şöyle söyleyerek dua edin: “Ben, insanların hayatlarının proğramını çizen, onların Rabbi Allah'a yalvarır, O'na sığınırım.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Yaratan, yaşama kabiliyeti gücü ve varlıklara işleyiş düzeni veren, koruyan, kontrol eden insanların Rabbine sığınırım.” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "İnsanların Rabbine sığınırım.
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: İnsanların Rabbine sığınırım.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm,) de ki: Sığınırım insanların Rabbine,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: İnsanların sahip ve terbiyecisi olan,
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
1,2,3. De ki: Ben insanların Rabbine sığınırım. İnsanların yöneticisine. İnsanların ilâhına. [824]
[824] Nâs sûresi ve genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 465; 473.  
Besim Atalay
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. Diyesin ki sen: «İnsan olsun, cin olsun, gönlü işkillendiren kaypakların şerrinden, insanların taptığına, insanların egemeni olana, insanların Tanrısına sığınırım ben»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Ben insanların Rabbine sığınırım,
Cemil Said
swap_vert close
1-6. Di ki:" İnsanların kalblerine vesvese ilkâ iden vesvâs-ı şeytânın, cinlerin ve insânların şerrine karşu insânların rabbi, hükümdârı ve sâhibi olan rabbime sığınırım."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. De ki: "İnsanlardan ve cinlerden ve insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların Tanrısı, insanların Hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah'a sığınırım."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. De ki: “Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik’ine, insanların İlâh’ına sığınırım.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
1-6. De ki: “Cinlerden olsun insanlardan olsun, insanların kalplerine vesvese sokan sinsi şeytanın şerrinden insanların rabbine, insanların mâlik ve hâkimine, insanların mâbuduna sığınırım!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3, 4, 5, 6. De ki: İnsanların kalplerine vesvese sokan, (insan Allah'ı andığında) pusuya çekilen cin ve insan şeytanının şerrinden insanların Rabbine, insanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine) insanların İlâhına sığınırım!
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "Sığınırım halkın Rabbine,"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki sığınırım Rabbına nâsın
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim!) De ki: “İnsanların Rabbine sığınırım.
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “İnsanların Rabb'ine sığınırım;
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: Sığınırım insanların Rabbine,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Nâs'ın (insanların) Rabbine sığınırım!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
De ki: (Yaratan, besleyen, yetiştiren, yaşama kabiliyeti gücü ve varlıklara işleyiş düzeni veren, koruyan, kontrol eden, islah eden ve kemal noktasına erdiren) insanların Rabbine sığınırım.” *
(*) Rabb; terbiye eden/yetiştiren/terbiyesinde eşsiz benzersiz olan demektir. Rab mastarı “terbiye etmek” yani, “ıslah etmek, yetiştirmek, bakmak, göz kulak olmak” mânalarına gelir. Terbiye, bir şeyi basit halinden kemal noktasına doğru aşama aşama inşa edip geliştirmektir. Kemale ulaşmak için ilahi terbiyenin önemi vurgulanmaktadır. (Kurandan Hayata)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “İnsanların Rabbine sığınırım.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Sığınırım insanların çalabına,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
1, 6. De ki: İnsanların Rabbine, insanların mâliki ve padişahına, insanların mâbuduna; insanların kalbine vesvese verip zikr-i İlâhi/den geri giden müvesvisin, perilerden olsun, insanlardan olsun şerlerinden sığınırım [⁴].
[3] Medine'de nâzil olmuştur. (6) âyettir.[4] Felâk Sûresinde bedene verecek zarardan, Nâs Sûresinde ruha verecek zarardan Tanrı'ya sığınmak vardır. Selâmet-i ruhun, selâmet-i bedenden mukaddem ve ehem olmasına mebni birincide Tanrı'nın bir vasfı, ikinci, de üç vasfı zikrolunmuştur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki: “Sığınırım insanların Rabbine,”¹
1 Bu sûrenin 6 ayetinin sonu hep “s” harfiyle bitmektedir. Adeta fısıltı ve vesvese verenin çıkardığı sesi anımsatıyor. Burada da aliterasyon dediğimiz edebi sanatı görüyoruz. Orijinalinden okunduğunda bu sesler insana, kelimelerin anlamlarıyla anlatılan olayın bir nevi canlandırılmasını anımsatıyor.  
