close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hadîd Sûresi 1. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Sebbeha li(A)llâhi mâ fî-ssemâvâti vel-ard(i)(s) ve huve-l’azîzu-lhakîm(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Tenzih eder Allah'ı ne varsa göklerde ve yeryüzünde ve odur üstün, hüküm ve hikmet sahibi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Göklerde ve yerkürede olanların tümü Allah’ı tesbih etmekte (yaratılış gayeleri ve görevleri doğrultusunda hizmet yürütmekte)dirler. O, Üstün ve Güçlü (Azîz) olandır, Hüküm ve Hikmet sahibidir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Göklerde ve yerde olan herşey, Allah'ın sınırsız kudretini yüceltip tesbih etmektedir. Çünkü O, çok üstün ve güçlüdür, O'nun gücüne hiçbir güç erişemez ve karşı koyamaz, O yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.
Sûre kâinâtın tümünün Allah’a ait olduğunu bildirerek başlar. Allah’ın dinini yüceltmek için can ve mal sarfetmenin gerektiğini vurgular. İnsanın dünyanın şatafatına aldanmaması gerektiğini anlatır ve mü-nafıklarla mü’minlerden söz eder. Dünyanın fani ve yok olucu olduğunu bildirir. Ahiretin ise ebedî olduğunu orada ne üzüntü, ne yorgunluk olmayacağını bildirerek sona erer.  
Ahmet Tekin
swap_vert close
Göklerdeki ve yerdeki varlıkların ve imkânların tamamı Allahın koyduğu düzen içinde görevlerini yaparak Allah'ı tesbih ve zikretmektedirler. O kudretli, hikmet sahibi ve hükümrandır.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 17/44.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ı tesbih etti (etmektedir). O, güçlüdür, hikmet sahibidir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanların tümü Allah'ı tesbih etmiştir. O, üstün ve güçlü (aziz) olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa, hep Allah'ı tesbhih etmektedir. O, Azîz'dir= her şeye gâlibdir, Hakîm'dir= işinde hikmet sahibidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ın mukaddesliğini ve münezzehiyetini ilan ediyor. O, üstün güç sahibi ve her şeyi yerli yerinde yapandır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah'ı tesbih etmektedir. O,güçlüdür; hikmet sahibidir.[ [607]608]
[607] Hadîd sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 13.[608] Tesbîh kelimesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 16-17.  
Besim Atalay
swap_vert close
Göklerde, yerde bulunan her şey, Allah'ı tespih eder. O emredir, O bilge
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ı tesbih etmektedir (O'nun verdiği vazifeyi icra ederek O'na karşı sorumluluğunu yerine getirmektedir). O, mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Cemil Said
swap_vert close
Semâvâtda ve arzda ne var ise Allâh’ın şânını a’lâ ider. O ’azîz ve hakîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanlar Allah'ı tesbih ederler. O güçlüdür, Hakim'dir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ı tespih etmektedir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Göklerde ve yerde bulunanlar Allah’ı tesbih etmektedir. O üstündür, her yaptığında hikmet vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah'ı tesbih etmektedir. O, azîzdir, hakîmdir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ı yüceltir. O Üstündür, Bilgedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah'ı tesbih etmektedir. O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Tesbih etmekte Allahı Göklerde ve yerdeki, o öyle azîz, öyle hakîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah’ı tesbih etmektedir. O, her işinde mutlak galip olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanlar, Allah'ı tesbih¹ etmektedir. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
1- Her türlü noksanlıktan arındırarak, övgü ile yüceltmek. Allah'ın, her türlü noksanlıktan arınık, tüm mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa Allâhı tesbîh (ve tenzîh) etmekdedir. O, (mülkünde) gaalib-i mutfak, (sun'unda) saahib-i hikmetdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa, Allah'ı tesbîh etmektedir.(2) Çünki O, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
