close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fetih Sûresi 18. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lekad radiya(A)llâhu ‘ani-lmu/minîne iż yubâyi’ûneke tahte-şşecerati fe’alime mâ fî kulûbihim fe-enzele-ssekînete ‘aleyhim ve-eśâbehum fethan karîbâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve andolsun ki Allah, ağaç altında, seninle biatleştikleri zaman, inananlardan razı olmuştur da onlara sükun ve huzur indirmiştir ve onlara pek yakın bir fethi mükafat olarak da vermiştir.
Aynı biate işaret edilmektedir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Gerçekten Allah (CC), o mü’minlerden razı olmuştur ki, (Hudeybiye’de) ağacın altında Sana biat ettikleri (ve her asırda Hakk davada sebat gösterdikleri) vakit (onların) kalplerindeki (sadakat ve samimiyetleri)ni bilmiş, (bundan dolayı) üzerlerine sekinet (huzur ve emniyet) indirmiştir. (Ayrıca) Kendilerini pek yakın bir fetihle (Hudeybiye barış süreci ve Hayber zaferiyle ve her çağda önemli galibiyetlerle) ödüllendirmiştir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey Muhammed! O ağacın altında, sana bağlılıklarını bildiren mü'minlerden, Allah razı olmuştu. Çünkü onların kalplerinden geçeni biliyordu. Böylece Allah onlara, bir iç huzuru bağışladı ve yakında gerçekleşecek bir zaferin müjdesi ile onları ödüllendirdi
Ahmet Tekin
swap_vert close
O ağacın altında sosyal ve siyasî sözleşmeye katılıp açıkça reylerini belirterek yenilerlerken, sana biat ederlerken, Allah şuurlu ve kâmil mü'minler adına elbette razı olmuştur. Kalplerinde, akıllarında olanı bilmiş, onlara güven duygusu indirmiş ve onları pek yakın bir fetih ile mükâfatlandırmıştır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun ki Allah, ağacın altında sana bey'at ederlerken mü'minlerden razı olmuş, onların kalplerinde olanı bilmiş böylece üzerlerine güven indirmiş ve kendilerine yakın bir fetih bahşetmiştir.
18.İbnu Ebi Hatim`in Seleme bin el-Ekva` (r.a.)`dan rivayet ettiğine göre (Resulullah (a.s.) ile birlikte hac için yola çıkan sahabiler) bir yerde kaylule uykusuna yattıkları sırada Resulullah (a.s.)`ın münadisi: "Bey`at! Bey`at!" diye seslendi. Sahabiler toplanarak hemen sakız ağacının altında bey`at ettiler. Bu ayeti kerime de onunla ilgili olarak indirildi.Bu rivayette sözü edilen bey`at siret kitaplarında "Rıdvan bey`atı" diye adlandırılan bey`attır. Resulullah (a.s.) ve ashabı umre maksadıyla yola çıkmıştı. Bu yolculuğa katılan sahabilerin sayısı bin dört yüzdü. İhram elbiseleri giyinmişlerdi ve yanlarına sadece birer kılıç almışlardı. Yani savaş hazırlığı içinde değillerdi. Hudeybiye`ye varınca Resulullah (a.s.) Hiraş adında bir kişiyi Mekke halkının durumunu öğrenmesi ve Mekke`nin ileri gelenlerine Resulullah (a.s.)`ın savaş amacıyla gelmediğini bildirmesi üzere gönderdi. Ancak Mekke halkından Müslümanların yollarını kesmek üzere çıkan bir grubun Hiraş`ı Mekke`ye girmekten alıkoymaları üzerine Hiraş geri döndü. Bu kez Resulullah (a.s.), Hz. Osman (r.a.)`ın Mekke halkı nazarında değer sahibi olduğunu düşünerek aynı amaçla onu Mekke`ye gönderdi. Ama Hz. Osman (r.a.) Mekke`ye girip durumu bildirdikten sonra müşrikler onu hapsettiler ve Resulullah (a.s.)`a da onun öldürüldüğüne dair haber gönderdiler. Bunun üzere Resulullah (a.s.) sahabileri ölünceye kadar çarpışmak ve asla savaştan kaçmamak üzere bey`at etmeğe çağırdı. Sahabiler bir ağaç altında toplanarak tek tek Resulullah (a.s.)