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “İnsanların Rabbine sığınırım.”
(Mekke’de nazil olmuştur ve 6 ayettir. Nâs, insanlar demektir.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Müslüman! Dünyada ve âhirette kurtuluşa ulaşabilmek için Yaratıcıya nasıl yakarmanız gerektiğini öğretmek üzere, kendi benliğine ve tüm insanlığa seslenerek de ki: Bakın, ey insanlar! Sığınırım ben; insanların Rabb’ine; onları besleyen, terbiye eden, yetiştiren, yöneten, yönlendiren ve koruyan Allah’a.
Mekke döneminin ilk yıllarında, Felak sûresinin hemen peşinden nazil olmuştur. Adını, ayetlerin sonunda tekrar edilen “en-Nâs: İnsanlar” kelimesinden almıştır. 6 ayettir. Bir önceki sûrede, kendilerinden Allah’a sığınmamız gereken kötülükler tanıtılmıştı. Burada ise, kendisine sığınmamız gereken Allah’ın Rab, Melik, İlâh olduğu anlatılıyor ve bütün kötülüklerin kaynağı olan insan ve cin “şeytan”larına işâret ediliyor. Rabb; terbiye eden, yetiştiren, eğiten, hayatın programını yapan yetkili varlık demektir. Buna göre insanın yaptığı şeyleri ona yaptırtan, yapmadıklarını da yaptırtmayan güç onun rabbidir.Melik; hükümdar, kral, padişah demektir. Bu kelimenin kökünde, sahip ve hakim olma anlamı vardır. Varlık O’nun olduğu için, varlık üzerinde yönetim hakkı da O’nundur.İlâh; kulluk ve itaate lâyık kutsal varlık, yani tanrı demektir. Allah, insanların yegane Rabb’i, Melik’i, İlâh’ı olduğundan O’ndan başka hiçbir varlığa kulluk edilmemeli, dünya ve ahiret saadeti için yanlızca O’nun hükümlerine itaat edilmeli ve yalnızca O’na sığınılmalıdır.  
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: -“Sığınırım İNSANLAR’ın rabbine;
Mehmet Çakır
swap_vert close
De ki: " insanı çekip çevirene sığınıyorum, "
Mehmet Çoban
swap_vert close
De ki; ben insanların Rabbine sığınırım. Rabbim insanları yaratmıştır. Onlara yol gösterir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “İnsanların Rabbine sığınırım.
Mehmet Türk
swap_vert close
1,2,3. (Ey Muhammed!) De ki: “Ben, bütün insanların hem hâkimi, bütün insanların hem de ilâhı¹ olan tüm insanların Rabbine² sığınırım,”
1 İlâh: Lügatta, örtünmek, gizlenmek, alışmak ve kulluk anlamına gelir. Kendisine ibadet edilen, her şeyden çok sevilen, tazim ve tesbih edilen mutlak varlık. İslâmiyet’in saf tevhid akîdesi, tapılacak, ibadet edilecek; kâinatın ve eşyanın yaratıcısı ve yoktan var edicisi olarak sadece Allah’ı kabul etmektir. Bu yüzden, Allah lâfzı sadece İslâm’ın kabul ettiği ilah inancının özel ismi’dir. (اَللّٰهُ) ismi, türemiş veya başka bir dilden Arapça’ya nakledilmiş bir isim olmayıp özel isimdir. İsmin, sahibi olan Allah, bir olduğu için, ikili ve çoğulu da yoktur. O, “ilah” kabul edildiği için Allah değil, Allah olduğu için ma’bud’dur. Eğer bir şeye tapılırsa o şey, o zaman “ilah” olur, ama tapınma bittiği an onun ilahlığı da biter. Hâlbuki insanlar, Allah’ı ma’bud tanısın veya tanımasın O, zatından ma’buddur. Ona her şey ibadete ve kulluğa borçludur. Esasen diğer dinlerde tapınılması kabul edilen şeylere “ilah” denilmesi doğru değildir. Türkçedeki “tanrı” kelimesi de “ilah” kelimesinin karşılığı değildir. Olsa olsa “put” kelimesinin karşılığı olabilir. Kelime-i Tevhid’deki “ilah” kelimesiyle “Allah” kelimesi aynı anlama gelir. Bu sebeple Kelime-i Tevhidin, “Allah’tan başka ilah yoktur” şeklindeki