(Dinini) bütün din(ler)e üstün kılmak için [*] Elçisini bir rehber ve gerçek din ile gönderen O’dur. [*] Şahit olarak Allah yeter.
Ayetteki “onu bütün dinlere üstün kılmak için” ifadesiyle Yüce Allah Hz. Muhammed’i görevlendirmesinin gerekçesini ortaya koymaktadır. Çünkü Âl-i İmrân 3:19, 83 ve 85’te de belirtildiği gibi, Yüce Allah katında tek din İslam’dır ve bunun dışındaki din edinme arayışları kesinlikle kabul edilmeyecektir. Bu ifade, “diğer inanışlara üstünlük sağlamak” anlamının yanında, “gerçek dini kendi bütünlüğü içinde tamamen ortaya koymak” veya “gerçek dini her yönüyle ortaya koyup tamamına erdirmek” şeklinde de yorumlanmaktadır.,Benzer mesajlar: Tevbe 9:33; Saff 61:9. Ayette geçen [bi’l-hüdâ] ifadesi “hidayet ile” yani hakikat yolunu göstermesi anlamına gelmektedir. [Dîni’l-hakkı] ifadesi ise “[Hakk’]ın yani Yüce Allah’ın dini” anlamında “hak, gerçek din”, “haniflik dini” anlamında öncesinde geçen “hidayet”i açıklamaktadır. hidâyet denen şey gerçek dinle buluşmaktır. Bu nedenle, hidayet gerçek dindir; gerçek din de hidayettir. Bakara 2:120, Âl-i İmrân 3:73 ve En‘âm 6:71’de de belirtildiği gibi “gerçek hidayet Yüce Allah’ın hidayeti”dir.