`a bey`at ettiler. İşte bu bey`at Rıdvan bey`atı olarak bilinmektedir. Bu bey`atla ilgili olarak çok sayıda hadisi şerif rivayet edilmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, Allah, sana o ağacın altında biat ederlerken mü'minlerden razı olmuştur, kalplerinde olanı bilmiş ve böylece üzerlerine 'güven duygusu ve huzur' indirmiştir ve onlara yakın bir fethi sevap (karşılık) olarak vermiştir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hakikaten Allah, (Hudeybiye'de) ağacın altında sana biat etmekte oldukları vakit, o müminlerden razı oldu. Böylece kalblerinde olan sadakatı bildi de, üzerlerine manevî huzuru indirdi. Kendilerine de yakın bir zafer (Hayber'in fethini) verdi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O ağaç altında Müminler sana biat ederken, muhakkak Allah onlardan razı oldu. Kalplerindeki sıdk ve ihlâsı gördü, onların üzerine sekineti (iman ve huzur halini) indirdi ve karşılık olarak onlara yakın bir fetih verdi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O ağacın altında sana bağlılıklarını bildiren müminlerden Allah razı olmuştur. Çünkü onların kalplerinden geçeni biliyordu; böylece Allah onlara bir iç huzuru verdi. Yakında onları bir fetihle ödüllendirecektir.[566]
[566] Ağaç andı/Rıdvan biatı hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 124-127.  
Besim Atalay
swap_vert close
18,19. İnanmış bulunanlar, ağacın altında sana biat edende, Allah onlardan hoşnut olmuştur, içlerinde olan bilgi için, onlara huzur verdi, yakın bir fetihle, alacakları birçok ganimetlerle onları ödülledi, Allah emredir, Allah bilgedir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
18-19. (Ey Muhammed!) O ağacın altında (Hudeybiye'de) sana biat ederlerken (bağlılıklarını bildirirlerken) Allah o mü'minlerden razı olmuştur. (Allah onların) kalplerinde olanı bildiği için, onların üzerine huzur ve güven indirip hem kendilerini yakın bir zafer (olan Hayber'in fethi) ile hem de elde edecekleri birçok (maddi ve manevi) ganimetlerle mükâfatlandırdı. Allah, mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ayette anlatılan biat, Hudeybiye’ de “Semre” ağacının altında yapılan “Rıdvan Biati” dir. Toplanan Müslümanlar bu durum karşısında Allah için Kureyş müşriklerine karşı ölünceye kadar savaşacaklarına dair Hz. peygambere söz vermişlerdi. Müslümanların bu duruşu ve kararlılığı karşısında Allah’ın onlardan razı olduğunu anlatan bu âyetler nazil oldu. Allah, biat eden Müslümanların samimiyet ve sadakatlerine, sözlerine bağlılıklarına mükâfat olsun diye yakın bir fetih müjdeliyor ve bu da Hayber’in fethiyle gerçekleşiyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Ağaç altında ’alâmet-i sadâkât olarak sana el virenlerden Allâh râzı oldı kalblerinin düşündüklerini biliyordı kendilerine sükûnet virüb derhâl muzafferiyete nâil itdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
18,19. Allah inananlardan, ağaç altında sana baş eğerek el verirlerken, and olsun ki hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı da bilmiş, onlara güvenlik vermiş, onlara yakın bir zafer ve ele geçirecekleri bol ganimetler bahşetmiştir. Allah, güçlü olandır, Hakim olandır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
18,19. Şüphesiz Allah, ağaç altında sana bîat ederlerken inananlardan hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş ve onlara yakın bir fetih[497] ve elde edecekleri birçok ganimetler nasip etmiştir. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Âyette sözü edilen fetih, Hudeybiye barışından hemen sonra gerçekleşen Hayber’in fethi olayıdır. Daha sonraki âyetlerde sözü edilen ganimetler de burada elde edilen ganimetlerdir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
18-19. O ağacın altında sana bağlılık sözü verdikleri sırada o müminlerden Allah razı olmuştur; gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur ve güven vermiş, pek yakın bir fetihle ve elde edecekleri birçok ganimetle de kendilerini ödüllendirmiştir. Allah, izzet ve hikmet sahibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun ki o ağacın altında sana biat ederlerken Allah, o müminlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş, onlara güven duygusu vermiş ve onları pek yakın bir fetihle ödüllendirmiştir.  