tercümesi doğru değildir. Zira Kelime-i Tevhid, böyle tercüme edilirse Allah’ın dışında bazı ilahların olduğu, fakat bizim o ilahları kabul etmeyip reddettiğimiz anlaşılır. (لا إله إلا الله) daki “kasr” tercümeye yansıtılırsa tercümenin: “tek ilah Allah’tır” şeklinde olması gerekir ki en doğrusu da budur. Bk. (Fatiha: 1) 2 Rab: Terbiye anlamına bir mastar olduğu halde mübalâğa kastı ile terbiye edici anlamında kullanılmıştır. Mübalâğa anlamından dolayı rab, sade mürebbî anlamında değil, terbiyenin bütün gereklerine sahip kuvvetli ve en mükemmel terbiye edici demektir ve sahip ve malik anlamlarına dahi gelir. Bu sebeple Allah’a ve peygamberlerine inanan kimselerin Allah’tan başka kanun koyucu tanımaması gerekir. Zaten âlemlerde kanun koyma hak ve yetkisi sadece Âlemlerin Rabbi Allah’a aittir. Bk. (Fatiha: 2)  
Muhammed Esed
swap_vert close
DE Kİ: “Sığınırım ben insanların Rabbine,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: Sığınırım ben Rabbine insanlığın. 23/97-98, 41/36
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(EY muhatap!) De ki: “Sığınırım ben Rabbine insanlığın;
Orhan Kuntman
swap_vert close
1-6. (Ey Muhammed) De ki: Gerek cinlerden, gerek insanlardan olsun; İnsanların kalbine vesvese veren, O sinsi şeytanın şerrinden; insanların Rabbine, İnsanların Melik'ine; İnsanların ilâh'ına (Allah'a) sığınırım.
Kur an; -kendine has bir özellik olarak, sonu ile evveli arasında ilişki olduğu için okuması bitirilemeyen, tekrar tekrar okunması gereken.. her okuyuşta; içindeki sırlar hazînesinden bir perdeyi aralayan, mü'minlerin kalplerini nurlandıran eşsiz bir kitaptır. Müfessirler; Kur'an'ın sonu ile evveli arasındaki münâsebetler hususunda birçok görüş ileri sürmüşlerdir. Elmalılı da bu konuda şu açıklamalarda bulunmakta ve: "Kur'an ilminin ana konusu, ulûhiyet, dolayısıyla Allah Teâlâ ve Allah ile yaratıkları ve özellikle de yaratılmışlar arasında akıl sahibi olması dolayısıyle insanlar ve onların arasındaki ilişkilerdir. Bir tarafta Allah'ın ulûhiyyeti, bir tarafta kulların ubûdiyeti ve bu ikisi arasındaki ilişkidir, insanın bu ilişkide Yüce Yaratıcısına karşı nasıl bir tutum ve tavır içinde olması gerektiğinin bilgisidir. Fâtiha Suresi, bunu belirlediği gibi, İhlas Suresi de Allah Teâlâ’nın kendi tarifi olarak, bütün Kur’an’ın dayanağı olan bu temel ilkeyi açıklamıştır. Bu bakımdan bu sure de Fâtiha gibi bütün Kur’an'ın bir özeti ve binaenaleyh muvadili demektir ki, bilindiği üzere Fâtiha (ümmi'l kitab) olan Elham'dır. ("Elhamdülillah" beyânı ile başlamaktadır) Hâtime de İhlas ile Muavvizeteyn (Felak ile Nas sureleri) dir. "Allah Teâlâ yalnız insanların değil, her şeyin Rabbi ve bütün alem O'nun Rablığı, Melikliği ve İlâhlığı nizâmı altında dizili olduğu halde acaba burada (Nas Suresinde) niçin "Rabb" lafzı önce insanlara izafetle tahsis buyurulup da sonra "melikinnasi ilahinnasi" diye açıklamaya lüzum görülmüş ve niçin "nas" kelimesi üç defa tekrar edilmiştir? Bunun nüktesi: Kur'an'ın iniş hikmeti insanların terbiyesi, insanları doğru yola hidâyet ve irşad olduğu için bunu, başında (Fâtiha'da) olduğu gibi sonunda da özellikle hatırlamak ve bu şekilde Kur'an'ın sonundan başına dönüp, onları tekrar tekrar uyarmaktır. Ki, "kul euzü" emirleri, Fâtiha suresinin, "ihdina's sırâta'l mustakıym- Bizi doğru yola ilet" duasına son cevap