(2)“Kur’ân’ın her bir âyeti, birer necm-i sâkıb (karanlığı delerek parlayan yıldız) gibi i‘caz (mu‘cize olma) ve hidâyet nûrunu neşir (yaymak) ile küfür ve gaflet zulümâtını (karanlıklarını) dağıttığını görmek ve zevk etmek istersen, kendini Kur’ân’ın nüzûlünden (inmesinden) evvel olan o asr-ı câhiliyette ve o sahrâ-yı bedeviyette (medeniyetten uzak o bedevî Arab çöllerinde) farz et ki, herşey zulmet-i cehil (cehâlet karanlığı)ve gaflet altında perde-i cümûd-ı tabîata (tabîatın donuk perdesine) sarılmış olduğu bir anda, birden Kur’ân’ın lisân-ı ulvîsinden (yüksek lisânından) (...) *يُسَبِّحُ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ [Göklerde olan ve yerde bulunanlar, Melik (mülkünde istediği gibi tasarrufeden), Kuddûs (bütün noksanlıklardan münezzeh olan), Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen), Hakîm (her işi hikmetli olan) Allah’ı tesbîh eder] gibi âyetleri işit, bak! O ölmüş veya yatmış mevcûdât-ı âlem (âlemdeki varlıklar) سَبَّحَ*[Tesbîh etti] يُسَبِّح [Tesbîh eder] sadâsıyla işitenlerin zihninde nasıl diriliyorlar, hüşyâr oluyorlar (uyanıyorlar), kıyâm edip (ayağa kalkıp) zikrediyorlar.” (Zülfikār, 25. Söz, 58)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Göklerde ve yerkürede (bütün evrende) ne varsa (Allah’ın koyduğu yaratılış kanununa boyun eğerek lisani hâl ile adeta) Allah’ı tespih etmektedir. O, mutlak galiptir, (her konuda) doğru hüküm verendir. *
(*) Allah’ın evrende koyduğu bütün yasalara sünnetullah (evrensel yasalar) adı verilir. Bu yasalar üç sınıfta incelenir. 1-Fiziksel Yasalar. 2-Biyolojik Yasalar. 3-Toplumsal Yasalar. İşte her şey yüce Allah’ın evrende koyduğu bu yasalara tabidir. Ayette kast edilen tesbih ise onların bu ilahi yasalara boyun eğmeleri şeklindedir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanlar Allah’ı yüceltip noksan sıfatlardan tenzih ederler. O Allah güçlü ve her şeyin hükmünü verendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yerlerde, göklerde ne varsa hepsi Allah’ı ululamaktır. O, erklidir, doğruyu bildircidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Göklerde ve yerde olan her şey Allah uğurunda [⁹] tenzih eder, O, yegâne galiptir, emrinde hâkimdir.
[8] Medine'de nâzil olmuş, (29) âyettir.[9] Allah'ı tenzih eder.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanlar Allah’ı tesbih etmektedir. O, Azîz’dir, Hakîm’dir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanların tümü Allah'ı tesbih eder. O üstün güç sahibidir, hikmet sahibidir.
(Arapçada demir anlamına gelen “hadid” kelimesiyle isimlenen ve demirin önemine işaret ettiği için bu adı alan sure Medine’de nazil olmuştur ve 29 ayettir.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Göklerde ve yerde bulunan bütün varlıklar, dâimâ Allah’ı övgüyle anarak yüceltmektedir. Şu muhteşem kâinat nizamı içerisinde yer alan her şey, kendisini yaratan varlığın her türlü kusur ve noksanlıktan uzak olduğunu anlatmaktadır. Eğer çevrenizdeki varlıklara ibret nazarıyla bakacak olursanız, her zerresinin Allah’ı zikrettiğini göreceksiniz. Gerçekten O, sonsuz kudret ve hikmet sahibidir.Asla yersiz ve gereksiz hüküm vermeyen ve hükmüne karşı konulamayan Yüce Yaratıcıdır.
Medîne döneminin sonlarına doğru gönderilmiş olan bu sûre, adını yirmi beşinci ayetinde geçen “el-Hadid: demir” kelimesinden almıştır. 29 ayettir.  
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yer ve Gökler’dekiler Allah için tesbih etti. Hakîm Azîz O’dur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ın erişilmez yüceliğini dile getirirler. O, gücüyle her şeye hakimdir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ın yasalarına göre varlığını sürdürür. Hiçbir varlık Allah’ın yasasının dışına çıkamaz. Allah mutlak güç, hüküm ve hikmet sahibidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah’ı [tesbih] etmektedir (yüceltmektedir). O güçlüdür, doğru hüküm verendir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Göklerde ve yerde olan her şey¹ Allah’ı tesbih etmektedir.² Zîrâ O çok güçlüdür, hüküm (ve hikmet) sahibidir.
1 Buradaki (مَا) esas itibariyle akıllı olmayanlara mahsus ise de gerek cüziyyet ve gerek istikrar suretiyle göklerde ve yerde bulunanların hepsine şamil olur. Binaenaleyh gerek melekler ve mü’minler gibi dil ile ve gerek diğerleri gibi lisan-ı hal ile söyleyenlerin hepsi dâhil olmak üzere mecaz bir mana murat olunmuştur. Çünkü mevcudat efradından her fert arz ettiği nizam-ı sanat ile Allahu Teâlâ’nın noksandan münezzeh, azamet ile muttasıf olan varlığına delâlet etmektedir. (Elmalılı)2 Konuyla ilgili olarak Bk. (Haşr: 1, Saf: 1)  
Muhammed Esed
swap_vert close
GÖKLERDE ve yerde olan her şey Allah’ın sınırsız kudretini yüceltir: çünkü yalnız O’dur güç sahibi, hikmet sahibi!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ın koyduğu yaratılış kanununa boyun eğer. Zira üstün kudret sahibi olan ve her hükmü doğru olan Odur. 16/49
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
GÖKLERDE ve yerde olan her şey (onlara yaratılış amacını yükleyen) Allah adına hareket etti:[⁴⁹³⁰] zira mutlak üstün ve yüce olan, her hükmünde tam isabet kaydeden O’dur.
[4930] Benzer bir ibâre ve çevirimizin gerekçesi için bkz: 59:1, not 1.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ı tesbih etmektedir, her şeye gücü yeten, hüküm ve hikmet sahibidir O!
Osman Fırat
swap_vert close
Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ı tesbih etmektedir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne var ise Allah için tesbih etmektedır. Ve O, azîzdir, hakîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Göklerde ne var, yerde ne varsa Allah'ı tenzih ve tesbih eder. O azîz ve hakîmdir (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibidir). [17, 44]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah'ı tesbih etmiştir. O, azizdir hakimdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanlar Allâh Te'âlâ'ya tesbîh ve tenzîh itdi. Emrinde gâlib ve kâdir, fi'ilinde hakîmdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’a boyun eğer. Üstün olan ve doğru kararlar veren O’dur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanlar Allah'ı tesbih ederler. O, azizdir, hakimdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ı tesbih eder. Onun kudreti herşeye üstündür, hikmeti herşeyi kuşatır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Göklerde ve yerdeki her şey Allah'ı tespih etmektedir. Azîz'dir O, Hakîm'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ayıblardan arulıġ-ıla añdı Tañrı’yı ol kim göklerdedür daħı yirdedür. daħı ol beñdeşsüzdür dürüst işlü dürüst sözlü
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tesbīḥ eyledi Tañrıya gökler ehli ve yirler ehli. Daḫı oldur ḥikmetler issi,‘azīz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Göylərdə və yerdə nə varsa, (hamısı) Allahı təqdis edib şə’ninə tə’riflər deməkdədir. O, yenilməz qüvvət sahibi, hikmət sahibidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
All that is in the heavens and the earth glorifieth Allah and He is the Mighty, the Wise.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Whatever is in the heavens and on earth,- let it declare the Praises and Glory of Allah:(5275) for He is the Exalted in Might, the Wise.
5275 A connecting thought between this and the last Surah, of which see verse 96. See also paragraph 3 of the Introduction to S. 53.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
سَبَّحَ
tesbih etti
لِلّٰهِ
Allah'ı
مَا
o şey- ler ki
فِي السَّمٰوَاتِ
göklerdedir
وَالْاَرْضِۚ
ve yerdedir
وَهُوَ
çünkü O
الْعَز۪يزُ
Azîz'dir
الْحَك۪يمُ
Hakîm'dir
Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tesbih etmektedir; çünkü O, Azîz'dir, Hakîm'dir (bütün şeref ve kudretin sahibi olan, her işinde hikmet ve hayır olandır).
سَبَّحَ
Fiil-II
س ب ح
Tesbih etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli
حَكِيم
İsim
ح ك م
Hakîm (Allah'ın esması, ismidir. Her işinde hikmet ve hayr olan demektir), hikmet dolu, hikmetli