 Âyetin işaret ettiği biat, Hudeybiye’de «Semre» ağacının altında yapılan «Rıdvan biatı»dır. 1400 sahâbi, Kureyş’e karşı ölünceye kadar savaşacaklarına yemin etmişlerdi. Haber verilen yakın fetih, Hayber’in fethi olarak anlaşılmıştır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH, ağacın altında sana bağlılık sözü veren inananlardan hoşnut olmuştur. Onların kalplerinde olanı bilmiş, onlara huzur indirmiş ve onları yakın bir zaferle ödüllendirmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun o ağacın altında (Hudeybiye'de) sana bey'at ederlerken Allah, müminlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş onlara güven indirmiş ve onları pek yakın bir fetih ile mükâfatlandırmıştır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hakıkaten Allah o mü'minlerden râzıy oldu, ağacın altında sana biy'at ederlerken, ki kalblerindekini bildi de üzerlerine o sekîneti indirdi ve kendilerine bir yakın fethi sevab verdi
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim!) Kasem olsun ki, (Hudeybiye’de) o ağacın altında sana biat eden mü’minlerden, Allah razı olmuştur. Allah onların kalplerinde olan (sadakat) ı bildiği için, onlara sekînet (huzur ve güven duygusu) vermiş ve onları pek yakın bir fetih (olan Hayber fethi ve daha sonrasında da Mekke fethi) ile mükâfatlandırmıştır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun ki, o ağacın altında sana bi'at ettikleri¹ zaman Allah, inananlardan razı oldu. Onların kalplerinde olanı biliyordu. Onların üzerlerine huzur ve dinginlik indirdi. Onlara yakın bir fetih nasip etti.
1- Bağlılık sözü verdikleri.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
18,19. Andolsun ki Allah mü'minlerden —seninle o ağacın altında bîat ederlerken— raazî olmuşdur da kalblerindekini bilerek üzerlerine kuvve-i ma'neviyyeyi indirmiş ve onları yakın bir feth ile ve alacakları bir çok ganimetlerle mükâfatlandırmışdır. Allah mutlak gaalibdir, yegâne hüküm ve hikmet saahibidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun ki, (Hudeybiye'de) o ağacın altında sana bîat ederlerken Allah o mü'minlerden râzı olmuştur; onların kalblerinde olan (sadâkat)i bilip, üzerlerine (kalblere huzur veren bir) sükûnet indirmiş ve onları (Mekke'nin fethinden önce) yakın bir fetih(Hudeybiye anlaşması ve Hayber'in fethi) ile mükâfâtlandırmıştır.(2)
(2)Buradaki bîattan murad, meşhur Rıdvan Bîatı’dır. Hudeybiye seferinde sahâbeler, ölünceye kadar düşmanla muhârebe edeceklerine dâir yemîn ederek Resûl-i Ekrem (asm)’a bir semüre ağacının altında bîat etmişlerdi. (Celâleyn Şerhi, c. 7, 219)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Muhakkak ki, o ağacın altında sana bi’at ettikleri zaman Allah, inananlardan (yaptıkları bu işten dolayı) hoşnut oldu. Onların gönüllerinde olanı (samimi duyguları ve kapıldıkları korku ve endişeleri) biliyordu. Onların üzerlerine huzur ve dinginlik indirdi ve kendilerini yakın bir fetihle ödüllendirdi. *
(*) Not: 1. Burada bütün sahâbeler yoktur. Kaynaklardaki rivayetlerde biat eden sahâbîlerin sayısı 700, 1300, 1400, 1525 ve 1600 olarak gösterilir. Yani biat eden mü’minlerin sayısı bu rakamlar arasında değişmektedir. 2. Yüce Allah bu hususta onlardan hoşnut olmuştur, yapıp edecekleri her hususta değil. Yani bunlar arasında daha sonra Allah’ın bazı emirlerine de muhalefet edenler elbette olmuştur. Bu nedenle buradaki hoşnutluk onların yaptıkları her iş için olmadığı gibi ölünceye kadar yapacakları işler için de değil. Zaten ayette (لَقَدْ رَضِيَ اللَّهُ) ‘’Muhakkak Allah hoşnut oldu’’ şeklinde sadece geçmiş fiil kipi kullanıldığında geleceğe ait bir garanti de verilmiyor. Hülasa: Ayetin kısaca mesajı şöyledir. Yüce Allah onların bu yaptıklarından elbet hoşnut olmuştur, ama eğer daha sonra kötü işler yapacaklarsa hoşnut olmaz.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ağacın altında, sana itaat edeceklerine dair antlaşma yapanlardan, Allah kesinlikle razı olmuştur. Allah, elbetteki onların kalplerinde olanları bilmektedir. Bundan dolayı Allah onların üzerine sükûnet indirmiş ve onlara yakın bir zafer kazandırmıştır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ant olsun ki inananlar ağacın altında sana baş eğdikleri gün Allah onları beğenmişti. Bunun üzerine gönüllerindekini bildiği için onları dölendirmişti. Yakın bir başarı ile,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Mü/minler ağaç altında sana bi/at ettikleri zaman Allah onlardan hoşnut olmuştur [¹] Allah onların kalblerindeki ihlâsı bildi de onlara sükûnet ve itminan verdi. Pek yakın bir fetih ve zaferle mükâfata [²] mazhar etti.
[1] Bi'at ül - Rıdvan âyetidir.[2] Hayber fethine.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Andolsun ki ağacın altında sana biat eden mü’minlerden Allah razı/hoşnut olmuştur. Allah onların kalplerinde olanları bilmiş ve onların üzerine iç huzuru [sekîne]⁷ indirmiştir. Onları çok yakında gelecek bir fetihle ödüllendirmiştir [esâbehum].⁸
7 Sekîne, ruh sükûnetine denir. Biz “iç huzuru” diye tercüme ettik. 8 Ayette bahsedilen fetih, Hudeybiye Barışı’ndan sonra hemen gerçekleşen Hayber’in fethidir. Sözü edilen ganimetler de Hayber’in ganimetleridir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz Allah, sana o ağacın altında biat ederlerken müminlerden razı oldu, kalplerinde olanı bildi de böylece üzerlerine güven duygusu ve huzur indirdi ve onlara yakın bir fethi sevap (karşılığı) olarak verdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey şanlı Elçi! Gerçekten Allah, son nefeslerine kadar çarpışmak üzere Hudeybiye’deki o ağacın altında sana bağlılık sözü verirlerken,bu fedâkâr müminlerden razı olmuştu; çünkü onların kalplerinden geçen samîmî duyguları ve kapıldıkları korku ve endişeleri biliyordu. Bu yüzden, hiçbir kurtuluş ümidinin kalmadığını zannettikleri bir anda, kalplerine güven, cesaret ve metanet ilham ederek onlara huzur bahşetti ve kendilerini, yakında gerçekleşecek bir zaferle, yani Hayber kalesinin fethini müjdeleyerek ödüllendirdi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah, Müminler’den razı oldu; Ağaç’ın altında sana biat ettiklerinde kalblerindeki şeyi bilip üzerlerine Sekînet’i / Güven’i / Huzur’u indirdi. Onlara yakın bir fetih de isabet ettirdi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, Hudeybiye'deki ağaç altında, sana bağlılık sözü veren müminlerden çok memnun olmuştur. İç dünyalarında esen fırtınaları dikkate alarak yüreklerine su serpti. Yakın bir fetihten söz ederek güç tazeledi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun ki ağacın altında sana biat ederlerken; Allah biat eden müminlerden razı olmuştur. Allah onların kalbindekileri bilmektedir. Onlara güven vermek için yakın zamanda fetihle ödüllendirmiştir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
O ağacın altında sana biat ederlerken, Allah o müminlerden şüphesiz ki razı olmuştur. [*] Kalplerinde olanı bilmiş, onlara güven duygusu indirmiş ve onları yakın bir zaferle [*] ödüllendirmiş (olacak)tır.
Buradaki mesaj, Yüce Allah’ın Hudeybiye’deki bir ağacın altında gerçekleşen [biat]a/bağlılık yeminine katılanlardan razı olduğuyla ilgilidir. Yüce Allah bu kişilerden razı olduğu için bu [biat]a “rıdvan biatı” denmiştir. Bu [biat]ın, Hz. Muhammed bir ağacın altındayken gerçekleştiği belirtilmektedir.,Fetih 48:27’de de belirtildiği gibi burada sözü edilen “yakın fetih” ifadesiyle kastedilenin Hudeybiye’den üç ay sonra gerçekleşecek olan Hayber’in fethi olduğu belirtilmektedir. Ayrıca savaşsız olarak alınan Hecr (Hicr) bölgesi arazisi de kastedilmiş olabilir. Daha geniş bir çerçeveden bakıldığında, bu ifadenin Mekke’nin fethi, İslam’ın Arabistan yarımadasına yayılması, halifeler döneminde sınırların daha fazla genişlemesi bağlamında bütün fetihleri kapsaması da elbette mesajda zımnen yer almaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah o ağacın altında sana biat eden mü’minlerden¹ kesinlikle râzı olmuştur. Allah, onların gönüllerinden geçeni bildiği için, üzerlerine sükûnet indirdi ve onlara (mükâfat olarak) yakın bir fetih verdi.²
1 Hudeybiye Anlaşması: Hicretin 6. yılında Peygamber (s.a.v) ve ashabının, Kâbe’yi ziyaret maksadıyla Mekke’ye gitmek istemeleri ve bunun müşrikler tarafında engellenmesi üzerine çıkan olaylardan sonra Müslümanlarla müşrikler arasında yapılan anlaşmadır. Mekkeli müşrikler Efendimiz (s.a.v)’in bu hareketini öğrenince toplanarak ne pahasına olursa olsun, onun Mekke’ye girmesine izin vermemeyi kararlaştırdılar. Rasûlullah (s.a.v)’e engel olmak üzere de Halid b. Velid komutasında iki yüz atlıdan oluşan bir birlik gönderdiler. Bu arada Peygamber (s.a.v) Hudeybiye mevkiine gelmişti. Önce Hıraş b. Ümeyye’yi Mekkelilere, “savaş niyetinde olmayıp, Kâbe’yi ziyaret ve Umre için geldiklerini” bildirmek üzere gönderdi. Mekkeliler bu zatın devesini öldürdüler, kendisini de öldürmek istediler. O da gelip durumu Efendimiz (s.a.v)’e haber verdi. Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.v), Hz. Osman’ı gönderdi. Hz. Osman Kureyş’e gitti, onu akrabalarından birisi himâyesine aldı. O kimse Hz. Osman’a isterse Kâbe’yi tavaf edebileceğini söyleyince O; “Rasulullah (s.a.v) tavaf etmedikçe ben tavaf edemem.” dedi. Bunun üzerine onu göz hapsine aldılar. Bu olay, Müslümanlar arasında, “Osman öldürülmüş!” diye duyulunca Peygamberimiz (s.a.v): “o toplum ile savaşmadan gitmeyiz” dedi ve Müslümanların kendisine bey’at etmelerini emretti. Müslümanlar derhal Rasûlullah (s.a.v)’e: “uğrunda ölmek ve kaçmamak üzere” söz verdiler. Bu bey’at bir “semüre” ağacının altında yapılmıştı ve bey’at eden Müslümanların sayısı 1500 kadardı.(Daha sonra bey’at yapılan o ağaca insanlar gidip, yanında namaz kılmaya başlayınca Hz. Ömer, kesilmesini emretti.) Yukarıda bahsedilen bu bey’at, Hudeybiye’de yapılan ve Allah’ın râzı olduğunu bildirdiği için, “Bey’atü’r-Rıdvan” adı verilen bey’attır. Bu arada karşılıklı elçiler gidip-geliyor, bir uzlaşma yolu aranıyordu. Müşrikler Müslümanların Mekke’ye girmelerine izin vermeyeceklerini açıkça söylüyorlardı. Hz. Peygamber (s.a.v) ise: “Biz buraya savaşmak için gelmedik. Amacımız Kâbe’yi ziyarettir, Umre yapmaktır. Kureyşliler eski savaşlarda zayıf düşmüşlerdir. Dilerlerse onlarla, bir süre için barış anlaşması yapmak isterim. Kabul ederlerse ne âlâ, aksi takdirde Allah’a yemin ederim ki, ölünceye kadar onlarla savaşırım” diyerek barış önerdi. Allah Rasûlü (s.a.v)’in kararlılığı yüzünden müşrikler savaşı göze alamadılar. Süheyl b. Amr’ı kendileri adına bir anlaşma yapmak üzere gönderdiler. Rasûlullah (s.a.v) ile Süheyl, uzun görüşmelerden sonra anlaşma şartlarını tespit ettiler. Buna göre; 1- Müslümanlarla müşrikler on yıl süreyle savaşmayacaklar. 2- Müslümanlar bu yıl Kâbe’yi ziyaretten vazgeçerek geri dönecekler, ancak gelecek yıl umre yapacaklar, müşriklerin boşaltacağı Mekke’de üç gün kalacaklar ve yanlarında yolcu kılıçlarından başka silah taşımayacaklar. 3- Mekke’den birisi Müslüman olarak Medine’ye sığındığı zaman iade edilecek; fakat Medine’den Mekke’ye sığınanlar iade edilmeyecek. 4- Arap kabileleri istedikleri tarafla anlaşma yapmakta serbest olacaklar. Hudeybiye antlaşmasının bütün şartları görünüşte Müslümanların aleyhine idi. Bu nedenle Müslümanlar büyük bir hayal kırıklığına uğradılar. Bu antlaşmayı bir küçük düşürülme olarak gördüler. Allah Rasûlü (s.a.v), kurbanını kesip başını tıraş edince bütün Müslümanlar da birbirleriyle yarışırcasına kurbanlarını kesip tıraş oldular. Hudeybiye’de on dokuz gün kalındıktan sonra Medine’ye dönüldü. 2 Yani Mekke’den dönüşte Hayber’in fethini kendilerine bir mükâfat olarak vâdetti.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[EY MUHAMMED,] o ağacın altında ²¹ sana bağlılıklarını bildiren müminlerden Allah razı olmuştu, çünkü onların kalplerinden geçeni biliyordu; böylece Allah, onlara bir iç huzuru bağışladı ve yakında gerçekleşecek bir zafer[in ²² müjdesi] ile onları ödüllendirdi
21 Yani, Hudeybiye’de (bkz. giriş notu).22 Birçok müfessir, bu ifadenin, Hudeybiye Antlaşması’ndan birkaç ay sonra meydana gelen Hayber’in fethi ile bağlantılı olduğunu söylerler. Ama aslında burada kasdedilen anlamın daha geniş olması kuvvetle muhtemeldir: yani, H. 8. yılda Mekke’nin kansız bir şekilde fethedilmesi, İslam’ın bütün Arap Yarımadasında üstünlük sağlaması ve nihayet, Hz. Peygamber’in halifeleri döneminde İslam Birliği’nin olağanüstü genişlemesi.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Andolsun ki o ağacın altında sana bağlılıklarını bildirerek biat eden müminlerden Allah razı olmuştur. Allah onların kalbindeki samimiyeti bildiği için onlara iç huzuru ve sükûnet vermiş ve ayrıca onları çok yakın bir zaferle ödüllendirmiştir. 3/169...174
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
DOĞRUSU Allah, o ağacın altında sana biat edenlerden razı olmuştur; üstelik O onların kalbinden geçenleri de bilmekteydi; işte bu yüzden onlara iç huzuru indirdi ve kendilerini çok yakın bir fetihle ödüllendirdi;
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Andolsun ki, o ağacın altında sana biat ederlerken Allah, o müminlerden razı olmuştur. Kalblerinde olanı (sadakati) bilmiş, onlara güven duygusu vermiş ve onları pek yakın bir fetihle mükâfatlandırmıştır.
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz Allah, ağaç altında sana bîat eden mü’minlerden razı olmuştur. Onların kalblerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş ve onlara yakın bir fetih nasip etmiştir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Kasem olsun ki Allah, mü'minlerden râzı oldu. O vakit ki, ağacın altında seninle mubâyeada bulunur oldular. Onların kalblerinde olanı bildi de üzerlerine o sekîneti (o huzur ve itminânı) indirdi ve onları bir yakın feth ile mükâfaatlandırdı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
18, 19. Gerçekten Allah, (Hudeybiye'de) o ağacın altında sana biat ettikleri zaman, müminlerden razı oldu. Onların kalplerindeki ihlâsı bildiği için üzerlerine sekîne, huzur ve güven indirdi. Onları hemen yakında gerçekleşen bir zaferle ve alacakları birçok ganimetle mükafatlandırdı. Allah azîz ve hakîmdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
Allah Teâlâ bu ağacın altında biat eden 1400 kadar sahabîden razı olduğunu açıkça bildirmektedir. Bunların imanı o derece kuvvetli ve savaş hazırlığından o kadar uzak idiler ki, hallerine bakan kimse, umre için giydikleri ihramı kefen olarak giydiklerine hükmederdi. Onlardan râzı olduğunu bildiren Allah, elbette onların istikballerini de bilerek böyle buyurmuştu. Şîa ve Havariç fırkalarının onları dinden dönme ile suçlamaları, sadece kendilerine zarar verir. Söz konusu ağacı ziyaret edenler zuhur edince Hz. Ömer (r.a.)’ın onu kestirdiği nakledilir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah şu mü'minlerden razı olmuştur ki onlar, ağacın altında sana bi'at ediyorlardı, Allah onların gönüllerinden geçeni bildiği için onların üzerine huzur ve güven indirdi ve onlara yakın bir fetih verdi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ, ağacın altında seninle bey'at itdikleri zamân mü'minlerden razı oldı. Ve onların kalblerinde ne oldığını bildi. Ve onların üzerine sükûn indirdi ve onları yakîn bir fetih ile mükâfât buyurdı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O ağacın altında sana bağlılık sözleşmesi[*] yaparken Allah onlardan razı olmuştu. İçlerinde olanı bilmişti de üzerlerine o huzuru indirmişti. Onları, yakın bir fetihle ödüllendirecektir.
[*] Hudeybiyede biat edenler  
Şaban Piriş
swap_vert close
18,19. -Ağaç altında sana bey'at edenlerden Allah razı olmuştur. Gönüllerindekini bildi de üzerlerine huzur indirdi ve onlara yakın bir fetih ve elde edecekleri bir çok ganimetler vermiştir. Allah, güçlüdür, hakimdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O ağacın altında sana biat ettiklerinde, (3) Allah mü'minlerden hoşnut oldu. Onların kalplerinde olanı bildiği için, üzerlerine güven ve huzur indirdi ve onları yakında erişecekleri bir fetihle(4) ödüllendirdi.
(3) Peygamberimiz, Hudeybiye’de konakladıktan sonra, Mekke’ye elçi olarak Hz. Osman’ı göndermişti. Müşrikler onu alıkoyunca, Müslümanlara onun öldürüldüğü şeklinde haber ulaştı. Bunun üzerine Peygamberimiz “O kavimle savaşmadan gitmeyeceğiz” buyurarak, herkesi biata çağırdı. Sahâbîler de tek tek gelerek, ölünceye kadar Allah’ın Elçisine bağlı kalacaklarına dair söz verdiler. Bu olay bir ağaç altında cereyan etmişti.(4) Hayber’in fethi.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, Allah müminlerden, o ağacın altında sana bey'at ettikleri sırada hoşnut olmuştur. Onların gönüllerindekini bilmiş, üzerlerine huzur ve sükûn indirmiş ve kendilerine yakın bir fetih nasip etmiştir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
18-19. bayıķ ħoşnūd oldı Tañrı mü’minlerden ol vaķt kim bey'at eylediler senüñ-ile aġaç dibinde. pes bildi anı kim göñüllerindedür pes indürdi dölenmegi anlaruñ üzere daħı yanud virdi anlara açmaķ yaķın ya'nį ħayber’i daħı ġanimetler çoķ alasız anları. daħı oldı Tañrı ġālib dürüst işlü dürüst sözlü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tañrı Ta‘ālā rāżī oldı ol mü’minlerden ki senüñle bī‘at itdiler sidre aġacıaltında. Bildi yüreklerinde olan iḫlāṣı. Pes anlara inzāl itdi sekīnet veiṭmīnān(?) anlaruñ üst[ine] dīni(?) ḳalblerine. Daḫı anlara ulu ẟevābvirdi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər!) And olsun ki, (Hüdeybiyyədə) ağac altında sənə bey’ət etdikləri zaman Allah mö’minlərdən razı oldu. (Allah) onların ürəklərində olanı (sənə sadiq qalacaqlarını, əhdə vəfa edəcəklərini) bildi, onlara (öz dərgahından) arxayınlıq (rahatlıq, səbir, səbat, mə’nəvi qüvvə) göndərdi və onları yaxın gələcəkdə qazanılacaq bir qələbə (Xeybərin fəthi) ilə mükafatlandırdı.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Allah was well pleased with the believers when they swore allegiance unto thee beneath the tree, and He knew what was in their hearts, and He sent down peace of reassurance on them, and hath rewarded them with a near victory;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Allah.s Good Pleasure(4891) was on the Believers when they swore Fealty to thee under the Tree:(4892) He knew(4893) what was in their hearts, and He sent down Tranquillity(4894) to them; and He rewarded them with a speedy Victory;(4895)
4891 The noun from the very radiya is ridwan (Good Pleasure); hence the name of this Bay'ah, Bay'at al Ridwan, the Fealty of Allah's Good Pleasure: see n. 4877 to 48:10. 4892 The great ceremony of the Fealty of Allah's Good Pleasure took place while the Prophet sat under a tree in the plain of Hudaybiyah. (R). 4893 Or tested: seen. 4855 to 47:31. 4894 Sakinah = Peace, calm, sense of security and confidence, tranquillity. Cf. above 48:4, and n. 4869. The same word is used in connection with the battle of Hunayn in 9:26 , and in connection with the Cave of Thawr at an early stage in the Hijrah: 9:40 . 4895 The Treaty of Hudaybiyah itself was a "speedy Victory": it followed immediately after the Bay'ah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَقَدْ
andol- sun ki
رَضِيَ
razı oldu
اللّٰهُ
Allah
عَنِ الْمُؤْمِن۪ينَ
mü'minlerden
اِذْ
o za- man ki
يُبَايِعُونَكَ
sana biat ediyorlardı
تَحْتَ
altında
الشَّجَرَةِ
ağacın
فَعَلِمَ
ve bildi
مَا
o şey- leri ki
ف۪ي قُلُوبِهِمْ
kalplerindedir
فَاَنْزَلَ
bunun üze- rine indirdi
السَّك۪ينَةَ
sekîneti
عَلَيْهِمْ
üzerlerine
وَاَثَابَهُمْ
ve onlara nasip etti
فَتْحاً
bir fetih
قَر۪يباًۙ
yakın
(Resulüm!) Andolsun ki o ağacın altında sana biat ettikleri sırada Allah o mü'minlerden razı oldu. Onların kalplerinde olan (iman)ı bildi, bunun üzerine onlar(ın gönüllerin)e (huzur vermesi için) sekînet (nûrun)u indirdi ve onlara yakın bir fetih nasip etti.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
رَضِىَ
Fiil-I
ر ض و
Razı oldu, hoşlandı, rızaya kavuştu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
بَايَع
Fiil-III
ب ي ع
Alışveriş yaptı, biat etti
تَحْت
İsim
ت ح ت
Altında
شَجَرَة
İsim
ش ج ر
Ağaç
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
سَكِينَة
İsim
س ك ن
Sekinet
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَثَابَ
Fiil-IV
ث و ب
Verdi, mükâfatlandırdı, nasip etti
فَتْح
İsim
ف ت ح
Fetih, açmak
قَرِيب
İsim
ق ر ب
Karîb (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her şeye ve herkese kendisinden daha yakın olan demektir), yakın