olarak doğrudan doğruya Rabbine bir sığındırma ve koruma irşâdıdır. Hatim indirmede başa dönülerek "hall-i mürtehil" yapılması da bu nükte ile uyumludur. İşte Nas Suresinde; özellikle şeytanın vesvesesinin şerrinden insanların Rabbi, insanların Meliki, insanların İlâhı olan tek Allahu Zülcelâl'e sığınmak sonuç olarak emredilmiş ve bu veçhile sığınanların Allah’ın yardımına mazhar olmak suretiyle korunarak güzel sonuca erecekleri va'ad buyurulmuştur ki, bunun üzerine teşekkür olarak Fâtiha'ya Elhamdülillâhirrabbil'alemiyn -Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur" diye başlamak ne güzeldir." Demektedir.  
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "İnsanların rabbine sığınırım,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Nâsın Rabbine sığınırım.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: İnsanların Rabbine,
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Sığınırım ben, insanların Rabbine.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: "İnsânların rabbi olan Allâh ile isti'âze iderim"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Sığınırım insanların Sahibine,
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-İnsanların Rabbine sığınırım.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Sığınırım insanların Rabbine,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "İnsanların Rabbine sığınırım!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
1-3. eyit: śıġınurın ādemįler çalabı’sına ādemįler pādişāhı ādemįler Tañrı’sı
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Ṣıġınurın ādemīleri yaradan Tañrıya,
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər!) De: “Pənah aparıram insanların Rəbbinə;
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: I seek refuge in the Lord of mankind,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: I seek refuge(6307) with the Lord and Cherisher of Mankind,(6308)
6307 The previous Surah pointed to the necessity of seeking Allah's protection against external factors which might affect an individual. Here the need of protection from internal factors, mankind being viewed as a whole, is pointed out. For this reason the threefold relation in which man stands to Allah is mentioned, as explained in the next note. 6308 Man's relation to Allah may be viewed in three aspects: (1) Allah is his Lord, Maker, and Cherisher; Allah sustains him and cares for him; He provides him with all the means for his growth and development, and for his protection against evil; (2) Allah is his king or ruler; more than any earthly king, Allah has authority to guide man's conduct, and lead him to ways which will make for his welfare; and He has given him laws; and (3) Allah is He to Whom mankind must return, to give an account of all their deeds in this life (2:156); Allah will be the Judge; He is the goal of the Hereafter, and the only Being entitled to man's worship at any time. From all these aspects man could and should seek Allah's protection against evil.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
اَعُوذُ
sığınırım
بِرَبِّ
Rabbine
النَّاسِۙ
insanların
(Resulüm!) De ki: "Sığınırım insanların Rabbine."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
عَاذَ
Fiil-I
ع و ذ
Sığındı
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar